Hubyar Sıraç Topluluklarında Geleneksel Evlilik Töreni

           Diğer Alevi topluluklarında olduğu gibi Sünnilerle evlilik hoş karşılanmaz ve böyle bir evliliğe de müsaade edilmez ; Bu gelenek ilk bakışta oldukça bağnaz ve yanlış olarak görülse de, köy şartlarında ve özellikle de Hubyar toplulukları gibi içine kapalı ve geleneklerine bağlı topluluklarda yetişen bir genç kızın bir Sünni köyüne gelin gitmesi ve hiç alışık olmadığı bir gelenek ve inanç sisteminin içerisine girmesi mümkün görülmemektedir. Zaman içerisinde Sünni köylerine kaçan kızlardan bahsedilse de bunların uyum sağlayamayıp geri geldiği de anlatılmaktadır.

Evlilikler genellikle çok genç diyebileceğimiz yaşlarda yapılır.

İki eşlilik hoş karşılanmaz , çok nadiren iki eşlilik mevcuttur. İki eşliliğin temel nedenleri ya hiç çocuk olmaması ya da erkek çocuk olmaması sebebiyledir. Akraba evliliği yapılmaktadır.

Ölen ağabeyin karısının diğer kardeşe verilebilmesi gibi Anadolu’ nun birçok yöresinde uygulanan bu ilginç gelenek Hubyar topluluklarında da görülmektedir. Genellikle evin bir namusu olarak görülen gelinin bir başkasının evine gitmemesi düşüncesiyle böyle ilginç bir gelenek uygulanmakta ve savunulmaktadır.

           Diğer Alevi topluluklarında olduğu gibi Sünnilerle evlilik hoş karşılanmaz ve böyle bir evliliğe de müsaade edilmez ; Bu gelenek ilk bakışta oldukça bağnaz ve yanlış olarak görülse de, köy şartlarında ve özellikle de Hubyar toplulukları gibi içine kapalı ve geleneklerine bağlı topluluklarda yetişen bir genç kızın bir Sünni köyüne gelin gitmesi ve hiç alışık olmadığı bir gelenek ve inanç sisteminin içerisine girmesi mümkün görülmemektedir. Zaman içerisinde Sünni köylerine kaçan kızlardan bahsedilse de bunların uyum sağlayamayıp geri geldiği de anlatılmaktadır.

Sünni kızı alınması ise ne Alevi aile tarafından kabul görür ne de Sünni kızın ailesi kabul eder. Kız alıp verme her iki topluluk tarafından da kabul görmediği gibi köy şartlarında bu tür evliliklerin devam etmesi de mümkün görünmektedir. Tabi kent ortamında durum değişmektedir. Nitekim şimdilerde bu tür evlilikler kentlerde ailelere rağmen yapılmakta ve yürümektedir.

Alınacak kız ve erkeğin belirlenmesinde ailenin rolü fazlasıyla hissedilmektedir. Ailenin kabul etmediği durumlarda kız ve erkek kaçarak sorunu çözmekteler o durumda ise aileler pek sesini çıkaramayarak durumu kabullenmek zorunda kalırlar.

Hubyarlılarda başlık parası vardır. Bu genelde para , büyük baş hayvan, tarla şeklinde olur.

Kız İsteme :

           İlk önce damat tarafı isteyecekleri kızın evine fikirlerini almak için bir tanıdığını gönderir ve o ailenin kızlarını isteyeceğini belirtir, tepkilerini dinler, gelen haberde herhangi bir olumsuzluk yok ise kız tarafının kıramayacağı hatırı sayılır o köyün büyüğü sayılan kişilerden bir heyetle damat adayının babası kız istemeye gider. (Damat adayı gidemez).

Genellikle kız tarafı ilk istemede kızlarını vermeyi kabul etmezler, oyalayıcı cevaplar verip kendilerini naza çekerler. Bu kız isteme zaman zaman 3-4 sefere kadar çıkmaktadır.

Söz alındıktan sonra köyün ileri gelenleri toplanır ve sözü resmileştirmek için kahve içilir yemekler yapılarak yenir.

Kahvede erkek tarafı dedenin huzurunda kızı resmen ister ve kız tarafı da kızı verdiğini beyan eder. Allah’ın emri dede tarafından okunur.

Kahve içildikten 3-5 ay sonra bazen de 1 hafta v.b. sonra nişan yapılır.

