Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Antalya Şubesi - psakd.org
Ana Sayfa Haberler Etkinlikler Tüzük Yönetim Kurulu Şubelerimiz İletişim Ziyaretçi Defteri

 

Selmanpakoğlu'nu anlamak ne zor

Siyaset Meydanı Ali Kırca22.02.2006 günü ATV’de “Siyaset Meydanı” adlı tartışma programının konusu; “Aleviler ve Alevilik” idi. Programa davet edilenlerin kimler oldukları, hangi duyarlılıklarla seçildikleri ve neler konuştukları elbette önemliydi. Zira bu program, 24 Eylüle 1994 tarihindeki “Siyaset Meydanı”nın 15 yıl sonraki tekrarıydı sanki. Alevilerin; sorunlarının, taleplerinin ve özlemlerinin dillendirilmediği, daha çok kimin Müslüman olduğuna dair yarışmanın yaşandığı bir program oldu bu da.

15 yıl önceki Siyaset Meydanı’nın konuklarından olan İstanbul Belediye Başkanı, bugün Türkiye’nin Başbakanı’dır. O gün Karacaahmet Dergâhı’nın duvarlarına dozerlerle dayanırken; “Burası Hayvan Kesme Yeri” diyordu, bugün ise “Cümbüşevi” diyor. O gününün İzzettin Doğan’ı bugün biraz daha ilerlemiş olmalı ki; Alevilik sıfatının önüne “İslâm” sözcüğü ekledi. “Alevi İslâm” diyor. Neye dayanarak, hangi gerekçelerle, hangi tarihsel, sosyolojik, teolojik, felsefi olgularla olduğu meçhul?... Daha doğrusu kendine göre.

O gün Süleyman Ateş vardı programda, bugün ise Lütfi Doğan. Gelecekte de Ali Bardakoğlu olacak. Zira Alevilik ve Aleviler hakkında hüküm yürütmek Diyanet İşleri Başkanlarımızın aslî(!) görevlerindendir. Gerçek amaçlarının ne olduğu malûmdur. Lütfi Doğan hiç gizlemedi niyetini: “İslâmiyet’te namaz ve oruç esastır, Alevilikte de bunu sağlamak lazımdır.” dedi. Onun için olmalı; Hacıbektaş Dergâhı’nın kalbindeki Osmanlı Camisi az geliyor olmalı ki; Hacıbektaş’ta yeni bir cami yaptırmak için para topluyor millet. Kayseri’nin ve Ardahan’ın Alevi yerleşim bölgelerine yeni yeni camiler inşa ediliyor. Alevi köylerine ses düzenekleriyle naklen ezan sesleri yayınlanıyor.

Hâl böyleyken; 22.02.2006 tarihindeki “Siyaset Meydanı”nın konuklarından biri olan Sn. Selmanpakoğlu (Belediye Başkanımız) ne diyor?... Üstelik Alevilik – İslâmiyet ilişkisi sorulmuşken;

Şunları diyor: “Almanya-Türkiye Alevi Federasyonları ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Aleviliği kendilerinin temsil ettiklerini söylediler. Alevilik İslâm dışıdır dediler. Ben görüşmeler yaptım. Şakir Keçeli ve ADD ile açıklama yaptık. Türkiye’nin bölünmez bütünlüğüne dikkat çektik. Basında yer aldı. Avrupa’da Heterodoksi dediler. Tüm bunlar ABD, Irak’ı işgal ederken oldu. Aralık 2004’te AB, Aleviler azınlıktır dedi. Alevilik İslâm dışıdır diyenler demeliler ki; biz TC’ye bağlıyız. Atatürk’le onun resimleriyle sorunumuz yoktur.”

Selmanpakoğlu, kendisine öyle bir soru sorulmamışken, tartışmanın bütünü içerisinde de bu konu hiç gündeme gelmemişken; üstelik suçladığı örgüt temsilcilerinden herhangi biri de stüdyoda değilken; neden ısrarla ısıtıp ısıtıp bu konuyu gündeme getirir?... Ayrıca bilmez mi ki, adını andığı örgütlerin, Atatürk’le, onun ilkeleri ve devrimleriyle asla bir sorunları yoktur. Atatürk onlar için antiemperyalist Kurtuluş Savaşının bir numaralı önderidir. Hilafeti tarihin çöplüğüne atan kimsedir. “Kul” yerine “Yurttaş” sıfatını hakim kılandır. Aleviliğin İslâm içi mi olduğu, olmadığı mı, ya da ne denli etkilendiği konusu ise akademik bir konudur. Bu tartışmaya karşı çıkmak yerine özendirilmelidir.

