Geçen
pazar günü, Büyük Ankara Oteli’nde bir yemek vardı. Evsahibi
Sivas Hizmet Vakfı idi. Vaktiyle eski Sivas Valisi Lütfi
Tuncel tarafından kurulmuş, sırasıyla her gelen vali de
vakfa başkan olmuş. Şimdiki başkanı ise, şimdiki vali Lütfullah
Bilgin.
Yemeğin
davetlileri ise başta Ankara’da faaliyet gösteren Sivas
orijinli kitle örgütlerinin (Divriği Kültür Derneği ve Vakfı,
İmranlılar Derneği ve Vakfı, Aşık Veysel Kültür Derneği,
ORVAK, Kızılırmak Köy Dernekleri, Kangal Kültür Derneği,
PSAKD, Hacıbektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Pir Sultan
Vakfı ve yüzlerce köy derneği) başkanları ile Ankara’da
bulunan Sivaslı bürokratlar (general, büyükelçi, albay,
APK Daire Başkanı, genel müdür, müsteşar, emniyet müdürü,
şube müdürü) ve Sivaslı politikacılar (Mahmut Işık, Ekrem
Kangal, Cengiz Güleç, Haydar Yılmaz, Abdüllatif Şenel, Temel
Karamollaoğlu, Hüsnü Yusuf Gökalp, Muhsin Yazıcıoğlu).
Yemek
sonrası yapılan konuşmalar bölümünün sunucusu ise; 2 Temmuz
1993 Sivas katliamı davasında, mağdur-tanık Ali Balkız’ın
DGM’de verdiği ve tutanaklara geçen ifadesinde “Kitleyi
kışkırtan, yönlendirenlerin arasında Gazeteci Sirer Doğan
da vardı” diye belirttiği mahalli gazeteci Sirer Doğan’dı.
Madımak’tan kurtulanlardan Ali Balkız ile Murteza Demir
de kendi örgütlerini temsilen bu yemekteler.
Sivas
Valisi Lütfullah Bilgin’in, Aşık Veysel’in dizelerini okuyarak
başlattığı konuşmasının özünde; “Gelin tanış olalım, Sivas’ı
sevelim” mesaji vardı.
Her
ilçeyi temsilen öbek öbek oturan konukların başında ise,
Vali’yi temsilen ilçenin kaymakamı bulunuyor. Ve her ilçeyi
temsilen bir kişiye söz veriliyor.
Konuşmalar
boyunca; Sivas’ın tarihsel önemine, cumhuriyet boyunca oynadığı
role, tarihsel, ekonomik, kültürel değerlerine sık sık vurgu
yapılıyor. Her konuşmacı, kendisinin dışındaki herkesi Sivas
ve Sivaslılar için hizmete davet ediyor.
Sivaslılar
bu yemekte buluşacaklar, tanışacaklar Sivas’ın değerlerini
ve önemini kavrayacaklar ve Sivas’a hizmet için “güçbirliği”
yapacaklar... Hem de Madımak katliamına rağmen. Hem de bu
katliamın (bireyler bazında) taraflarını aynı yemekte buluşturarak...
Üstelik katliamın doğrudan hedefi PSAKD’nin o günkü ve bugünkü
genel başkanlarına söz vermeyerek... Ali Balkız’ın Yıldızeli
kaymakamına, söz almak, konuşmak istediğini söylemesine,
Sirer Doğan’a defalarca işaret edip yanına çağırmasına rağmen.
Temel
Karamollaoğlu konuşacak.
Ali Balkız konuşmayacak.
Bunun
adı da “Sivas’a hizmet” olacak.
Ve
o yemek, başına oturanların yarısından çoğunun midesine
oturacak. Belki söz alırız, duygularımızı, düşüncelerimizi
ifade etme şansı buluruz umuduyla da sonuna kadar evsahibine
saygıyla beklenilecek...
Acaba
devletin “Sivas dilimi”, ne yapmak istiyor?..
Alevilerle
Sünnileri barıştırmak mı istiyor?...
Böyle
bir amaçları varsa, çabaları boşunadır.
Zira;
Alevilerle Sünniler; tarih boyu hep kardeş olmuşlardır ve
olmaya da devam edeceklerdir. Yok eğer katillerle mağdurları
bir araya getirmek ise, beyhudedir.
Amaç;
Sivas’ta barışı temin etmek ise; 2 Temmuz konuşulmadan bu
olası değildir.
Amaç;
devletin Alevilerle barışması ise; koşulları Diyanet İşleri
Başkanlığı’nın kaldırılması ile başlar.
Amaç;
Avrupa Birliği’ne “Bakın ben ev ödevimi yapıyorum” demek
ise zorunlu din derslerinden başlamak gerekir.
Amaç;
Alevileri birbirlerine düşürmek ise; başarmışlardır. Bu
yemeğe katılan Alevi derneklerinin temsilcileri hakkında
söylenenler yenilir yutulur cinsten değildir.