Kahve içmeden sonra damadın yakınlarından birisi damadın kulağını çekmeye gider keza damat kahve içilen evde değildir.

İlk giden kişi damadın kulağını çeker ve damattan bahşişini alır.

Nişanla ilgili bazı saptamalar :

Nişan bazen her iki tarafın anlaşmasıyla yapılmayabilir , bu durumda damat tarafı kız tarafına nişan masrafı veya nişan parası adı altında bir para veya eşya verir. Bu kıza elbise(Yöre elbisesi) ve yemek masrafı olarak verilmektedir.

Damat tarafı nişanda kıza elbise diktirir, ayrıca imkanlar doğrultusunda altın da takar.

Kız tarafı damada herhangi bir şey vermez.

Nişan ;

Kız evine Damat evi tarafından yemek yapacak kişiler gönderilir, Bunlar dört beş değişik türde yemekleri kazanlarla pişirirler.Nişan günü öncesinde tüm köy ve civar köyler nişana davet edilmişlerdir. Gelen tüm davetlilere yemekler ve ikramlarda bulunulur.

Nişan akşamında tüm davetliler nişan cemine geçerler. Damat nişan cemine gelmez.

Kız amcasının evinde bekler , alınan nişan elbiselerini burada giyer ve oradan yakın akrabalarının kızları ve kadınlarının eşliğinde cem evine getirilir. Yakın bir bayan akrabası ile birlikte dedenin duasına durur. Dedenin duasını takiben önündeki bayan eşliğinde dededen başlamak üzere mecliste bulunanların elini öper ve arkada bir yere oturur.

Kız yerine oturduktan sonra görevlendirilen bir kişi dededen başlamak üzere nişan takılarını toplamaya başlar .

Takıların toplanmasından sonra cemin hizmetleri yapılır, burada tüm 12 hizmet yapılmayıp bazı hizmetler yapılmaktadır.

Bu arada ocağa bir kazan konur ve bir çuvalda şeker getirilir. Şerbet yapımına başlanır. Bir taraftan semahlar dönerken diğer taraftan görevli şerbeti yapmaya devam eder.

Yapılan şerbet ilk önce kızın kardeşine ikram edilir, Kardeşi damadın babasından bahşiş almayınca şerbeti içmez. Bahşişini alır ve şerbeti içer. Erkek kardeşin şerbeti içmesiyle Dede den başlayarak tüm meclise nişan şerbeti ikram edilir.

Semahlar dönülür ve nişan cemi sona erer.

Nişanı takip eden günlerden sonra damat tarafı yanına bir büyük kişi alarak bu defa düğün gününü tespit etmeye gider

Damat tarafı gelenekler gereği kızın aile bireylerine bir takım hediyeler verir.

Kızın tarafına damat tarafından bir yorganlık yün ve yorgan v.b yapmak için bez, kumaş verilir.

Kızın annesi anne hakkı olarak bir entari verilir.

Kızın kardeşine kardeş yolu (hediye)verilir.

Emmi (Amca) yolu verilir.

Dayı yolu verilir.

Bunlar genellikle ayakkabı, gömlek, v.b veya para olarak verilir.

Düğün :

Hubyarlılarda Düğünler genelde yaz aylarında yaylada yapılır.

Damat tarafının akrabalarından olan bir kadın veya erkek tüm yakın köyleri düğüne davet eder. Davet ederken bir şeker verir ve sözlü olarak davette bulunur. Davet edilen kişi veya aile davet eden şahısa yağ,bulgur,v.b yiyecek maddeleri veya para verirler. Bu bir şekilde davet eden kişinin emeğinin karşılanması sebebiyle ( Damat tarafına yüklememek için davet edilen köy halkı bu emeğin karşılığını gönüllerinden koptuğu şekilde karşılarlar) verilir. Ayrıca bu davet edici kişiler o dönemde ihtiyacı olan insanlardan seçilir.

Düğün öncesinde Düğün yemekçisi, Düğün kahyası, Aşıklar, Yiğitbaşı gibi düğünde hizmet edecek kişiler belirlenir.

Yemekçiler damat tarafının akrabalarından kadın ve erkek görevliler olarak belirlenir.

Görevleri düğün günü davetlilere verilecek yemeği hazırlamak ve servisi yapmaktır.

