Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Antalya Şubesi - psakd.org
Ana Sayfa Haberler Etkinlikler Tüzük Yönetim Kurulu Şubelerimiz İletişim Ziyaretçi Defteri

 

Herkesin bir Hizbullah’ı var

Ali BALKIZKaç gündür borular donduğu için sular akmıyordu. Yönetici iki işçi getirmiş, apartmanın bodrum katında kazı yaptırıyordu. Kazma kürek sesleri sokakta oynayan çocukların dikkatini çekmiş. Çığrışmalarla kaçıştılar. Kendi evlerinin altından da ceset çıktığını sanan çocukları sakinleştirmek kolay olmadı. Nasıl da hıçkıra hıçkıra ağlıyorlardı. Günlerdir televizyonlarda gördükleri iğrenç manzaralar onları öylesine etkilemişti ki, işte herşey gözlerinin önündeydi sanki.

Çocuklar bunu bir görüşte anladı da, bu ülke yöneticilerinin Hizbullah’ı anlamaları için ne Maraş yetti, ne Çorum, ne Sivas... İlla da neredeyse adımımızı attığımız her yerden bir ceset çıkması gerekti.

Bu cesetlere ne diyeceğiz şimdi?

Ölen kim, öldüren kim?

Hizbullah’a bunca silahı, parayı, olanağı veren kim?

Çiller diyor ki: “İyi ki vermişim...” Ama orada durmuyor, hemen ekliyor: Benim Hizbullahım iyi Hizbullahtı, PKK’yı tepeliyordu, niye yoldan şaşmışlar ki?..

O günün İçişleri Bakanı Nahit Menteşe, işi hatırlamamaya vuruyor, Batman’a gitmiştim de, belki Başbakan’ın yanındaydımda , ya da subaylarla birlikte miydim ne, bir birliği denetledim, daha doğrusu onlar, resmi geçit yaptılar, korucu muydu bunlar, yoksa Hizbullahcı mıydı, aradan çok vakit geçti... Valla bilmem ki...

Günün koalisyon ortağı, o günkü CHP’nin Genel Başkanı Murat Karayalçın’ın savunması daha da ilginç: Biz koalisyon ortağıydık ama bu Hizbullah meselesini doğuran topraklar, bizim partimize mensup bakan arkadaşlarımızın sorumluluk ve yetki alanlarının dışındaydı.

MİT henüz sessiz.

Başbakanlık, müfettişe havale etmiş vaziyette.

Halk ürpererek izliyor, her camiye girip çıkan Hizbullahçı mı acaba diye şüpheleniyor. Diyanet şüpheli imamları Allaha havale ediyor.

Allah ne diyor acaba?

“Ulan Allahsız kafirler” diye mi başlıyordur cümleye, “Size benim adıma benim kurallarımı katletme yetkisini kim verdi? diye mi soruyordur. “İbadet eden, sevap kazanan cennete gider demiştim, bu salak kuralların, niçin cennetle cehennemi birbirine karıştırıyorlar, yoksa ikisinin arasında bir fark olmadığını mı sanıyorlar.” diye mi düşünüyordur?

Kim bilir?...

Bilse bilse Ağar bilir, Ünal Erkan bilir, Yeşil bilir..

Kırmızı bilmez.

O işin plan bölümünde yoktur. Sadece tetiği çeker. Yine de bu kaos; hayırlara vesile oldu. Sade temiz güzel müslümanlar, nasıl aldatıldıklarını görmüş oldular. Umarız, bu görme sonunda şeriatla kendi aralarında bir duvar örerler ve dini; kendileri ile tanrı arasında bir olgu olarak kabul ederler. Aksi halde her zaman bir Hizbullah türer, ve her yerden cesetler çıkar.

A’dan Z’ye - Evrensel Gazetesi - 13.02.2000

Ali Balkız

 

 

 
Ana Sayfa | Basın Açıklamaları | Yazı Dizisi | Haberler | Şubemizden Haberler | Yazarlar | Etkinlikler | Foto Galeri | Etkinlik Fotografları | Makaleler | Sivas Katliamı | Sivas Şehitleri | Katliamlar | Alevilik | Bilgi-Belge | Genel Mer.Yön Kurulu | Antalya Şube Yön. Kurulu | Pir Sultan Anıtı | Pir Sultan Yazıtı | Pir Sultan Abdal | Pir Sultan'ın Eserleri | Pir Sultan Abdal Dergisi | Tüzük | Takvim | Arşiv | Kaynakça | Kronoloji | Linkler | iletişim | Ziyaretçi Defteri
 
©2006 Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Antalya Şubesi Tüm hakları saklıdır.
Tel: 0 (242) 326 34 44 Faks: 0 (242) 247 55 45 E-Posta: iletisim@psakd.org