ÖMER
LÜTFİ METE VE BENZERLERİNİ ŞİDDETLE KINIYORUZ.
Sabah
Gazetesi yazarlarından Ömer Lütfi Mete‘nin 08.02.2005 tarihli
köşesinde yazdığı Alevilik değerlendirmesi ve hakaretleri
üzerine.
Sayın Ömer bey yazısında önümüzdeki dönem ders kitaplarında
Alevilik derslerinin başlayacağını, bunun iç barış ve demokratikleşme
adına önemli bir adım olduğunu ancak buna - sol imbikte
süzülme - Alevi yöneticilerinin karşı çıkacağını ve bu yöneticilerin
profesyonel Alevici olduğunu, Alevilerin Camiye gidip namaz
kıldığını ve ramazanda oruç tuttuğunu , ancak Alevi yöneticilerinin
bunu kabul etmediğini söylemektedir.
İç
Barış ;
Sayın
Ömer bey yazısında önümüzdeki dönemde ders kitaplarında
Aleviliğin verilmesini iç barış ve Demokratik gelişim olarak
sunmaktadır. İç barış bu mudur? İç barış Alevilere sormadan
Alevilik hakkında ahkam kesmek ve koca bir toplumu yok saymak
mı dır. Ömer beyin yaptığı gibi. İç barışı sağlamak için
aynı inançtan veya aynı etnik kökenden olmak şart mıdır.
Bunlar olmadan iç barış olamaz mı?
Demokratik
Gelişim;
Sayın Ömer
beyin demokrasiden haberi yok galiba, demokrasinin inanç
özgürlüğü ve insanların kendi inançlarını kendilerinin tanımlaması
ve yaşaması olduğunu bilmiyor galiba. Demokratikliğin kendi
inancını başkalarına zorla benimsetmek , Demokratikliğin
ZORUNLU DİN DERSİ vermek olmadığını bilmiyor galiba,
Demokratik ülkelerde bunun böyle olmadığından bi haber galiba.
Evet Ömer beyin
yazdığı gibi Alevi Derslerinin Diyanetçe yazılmasını kabul
etmiyoruz. Çünkü İç Barış ve Demokratikliği benimsemiş ülkelerde
Alevilik dersleri zaten veriliyor ve bu dersleri Aleviler
hazırlıyor veya Alevi kurumlarının onayından geçiyor, dersleri
Alevi kurumlarının onayladığı ya da önerdiği kişiler veriyor
ama tüm diğer Din derslerinde olduğu gibi ZORUNLU değil
gönüllü.
Kendisini
sünni-Alevi olarak tanımlayan Ömer bey, literatürümüze yeni
bir tanımlama getirmiştir. Ömer bey yeni bir Alevi kimliği
oluşturmuş; Sünni-Alevi. Sayın Ömer beyin Sünniliğini bilmem
ama Alevi olmadığı konusunda hiçbir kuşkumuz yoktur.
Profesyonel
Alevicilik;
Ömer
bey yazısında Alevi Öncülerini Profesyonel Alevicilik yapmakla
suçlamaktadır. Profesyonellik nedir? Ya da Ömer beyin kastettiği
nedir? Aleviliği gelir kapısı olarak görenleri kastediyor
ise baştan yanılıyor. Çünkü hiçbir Alevi kurumundaki Yöneticiler
Devletten ya da halkın vergilerinden kesilen paralardan
maaş almıyorlar. Ömer bey ve Ömer bey gibiler bunu iyi bilmelidir.
Meslek gereği Alevicilik yapan bir Alevi kurum yöneticisi
gösteremezsiniz. Hayatını ve geleceğini Alevicilik yaparak
kazanan bir yönetici gösteremezsiniz. Bizler her birimiz
bir yerlerde çalışarak hayatımızı kazanıyoruz Hepimiz meslek
ve kariyer sahibi insanlarız. Ailemizin ve çocuklarımızın
hem zamanlarını hem de kazancımızın belirli bir kısmını
onurluca yürüttüğümüz ve mensubu olduğumuz Alevilik mücadelesi
için harcıyoruz.
Alevilik
İnancı ve Öncüleri ;
Ömer
bey, Alevi öncülerinin toplumu temsil etmediğini iddia etmektedir.