Düğün Kahyası , düğünün tüm organizasyonunun başında bulunan kişi olup yine damat tarafının yakın akrabalarından seçilir.

Yiğitbaşı , damadın amca oğullarından evli veya bekar bir genç olur. Evli olması tercih edilir eşinin yardımcı olabilmesi için, bekar olursa da kız kardeşi bazı hizmetlerde yardımcı olur. Yiğitbaşı düğünün tüm ayrıntılarıyla ilgilenir

1.Gün

Düğün gününden bir gün önce kız köydeki evinden yiğitbaşı ve aşıklar ve köyün genç kız ve erkekleri tarafından alınır.

Bu alma esnasında kızın akrabaları kızın bulunduğu evin kapısını kilitlerler ve yiğitbaşından bahşişlerini almayınca açmazlar.Bahşiş alınıp kız evden çıkartıldıktan sonra kızın çeyizi eşeklere yüklenir ve kızla birlikte yaylaya doğru yola koyulurlar. Önde yiğitbaşı hemen arkasında gelin olacak kız ve gençlik gurubunun önü yaylanın girişinde yaylada bulunan gençler tarafından kesilir ve bahşişlerini alarak yaylaya geçmelerine izin veririler.Kız kendi ailesinin sayvanına götürülür.Damat zaten kendi sayvanında bulunmaktadır.

Bu arada yozucu adı verilen bir kişi damat evinden heybesine koyduğu et,kuruyemiş,rakı v.b. malzemeleri alarak kız evine doğru yola çıkar. Köyün erkekleri heybesini almak için yozucuyu yakalamaya çalışırlar , Eğer yakalarlarsa heybesini elinden alıp içindekileri yer, içerler ve bununla da kalmayıp yozucuya şakalar yaparlar.(ıslamak, eşeğe ters bindirmek v.b.şekilde)

Belirli bir dinlenme süresinden sonra gün batımına yakın bir zamanda , yiğitbaşı aşıkları alır ve bayrak dikilmesi için damadın sayvanının önüne giderler. Bir tarafta Aşıkların saz ve kemanilerinden çıkan türküler diğer taraftan da yiğitbaşının bağıra bağıra söylediği salavatla uzunca bir sırığa takılan bayrak gönlere çekilir. Bayrak direğinin en ucuna bir elma takılır. Sayvanın önünde semahlar edilir ve bayrak töreni son bulur.

Kına Cemi : Akşamleyin herkes kına cemi için toplanır. Kına cemi normal ibadet cemleri ile aynı olup sadece bazı hizmetler yapılmaz. Cemde damat ve gelin de olur fakat yan yana durmazlar. Cem bitiminde hem gelinin hem de damadın ayrı ayrı kınaları yakılır.

2.Gün

Seher Dövme

Asıl düğün günü de diyebileceğimiz 2.günün sabahı, günün ışımaya başladığı saatlerde yiğitbaşı aşıkları alır ve önce gelinin sayvanının önü ve daha sonra da damadın sayvanının önünde seher döverler. Seher vaktinde aşıklar yaklaşık bir saat gelini sayvanının önünde yine yaklaşık 1 saat de damadın sayvanının önünde sazlarını çalıp türkülerini söylerler ve tüm yayla halkını da uyandırmış olurlar bu olaya seher dövme denir.

Seher dövme işlemi bitince damadın sayvanında aşıklar ve yiğitbaşı kahvaltılarını yaparlar.Diğer taraftan da Yemekçiler kalkmış ve yemeklerin hazırlığına başlamışlardır.

Damat Tıraşı

Yiğitbaşı kız evinden damat için bir atlet,külot,havlu, pullu yağlık alır ve damadı da alarak yaylanın en yüksek yerine (genelde damda) giderler. Aşıklar sazlarını ve kemanilerini çalarken yiğitbaşı da damadın damatlık tıraşını yapmaktadır gençlerin yardımıyla.

Yağlı Yufka Daveti ;

Yiğitbaşı ve aşıklar ev ev dolaşarak(Aşıklar dolaşırken sürekli sazlarını ve kemanilerini çalar türkülerinden söylerler) yağlı yufka yapmak için kadınları tek tek davet ederler. Kadınlar yanlarına un , yağ alarak aşıklar eşliğinde yufkanın yapılacağı yaylaya giderler, aşıklara da bahşiş verirler. O evde önceden görevli kadınlarca yufkalar yapılmaya başlanmıştır, sayvana gelen kadınlar beraberinde getirdikleri un ve yağları eve bırakırlar, gerekli yardımlar yapıldıktan sonra birer yufka alarak yufka evinden çıkarlar.

