İstanbul
5. İdare Mahkemesi, Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkan
Yardımcısı Ali Kenanoğlu'nun ilkokul dördüncü sınıfa giden
oğlunun zorunlu din derslerine girmemesi için açtığı davada,
'Zorunlu din dersi inanç özgürlüğüne aykırı' kararını verdi.
İstanbul
5. İdare Mahkemesi, 12 Ekim 2006'da yaptığı duruşmada, Ali
Kenanoğlu'nun oğlunun zorunlu din dersinden muaf olmasıyla
ilgili kararı oybirliğiyle aldı.
Mahkeme,
'Zorunlu olarak okutulan Din Kültürü ve Ahlak Öğretimi dersinin
dava dilekçesinde dini ve felsefi inancına uygun olmadığını
belirten davacının herhangi bir din mensubu olduğuna bakılmaksızın,
temel hak ve hürriyetlerden olan dini inanç özgürlüğünün uygulanması
kapsamında çocuğunun zorunlu sayılan Din Kültürü ve Ahlak
Öğretimi dersinden muaf tutulması gerektiği sonucuna varmıştır'
kararı verdi.
Davanın
kendi lehine sonuçlanmasının sevindirici olduğunu belirten
Alevi Bektaşi Dernekleri Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı
Ali Kenanoğlu, davanın Türkiye'nin demokratikleşmesi açısından
önem taşıdığına işaret etti. Kenanoğlu, Mülkiyeliler Birliği'nde
düzenlediği basın toplantısında, oğlunun zorunlu din dersi
almaması için açtığı davanın sonucunu değerlendirdi. Kararın,
Alevilerin yıllardır verdikleri mücadelenin hukuki düzlemde
kabul edilmesinin, zorunlu din derslerinin insan haklarına,
laikliğe, inanç özgürlüğüne, çağdaş eğitim anlayışına aykırı
düştüğünün tescili olduğunu belirten Gümüş, aynı zamanda 12
Eylül askeri cuntasına karşı kazanılmış bir zafer olduğunun
tescili anlamına geldiğini söyledi.
Zorunluluk
kaldırılsın
Hükümetin
İstanbul 5. İdare Mahkemesi'nin kararından ders çıkarması
gerektiğini kaydeden Gümüş, zorunlu din derslerinin kaldırılması
gerektiğini belirtti. Hükümetin eğitim politikasını eleştiren
Gümüş, geçtiğimiz hafta toplanan Milli Eğitim Şurası'na değinerek,
şurada eğitimin sorunlarının konuşulmadığını, yalnızca imam
hatip mezunlarının üniversitelere doğrudan geçişini amaçlayan
çalışmaların yapıldığını kaydetti.
Toplantıya
katılan Eğitim Sen Genel Başkanı Alaaddin Dinçer de kararı
anlamlı bulduğunu belirterek, din derslerinin zorunlu hale
getirilmesinin üzerinden geçen 26 yıllık zaman zarfında eğitimin
bilim dışı olma noktasına geldiğini söyledi.
ANKARA
- www.gundemimiz.com
Din
dersinde gözler Danıştay'da
İstanbul
5. İdare Mahkemesi, yalnızca gayrimüslimlerin muaf tutulduğu
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinden, bir Alevi çocuğun
da muaf tutulabileceğine karar verdi. İdare karara itiraz
ederse son sözü Danıştay söyleyecek
İstanbul
5. İdare Mahkemesi tarihi bir karara imza atarak, yalnızca
Türkiye Cumhuriyeti uyruklu gayrimüslimlerin muaf tutulduğu
zorunlu din dersinden, Alevi bir vatandaşın çocuğunun da "dini
inanç özgürlüğü" kapsamında muaf tutulabileceğine hükmetti.
İdarenin itirazı halinde son kararı verecek olan Danıştay,
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne taşınan benzer bir başvuruyu,
Anayasa'ya göre din dersinin zorunlu tutulduğu gerekçesiyle
reddetmişti.
Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Ali Kenanoğlu,
ilköğretim 4. sınıfa giden oğlunun zorunlu din derslerinden
muaf tutulması için Haziran 2005'te İstanbul İl Milli Eğitim
Müdürlüğü'ne başvurdu.
'Dini
görüşlerine aykırı'
İl
Milli Eğitim Müdürlüğü'nden yanıt gelmeyince İstanbul 5. İdare
Mahkemesi'ne dava açan Kenanoğlu dilekçesinde, "Oğluma, anne
ve babasının iradesi dışında, aynı zamanda dini ve felsefi
görüşlerine de aykırı olarak dini eğitim verilmektedir" dedi.
