Geçtiğimiz
perşembe günü başlayan Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri,
Hacıbektaş kasabasında dün sona erdi. Bu yılki etkinlikler,
bu dizide yapılan etkinliklerin otuz sekizincisi oldu.
Bu
yıl da cumhurbaşkanından ilçe kaymakamına dek tüm devlet
yetkilileri orada oldular. Tek tek kürsüye çıkarak Alevi
yurttaşlara seslendiler; Kendinizi niye dışarıda görüyorsunuz,
şemsiyenin altına gelin, hepimiz elhamdülillah Müslümanız,
Türküz, ayrımız gayrımız yoktur dediler. Alevi kuruluşlarının
temsilcileri de yine yıllardır olduğu gibi, bu laflara karnımız
tok, biz Aleviyiz, kendi kültürümüzü ve inancımızı kendimizce
yaşamak istiyoruz, elinizi üstümüzden çekin;
Şu,
425 trilyonluk bütçesi ve 100 bin kişilik kadrosu ile Sünni
yurtaşlar dışında kimseye hizmet vermeyen ve laik devlet
anlayışı ile asla bağdaşmayan Diyanet İşleri Başkanlığı'nı
devlet yapılanmasının dışına çıkartın;
12
Eylül hukukunun bir ürünü olan ve sadece Alevi çocukları
için değil, kimi yurttaşlar için boyunlarına geçirilmiş
bir değirmen taşı niteliği taşıyan zorunlu din dersi uygulamasından
vazgeçin. Alevi köylerine Kenan Evren kafasıyla zorla cami
yaptırıp, Sünni imam tayin etme alışkanlığınızdan vazgeçin,
diye isteklerini tek tek sıraladılar. Demokrasi, laiklik,
insan hakları, eşitlik, adalet ve barışa ilişkin istemlerini
yenilediler...
Dinleyenler
ise her iki tarafı da alkışladılar...
Ve bu konuşmaların yapıldığı kürsünün önünde Hacı Bektaş
Veli'ye atfedilen bir söz pankarta yazılmış olarak asılı
oldu. O söz şöyleydi: "İncinsen de incitme."
Hacı
Bektaş Veli'nin kimi sözleri vardır ki; dünya durdukça durmalı,
kimi sözleri de vardır ki, söylendiği zamanda ve yerde ancak
anlamlı. "Bilimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır", "Kadınları
da okutun", "Her ne ararsan kendinde ara", "Ararsan bulursun",
"Benim kabem insandır", "Okunacak en büyük kitap insandır"
gibi sözler, her yer ve zamanda doğru ve geçerli sözlerdir.
"İncinsen de incitme" sözü ise tasavvufi ve mistik anlamda
belki söylendiği gün için, o da azad edilen köleler için
söylenmiş bir sözdür.
Hacıbektaş
Belediyesi yetkilileri nedense bu törenler için hep bu sözü
seçerler. Üstelik bu kimilerinin de işine gelir. Oysa gün;
"İncinse de incitme" günü değil, "Kendini incittirme" günüdür.
Oysa o gün bile incitildiler. Sünni yurttaşlara yönelik
dini yayınlarında oldukça cömert olan TRT, bu açılışta sansür
uyguladı, Alevilerin sesini kıstı. Hacıbektaş Belediye Başkanı
Mustafa Özcivan ve Alevi Bektaşi Kuruluşlar Birliği Kültür
Derneği (ABKB) sözcüsü Turgut Öker'in konuşmaları bittikten
sonra canlı yayına geçen TRT, Alevilerin sesinin kitlelere
ulaşmasını engelledi.
Aleviler
kendilerinin incitilmesine izin vermemeyi öğrendikçe; devletin
niteliğini kavradıkça, hak taleplerini genel demokrasi mücadelesiyle
buluşturdukça, en önemlisi emek kurtulmadan kimsenin kurtulma
şansının olmadığı gerçeği öğrenildikçe...
İşte
o zaman birileri incinecektir. Ama o incinenler Aleviler
olmayacaktır.