Pir Sultan Abdal Kültür Derneði Antalya Þubesi - psakd.org
Ana Sayfa Haberler Etkinlikler Tüzük Yönetim Kurulu Şubelerimiz İletişim Ziyaretçi Defteri

 

 

KURUMLARIMIZ GURURUMUZDUR,

ZULFU AKARBütün bireysel yetersizliklerime, kişisel zaaflarıma, cehaletime rağmen Pir Sultan Abdal Kültür Derneği gibi bir Alevi kurumuna mensup olmaktan gurur duyduğumu ifade ederek başlamak istiyorum. Bulunduğum yere, kuruma yönelik tüm saldırı ve aşağılamalara karşı bu haklı gururumu özellikle ifade ediyorum.

Demokratik Alevi İnsiyatifi koordinasyon üyesi Ergin Doğru gibi insanların ifadeleri ise ancak gülünüp geçilecek şeylerdir. Gülünüp geçilemeyecek olan ise bu ifadelerin 19 Aralık 2006 Salı günü Toplumsal Demokrasi gazetesinde yayınlanmış olmasıdır. Hiçbir süzgeçten ve değerlendirmeden geçirilmeksizin hakaret ve haksızlık dolu bir yazının yayınlanması çok ama çok üzücüdür. Ülkemizdeki Demokrasi mücadelesinin önemli unsurlarından olan Alevi örgütlenmelerinin bu denli aşağılanmasına yer veren bir yazının bu nitelikli gazetede yayınlanması asla doğru değildir.

Ergin Doğrunun incilerini sıralayarak yazmak daha anlamlı olur. Diyor ki: “Alevilik ne bir etnik kimliğin diğerine üstünlüğünü ne de insanlar arasında üstünlüğü benimsemiştir. Buna rağmen günümüz Alevilerinin gerek dünyada yaşanan savaşlara, gerekse ülkemizde uzun süredir yaşanan çatışma gerçeğine yaklaşımları ortadadır. Bu duruş Aleviliğin özüne yakışmayan bir duruştur.................................... Kendi sorunları dışındaki sorunlara karşı duruşu nedir? Kocaman bir sıfır.”

Pes dedirtecek sözler. Alevi kurumlarına yaklaşımında İzzettin Doğan’la yarışıyor mu diye düşünmekten alıkoyamıyor insan kendini. Ne olacaktı, Alev kurumları birilerinin emrindeki kurumlar mı olsun?

Alevilerin şirin olması için Türk veya Kürt ideologlarının, politikacılarının beklentisine göre mi hareket etmesi gerekiyor?

Alevilik ardında binlerce yıllık bir tarihi taşıyan, her zaman ve heryerde her türlü ırkçılığın, şövenizmin, baskının karşısında olmuş ve olmaya devam eden bir YOL’dur. Etnik kökeni ne olursa olsun, ister Türk ister Kürt şövenisti olsun Alevilerin kimseye şirin görünmeye niyeti olamaz. Alevilerin kendi sorunları dışındaki sorunlara karşı duruşunun sıfır olduğunu söylemek ancak bir cehaletin ve art niyetin sonucu olabilir. Hele bu açıklamaları yapan insanlar bir kurum adına hareket ediyorlarsa o kurumun duruşundan da şüphe etmek gerekir.

Devam ediyor Sayın Ergin Doğru: “Alevi örgütlerinin büyük çoğunluğu özlerine ihanet ederek, Kürt sorununa yaklaşımda şoven-rantçı çevrelerle aynı noktada duruyor.”

Kimlerdir bu örgütlerin çoğunluğu ? Rantçı şoven çevrelerle aynı noktada duran Alevi örgütü varsa adını söylemek ve ispatlamakla mükellefsiniz. Bunu yapmıyorsanız esnek cümlelere sığınarak tüm Alevi örgütlerini karalıyorsunuz demektir ki, kirli bir yöntem ve politikadır bu. Böyle düşünen insanlarla değil Kürt sorununun çözümünde en basit sorunların çözümünde bile yan yana durulamaz. Devam Ediyor:

“Özcesi Aleviler, Kürt sorununa yaklaşımda sınıfta kalmışlardır.”

Alevi kurumları demiyor, Aleviler diyor. Alevi duruşuyla ilgisi olmayan bir özensizlikle Kurumlarla Alevileri birbirine karıştırıp duruyor. Kendisi Alevilere karşı Kürt sorununu çözme koordinasyonu sözcüsü mü ki, Alevilerden kendisinin dışında ve kendisine karşı insanlarmış gibi söz ediyor. Hangi yetki ve çabayla sınıfta bırakıyor Alevileri.

Devamında diyor ki; “Aleviler kendilerine yakışmayan bir duruşun sahibidirler.” Bazı Aleviler veya bazı Alevi kurumları deme nezaketinde de bulunmuyor. Devam ediyor ; “Aleviler özlerine ters düşen bu geri, yetmez ve kirli duruştan kurtulmalıdırlar.” diyor. Kendinden başka kimseyi sevmeyen bir şövenistin, kendini herkesten üstün gören bağnaz bir milliyetçinin, kendini herkese akıl vermekle yetkilendiren megaloman bir siyasetçinin sergileyeceği tavır ve söyleyeceği sözlerdir bunlar.