İstanbul Valiliği savunmasında, Kenanoğlu'nun Müslümanlık
dışında bir dinden olduğuna dair beyanı bulunmadığını ve din
derslerinin zorunlu olduğunu bildirdi. Mahkeme, 30 Aralık
2005'te verdiği kararda, "Davacının, herhangi bir din mensubu
olduğuna bakılmaksızın, dini inanç özgürlüğünün uygulanması
kapsamında çocuğunun din kültürü dersinden muaf tutulmasına"
hükmetti. Bunun üzerine İstanbul Valiliği Bölge İdare Mahkemesi'ne
başvurarak yürütmenin durdurulması kararının kaldırılmasını
istedi. Mahkeme de bu talebi yerinde buldu. Davanın esastan
incelemesini 12 Ekim'de tamamlayan İstanbul 5. İdare Mahkemesi
de, valilik kararını iptal ederek, Kenanoğlu'nun oğlunu zorunlu
din dersinden muaf tuttu.
Mahkemenin
gerekçeli kararında, TC vatandaşı gayrimüslim öğrencilerin
farklı bir dine mensup olduklarını belgelemeleri halinde zorunlu
din derslerinden muaf tutuldukları anlatıldı.
Kenanoğlu'nun
dilekçesinde zorunlu din dersinin dini ve felsefi inancına
uygun olmadığını açıkça belirttiği ve bu nedenle İslam dinine
mensup olmayanların derslerden muaf tutulmasını amaçlayan
karara göre, herhangi bir din mensubu olduğuna bakılmaksızın
zorunlu din dersinden muaf tutulması gerektiği vurgulandı.
İstanbul Valiliği karara itiraz ederse, dosya Danıştay 8.
Daire'ye gelecek. 8. Daire, daha önce aynı yönde bir başvuruyu
anayasal olarak din dersinin zorunlu tutulduğu gerekçesiyle
reddetmişti. Bunun üzerine davayı kızının derslerden muaf
tutulması istemiyle açan Hasan Zengin adlı Alevi vatandaş,
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) başvurmuştu.
8.
Daire'nin İdare Mahkemesi'nin kararını bozarak, eski kararını
tekrarlaması halinde Kenanoğlu'nun da AİHM'ye başvurması bekleniyor.
8. Daire, mahkemenin kararını yerinde bulursa, Aleviler AİHM'ye
gitmeden, dava açarak çocuklarının din dersinden muaf tutulmasını
sağlayabilecek.
ANKARA
- Milliyet - 25.11.2006
Mahkeme
zorunlu din dersini seçmeli yaptı
Din
dersine girmek istemeyen öğrencilerin 'dinlerine bakılmaksızın'
bu dersten muaf tutulmalarına hükmeden mahkeme kararı, herkes
için emsal teşkil edecek Alevi Bektaşi Federasyonları Başkan
Yardımcısı Ali Kenanoğlu, "Oğluma, okulunda anne ve babasının
iradesi dışında, aynı zamanda dini ve felsefi görüşlerine
de aykırı olarak dini eğitim veriliyor" diyerek mahkemeye
başvurmuştu.
ANKARA
- Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Ali Kenanoğlu'nun
'oğlunun din dersinden muaf tutulması' için açtığı davayı
kazanması, Alevi dernekleri tarafından sevinçle karşılandı.
Dernekler "Din dersi almak istemeyen mahkemeye başvursun"
çağrısında bulundu.
Milli
Eğitim Bakanlığı Anayasa'ya atıfta bulunan mahkeme kararını
Danıştay'a temyize götürme hakkına sahip.
Eğer
Danıştay, İdare Mahkemesi'yle aynı yönde karar alırsa, MEB
bu kararı uygulamak zorunda kalacak. Bu durum, din dersi almak
istemeyen bütün öğrencilere emsal davalar açma şansı tanıyacak.
Hükümetin davalar açılmadan, mevzuatta gerekli düzenlemeyi
yaparak din dersini zorunlu olmaktan çıkarması da mümkün.
Böylece 'nüfus kâğıdının din hanesinde ne yazıyor olursa olsun'
bütün öğrenciler için din dersi zorunlu değil 'seçmeli' hale
gelecek.
'Dini
İslam, o halde...'
