Örgüt:
Türk Dil Kurumu'na göre örgüt: "Ortak bir amaç ya da eylemi
gerçekleştirmek için, bir araya gelmiş kurumların ya da
kişilerin oluşturduğu birliktir."
Örgütlemek
ise: “Bir bütünün ögelerini teker teker ele alarak, tutarlı
ve kullanım amacına uygun bir bütün oluşturmak; teşkilatlandırmaktır.”
Bireyler
ekonomik, toplumsal ve siyasal alanda seslerini duyurmak,
çıkarlarını korumak ve geliştirip güvence altına alınmasını
isterler. Tek başlarına sorunların çözümü ve güvenceye alınma
olanağı yoktur. Bu nedenle ortak çıkarları olanlar bir araya
gelerek örgütlenirler.
Ortak
çıkarları doğrultusundaki örgütlenmeye birkaç örnek verecek
olursak:
İşçi,
Memur,
Küçük esnaf,
Köylü,
Gençlik,
Meslek odaları,
Sanayii odaları,
Ticaret odaları,
Coğrafi temele dayalı,
Dinsel temele dayalı,
Topluma dayalı gibi örgütleri sayabiliriz.
DEMOKRATİK
KİTLE ÖRGÜTLERİNİN ÖZELLİKLERİ
Kitle
örgütü olmalıdır
Demokratik
olmalıdır
Sınıfsal içerikli olmalıdır
Bağımsız
olmalıdır
Demokratik
merkeziyetçi olmalıdır.
PİR
SULTAN ÖRGÜTLÜLÜĞÜ
Bilindiği gibi, dinsel temele dayalı yönetimler ve örgütler
laik ve demokrat olamazlar. Ne kadar ilerici yanı olursa
olsun, sınıfsal ve demokratik mücadelenin önünde engeldir.
Bilimsel olarak tanımı böyledir. Gerçeği de budur. Anadolu
Aleviliğini bir din, mezhep, tarikat olarak değerlendiren
ve böyle görüntü veren örgütler laik ve demokrat olamazlar.Pir
Sultan Abdal Kültür Derneği, Anadolu Aleviliğini “Din, mezhep,
tarikat” olarak görmüyor ve öyle değerlendirmiyor.
Pir
Sultan Abdal Kültür Derneği, Anadolu Aleviliğini: Anadolu’da
uygarlık kurmuş olan toplumların oluşturdukları, ortak kültür
mozaiğinin ürünü olarak tanımlar. Tanrıyı, doğayı ve insanı,
iç içe kaynaştırarak, insan sevgisinde somutlaştırır.
Diğer
anlamda; Anadolu Aleviliğini: İslam’ın bir mezhebi olarak
değil, Anadolu’nun kültür ve inanç mozaiğinin özümleştirdiği
kültür ve yaşam biçimi olarak algılar. Uğraşlarını bu doğrultuda
yönlendirir... Anadolu Alevilerinin sorunlarının çözümünü,
tek yanlı ele almayı değil; toplumun ekonomik, sosyal, siyasal,
kültürel sorunlarıyla iç içe kaynaştırarak ve bir bütün
olarak çözümlemeyi amaçlar...
Pir
Sultan Abdal Kültür Derneği, Aleviliği böyle tanımlamakta
ve değerlendirmektedir.
Dinsel
temele dayalı sivil örgütlerin tüzüğünde ve amaçlarında
“Demokrasi, laiklik, özgürlük, insan hakları” yazılı değildir.
Emperyalizme, faşizme, ırkçılığa, şeriata, sömürüye karşı
değildir. Oysa Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin tüzüğünde
ve amaçlarını belirleyen ilkeler programında, bu konular
açık bir şekilde belirtilmiştir. O nedenle, Pir Sultan örgütlülüğü,
demokratik bir kitle örgütüdür.
DEMOKRATİK
KİTLE ÖRGÜTLERİNDE SİYASET
Siyasi
partilerin hedefi, iktidara gelip ülkeyi yönetmektir. Oysa,
sendika veya derneklerin böyle bir hedefi olamaz.
Ayrıcı,
siyasi partiler, toplumdaki bütün çelişkilere çözüm aramak
ve bu çelişkilere çözücü yolları göstermek zorundadır. Kitle
örgütleri ise, çelişkilerin bir bölümünün odaklaştığı örgütleridir.
Bu
görüş, yani kitlelerin mücadelelerini ekonomik çember içine
hapsetmek demek değildir. Elbette, kitlelerin sınıfsal mücadelelerinde
nihai hedefleri, iktidar olmaktır. Kitle örgütleri bu hedefi
gösterecekler, ancak bu hedefe siyasi partiler yoluyla varılacağı
bilincinde olmalıdır.