Kahve Evi ve Düğün Yemeği

Düğün günü davetlilerin çay ve yorgunluk kahveleri içmeleri için damat tarafının akrabalarından birinin sayvanı kahve evi olarak görev yapar o evde çaylar ve kahveler yapılır ve gelen konuklara ikram edilir.

Yemek evi olarak yine yakın akrabalarından birinin evi seçilir Önceden hazırlanmış yemek malzemeleri sabah erkenden pişirilir. Genelde 4-5 çeşit yemek yapılır.Yemek servisi de bu sayvanın avlusunda yapılır.

Yiğitbaşı ve aşıklar önce yaylada bulunan insanlardan başlamak üzere ev ev dolaşarak insanları kahve evine götürürler burada çaylar kahveler içilir.

Aşıklar komşu köy ve yaylalardan gelenleri yaylanın girişinde karşılar ve doğruca saz, söz eşliğinde kahve evine götürürler bahşişlerini alırlar. Uzak yerlerden gelenler yorgunluklarını giderir ve çaylarını kahvelerini içerler. Daha sonra düğün yemeği yenilen eve geçilir karınlar doyurulur.

Damadın babası adına kız evine yemekler gönderilir.

Yemekler yendikten sonra damadın evinden yatağı, yorganı , yastığı, geline aldığı elbiseler gençler tarafından damadın evinden alınır ve Hubyar sokusunun etrafını dolaştırıldıktan ve Hubyar sokusuna niyazlar edildikten sonra kız evine götürülür. Bu esnada köyün diğer gençleri damadın yastığını taşıyan kişinin elinden yastığı kapmaya çalışır . Eğer kapmayı becerirlerse bahşişlerini almak suretiyle geri verirler.

Bu arada kızın evinde çeyiz yazma, sayma hazırlıkları başlar. Kızın yaylasına bir gün evvelden çıkartılan çeyizler sayvanın avlusunda köyün büyükleri ile birlikte yazılır, sergilenir. El emeği göz nuru ile hazırlanmış işlemeler bir bir çıkartılır ve sembolik rakamlarda belirtilerek çeyiz yazılır. Yazılan liste karşılıklı imzalanır, şahitler yazılır, kız ve erkek babasına birer nüsha verilir.Bu esnada damadın yıkanması için köye yakın bir akarsu üzerine kazan kurulur ve su ısıtılır. Hubyar Tekeli yaylasında burası Başyurt diye adlandırılan bölgedir.

Çeyiz yazımı bittikten sonra bir at hazırlanır ve damat yıkanmaya götürülmek üzere ata bindirilir.Damatla birlikte atın terkisine (Damadın arkasına) sağdıç bindirilir. Sağdıç damadın yakını bir erkek çocuk olur. Sağdıca hediye olarak kız tarafından,şapka, çorap.v.b. malzeme hediye olarak verilir.

Damat yıkanmaya giderken köyün diğer gençler ide atlarına binerek cirit oynamak üzere alana geçerler (Ortasalak). Kısa bir cirit oyunundan sonra gençler ve damat atlarda yiğitbaşı ve aşık önde olmak üzere damadı yıkamaya giderler. Bir taraftan aşıklar sazlarını, kemanilerini çalıp türkülerini söylerken diğer taraftan yiğitbaşı gençlerin yardımıyla damadı yıkar. Damadın elbiseleri salavat okunarak yiğitbaşı tarafından giydirilir. Ve yine sazlı sözlü kalabalık vaziyette yaylaya geri dönülür, köye girişte yine gençler bağırarak salavat okurlar.

Gençlerin koro halinde söyledikleri Salavat dan bir örnek;

Bayraktar bayrağını çekti düşüne
Cümle alem düştü peşine
Salavat verelim Allah aşkına
Peygamber canına salavat
Sellalu Muhammed
Bayrağımın iğnesi nurdan
İpliği sırdan
Fadime ana eğirdi
Fatma ana dokudu
Peygamber canına salavat
Sellalu Muhammed

Damat yıkandıktan sonra sıra gelinin yıkanmasına gelir. Yiğitbaşı ile baş dünürşü kazanı tekrar ayarlamaya ve suyu ısıtmaya giderler. (Baş dünürşü yiğitbaşının eşi , yiğitbaşı evli değilse kardeşi olur.)