Milli
Eğitim Bakanlığı, da-vada "Bu kişinin dini İslam, dersten
muaf tutulamaz" görüşünü savunmuştu. Mahkemeyse "Dini ve felsefi
inancına uygun olmadığını belirten davacının herhangi bir
din mensubu olduğuna bakılmaksızın, dini inanç özgürlüğünün
uygulanması kapsamında çocuğunun zorunlu sayılan 'Din Kültürü
ve Ahlak Öğretimi' dersinden muaf tutulması gerektiği sonucuna
ulaşmıştır" kararı verdi.
Anayasa'ya
atıf
Anayasa'nın
din dersini zorunlu kılan hükmünün Anayasa'daki din ve inanç
özgürlüğü hükmüyle bağdaşır olması gerektiği vurgulanan mahkeme
kararında, uluslararası sözleşmelerde güvence altına alınan
inanç hürriyetinin Anayasa'ya aykırı olduğunun savunulamayacağına
da dikkat çekildi.
İstanbul
İl Milli Eğitim Müdürlüğü, mahkemeye gönderdiği savunmada,
ders programının Sünniliği merkez aldığı yönündeki iddialarda
reddederek, "Derste belli bir mezhebin öğretisi değil, İslamın
kök değerleri esas alınmaktadır.Ders, kendisini bir başka
mezhepte olduğunu tanımlayan ya da kökenden gelen bir öğrencinin
bağlı bulunduğu mezhebi öğrenmesine engel değildir" denilmişti.
'Mahkemeye
başvurun'
Mahkemenin
emsal niteliğindeki kararının ardından Alevi dernekleri de
harekete geçti. Mustafa Kenanoğlu'nun mahkeme kararıyla din
dersinden muaf tutulması üzerine Alevilere, "Mahkemeye başvurun"
çağrısı yapıldı. Dün bir basın toplantısı düzenleyen Alevi
Bektaşi Federasyonu ve Alevi derneklerinin temsilcileri, Alevi-lerin
artık inanmadıkları bir inancı öğrenmek zorunda olmayacaklarını
söylediler.
Alevi
dernekleri adına konuşan avukat Fevzi Gümüş, 12 Eylül askeri
cuntasının yapmış olduğu 1982 Anayasası'ndaki düzenleme ile
Alevi çocuklarını, gençlerini asimile etme, onları Sünnileştirme
amacıyla zorunlu din derslerinin verildiğini ileri sürdü.Gümüş,
sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ancak,
Aleviliği yok etmeye yönelik politikaların farkında olan Aleviler,
demokratik yöntemleri kullanarak ve hukuk-sal mücadele vererek,
asimilasyon çemberini kırdı. Hükümet, mahkeme kararından gerekli
dersi çıkarmalı, laikliğe, insan hak ve hukukuna, uluslararası
sözleşmelere aykırı din dersle-rini kaldırmalıdır. Hükümet,
mahkeme kararını temyiz etmeyerek, Türkiye üzerindeki bu ayıbı
kaldırmalıdır. Zorunlu din dersleriyle ilgili açılan davayla
bir Alevi genci, asimilasyon kuşatmasından kurtuldu. Ancak
milyonlarca Alevi genci aynı işkenceyi görmeye devam ediyor.
Buradan bütün anne babalara sesleniyorum: Anadolu'nun özgün
inancının korunup, yaşatılması için sizler de dava açın, çocuğunuzun
Sünnileştirilmesine karşı durun." 12 Eylül kalıntısı
12
Eylül kalıntısı
Basın
toplantısına katılan Eğitim Sen Genel Başkanı Alaaddin Dinçer
de aslında çok anlamlı bir davanın kazanıldığını belirterek,
"26 yıldır eğitim, bilim dışı olma noktasında. 12 Eylül 1980'de
başlatılan bu uygulamanın kaldırılması için bu davanın kazanılması
önemli bir zafer" diye konuştu.
Alevi ve Bektaşı Dernekleri Federasyonu Başkan Yardımcısı
Ali Kenanoğlu ise bu davanın bu konuda Türkiye'de kazanılmış
ilk ve tek dava olduğunu söyleyerek, Türk yargısının, demokrasiye,
laikliğe ve insan haklarına uygun bir karar aldığını vurguladı.
Kenanoğlu, bu kararla birlikte çocuklarının zorunlu din dersi
okumasını istemeyen tüm velileri, yargı yoluna başvurmaya
çağırdı.
Dava
2005'te başladı
Kenanoğlu, dördüncü sınıfa başlayan oğlunun zorunlu din dersinden
muaf tutulması için Haziran 2005'te İstanbul İl Milli Eğitim
Müdürlüğü'ne başvurmuştu. Müdürlükten yanıt gelmeyince İstanbul
5. İdare Mahkemesi'nde dava açan Kenanoğlu, dilekçesinde "Oğluma,
anne ve babasının iradesi dışında, aynı zamanda dini ve felsefi
görüşlerine de aykırı olarak dini eğitim verilmektedir" demişti.
