Pir Sultan Abdal Kültür Derneði Antalya Þubesi - psakd.org
Ana Sayfa Haberler Etkinlikler Tüzük Yönetim Kurulu Şubelerimiz İletişim Ziyaretçi Defteri

 

irene MelikoffAlevilik nasıl evriliyor?

ODTÜ Sosyoloji profesörü Elisabeth Özdalga'nın program direktörlüğünü üstlendiği İstanbul İsveç Araştırma Enstitüsü'nde yapılan "Osmanlı'da ve Modern Türkiye'de Aleviler: Din, Kültürel Kimlik ve Sosyal Örgütlenme" başlıklı üç günlük konferans (25 - 27 Kasım), Türkiye'nin bugün en çok tartışılan sorunlarından birini uluslararası araştırmacıların bakışıyla ele aldı. Konferansta yapılan tartışmaları ve Alevilik / Bektaşilik tarihinin önde gelen uzmanı, ünlü Türkolog Profesör Irene Melikoff'la yaptığımız sohbeti sunuyoruz.

Nilüfer Kuyaş

 

Ünlü sosyal antropolog Irene Melikoff'a göre Alevilik

"Alevilik Asla Şiilik olmadı"

Uyur İdik Uyardılar (Cem Yayınları 1993), Alevilik Üstüne Ne dediler? (Ant yayınları, 1990), Sur les Traces du Sufism Turque / Türk Sufiliğinin İzleri (Isıs, 1992) gibi kitapları Türkçe olarak yayınlanmış olan Melikoff, Aleviliğin Türklerin tarihiyle bağlantılarını kaynağında araştırmış bir kişi.

Melikoff, Aleviliğin "senkretik" bir inanç sistemi, yani çeşitli inanç unsurlarını bir araya getiren bir sentez olarak nasıl geliştiğine bakarak, hem Orta Asya'dan kaynaklanan Şamanizm unsurlarının, hem de Anadolu halk sufiliğinin Aleviliği oluşturmadaki rolünü vurguluyor.

"Göçmen Türkmenlerin Müslüman olması bir dakikada gerçekleşmedi" diyor. "Müslüman olmak için birkaç asır lazım, kültür lazım. Şehirdeki insanlar mezhep biliyorlar, kültür alıyorlar. Fakat göçmen Türkmenler böyle bir kültür almıyor. Müslümanlığı kendi inançlarına uydurmaya çalışıyor. Alevilik böyle oluştu."

Bu şekilde Anadolu'ya göçeden bir Türkmen dervişi (ve Mevlana'nın çağdaşı) olan Hacı Bektaş'ın Aleviliğin ortak başlangıcı olduğunu, ama sonradan ayrı iki cereyan oluştuğunu söylüyor. "Bektaşilik zaman içinde büyük önem kazandı; Bektaşiler yerleşik düzene geçti. Osmanlılarla ilk Bektaşiler arasında yakın ilişki vardı; aynı Türkmen boyundan geliyorlardı. Osmanlıların Trakya ve Balkanları fethetmesinde Bektaşiler büyük rol oynadılar, Gazi oldular. Anadolu'da kalan göçmen Alevilerle aralarında inanç farkı yoktu, ama büyük sosyal farklar vardı."

Anadolu Alevilerinin, daha sonraki yüzyıllarda Şiiliği ve 12 İmam inancını İran'da resmi devlet dini haline getiren Safevilerden etkilendiğini, fakat "asla Şii olmadıklarını" savunuyor Melikoff: "Türkmen Alevilerin Hz. Ali'yi tanrılaştırmasının, Şiilikle hiç bir ilgisi yok. Bu bambaşka bir şey. Bunu anlamam tam 25 yıl sürdü."

Ne sonuca vardınız diye sorduğumda, Melikoff'un cevabı ilginç: "Ali, aslında eski Türklerin gök tanrısı. Yani Şamanizm'in izleri var. Müslüman olduktan sonra bu gök tanrısı büsbütün yok olmadı, Hz. Ali ile birleşti. Daha sonra tabii ki Şiiliğin bazı tesirleri oldu. Başka unsurlar girmeye başladı."

Aleviliğin Kürtlük boyutunu büyük kuşkuyla karşılıyor Melikoff: "Kürt Aleviler var ama büyük çoğunluğu Sünni. Aleviliği bir Kürt dini olarak katiyen göremem. 25 senedir yaptığım bütün araştırmalar buna karşı geliyor."

Bektaşilerin kentli ve kültürlü olmasına karşın, Anadolu'daki çeşitli isyan hareketlerine katıldıkları için "Kızılbaş" diye bilinen kesimin göçmen ve cahil kalmasının en temel ayrım olduğunu belirten Melikoff, "Alevi" teriminin bugün meşrulaşarak kabul görmesine karşı, tarihi açıdan yanlış bir terim olduğunu da vurguluyor.

Melikoff, Aleviliğin bir mezhep olarak evrilebileceği kanısında. "Alevi - Sünni gerginliği Anadolu'da Yavuz Sultan Selim'den beri var" diyor. "Bugün hoşgörüyü genişletmek için siyasetçiler başta olmak üzere herkesin çaba sarfetmesi lazım. Benim de dinimin hoşgörü olduğunu yazabilirsiniz."

Profesör Melikoff'un 25 yıllık çalışmalarının sentezi olarak yayına hazırlanan Hacı Bektaş, Gerçekleşen Efsane: Türk Halk Sufiliğinin Doğuşu ve Gelişmesi adlı son kitabının bu hoşgörüye büyük katkısı olacağı muhakkak.

İrene MELİKOFF

www.milliyet.com.tr

 

 
Ana Sayfa | Basın Açıklamaları | Yazı Dizisi | Haberler | Şubemizden Haberler | Yazarlar | Etkinlikler | Foto Galeri | Etkinlik Fotografları | Makaleler | Sivas Katliamı | Sivas Şehitleri | Katliamlar | Alevilik | Bilgi-Belge | Genel Mer.Yön Kurulu | Antalya Şube Yön. Kurulu | Pir Sultan Anıtı | Pir Sultan Yazıtı | Pir Sultan Abdal | Pir Sultan'ın Eserleri | Pir Sultan Abdal Dergisi | Tüzük | Takvim | Arşiv | Kaynakça | Kronoloji | Linkler | iletişim | Ziyaretçi Defteri
 
©2006 Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Antalya Şubesi Tüm hakları saklıdır.
Tel: 0 (242) 326 34 44 Faks: 0 (242) 247 55 45 E-Posta: iletisim@psakd.org