Su hazırlandıktan sonra gelin başa (yıkanmaya) götürülür. Gelin başa giderken baba evinde aşıklar çalıp söylerler, kızı ağlatırlar. Köyün tüm kızları gelinle beraber başa gider. Gelini baş dünürşü yıkar, gelinin etrafını saran genç kız ve gelinler türküler söylerler kızı ağlatırlar. Aşıklar sazlarına ve sözlerine devam ederler.

Düğün esnasında gelinle damat hiç yan yana gelmezler.

Kız baştan gelince saçı örülür. Diğer taraftan güreş meydanına geçilir ve güreşler başlar. Çekişmeli güreşler neticesinde kazananlara damadın babası tarafından hediyeler verilir. bunlar dereceye göre parça kumaş, yarım top kumaş ve baş güreşi alana ya bir koç, kuzu ya da bir entarilik kumaş alır. Güreşlerden sonra yaylaların avlularında semahlar kurulur, saz ve kemani eşliğinde semahlar edilir.

3.Gün :

Yiğitbaşı erkenden kalkıp aşıkları alır ve yine gelinin ve damadın evinin önünde seher dövülür. Gün doğarken kızın duvağı bağlanır, duvak tüm genç kızların katılımıyla türküler eşliğinde bağlanır.Aşıklar yine çalıp söylerler.

Gelinin atı getirilir, ata gelinin dayısı biner ve damadın babasından dayı yolu alır.

Gelinin başı bağlanırken emmisinin kızı gelinin elbiselerini giyer ve bahşişini aldıktan sonra geri çıkartır. Geline elbiseleri ve duvağı salavatla giydirilir.

Kız evinden çeyiz çıkarken sandığın üstüne kızın erkek kardeşi oturur ve bahşişini alır. Çeyizler eşeklere yüklenir. Gelin ata biner gelinin hemen arkasında baş dünürşü atı ile gelir. Yiğitbaşı gelinin atının önünde olur. Köyün diğer genç kızları dünürşü olarak atlara biner ve bazen at yarışları yaparlar. Tekeli yaylasında ağcadede Hubyar köyünde ise Algurbaba ziyaret edilir. Ziyaret sonrasında tekrar yaylaya damadın evine gidilir. Damat evin damında bekler. Elinde para ve çerez olur. Damat elindeki para ve çerezi gelinin duvağına doğru atar. Gelin atın üstünde iken damadın akrabaları atın önünde semah ağırlaması yaparlar. Gelinin atının önünde küp kırılır. (Gelinin hersinin , varsa kötü huylarının kırılması için)

Gelinin kucağına bir erkek çocuğu verilir. gelin çocuğa bahşiş verir. Küçük çocuğun annesi ağız tatlılığı olması için geline şerbet verir. Gelin attan inmesi için damadın babasından bahşişler istenir ve söz alınır. Gelini yiğitbaşı attan indirir ve ayağı yere değmeden eşikten içeri sokar. Eş dost içeri girer yemekler yenir ve Düğün cemi hazırlıkları başlar.

Düğün Cemi :

Cem normal ibadet cemi şeklinde olup bazı hizmetler yapılmaz. Cemde Gelin ve Damat ayrı ayrı yerlerde dururlar. Cemin başlangıcında takılar takılır.(Bir kişinin elinde tepsi ile toplaması şeklinde olur)

Aşık tarafından damat övmesi yapılır.( Esprili methiye şeklinde olur.)

Aşık cemin ortasında elinde sazı veya kemanisi aşağıdaki şekilde bir övme yapar.