Durum bu iken; Sayın Belediye Başkanımız tüm Türkiye’ye seslenme olanağı bulmuşken; konu da “Alevilik ve Aleviler” iken, ve de Hacıbektaş ilçesinin onca sorunu varken, en önemlisi de; o suçladığı örgütler; “Hacıbektaş Dergâhı Hacıbektaşlılara bırakılmalıdır.” diye kampanyalar düzenlerlerken; neden bunca sorunu (Diyanet İşerli Başkanlığı’nın durumu, laisizim, zorunlu din dersleri, Alevi köylerine cami yapılması, Hacıbektaş’a yeni yeni camiler yapma girişimleri vb.) gündeme getirmek yerine, Aleviler arasındaki tartışmaları, “fırsat bu fırsat” deyip gündeme getirir?...

Sahi amacı nedir?...

Kime hizmet etmektedir?...

Kime?....

Hemen yanında oturan; İslâmiyet’te “namaz ve oruç esastır, Alevilikte de bunu sağlamak lazımdır.” diyen Lütfi Doğan’a dönüp; “Hocam, önerinizi saygıyla karşılıyoruz. Çok teşekkür ederim. Üstü kalsın. Ama bilin ki biz Aleviler var olduğumuzdan bu yana hiç camiye gitmedik, hiç Ramazan orucu tutmadık, bizim cemevimiz var, cem yaparız, Muharrem orucu tutarız.” diyeceğine, bunun yerine Alevi örgütlerine saldırıyor. Bunu nasıl açıklayabiliriz? Nasıl yorumlayabiliriz?.... Nasıl anlayabilir, kabullenebiliriz?... Aslında Sn. Başkanı şu iki yıllık icraatlarından tanıyoruz. Bir üç yıl daha da tahammül edeceğiz. Tabii bu orada Fetullah Gülen’e, Mehmet Şevket Eygi’ye, Namık Kemal Zeybek’e, Mehmet Ağar’a Dostluk ve Barış Ödülü vermezse?...

“Sözüm meclisten dışarı” Hünkâr diyordu ki; “Ev içindeki düşmandan kork.”

Hep korkageldik.

Korkmayı sürdürelim.

Zira korkmayan önlem almaz. Dost kim, dost görünen kim ayırt edemez.

Bu vesileyle bir kez daha gördük ki; Siyaset Meydanı aynı Siyaset Meydanı, Ali Kırca aynı Ali Kırca...

Tek yanlı, devlet (sistem) yanlısı, resmi görüş sahibi kişilerin propaganda taarruzu, asimilasyon gayreti devam ediyor Siyaset Meydanı aracılığıyla.

Konu buraya gelmişken; henüz test yayınları aşamasında olan; Su, Düzgün ve (ve hatta) Cem TV’nin kıymetini bilelim. Bu kanallarda kimse bizleri birbirimizle kavga ettirmeyecek. Tuzak sorularla, söz kesmeler, azarlamaya varan tavırlarla olumsuz resimler vermeye zorlamayacak.

Bu kanallar henüz doğum aşamasındayken bile holding medyasının “Aleviler ve Alevilik” konusuna ilgi duymaları bilelim ki yol kesme, izleyici çekme gayretlerinden başka bir şey değildir.

27 Şubat 2006

Ali BALKIZ

 

 
Ana Sayfa | Basın Açıklamaları | Yazı Dizisi | Haberler | Şubemizden Haberler | Yazarlar | Etkinlikler | Foto Galeri | Etkinlik Fotografları | Makaleler | Sivas Katliamı | Sivas Şehitleri | Katliamlar | Alevilik | Bilgi-Belge | Genel Mer.Yön Kurulu | Antalya Şube Yön. Kurulu | Pir Sultan Anıtı | Pir Sultan Yazıtı | Pir Sultan Abdal | Pir Sultan'ın Eserleri | Pir Sultan Abdal Dergisi | Tüzük | Takvim | Arşiv | Kaynakça | Kronoloji | Linkler | iletişim | Ziyaretçi Defteri
 
©2006 Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Antalya Şubesi Tüm hakları saklıdır.
Tel: 0 (242) 326 34 44 Faks: 0 (242) 247 55 45 E-Posta: iletisim@psakd.org