Pir Sultan Abdal Kültür Derneði Antalya Þubesi - psakd.org
Ana Sayfa Haberler Etkinlikler Tüzük Yönetim Kurulu Şubelerimiz İletişim Ziyaretçi Defteri

 

Alevilerle gizli görüşmeler? ...

NECDET SARACBilindiği gibi bundan bir-kaç hafta önce Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener “hepimiz Aleviyiz” diye bir açıklama yaptı. Bu açıklamayı takip eden günlerde Alevilere yönelik bu kez Diyanet ve başbakan aracılığıyla başka “tesadüfi” gelişmeler oldu...

Alevi inancını rededen, İslam’da camiden ve mescitten başka Cemevi diye bir ibadet merkezi yoktur diyen Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Alevilere ilgisi yeniden arttı. Diyanet İşleri Başkanlığı yok saydığı Alevlerin hamiliğine soyundu. Diyanet önce Alevilere ait klasik bazı kitapları yayınlayacağını açıkladı. Arkasından, daha önce Kültür Bakanlığı bütçesinden 500 milyon maaş almalarını sağladığı bazı Alevi dedelerinden sonra, CEM Vakfı bünyesinde faaliyet gösteren 10 Alevi dedesinin Almanya’ya gitmesi için gri pasaport çıkartılmasın ve Almanya’ya gitmelerine aracı oldu. En son olarak da, bazı cemevlerinin talebi üzerine kuran kursu vermeye başlayacaklarını açıkladı.

Zorunlu din derslerinin kaldırılması ve Cemevleri’nin inanç merkezi sayılması için yapılan müracaatların reddedilmesinde ‘’bilirkişi’’ olan Diyanet İşleri Başkanlığı Alevilere yönelik bunları yaparken Başbakan olduğu günden bu yana Alevi hareketinin resmi görüşme taleplerine cevap bile vermeyen Recep Tayyip Erdoğan da İzmir’de bazı Alevi Dedeleriyle kamuoyundan saklı, gizli bir görüşme yaptı.

İnsan doğal olarak durup düşünüyor? Değişen ne oldu? Başbakan bildiğimiz başbakan. Diyanet de bildiğimiz Diyanet. Toplam kadrosunun 100 bine yakın olduğu söylenen ve Sünni İslam’ın tek başına hakim olduğu Diyanet İşleri Başkanlığı, bırakın yönetim kademelerini, bir tek çaycının bile Alevi olmadığı bir yer. Her ne kadar Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. İzzet Er geçtiğimiz günlerde Sabah Gazetesi’ne yaptığı bir açıklamada bu söylediklerimizi yalanlar biçimde, neredeyse övünerek “57 bin 951 Sünni imama karşılık Diyanet’te 20 Alevi kökenli imam” var demesi iddiamızı daha da güçlendiriyor. Kaldı ki, köken olarak Alevi olmak sonucu değiştirmiyor. Neye hizmet ettiğiniz önemli. Bu durum, Diyanet’in yayınlamaya hazırlandığı ‘’Alevi klasiklerini’ hazırlayan ekibin editörü Doç. Dr. Osman Eğri için de geçerli. Sayın Eğri, gönderdiği bir açıklamayla kendisinin Sünni kökenli değil, Alevi kökenli olduğunu belirterek yanlışın düzeltilmesini istiyor. Sayn Eğri haklıdır. Kendisi Alevi kökenlidir. Ancak Ankara’da İmam Hatip Lisesi’ni bitirdikten sonra, AÜ İlahiyat Fakültesi’ni bitiren ve Doç. olan Osman Eğri’nin Aleviliğinin kaldığını söylemek mümkün değildir! Çünkü, İmam Hatip’in de, İlahiyet’in de Anadolu Aleviliği ile uzaktan yakından bir ilgisinin olmadığı herkesin malumudur.

Özetle, Diyanet’in de, hükümetin de bütün bu girişimlerdeki asıl hedefinin, Alevilere yapılan haksızlıkları ortadan kaldırmak, inanç özgürlüğünü ve laikliği öne çıkarmak olmadığı açık. Hrant Dink cinayetinden sonra bir kez daha gördüğümüz gibi, Türkiye’de bu kadar çok farklı kültür ve kimliğe rağmen, tek kültür, tek inanç ve tek ulus da inanılmaz bir ısrar var. Sokakları işgal eden faşizan anlayış, arka planda da kendisine yakın gördüğü bazı Alevi kökenli dede, yazar, vakıf vb. Aracılığıyla cemevlerini camiye, Aleviliği de ruhunu Sünniliğe teslim etmiş bir öğretiye dönüştürmeye çalışıyor. Aksi bir yaklaşım olsa, ülkenin Başbakanı, 100 binin üzerinde üyeye sahip Alevi örgütleri orta yerde dururken, biçimi ne olursa olsun, bazı Alevi dedeleriyle meşru, yasal, hukuki zeminleri ortadan kaldıran gizli bir görüşmeyi tercih etmezdi. Alevi bektaşi Federasyonu’nun en son çağrısında yer aldığı gibi, ülkemizi bugün içinden çıkılamaz karanlık ilişkilere taşıyan, ‘’faili meçhul’’lerin olmasını sağlayan işte bu tür ‘’gizli’’ görüşmelerdir. Demokrasi, adalet, hukuk lafı edenlerin meşru zeminler yerine bu tür gizli görüşmeleri hızla terketmesi ve gizli görüşmeleri deşifre etmeleri gerekir. Örneğin, İzmir’de Başbakanla gizli görüşme yapan yada buna alet olan kişi ve kurumlar çıksalar ve bu görüşmeyi deşifre ederek bu tür bir görüşmenin kendileri açısından bir hata olduğunu açıklasalar, her şeyden önce şeffaflığa hizmet ederler. Çünkü, Türkiye’nin demokratikleşmesinin önündeki en büyük engellerden biri işte bu tür gizli ve derin ilişkiler olduğu artık vicdan sahibi herkesin malumu!

Birgün Gazetesi, 09.02.2007

necdetsarac@birgun.net

Necdet Saraç

 

 
Ana Sayfa | Basın Açıklamaları | Yazı Dizisi | Haberler | Şubemizden Haberler | Yazarlar | Etkinlikler | Foto Galeri | Etkinlik Fotografları | Makaleler | Sivas Katliamı | Sivas Şehitleri | Katliamlar | Alevilik | Bilgi-Belge | Genel Mer.Yön Kurulu | Antalya Şube Yön. Kurulu | Pir Sultan Anıtı | Pir Sultan Yazıtı | Pir Sultan Abdal | Pir Sultan'ın Eserleri | Pir Sultan Abdal Dergisi | Tüzük | Takvim | Arşiv | Kaynakça | Kronoloji | Linkler | iletişim | Ziyaretçi Defteri
 
©2006 Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Antalya Şubesi Tüm hakları saklıdır.
Tel: 0 (242) 326 34 44 Faks: 0 (242) 247 55 45 E-Posta: iletisim@psakd.org