Ömer beyin öncü diye eleştirdiği bizler, yeni Alevi Örgüt
Yöneticileri toplumun kaçta kaçını temsil ediyoruz?
Ömer
bey buyursun bizim Cem Evimize, bizim kurumlarımıza gelsin.
Bizlerin bu görevlere nasıl geldiğimizi incelesin. Biz bu
halkı temsil etmeden buralara nasıl seçilebiliriz bir baksın.
Bizler seçilerek göreve geliyoruz.
Ayrıca
doğal Alevi önderleri olan Dedeler de ömer beyin dediği
gibi Camiye gitmez, namaz kılmaz, ramazan orucu tutmazlar.
Alevilerin
İbadethanesi Cami değil Cemevleridir.
Ömer
beyin yazdığı gibi olsa idi , yani Alevilerin ibadethanesi
cami olsaydı “Cem Evleri İbadethanemizdir” imza kampanyasında
kısa süre içerisinde 600 bin imza nasıl toplanırdı? Alevilerin
İbadethanesi cami ise bugün İstanbul’da Okmeydanı Cem Evinde,
Kartal Cemevinde, Sarıgazi Cemevinde, Şahkulu Dergahında,
Karacaahmet Dergahı ve Cem evinde, Erikli Babada, Garip
Dedede, Alibeyköy Cemevinde, Yenibosna Cemevinde, Bağcılar
Cemevinde ve burada sayamıyacağım yüzlerce cemevinde insanlar
ne yapıyor. Buralara bir gidin onların camiye gidip gitmediğini
bir sorun. Ramazanda oruç tutup tutmadığını bir sorun. Köşenize
oturarak Alevilik hakkında ahkam kesemezsiniz. Kalkın Alevi
köylerini gezin yüzde kaçında cami var, camisi olan köylerin
de camilerinin nasıl yapıldığını ve şimdilerde nasıl kullanıldığına
bir bakın.
Hem
solcuyuz hem Aleviyiz
Ömer
bey biz Alevi yöneticilerini - sol imbikte süzülme - kişiler
olarak nitelendirmektedir. Ömer beyin hangi imbikten süzüldüğü
ise meçhuldür. Evet biz solcuyuz Alevilerin büyük bir çoğunluğu
da solcudur. Bizler hem solcu olmaktan hem de Alevi olmaktan
onur duyarız.
Ömer
bey ilk değil ;
Aleviliği
aslı dışında değerlendiren ve asimile etme çabaları içerisinde
olan bu sebeple yazı yazan, açıklama yapan, fetva verenler
bu aralar sıkça ortaya çıkmaya başladı. Alevi toplumunun
ve Alevi örgütlülüğünün yüzyıllarca süren baskı ve zulüm
sonrasında bir rahatlama sürecine girmesi ve Alevi kimliğine
görülmemiş oranda sahip çıkmasıyla birlikte birçok kesim
ve özellikle Alevi Halkının vergi gelirlerinden de kesilen
paralarla nemalanan profesyonel dinciler ve fena rahatsız
olmaya başladılar. Bu kesimin şövalyeleri de eline kalemi
ya da mikrofonu alıp bunların sıkıntılarını dillendirmeye
başladılar.
Aleviler
Ramazan orucu tutmazlar
Alevilerin
İbadethanesi Cami değil Cem Evidir.
İbadeti
Namaz değil Cem’dir.
Orucu
Ramazan değil Hızır ve Muharrem’dir.
Alevilerin
İnancında Saz ayrılmaz bir parçadır.
Aleviler
eş ve çocuklarıyla hep birlikte yan yana ibadet ederler.
Alevilerde
kadın ibadetin içindedir hatta Dede Postunda oturan “Ana”
kadınlar vardır.
Alevi
Köylerinin % 90’nda Cami yoktur. % 10’nundaki Camilerde
zorla yaptırılmıştır. Bu % 10’luk camilerde kullanılmamaktadır.
Bu
gerçekleri görmeyen ya kördür, ya cahildir yada Aleviler
üzerinde oynanmak istenen oyunlara katkı sunan kötü niyetli
insanlardır. Sayı Ömer bey ve benzerlerine duyrulur.