Pir Sultan Abdal Kültür Derneði Antalya Þubesi - psakd.org
Ana Sayfa Haberler Etkinlikler Tüzük Yönetim Kurulu Şubelerimiz İletişim Ziyaretçi Defteri

 

ALEVİLER VE SİYASET

ENVER CEMAL SAHINÖrgüt: Türk Dil Kurumu'na göre örgüt: "Ortak bir amaç ya da eylemi gerçekleştirmek için, bir araya gelmiş kurumların ya da kişilerin oluşturduğu birliktir."

Örgütlemek ise: “Bir bütünün ögelerini teker teker ele alarak, tutarlı ve kullanım amacına uygun bir bütün oluşturmak; teşkilatlandırmaktır.”

Bireyler ekonomik, toplumsal ve siyasal alanda seslerini duyurmak, çıkarlarını korumak ve geliştirip güvence altına alınmasını isterler. Tek başlarına sorunların çözümü ve güvenceye alınma olanağı yoktur. Bu nedenle ortak çıkarları olanlar bir araya gelerek örgütlenirler.

Ortak çıkarları doğrultusundaki örgütlenmeye birkaç örnek verecek olursak:

  • İşçi,
  • Memur,
  • Küçük esnaf,
  • Köylü,
  • Gençlik,
  • Meslek odaları,
  • Sanayii odaları,
  • Ticaret odaları,
  • Coğrafi temele dayalı,
  • Dinsel temele dayalı,
  • Topluma dayalı gibi örgütleri sayabiliriz.

DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİNİN ÖZELLİKLERİ

   Kitle örgütü olmalıdır

   Demokratik olmalıdır

   Sınıfsal içerikli olmalıdır

   Bağımsız olmalıdır

   Demokratik merkeziyetçi olmalıdır.

PİR SULTAN ÖRGÜTLÜLÜĞÜ

Bilindiği gibi, dinsel temele dayalı yönetimler ve örgütler laik ve demokrat olamazlar. Ne kadar ilerici yanı olursa olsun, sınıfsal ve demokratik mücadelenin önünde engeldir. Bilimsel olarak tanımı böyledir. Gerçeği de budur. Anadolu Aleviliğini bir din, mezhep, tarikat olarak değerlendiren ve böyle görüntü veren örgütler laik ve demokrat olamazlar.Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Anadolu Aleviliğini “Din, mezhep, tarikat” olarak görmüyor ve öyle değerlendirmiyor.

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Anadolu Aleviliğini: Anadolu’da uygarlık kurmuş olan toplumların oluşturdukları, ortak kültür mozaiğinin ürünü olarak tanımlar. Tanrıyı, doğayı ve insanı, iç içe kaynaştırarak, insan sevgisinde somutlaştırır.

Diğer anlamda; Anadolu Aleviliğini: İslam’ın bir mezhebi olarak değil, Anadolu’nun kültür ve inanç mozaiğinin özümleştirdiği kültür ve yaşam biçimi olarak algılar. Uğraşlarını bu doğrultuda yönlendirir... Anadolu Alevilerinin sorunlarının çözümünü, tek yanlı ele almayı değil; toplumun ekonomik, sosyal, siyasal, kültürel sorunlarıyla iç içe kaynaştırarak ve bir bütün olarak çözümlemeyi amaçlar...

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Aleviliği böyle tanımlamakta ve değerlendirmektedir.

Dinsel temele dayalı sivil örgütlerin tüzüğünde ve amaçlarında “Demokrasi, laiklik, özgürlük, insan hakları” yazılı değildir. Emperyalizme, faşizme, ırkçılığa, şeriata, sömürüye karşı değildir. Oysa Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin tüzüğünde ve amaçlarını belirleyen ilkeler programında, bu konular açık bir şekilde belirtilmiştir. O nedenle, Pir Sultan örgütlülüğü, demokratik bir kitle örgütüdür.

DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİNDE SİYASET

Siyasi partilerin hedefi, iktidara gelip ülkeyi yönetmektir. Oysa, sendika veya derneklerin böyle bir hedefi olamaz.

Ayrıcı, siyasi partiler, toplumdaki bütün çelişkilere çözüm aramak ve bu çelişkilere çözücü yolları göstermek zorundadır. Kitle örgütleri ise, çelişkilerin bir bölümünün odaklaştığı örgütleridir.

Bu görüş, yani kitlelerin mücadelelerini ekonomik çember içine hapsetmek demek değildir. Elbette, kitlelerin sınıfsal mücadelelerinde nihai hedefleri, iktidar olmaktır. Kitle örgütleri bu hedefi gösterecekler, ancak bu hedefe siyasi partiler yoluyla varılacağı bilincinde olmalıdır.

Bilindiği gibi, siyasi partiler, üyeleri arasında tam bir düşünce ve eylem birliği ararlar. Temsil ettikleri tabakaların en ileri ve militan kesimini öncelikle örgütlerler. Oysa sendika ve dernekler en geniş tabanı arayan ve örgütleyen kuruluşlardır. Siyasal düşüncesine bakılmadan, temsil ettikleri tüm katmanları örgütler ve onların ortak istemlerine cevap verirler.

