SİYASETE MÜDAHALE ETMEK ( ! )

Siyasete müdahale etmek!...

Icerdigi anlam dusunuldugunde son derece kulaga hos gelen ve mantikli bir ifade. Bundan yaklasik 2 – 2,5 ay kadar once birden bire bazi orgut yoneticilerimiz ve yazar cizerimiz Alevi Bektasi kamuoyuna ve cesitli internet sitelerine : “artik siyasete müdahale edecegiz!” diye bir aciklama yaptilar, Konu ile ilgili bazi yazilar da yazdilar.

Cok dogaldir ki, her kisi, kurum ve kurulusun kendi dunya gorusune, yasami nasil algiladigina uygun olarak bir siyasi gorusu ve durusu vardir. Ve buna uygun politikalari da hayata gecirmek icin mucadele eder. Ozellikle de demokratik kurumlar, siyasal kurumlar cesitli konulardaki politikalarini belirler ve kamuoyuna aciklarlar.

Bunu yaparken de kendi ic isleyislerine, program ve tuzuklerine uygun sekilde davranirlar. Merkezi orgutlenmelerin tumunde oldugu gibi, Alevi Bektasi orgutlenmelerinde ve siyasal yapilanmalarda da bu tur aciklamalar, genellikle orgut icersinde tartisiliktan ve prgutun fikri alindiktan sonra yapilir. Fakat bu kez ne yazik ki, boyle olmadi.

Alevi Bektasi orgutlenmesinin ülkedeki en ust cati orgutu Alevi Bektasi Birlikleri Federasyonu ABF’ye bagli icersinde Pir Sultan Abdal Kultur Dernegi PSAKD ( 40 subesi ) Haci Bektas Veli Kultur Tanitma Dernekleri HBVKTD ( 72 Subesi), Haci Bektas Veli Kultur Vakfi HBKAV ( 30 subesi) ve bunlarin disinda bagimsiz derneklerin de oldugu, toplam 186 kurumda; Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu AABK catisi altinda, 9 Avrupa ulkesindeki federasyonlara bagli yuzlerce kurumda tartisilmadan, orgutlerin fikri alinmadan, tepeden inme bir mantikla bu soylem dile getirildi…

Işte tam da bu noktada cesitli tepkiler olusmaya basladi. Bu Alevi Bektasi Orgutlerinin, daha dogrusu merkezi orgutluluklerde ve demokratik isleyise gore yonetilen orgutlerde alisilagelen bir durum degildi. Ve cok hakli olarak orgutlerdeki insanlarimiz bu konudaki rahatsizliklarini dile getirmeye basladilar.

Siyasete müdahale etmeye devam edelim. Evet, her kisinin, kurum ve kurulusun yasami algilayis sekline uygun bir siyasi gorusu ve bu gorusu yasama gecirmek icin de bir siyasi durusu vardir. Alevi Bektasi orgutlenmesinin cati orgutunde ve ona bagli kuruluslarda da bu durus demokrasiden, insan haklarindan, emek cephesinden yana net bir durustur. Daha dogrusu oyle olmalidir.

Cunku hepimiz bilmekteyiz ki, ulkedeki demokrasi sorunu cozumlenmeden hic bir sorun tek basina cozumlenmis olamaz. Alevi Bektasilerin sorunu da, tipki barış sorunu gibi, egitim, saglik sorunu gibi, iscilerin, memurlarin, koylulerin, esnaf ve ogrencilerin, kadinlarin sorunlari gibi, etnik ve inancsal tum sorunlar gibi bir demokrasi sorunudur. Alevi orgutlenmeleri, demokrasi gucleriyle birlikte hareket edip, demokrasi sorunun cozume kavusturduklarinda, Alevi sorunun da cozumunu saglamis olurlar.

Alevilik sorununu tek basina ele almak ve cozmeye calismak, kisa vadeli ve mevzi bir cozum olacaktir. Bu cozum kalici bir cozum olamaycaktır, daha da onemlisi ulkedeki demokrasi mucadelesinden ayri olarak dusunulmesi dogru da degildir.

Ulkedeki sorunlarin cozumlenmesi noktasinda demokrasi gucleriyle birlikte hareket etmenin zorunlulugu ve dogrulugu ortada iken, bunu tespit etmisken, birden bire nereden cikti bu “siyasete mudahale etmek ? ”

Alevi Bektasi orgutleri, ozellikle de demokratik kitle orgutu niteliginde olan yapilar, zaten bugune kadar ozel ve genel politikalari ile ulkedeki siyasete duruslariyla, mucadeleleriyle mudahale ediyorlar ve etmelidirler…

Hatta sadece ulkedeki siyasete mudahale etmekle kalinmamali; cografyamizdaki tum siyasal gelismelere, emperyalist saldrganliklara, siyonist saldirilara, katliamlara ve savaslara da mudahale etmelidirler.

Alevi Bektasi Federasyonu ve bileşeneleri, ozellikle de Pir Sultan Abdal Kultur Dernekleri, tam da yukarida tarif ettigimiz sekilde kuruldugu gunden bu gune kadar, ozelde Alevi inanc ve kulturunun tanitilmasi, yasatilmasi ve gelecek kusaklara aktarilmasinda; genelde ise ulkede surdurulen demokrasi, insan haklari ve emek mucadelesinde yer almak prensip ve siyasetine uygun politikalarini surduregelmistir. Emperyalistlerin BOP geregi Ortadogu halklarını katletme katliamlarina karsi, dunyayi yeniden paylasma politikalarina karsi mucadelesini surduregelmistir. Bundan sonra da surdurecektir.

