Hamza Baba izlenimleri Kazým Engin

Bu kadar kalabalığa ve izdihama rağmen iyi bir organizasyon gördük. Törenleri düzenleyen Alevi- Bektaşi Federasyonu İzmir Dernekleri Platformuna ne kadar teşekkür etsek azdır. Gençler Alevi Bektaşi Federasyonu tişörtleri ve güler yüzleri ile konukları karşılıyor, ağırlıyorlardı.

Bir kez söz verdik dönmek olmaz, bize yakışmaz. www.alevihaber.org ve Alevilerin Sesi adına Hazma Baba Törenlerini izleyeceğiz, yazacağız. Gönüllü bir dost (Adem Özdal) ve derneğimizin gençlik ekibinden Erdal Merthatun ile biraz da “taka” olan bir araç ile düştük yollara…

Antalya’dan taa İzmir Kemalpaşa Hazma baba Köyü’ne… Aydın- İzmir arasına güzel bir otoban yapılmış ve şık bir de tünel. Ama nedense Devlet-i Ali yaklaşık 150 km. boyunca bir tek petrol istasyonu koymamış. Siz siz olun bu yola deponuzu doldurmadan çıkmayın ! Bizim takanın bu yolda önce gazı sonra da benzini bitti. İzmir’e varmamıza 15 km. kalmış , bir tepeyi zar zor “yetiş ya Hamza Baba, yetiş ya Düzgün Baba” diye diye aştık.Tepeden aşağıya biraz riski de göze alarak( hazma babaya sığınıp) vitesi boşa alıp İzmir’e vardık,benzinimizi ve gazımızı doldurup Hazma Baba’nın yolunu tuttuk…

Bu zorlu yolculuktan sonra Hazma Baba’ya vardık. Ormanlıklar içinde yüksekçe bir yerde dağlar arasına kurulmuş küçük bir köy ve köye göre oldukça büyük bir dergah dikkatimizi çekti. Türbenin bahçesinde bulunan birkaç asırlık Selvi ağaçları köye daha ilk girişte dikkat çekiyordu . Yine türbe bahçesinde hemen hemen her mezarın içine bir selvi yada çam ağacı dikiliydi. Ölüme değil don değiştirmeye inanan Alevi-Bektaşi inancının güzel bir işaretiydi bu durum.

Köye girişte araçların kalabalıklığı tahminen 5-6 bin kişinin olabileceği duygusunu uyandırdı ama köyün içine vardığımızda yanıldığımızı ve en az 10 000 kişinin olduğunu gördük. Diğer etkinliklerde gördüğümüz panayır havasından daha çok insanların toplu olarak özellikle bu etkinlik için geldiği belli oluyordu. En çok yiyecek içecek satışları vardı,en normali de buydu zaten. Bu kadar kalabalığa ve izdihama rağmen iyi bir organizasyon gördük. Törenleri düzenleyen Alevi- Bektaşi Federasyonu İzmir Dernekleri Platformuna ne kadar teşekkür etsek azdır. Gençler Alevi Bektaşi Federasyonu tişörtleri ve güler yüzleri ile konukları karşılıyor, ağırlıyorlardı. Herkes görevini yapıyor savsaklamıyor ve ciddiyetlerinden mütevazı davranışlarından dolayı halkın da takdirini sevgisini kazanıyorlardı. Törenlerde dikkatimi çeken bir başka önemli nokta da konuk Belediye Başkanlarının ( Kemalpaşa, Narlıdere ve Konak) tören organizasyonlarında Federasyona destek olmaları, katkı sunmaları idi…Bunu her zaman seve seve yapacaklarını söylüyor ve öyle “bu törenleri ben yaparım, siz kim oluyorsunuz?” gibi “Paşa”tavrından uzak, alçakgönüllü ve “Örgütlere” saygılı tavırları idi…Yanımdaki arkadaşlara “demek ki bu başkanlar törenlerin gerçek sahiplerinin kim olduğunu anlayacak olgunluğa erişmişler” dedim. “Paşa”nın burada olmasını ve bu dayanışmanın ,komplesiz dayanışmanın ve hoşgörünün ne güzel bir erdem olduğunu görmesini ve anlamasını isterdim… Hacı Bektaş’ta olan- biteni yazdığım için günlerdir mızraklarını bana yönelten bazı “masabaşı” kalemşörlerin de burada olmalarını,törenleri birlikte izleyip sonra da halkın huzurunda tartışmayı çok isterdim. Birlikte “sürünmeden” hazma baba’ya niyaz olsaydık, yüzlerce Can’ın kestiği adak kurbanlarından oluşan lokmaları beraber yeseydik, bütün bunları organize eden Alevi- Bektaşi Federasyonu’nun nasıl bir Alevilik istediğinin canlı bir örneğini Hazma Baba’daki Cem’de hep beraber görebilseydik, algılasaydık, özümleseydik ne güzel olurdu… Dergahtaki Hazma Baba soyundan dedelerle bir yandan muhabbet edip, bir yandan “Dem” alsaydık. Halkın bir tek ferdinin dahi “Alevi gibi” inanmasına, “Alevi gibi” yaşamasına , bir tek sözcükle dahi yorum katılmadan hizmet edildiğini görseler, asıl Aleviliği Sünniliğe yaklaştırmaya çalışan “zorlama” anlayışların “ iyot” gibi açığa çıkmasına Hazma baba’da tanık olsalar sanırım son ayların tartışmalarına yeni bir boyut getirilmiş, katkı sağlanmış olurdu.

Hazma Baba öyle bir “meydan yeri” idi ki , tören organizasyonunun gerçek sahipleri olan Federasyona bağlı (ABF) dernekler ve cemlerin gerçek önderleri ve düzenleyicileri olan yüzlerce dede ve “Alevi gibi inanan”, "Alevi gibi yaşayan" on binlerce can, talip birbiri ile buluştu. Onlarca yerde “Cem “tutuldu, ikrar verildi, lokmalar yenildi. Bu meydan yerinde her yönetici, her sanatçı, sanki dara durmuştu ve halk; özü-sözü bir olan halk, çıkarsız, hilesiz konuşan halk, hiçbir iç-hesap yapmadan dobra-dobra konuşan halk da mahkemesini kurmuş idi bu meydanda…

Ozan “Sevgi bizim dinimizdir/ başka dine inanmayız –Ölüm ölür biz ölmeyiz “ ”İlme değer verdim/ uykudan Kalktım/sarık seccadeyi elden bıraktım/ vaazın her günkü vaazından bıktım/ Ramazanı sele verdimde geldim. İbreti emelim insana hizmet/ eşim bana huri evimde cennet/ cahil cuhelaya edemem minnet/ bütün zincirleri kırdım da geldim” dedikçe binlerce Can’dan alkış kıyamet kopuyordu.

Kısacası Hazma Baba’da sevgi vardı, paylaşım vardı, hoşgörü vardı güzelliklerin tümü bir arada idi. İyi ki gelmişim yüreği kabararak ayrılıyorum buradan…

14-09-2005

KAZIM ENGİN