Bir siyasal partinin yan örgütü durumuna düşmüş demokratik kitle örgütleri, öncelikle kendi üyeleri arasındaki bölünmeye neden olur. Kitlesel birlik bozulur. Bu kitle örgütünün, herhangi bir siyasal partinin güdümünde, ondan direktif alması, onun siyasal görüşünü kitle örgütünde hakim kılmaya çalışması, kitlesel yığınlaşmayı önler ve yeni bölünmelere neden olarak, kitlesel birliği bozar.

Eğer, demokratik kitle örgütlerine, siyasi partinin işlevini yüklemeye ve o gözle görmeye çalışırsak, büyük bir yanılgı içerisine düşmüş oluruz. Bunca deneyimin yaşanmasına karşın, geçmişe dayalı olumsuzluklardan yeterince ders alınmazsa, sonumuz hüsran olur.

Kısaca: Demokratik kitle örgütlerinin yani, sendikalar, meslek odaları, derneklerin işlevi bellidir. Kitle örgütlerinde bir araya gelmenin nedeni, politik ve ideolojik ortaklığı değil; ekonomik, sosyal ve demokratik ortaklığıdır. Bu çıkar ortaklığı, siyasi ortaklığa dönüştürüldüğünde, kitle örgütünün yapısında ayrışımlar başlar. Örgütün bağımsızlığı ortadan kalkar; bir siyasi partinin veya grubun yan kuruluşu olur. Böylece örgütün demokratik merkeziyetçiliği zedelenir, etkinlikleri, eylemleri başarıya ulaşmadığı gibi, örgütsel güveni ve saygınlığı gölgelenir.

Bu olumsuzlukları gidermenin yolu ve yöntemi, kitle örgütlerinin işlevi ile siyasi partilerin işlevini birbirine karıştırmadan, örgütsel bağımsızlığın korunmasıdır.

Kitle örgütleri ile parti ilişkileri irdelenirken, “kitle örgütleri politikayla uğraşmaz” anlamı çıkarılmamalıdır. Kitle örgütlerinin ekonomik, sosyal ve demokratik haklarının özü ve çözümü politikaya dayanır. Ayrıca, tüm bireyi ve toplumu ilgilendiren temel hakların gelişmesine ve korunmasına çalışmak, örgütsel ve yurttaşlık görevidir. Belirlenen haklar ve çıkarlar tartışılacaktır, çözümü için kamuoyu desteğini almaya ve siyasal iktidarları ve partiler üzerinde örgütsel baskı oluşturmaya çalışılacaktır. Emek, demokrasi, barış, insan hakları, özgürlük gibi konuları kendine ilke edinen ve içtenlikle uğraş veren siyasi partilerin etkinliklerine, destek verilmesi doğru bir yaklaşımdır. Gerektiğinde, birbirlerine yakın siyasi partiler arasında, eylem ve seçimlerde ittifak sağlamaya zorlanmalıdır. Bu etkinlikler ve uğraşlar siyasi partilere yamanma değil, demokratik haklarını ve baskı gücünü kullanmaktır.

Bu tür etkinlik ve çalışmalar yapılarken, değişik siyasi düşünceler birbirini dışlamadan, kendi düşüncesini egemen kılmaya çalışmadan, karşılıklı hoşgörü içinde, demokratik kurallara uyarak yapıldığında, hem kitle örgütünün bağımsızlığı korunur, hem de ilişkilerin sağlıklı olmasına katkı sağlar.

Demokratik kitle örgütlerinin üyeleri, bireysel olarak inandıkları siyasi partilere üye olma, üye olduğu partinin yönetimine gelme, hatta milletvekili olma gibi hakları en doğal haklarıdır. Bu tür uğraşlar, üyenin doğal hakkı olduğu gibi, yurttaşlık görevini de yerine getirmiş olmaktadır. Ancak, siyasi partilerdeki sorumluluğu ve işlevini, örgüt sorumluluğuyla ve işleviyle karıştırmadan ayrı ayrı sürdürmelidir.

Enver Cemal ŞAHİN

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Basın Yayın Sekreteri

KAYNAK : http://www.pirsultan.net/

 

 
Ana Sayfa | Basın Açıklamaları | Yazı Dizisi | Haberler | Şubemizden Haberler | Yazarlar | Etkinlikler | Foto Galeri | Etkinlik Fotografları | Makaleler | Sivas Katliamı | Sivas Şehitleri | Katliamlar | Alevilik | Bilgi-Belge | Genel Mer.Yön Kurulu | Antalya Şube Yön. Kurulu | Pir Sultan Anıtı | Pir Sultan Yazıtı | Pir Sultan Abdal | Pir Sultan'ın Eserleri | Pir Sultan Abdal Dergisi | Tüzük | Takvim | Arşiv | Kaynakça | Kronoloji | Linkler | iletişim | Ziyaretçi Defteri
 
©2006 Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Antalya Şubesi Tüm hakları saklıdır.
Tel: 0 (242) 326 34 44 Faks: 0 (242) 247 55 45 E-Posta: iletisim@psakd.org