|
Samimiyetsizlik...
İsmail Engin'e yanıt
Sayın İsmail Engin bey…
42. Hacı Bektaş-ı Veli anma törenleri ile ilgili yazınızı üzülerek okudum.
Bu törenlerle ilgili izlenimleri ve fotoğrafları Avrupa Alevi Birlikleri Federasyonu
resmi sitesine yollayan da benim. Tabii ki konfederasyon Genel Başkanı sayın
Turgut Öker’in bilgisi ile. Açılış resmi töreninden hemen kaleme alınan bir
yazı idi. Özü itibarı ile yazdıklarımın tamamen arkasındayım.
Bu törenlerde zat-ı alinizi neden göremediğimi yanıtlarsanız sevinirim. Böylece
masabaşından kalkıp alanlara , halkın arasına atılmış, somut gerçeklerle yüz
yüze gelmiş olursunuz ! Bu belki yazılarınıza da yansır ve daha önyargısız yazmaya
başlarsınız inşallah !
Sizin bazı konuları yanlış anlama ya da yanlı anlama , sonuç olarak da yanlış
aktarma, manipule etme gibi bir siciliniz var. İzleyenler hatırlayacaklardır.
Antalya’nın Finike İlçesi Yuvalı Köyünde On yıldır tarafımızdan düzenlenen Kafi
Baba anma etkinliklerinde Karacaahmet Sultan Derneği yöneticilerinden birkaç
kişinin yakışıksız tavırlarını yazmıştım ve siz bunu dergaha hakaret olarak
algılayayarak ( nasıl bir algılamaysa bu) beni Alevi- Bektaşi Federasyonuna
şikayet etmiş, hakkımda disiplin işlemi yapılmasını dahi istemiştiniz. Dar-ı
Mansur’a inanan biri olarak soruşturulmaktan ve özümü dara çekmekten asla imtina
etmedim, etmem ! Sizde de aynı yürek varsa istediğiniz yerde tartışalım, özümüzü
dara çekelim var mısınız ? Ama törenlere dahi katılmayarak , medya tekelinin
sunmuş olduğu haberleri de tek doğru kabul ederek Türkiye’nin ve Avrupa’nın
en güçlü ve örgütlü kurumunu düzenli, disiplinli kortej oluşturmalarını ve üzerinde
Alevilerin taleplerini anlatan yelekler giymiş olmalarını kafalarda başka çağrışımlar
yapmak için kendinizi zorlamanızı ben de doğrusu “ SAMİMİYETSİZLİK” olarak algılıyorum.
Araştırmacı olmanız, bilgili olmanız Alevi örgütlerinin emekçilerine fütursuzca
dil uzatma hakkını vermez ! “Basiretsizlik” sözcüğünü bu örgütlere on beş yıldır
emek vermiş biri olarak size iade ediyorum ve Kurumlarımızdan özür dilemeye
çağırıyorum. Bu gücü nereden aldığınızı da merak ediyorum doğrusu ? Bakın yazınızdan
bir bölümü aynen alıyorum. “Yukarıda adı geçen derneklerin bir araya gelerek
oluşturduğu Türkiye Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) ile Avrupa Alevilerinin
“örgütü” olduğunu beyan eden Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK),
2004 yılında daha önce düzenli desteklerini ilan ettikleri her yıl ağustos ayında
gelenekselleşmiş bir şekilde yapılan Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri’ni, “seçilmiş”
(atanmış değil) Belediye Başkanı Ali Rıza Selmanpakoğlu’nun programda kendilerine
danışmadığı iddiasıyla – buna suçlama da diyebilirsiniz – protesto edip, katılmama
kararı almıştı.
Sonuçta, 41. Ulusal 15. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür
Sanat Etkinlikleri’ne (2004) bu örgütler” katılmamıştı. Katılmamıştı da ne olmuştu?
Etkinlikler gelenekselleştiği üzere devam etmişti!” “Örgüt disiplinine” vurgu
yapan bu durumun ve tutumun, üniform bir Alevilik istediğinin aleni bir yansıması
ve itirafı olduğu, tabii ki yine düşünülmedi sanırız. Bunun, adı geçen “örgütler”
tarafından ileriye sürülen “Demokratik Alevi Hareketi” söylemiyle ne derece
örtüştüğü de ortada.”
Yukarıdaki cümlelerinize bakarak birkaç sorum olacak net olarak yanıtlarsanız
sevinirim.
1- AABK sizce kurumsal anlamda Alevilerin temsilcisi olan bir örgüt müdür-
değil midir ?
2- ABF kurumsal anlamda Türkiye’deki Alevilerin temsilcisi midir-değil midir
?
3- Hacı Bektaş-ı Veli anma törenlerinin , tertip komitesinden jürisine kadar
yaklaşık on beş yıldır bu “ örgütler” ve belediye işbirliği ile yapıldığını,
hatta bir dönem etkinliği sadece sizin “örgüt” dediğiniz ABF ye bağlı dernek
tarafından yapıldığını,bakanlık katkılarının bu derneğe geldiğini, etkinliklerden
artan mali kaynağın da Hacıbektaş ilçesi’nin sosyal ve kültürel ihtiyaçları
için harcandığını biliyor musunuz?
4- En azından eski belediye başkanı sayın Özcivan’dan bu konularda bilgi toplayarak
ve “ örgüt” dediğiniz kurumların gerçekten on beş yıldır ne büyük fedakarlıklar
yaptıklarını, bedel ödediklerini öğrenseydiniz daha sağlıklı, ayakları yere
basan, “bağcıyı dövmeyip sadece üzüm yiyen” bir değerlendirme yapsaydınız daha
iyi olmaz mıydı?
5- Sizce disiplinli ve örgütlü davranış demokratikliğin önünde bir engel mi?
“Demokratik Alevi olmak” veciz sözünü belediye başkanı için de sormayı düşünüyor
musunuz ?
6- “depremden nasıl korunmalı” sizce Hacı Bektaş Veli anma törenlerine nasıl
bir uhrevi anlam katıyor?
7- Demokrasinin gereği olan “oy” ile seçilmek “diktatörlük” özlemlerinin gerekçesi
ya da payandası olabilir mi?
8- Sizinle soyadı benzerliği dışında bir bağımın olmadığının bilinmesi ricası
ile ,
Saygılarımla…
19 Ağustos 2005
KAZIM ENGİN
Hacı Bektaş-ı Veli Kültür ve Tanıtma Dernekleri Genel Sekreter Yardımcısı
|