Devam ediyor: “ Aleviler ya özlerine dönüp kendileri ve halklarımızın çıkarına olan barış mücadelesini yürüteceklerdir ya da yıllardır alnımıza sürülen kara lekeyle yaşayacaklardır.” Emredersin generalim demekten başka bir cevap var mı bu söze? Alevilerin alnında asla kara leke ( ler ) . Kimsenin kendi alnındaki lekeyi Alevilere mal etmek haddine değildir. Aleviliğin ve Alevilerin özünü bilmeyenlerin Alevileri özlerine davet etmek de hadlerine değildir.

Keşke bitmiş olsaydı, devam ediyor; “Kendi özlerine ve tarihsel kimliklerine ters düşerek, geleceklerini riske ederek, şövenist, milliyetçi rantçı güçlerle yanyana durmak, Alevileri zorbanın yanında, sistemin piyonu olmaktan öteye götürmeyecektir.” El insaf. Kimden söz ediyorsunuz Sayın Ergin Doğru ? Bu yaklaşımınız, bu ifadeleriniz kime ve neye hizmet ediyor? Bu ifadelerden sonra Alevilerle Kürt Halkını yan yana davet etmeye hakkınız kalıyor mu? Kürt halkıyla, Türk halkıyla ve diğer tüm azınlık ve halklarla yan yana, iç içe olan Alevileri nereye davet ediyorsunuz? Bu zihniyetle bu daveti ne Aleviler adına ne de Kürt halkı adına yapamazsınız. Ciddiye alan kendi aklına yansın.

Sayın Ergin Doğru istediği gibi düşünebilir ve istediğini söyleyebilir. İzzetin Doğan'a alıştığımız gibi kendisine de alışacağız. Alışamayacağımız şey ise bu tür yaklaşımların, hakaretlerin, aşağılanmaların Toplumsal Demokrasi gibi bir gazetede yer bulmasıdır. Umut ediyorum ve diliyorum ki Toplumsal Demokrasi gazetesi bu hatasını düzeltir.

Herkes bilmelidir ki, Demokratik Alevi Hareketinin sahibi olan Alevi kurumları, mazlumun hakkı için mücadele eden her siyasi yapını yanındadır ama emrinde değildir. Demokratik Alevi Hareketi, Aleviliğin sorunlarının da, ülkemizdeki tüm diğer sorunlarla birlikte, yani emekçi sorunları, öğrenci sorunları, insan hakları sorunu, barış sorunu ile birlikte çözüleceğinin bilincindedir. Alevi mücadelesi sadece kendisi için değil tüm yaşam içindir. Hiçbir kurum mücadele yöntemleri hakkında başka bir kurumdan akıl almak zorunda değildir. Ülkemizdeki sorunların çözülmesi için öncelikle bizim sorunumuz çözülmelidir diyecek kadar sığ anlayışa da sahip değildir Aleviler. Bunu diyen Kürt milliyetçilerine soralım; Kürt sorunu çözüldüğünde özel mülkiyet sorunu çözülecek mi, mülkiyet kavramı tarihe karışacak mı?. Tarihi boyunca ne özel mülkiyeti ne de kollektif mülkiyeti savunmuş, mülkiyetin her biçimine karşı çıkmış olan bir anlayışa, sorunların çözümünün nerden geçtiği konusunda akıl verirken bir hayli düşünmek gerekir. Kendi siyasi düşüncesi doğrultusunda hareket etmeyenlere hakaret etmek, aşağılamak ise politik sığlıktan başka bir şey değildir. Biz Aleviler asla yanar döner olmadık ve birileri istiyor diye de olmayacağız. Tarih boyunca hep aynı doğruda yürüdük ve yürüyeceğiz. Ne stratejilerimiz değişti ne söylemlerimiz. Biz hep insan dedik ve tüm kainatı bir gördük.

Çocukların anlamasını beklemek için de yanıp tutuşacak değiliz. Olgunlaşmalarını bekleyecek kadar sabrımız vardır.

20.12.2006

Zülfü AKAR

zulfu_akar@hotmail.com

 

 
Ana Sayfa | Basın Açıklamaları | Yazı Dizisi | Haberler | Şubemizden Haberler | Yazarlar | Etkinlikler | Foto Galeri | Etkinlik Fotografları | Makaleler | Sivas Katliamı | Sivas Şehitleri | Katliamlar | Alevilik | Bilgi-Belge | Genel Mer.Yön Kurulu | Antalya Şube Yön. Kurulu | Pir Sultan Anıtı | Pir Sultan Yazıtı | Pir Sultan Abdal | Pir Sultan'ın Eserleri | Pir Sultan Abdal Dergisi | Tüzük | Takvim | Arşiv | Kaynakça | Kronoloji | Linkler | iletişim | Ziyaretçi Defteri
 
©2006 Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Antalya Şubesi Tüm hakları saklıdır.
Tel: 0 (242) 326 34 44 Faks: 0 (242) 247 55 45 E-Posta: iletisim@psakd.org