'Zorunlu
din dersi inanç özgürlüğüne aykırı'
İstanbul
5'inci İdari Mahkemesi, oğlunun zorunlu din dersi almasına
karşı çıkan Ali Kenanoğlu'nun başvurusunu, din ve inanç özgürlüğü
çerçevesinde değerlendirdi. Mahkeme 5'inci sınıf öğrencisi
Mustafa Berkay'ın 'hangi dine mensup olduğuna bakılmaksızın
zorunlu sayılan 'Din Kültürü ve Ahlak Öğretimi' dersinden
muaf tutulması gerektiği sonucuna' ulaştığını açıkladı. Karar
metninde, şu görüşlere yer verildi:
"Gerek
Anayasa'nın 24. maddesinin 1. fıkrasında, gerekse İnsan Hakları
ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme'nin 9.
maddesi hükmü ile herkesin dini inaç özgürlüğü korunmuştur.
Anayasa'nın
24. Maddesi, 5. fıkrasında; Milli Eğitim Bakanlığı tarafından
İslam dininin öğretimine yönelik olarak zorunlu dersler arasında
sayılan 'Din Kültürü ve Ahlak Öğretimi'nin İslam dinine mensuplar
için zorunlu ders olarak kabul edildiği, bunun aksi düşüncenin
dini inanç hürriyetinin korunması amacıyla bağdaşmayacağı
kabul edilmelidir. (...) Zorunlu olarak okutulan 'Din Kültürü
ve Ahlak Öğretimi' dersinin dava dilekçesinde dini ve felsefi
inancına uygun olmadığını belirten davacının herhangi bir
din mensubu olduğuna bakılmaksızın, temel hak ve hürriyetlerden
olan dini inanç özgürlüğünün uygulanması kapsamında çocuğunun
zorunlu sayılan 'Din Kültürü ve Ahlak Öğretimi' dersinden
muaf tutulması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır."
25/11/2006
- BEHZAT MİSER - RADİKAL
Din
dersine tarihi karar
İstanbul
5'inci İdare Mahkemesi, Alevi bir babanın 'inanç özgürlüğüne
aykırı' diyerek açtığı davayı sonuçlandırdı. Din dersine girmek
istemeyen öğrenciler muaf sayılacak.
İstanbul
5'inci İdare Mahkemesi, Alevi- Bektaşi Federasyonu Başkan
Yardımcısı olan Ali Kenanoğlu'nun, "inanç özgürlüğüne aykırı"
diyerek, oğlunun zorunlu din dersine girmemesi için açtığı
davayı sonuçlandırdı. Mahkemenin kararı uyarınca Kenanoğlu'nun
ilköğretim öğrencisi oğlu artık din derslerine girmiyor. İstanbul
5'inci İdare Mahkemesi, binlerce Alevi öğrenciyi ilgilendirebilecek
davayı 12 Ekim'de karara bağladı.
'TEMYİZ
ETMEYİN' ÇAĞRISI
Karar
Kenanoğlu'na 22 Kasım'da iletildi. Diğer davalara emsal olabilecek
kararı okullarına götüren öğrenciler, "din dersine girmek
istemediklerini" beyan etmeleri halinde, bu dersten muaf tutulabilecek.
Ancak karar temyiz edilirse kesin kararı Danıştay verecek.
Alevi Bektaşi Federasyonu yöneticileri Ankara'da bir araya
gelerek, kararın temyiz edilmemesi çağrısında bulundu. Basın
toplantısı düzenleyen Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Sekreteri
Fevzi Gümüş hükümetin siyasi iradesini göstererek, mahkeme
kararını temyiz etmemesini istedi.
'KARAR
HENÜZ ULAŞMADI'
Gümüş,
"Davanın kazanılması, Alevilerin yıllardır verdikleri mücadelenin
hukuki düzlemde kabul edilmesi, zorunlu din derslerinin insan
haklarına, laikliğe, inanç özgürlüğüne, çağdaş eğitim anlayışına
aykırı düştüğünün tescili anlamına gelmektedir" diyerek, zorunlu
din dersi uygulamasının kaldırılmasını istedi. Milli Eğitim
Bakanı Hüseyin Çelik ise mahkeme kararının henüz kendilerine
ulaşmadığını, yazılı tebliğ olduğu zaman mahkemenin kararının
kapsamına göre bir değerlendirme yapacaklarını söyledi.