Bilindigi
gibi ülkemizde ve yakın cografyamizda ekonomik, siyasal
ve sosyal yasam kosullari hergeçen gün agirlasmakta , baski,
sindirme ve yildirma politikalariyla hak ihlallerine hergün
bir yenisi eklenmektedir.
Özellikle
AB Kriterlerinin bir sonucu olarak karsimiza cikarilan;
Avrupa Birligi emperyalistlerinin ülkeye demokratiklesme
adi altinda dayattiklari uyum yasalarina uygun olarak yasalastırılan
Terörle Mücadele Yasasının kanunlaşmasından sonra Demokratik
Kitle Örgütleri, Sendikalar, Dernekler ve Kültür Merkezleri
basılıyor, keyfi gözaltı ve tutuklamalar gerçekleştiriliyor;
muhalif Basın Yayın Organları, gazeteler, dergiler toplatılıyor,
radyolar kapatılıyor. Ülkede sadece sınıfsal, sosyal ve
ekonomik açılardan değil; aynı zamanda etnik ve inançsal
kimlikler üzerinde de baskı ve asimilasyon politikaları
uygulanmaktadır.
“Özgürlük
İstiyoruz” etkinliği de son süreçte yaşanılan bu anti demokratik
uygulamaları protesto etmeye yöneliktir. Biz Pir Sultan
Abdal Kültür Derneği İstanbul Şubeleri olarak, genelde yaşamın
her alanında yaşanan bu hak ihlallerine karşı durmak, baskı,
sindirme, gözaltı ve tutuklamaları protesto etmek, kamuoyunu
bu konuda biraz duyarlı hale getirmek; özelde de yüzyıllardır
Anadolu topraklarında sürdürülen etnik ve inançsal asimilasyon
politikalarını protesto ediyoruz. Bugüne kadar haykırdığımız
taleplerimiz için demokrasiden, insan haklarından, barıştan
yana tüm kişi, kurum ve kuruluşları duyarlı olmaya davet
ediyoruz.
·
Alevilerden alınan vergilerle, Diyanet İşleri Başkanlığı
finanse edilen DİB tümüyle lağvedilmelidir. İnanç grupları
ve Cemaatler inançları için gerekli finansman ve giderleri
kendi olanaklarıyla karşılamalıdırlar.
·
12
Eylül Askeri cuntasının yapmış olduğu 82 Anayasasındaki
düzenleme ile Alevi çocuklarını, gençlerini asimile etme,
Sünnileştirme amacıyla verilen Zorunlu Din Dersleri uygulamasına
derhal son verilmelidir.
·
Bundan
birkaç gün önce bir Alevi babanın, çocuğunun zorunlu olarak
din dersine girmesini engellemek üzere açtığı davada mahkeme,
zorunlu din dersini insan hakları ihlali olarak değerlendirmiş
ve istemeyenlerin zorunlu din dersine alınmalarını durdurmuştur.
Fakat burada da, ülkedeki yönetimi elinde bulunduran inkarci,
asimilasyoncu politika kendini göstermiştir. İstanbul Valiliği
yürütmenin durdurulması için Danıştaya müracaat etme hazırlanmaktadır.
·
Nufüs cüzdanlarındaki Din hanesi kökünden kaldırılmalıdır.
Mevcut uygulama psikolojik bir baskı mekanizması oluşturmaktan
ve göz boyamadan başka bir şey ifade etmemektedir.
· Alevi köylerine zorla yapılan Camiler,
derhal Cemevlerine dönüştürülmelidir.
·
Alevilerin ibadet ve inanç merkezleri olan Cemevleri derhal
yasal statüye kavuşturulmalıdır. Cemevi inşaatlarının yapılması
önündeki keyfi engeller kaldırılmalıdır.
Bu
taleplerimizi haykırırken, büyük ozanın sözleriyle diyoruz
ki :
“.görmekten duymaktan, dokunmaktan korkuyorlar.
Yağmurda
çırçıplak yıkanır gibi ağlamaktan,
sımsıkı
bir ayvayı dişler gibi gülmekten korkuyorlar.
Sevmekten
korkuyorlar, bizim Ferhad gibi sevmekten
Tohumdan
ve topraktan korkuyorlar,
akan
sudan ve hatırlamaktan korkuyorlar...”
“Alevi”
sözcüğünden korkuyorlar. Aleviliğin Anadolu’ya özgü, öğretisi
ve uygulaması ile farklı bir inanç oluşundan ve diğer inançlarla
farklılığını korumasından korkuyorlar. Demokratik Alevi
Hareketinden korkuyorlar. Ülkede emek ve demokrasi mücadelesi
veren, barıştan, insan haklarından yana olan tüm kurumlardan
korkuyorlar…
Korkmakta
da haklılar…Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri olarak depolitizasyon,
baskı, inkar ve asimilasyon politikaları karşısında bugüne
kadar olduğu gibi, bundan sonra da devrimci duruşumuzu sürdüreceğimizi,
emek cephesiyle, demokrasi güçleriyle birlikte güzel yarınlar
için mücadele etmekten asla vazgeçmeyeceğimizi bir kez daha
haykırıyoruz.
ALEVİLİKLE
İLGİLİ İNKAR VE ASİMİLASYON POLİTİKALARINA SON !
ZORUNLU
DİN DERSLERİ UYGULAMASI KALDIRILSIN !
DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI LAĞVEDİLSİN !
Tutuklu
Sendikacılar VE GAZETECİLER Serbest Bırakılsın !.