Boyle olunca “siyasete mudahale etme” fikri, yerini “secime mudahale etme” ye birakiyor. Sanirim ki, arkadaslarimiz ‘siyasete mudahale etme’ ifadesini kullanirlarken, aslinda ‘secimlere mudahale etme’yi kastediyorlardı. İste asil tehlike burada meydana cikiyor.

Alevi Bektasi Federasyonu ve bilesenleri, ozellikle de Pir Sultan Abdal Kultur Dernegi kuruldugu gunden bu yana demokrasi guclerinin ‘ilkeli’ birlikteliginden yana olmus kurumlardır. Demokrasi guclerinin ilkeli birlikteligini savunmuslardır. Secimlerde bireysel hesaplamalarin pesinde gitmemistlerdir.

Siyasete mudahale etmek isteyen arkadaslarin da bu ‘ilkeli’ birlikteligi baz almalari gerekmektedir. Cesitli siyasi parti baskanlarinin 29 Ekim’de Adana’da ABF’ye bagli kurumlarca duzenlenen etkinlige davet edilmesi icin Ankara'da randevular ayarlanmaya calisildigini duymaktayiz. Ustelik ve isin trajikomik ve aci yani şu ki, bu kisi ve kurumlarin icinde Demokratik Alevi Orgutlenmesinden rahatsiz olan, bu orgutlenmeye karsi dostca davranmayan, Alevi Bektasilerin ‘Diyanet Kurumunun kaldirilmasi’, ‘Cemevlerinin Alevilerin ibadet yerleri olarak kabul edilmesi’, ‘Zorunlu Din Derslerinin Kaldirilmasi’, ‘nüfus Cüzdanlarindan din bölümünün kaldirilmasi’, ‘Madimak Otelinin Muze Yapilması’ taleplerini duymayan, gormeyenler var. Ayrica ulkede surdurulen demokrasi mucadelesine, emek cephesine sirtini cevirip, barisin saglanmasina karşi irkçi politikalari savunanlar var.

Siyasete müdahale etmek cabasinda olan yoneticilerimizin, arkadaslarimizin meclis koridorlarinda, ofis ve burolarda, yani kapali kapilar ardinda degil, orgutlerimizin demokrasi mucadelesine bakış açılarına uygun olarak meydanlarda, eylem alanlarında olmaları gerekiyor.

Adana’da yapilacak olan bu etkinlikten bahsetmisken bir iki noktada bazi tespitler yapmak gerektigine inanmaktayim. Bu Adana etkinligi uzerinde ibretle durulmasi gereken bir konudur. Adina Cumhuriyet ve Demokrasi Etkinligi denilen ve “guclerimizi birlestiriyoruz” slogani ile aciklanan bu etkinligin “AABK ve ABF tarafindan birlikte duzenlenmis oldugu” aciklanmiştir. Oysa hepimiz biliyoruz ki, gercek hicte boyle degildir. Zira ABF ‘nin konuyu 21 ekimdeki Yonetim Kurulu toplantisinda gorusecektir. ABF isminin buraya bu sekilde eklenmesinin, bir ‘oldu bitti’ oldugunu, ABF yonetimini zor durumda birakmak oldugunu da ayrica belirtmek isterim.

Orgutlerin hicbir kademesinde tartisilmadan "siyasete mudahele etmek" deyimini 'tepeden inme', 'emrivaki' bir sekilde orgutlerimizin, uyelerimizin onune koyan, adeta tek kisilik bir orgutlenme modeline uygun davranan birilerinin, bu 'siyasete mudahele etmek' ile neyi kastettikleri, artik ortaya cikmis bulunmaktadir.

Siyasete mudahele etmenin, aslinda 'secime mudahele etmek' olasi secimlerde, o şekilde, ya da bu sekilde bir yerlerde secilmek oldugu; bir yerlere yamanmak oldugu, bunun icin herhangi bir ilke, prensip ve cerceve bile cizilmedigi meydana cikmistir. Yani gelecekle ilgili kisisel kaygi ve tasarruflar on plana cikarilmis, orgutlerin fikrinebile danisilma geregi duyulmamis, adeta bu deyimler orgutun kucagina birakilmistir.

Tabi ki, Alevi örgütleri varolma ve kurulma nedenlerine uygun siyasi politikalar gelistirmeli, secimlerde de tavrini ortaya koymalidir. Yoneticileri de secilmelidirler. Ancak altini cizerek belirtmeliyim ki, bu politikalar ilkeli, prensipli ve demokrasi güçleriyle birlikte olmalidir...

İnsanlarin bireysel olarak siyasete atılmak istemeleri, cesitli kademelerde secilmek istemeleri son derece dogaldir. Ancak siyasal bir vizyonu, misyonu ve politikasi olan orgutlerde yoneticilik yapanlarin, orgutleri basamak gibi kullanmak istmeeleri dogal degildir. Bu tur dusuncesi olanlarin, bulunduklari gorevlerden istifa ederek siyasete atilmalari etik acisindan da son derece onemlidir.

Pir Sultan Abdal Kultur Dernegi yoneticileri, bugune kadar surdurdukleri ilkeli siyasi duruslarini bugun de surdurme kararliligindadirlar. Demokrasiden yana olmayan guclerle olan bir birlikteligi savunmalari soz konusu degildir.

Geçmişinde demokrasi guclerinin ilkeli birlikteligini savunan Pir Sultan Abdal Kultur Dernegi orgutlulugunun bugun de yarin da 'Yerel' veya 'genel' secimlerdeki tavri bellidir.

Demokrasi guclerinin birligini savunmak ve demokrasi gucleriyle birlikte hareket etmek !...

Erdal YILDIRIM

İstanbul 21.10.2006

KAYNAK: http://www.pirsultan.net