Bilindiği
gibi, siyasi partiler, üyeleri arasında tam bir düşünce
ve eylem birliği ararlar. Temsil ettikleri tabakaların en
ileri ve militan kesimini öncelikle örgütlerler. Oysa sendika
ve dernekler en geniş tabanı arayan ve örgütleyen kuruluşlardır.
Siyasal düşüncesine bakılmadan, temsil ettikleri tüm katmanları
örgütler ve onların ortak istemlerine cevap verirler.
Bir
siyasal partinin yan örgütü durumuna düşmüş demokratik kitle
örgütleri, öncelikle kendi üyeleri arasındaki bölünmeye
neden olur. Kitlesel birlik bozulur. Bu kitle örgütünün,
herhangi bir siyasal partinin güdümünde, ondan direktif
alması, onun siyasal görüşünü kitle örgütünde hakim kılmaya
çalışması, kitlesel yığınlaşmayı önler ve yeni bölünmelere
neden olarak, kitlesel birliği bozar.
Eğer,
demokratik kitle örgütlerine, siyasi partinin işlevini yüklemeye
ve o gözle görmeye çalışırsak, büyük bir yanılgı içerisine
düşmüş oluruz. Bunca deneyimin yaşanmasına karşın, geçmişe
dayalı olumsuzluklardan yeterince ders alınmazsa, sonumuz
hüsran olur.
Kısaca:
Demokratik kitle örgütlerinin yani, sendikalar, meslek odaları,
derneklerin işlevi bellidir. Kitle örgütlerinde bir araya
gelmenin nedeni, politik ve ideolojik ortaklığı değil; ekonomik,
sosyal ve demokratik ortaklığıdır. Bu çıkar ortaklığı, siyasi
ortaklığa dönüştürüldüğünde, kitle örgütünün yapısında ayrışımlar
başlar. Örgütün bağımsızlığı ortadan kalkar; bir siyasi
partinin veya grubun yan kuruluşu olur. Böylece örgütün
demokratik merkeziyetçiliği zedelenir, etkinlikleri, eylemleri
başarıya ulaşmadığı gibi, örgütsel güveni ve saygınlığı
gölgelenir.
Bu
olumsuzlukları gidermenin yolu ve yöntemi, kitle örgütlerinin
işlevi ile siyasi partilerin işlevini birbirine karıştırmadan,
örgütsel bağımsızlığın korunmasıdır.
Kitle örgütleri ile parti ilişkileri irdelenirken, “kitle
örgütleri politikayla uğraşmaz” anlamı çıkarılmamalıdır.
Kitle örgütlerinin ekonomik, sosyal ve demokratik haklarının
özü ve çözümü politikaya dayanır. Ayrıca, tüm bireyi ve
toplumu ilgilendiren temel hakların gelişmesine ve korunmasına
çalışmak, örgütsel ve yurttaşlık görevidir. Belirlenen haklar
ve çıkarlar tartışılacaktır, çözümü için kamuoyu desteğini
almaya ve siyasal iktidarları ve partiler üzerinde örgütsel
baskı oluşturmaya çalışılacaktır. Emek, demokrasi, barış,
insan hakları, özgürlük gibi konuları kendine ilke edinen
ve içtenlikle uğraş veren siyasi partilerin etkinliklerine,
destek verilmesi doğru bir yaklaşımdır. Gerektiğinde, birbirlerine
yakın siyasi partiler arasında, eylem ve seçimlerde ittifak
sağlamaya zorlanmalıdır. Bu etkinlikler ve uğraşlar siyasi
partilere yamanma değil, demokratik haklarını ve baskı gücünü
kullanmaktır.
Bu
tür etkinlik ve çalışmalar yapılarken, değişik siyasi düşünceler
birbirini dışlamadan, kendi düşüncesini egemen kılmaya çalışmadan,
karşılıklı hoşgörü içinde, demokratik kurallara uyarak yapıldığında,
hem kitle örgütünün bağımsızlığı korunur, hem de ilişkilerin
sağlıklı olmasına katkı sağlar.
Demokratik
kitle örgütlerinin üyeleri, bireysel olarak inandıkları
siyasi partilere üye olma, üye olduğu partinin yönetimine
gelme, hatta milletvekili olma gibi hakları en doğal haklarıdır.
Bu tür uğraşlar, üyenin doğal hakkı olduğu gibi, yurttaşlık
görevini de yerine getirmiş olmaktadır. Ancak, siyasi partilerdeki
sorumluluğu ve işlevini, örgüt sorumluluğuyla ve işleviyle
karıştırmadan ayrı ayrı sürdürmelidir.
Enver
Cemal ŞAHİN
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Basın Yayın Sekreteri