Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Antalya Şubesi - psakd.org
Ana Sayfa Haberler Etkinlikler Tüzük Yönetim Kurulu Şubelerimiz İletişim Ziyaretçi Defteri

 

Sivas davası sona doğru

2 Temmuz Sivas Madımak KatliamıSivas davası da Metin Göktepe davası gibi inişli-çıkışlı bir dava. Birkaç kez oraya buraya savrulan, Yargıtay’a gidip gelen bir dava. Kamuoyunu yakından ilgilendiren ve geniş yankılar uyandıran bir dava. Bu dava da Metin Göktepe davası gibi sona yaklaşıyor. Yaklaştıkça da ilginçleşiyor. Seydi Battal Köse’nin Göktepe davasındaki kimi açıklamalarını, Sivas davasında kimi sanıklar “itirafçılık” boyutlarına ulaştırdılar.

Davanın önemli sanıklarından Ali Kurt, Madımak Oteli’nin önünde yaptığı gibi yapmıştı, duruşmalar boyunca da... Sevk ve idare. Otelin önünde ne denli hırçınsa, yargıçlar karşısında da öyleydi. Şimdi diyor ki; “Ben itirafçı olacağım.” Tam yedi sene sonra...

Söz konusu olan Sivas davası da olsa, bu tutum kimi şeriatçı örgütlerin kan içici yüzlerini açığa da çıkartsa, itirafçılık kötüdür. Arkadaşlarını ele vermek, gammazlamak, arkadan vurmak, ihanet etmek...Tel tel dökülmek, bülbül gibi ötmek...

PKK itirafçıları, Çete itirafçıları, Hizbullah itirafçıları... Şimdi de Madımak itirafçıları...

Dün, Allah adına kafirleri cezalandırmak için oteli yakarken, bunu sevap kazanmanın, cennete gitmenin bir yolu kabul ederken, bugün yaptığı işin meğerse tam da cehennemlik iş olduğunu kabullenmek ve Allah yerine yargıçlardan aman dilemek...

Kişilik sorunu...

Ne diyor Ali Kurt?...

“Falan falan adamlar bu işin içindeydi. Cemaati camiye onlar topladı. Vilayetin önüne onlar götürdü. Oteli onlar yaktı. Bunlar Hizbullahçıydılar.”

Ali Kurt bunu yedi sene sonra ilk kez itiraf ediyor.Oysa biz bu gerçeği ilk günden beri biliyor ve söylüyorduk. Çünkü Hizbullah’ı Otel’in kırılan camları arasından görebiliyorduk. Yanında İslami Hareket vardı, İBDA-C vardı, BBP, MHP, RP vardı, Fethullahçılar, Aczimendiler, Süleymancılar vardı. Kontrgerilla vardı, legal, illegal, yarı legal öteki örgütler vardı. Çok sayıda katil vardı... Bir ayakları devletin bahçesi içinde, öbür ayakları katliam peşinde... Başlarında takke, sırtlarında cübbe, ellerinde tespih (pardon, bu kez benzin bidonu), suratlarında sakal, vicdanlarında kin ve intikam... Bir sürü adam... Ali Kurt ile Mevlüt Atalay, şimdi bu adamlardan beş-altı tanesinin adlarını veriyorlar... Ya öbürleri? Asıl planlayıcılar?.. Onlar ortada yok. Devlet hem biliyor, hem bilmiyor, hem yakalıyor, hem yakalamıyor... Sonuçta ne biliyor ne de yakalıyor... Taa ki, kullanabildiği kadar kullandıktan, yararlanabildiği kadar yararlandıktan ve toprak, artık cesetleri saklayamaz hale geldikten sonra...

Toprağın altından insanların cesetleri çıkmıyor aslında, sistemin pislikleri dökülüyor.

 

23.01.2000 - A’dan Z’ye - Evrensel Gazetesi

Ali Balkız

 

 
Ana Sayfa | Basın Açıklamaları | Yazı Dizisi | Haberler | Şubemizden Haberler | Yazarlar | Etkinlikler | Foto Galeri | Etkinlik Fotografları | Makaleler | Sivas Katliamı | Sivas Şehitleri | Katliamlar | Alevilik | Bilgi-Belge | Genel Mer.Yön Kurulu | Antalya Şube Yön. Kurulu | Pir Sultan Anıtı | Pir Sultan Yazıtı | Pir Sultan Abdal | Pir Sultan'ın Eserleri | Pir Sultan Abdal Dergisi | Tüzük | Takvim | Arşiv | Kaynakça | Kronoloji | Linkler | iletişim | Ziyaretçi Defteri
 
©2006 Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Antalya Şubesi Tüm hakları saklıdır.
Tel: 0 (242) 326 34 44 Faks: 0 (242) 247 55 45 E-Posta: iletisim@psakd.org