Evvel baştan Muhammed e Salavat
Övelim Güyeği beyi kutlu olsun diyenlere kutlu olsun
Sıra sıra bacalar birbirini yüceler
Düğüne gelen pir kocalar
Övelim Güyeği beyi kutlu olsun diyenlere kutlu olsun
Sıra sıra söğütler birbirini öğütler
düğüne gelen Koçyiğitler
Övelim Güyeği beyi kutlu olsun diyenlere kutlu olsun
Sıra sıra gamgamlar birbirini yongalar
düğüne gelen yengeler
Övelim Güyeği beyi kutlu olsun diyenlere kutlu olsun
Dağdan keserler doruğu
gelir duruğu duruğu
yamacında kınalı feriği
Övelim Güyeği beyi kutlu olsun diyenlere kutlu olsun
Dağdan keserler ardıcı
Kınalı parmak ucu
Sağ yanındadır sağdıcı
Övelim Güyeği beyi kutlu olsun diyenlere kutlu olsun
Dağdan keserler hezeni
Gelir uzanı uzanı
Ahmet oğlu Hozanı Övelim
Güyeği beyi kutlu olsun diyenlere kutlu olsun
Kazanımın dibi bakır
Kelpler sürür takır takır
Ahmet oğlu kimden fakir
Övelim Güyeği beyi kutlu olsun diyenlere kutlu olsun
Güyeği bacada gezer
Sarığına teller düzer
Gelin Güyeğiden gözel
Övelim Güyeği beyi kutlu olsun diyenlere kutlu olsun
Erzurum’da pasin ovası
Durnada Ali’ nin sesi
Tekke de (Hubyar) Yiğidin hası
Övelim Güyeği beyi kutlu olsun diyenlere kutlu olsun
Dağda koyunun kışlasın
Ovada çiftin işlesin
Allah biriciğini bağışlasın
Övelim Güyeği beyi kutlu olsun diyenlere kutlu olsun
Sen bir kara tosunsun
Burnun kapıya kısılsın
Kaynanan burnunu ısırsın
Övelim Güyeği beyi kutlu olsun diyenlere kutlu olsun
Tarlaların tapanı
Gelir kapanı kapanı
Ahmet oğlunun yal kapanı
Övelim Güyeği beyi kutlu olsun diyenlere kutlu olsun
Öv dedin de övmedim mi
Düğününe gelmedim mi
Zevkin sefan sürmedin mi
Övelim Güyeği beyi kutlu olsun diyenlere kutlu olsun
Öv dedin de övdüm işte
Düğününe geldim işte
Bir peşkirin aldım işte
Övelim Güyeği beyi kutlu olsun diyenlere kutlu olsun
Çağır Karacoğlan çağır
Taş düştüğü yerde ağır
Yiğit sevdiğinden soğur
Sarılmayı sarılmayı.

Güyeği övmesini yapan aşık dededen duasını da alır ve yerine oturur.

İlk semahı gelin yapar gelinle beraber semaha çıkanlar bahşişini aşığa verirler. Semahlar edilir cem yürütülür.

Cemden sonra gelin ve damat evlerine alınırlar. Yiğitbaşı ve baş dünürşü aynı evde kalırlar. Gerdekten sonra gelinin sandığında bulunan ve gelinin annesinin hazırlamış olduğu helva v.b tatlı yenir.

4.Gün :

Aşıklar yine gün ağarırken seher dövmeye başlarlar. Yiğitbaşı ve aşıklarla beraber gelin pınara suya gider. Yiğitbaşı ve aşıklar önde sazlı sözlü gelin arkalarında elinde helkileriyle pınardan su getirilir. Gelinin duvağı halen üzerindedir.

Komşulara duvak ekmeği (yemeği) verilir. Duvak ekmeğine kadınlar gelir. Duvak , salavatla oklavaya sarılarak çıkartılır. Yemekler yenir. Komşular bahşişlerini verirler. Gelin el öper. Gelin ve damadın çarşafı bir halburun üzerine konarak iç kapı girişinde duvak ekmeğine gelenlerin görmesi için bekletilir.

Ve böylece yorucu düğün maratonu bitmiş olur.

Düğün Sonrası Gelenekler :

Gelin kaynatasının hediyesini bekler, hediyeyi alana kadar evde hiç konuşmaz. yaşmağını açmaz. Kaynatası geline bir koyun,kuzu, dana v.b hediye verir.Gelin yaşmağını açar.

Gelinin babası ve annesi yeni çiftleri yaklaşık bir hafta sonra evlerine davet ederler. Kızlarına hediye verilir.(Genelde bu koyun,kuzu,dana v.b şekilde olur.) Daha sonra yakın akraba gelin görmeye gelirler. Hayırlı olsun temennilerinde bulunarak geline bahşiş verirler.

Gelinin ilk çocuğunun yatağını gelinin annesi yapar.

Ali KENANOĞLU