|
Aleviler ve Ramazan Bayramı Alevi-Bektaşi Kültür ve İnanç sisteminde Ramazan Bayramı diye bir kabul yoktur. Yüzyıllar boyunca Ramazan süresince içki içmekten dolayı yargılanmış ve cezalandırılmış bir tarih önümüzde durmaktadır. Bu nedenle yaşanan acılar kadar "kanıksanmış" ve dirençle karşılanmıştır ki, yüzlerce – binlerce Bektaşi fıkrasına konu olmuştur. Aleviler ve Ramazan Bayramı
Yüzyıllar boyunca Ramazan süresince içki içmekten dolayı yargılanmış ve cezalandırılmış bir tarih önümüzde durmaktadır. Bu nedenle yaşanan acılar kadar "kanıksanmış" ve dirençle karşılanmıştır ki, yüzlerce – binlerce Bektaşi fıkrasına konu olmuştur. Bu gerçekler orta yerde dururken kendine Alevi-Bektaşi diyen insanların diğer Alevi-Bektaşi canlara ( Sünnilere gönderilebilir ) Ramazan bayramı tebrik mesajları göndermeleri iki temel yanlışa bağlıdır. Birincisi ve esas tehlikeli olanı sinsice Alevilerde bir davranış kültürü oluşturur, bunun üzerine asimilasyona biraz daha hizmet etmektir. Bunun daha çok egemen olan anlayışın, kültürün ve inancın hegemonyasını kabule götürdüğünü ve kendi geçmişimize ‘ihanet’ olduğunu unutmamak gerekir. İkincisi ise "aidiyet duygusu" ile "kabul edilmek duygusu" ile ve "riyakârlıkla" dolu olan "yalvarış ve yakarıştır” ki, bu durumda olanlara üzülmek ve acımak gerekir. Bu yenilginin kabulü, ezilmişliğin sonuçlarının kabulü ve teslim olmak anlamına gelir. Bu teslim olmanın devamında "bakın biz de sizin gibiyiz, bizi de aranıza alın, dısşlamayın, kabul edin" anlayışıdır. Özgüven eksikliğinden, tembellikten, inançsızlıktan ve riyakarlıktan kaynaklanıp bu tip davranışları bir kısım kişiler de rant için yapmaktadırlar. Bunların bir kısmı oruç tutmayıp, nedense bayrama koşar adım gitmekteler, çok az olsa da bir kısmı ise hem oruç tutup, hem bayram yaparak "sünnilerden" ne kadar az farkları olduğunu ispat etmeye çalışmaktadırlar. Ozan İbreti bakın ne diyor : İlme değer verdim, uykudan kalktım, Sarık seccadeyi elden bıraktım, Vaazın her günkü vaazından bıktım, Ramazanı sele verdim de geldim… Sünnilerin ramazan bayramı kutlamaları doğaldır ve saygı duyulmalıdır. Ama Alevi-Bektaşi’lerin ‘yüzyılların direncini ihanet edercesine’ başkalarına sunmalarına bu fakirin gönlü razı değildir. Acizane bana göre Ramazan Orucu tutmak ve Ramazan Bayramı yapmak, hele hele bu bayrama Cemevlerinde, Ramazan Bayram Namazı yaparak girmek tam anlamı ile bir ”Yol Düşkünlüğüdür” Hünkar’dan nasip almış canlar bunun bilincindedirler. Alamayanlara da bu Serçeşme’nin Suyundan içmelerini dilerim. Unutmak ve Unutturmaya çalışmak ‘ihanett’tir. Aşk-ı muhabbetle, sevgiyle kalın… Kazım ENGİN HBVKTD Gn.Sek.Yrd 3 Kasım 2005 |