Pir Sultan Abdal Kültür Derneði Antalya Þubesi - psakd.org
Ana Sayfa Haberler Etkinlikler Tüzük Yönetim Kurulu Şubelerimiz İletişim Ziyaretçi Defteri

 

ALEVİ OLURSUNUZ, FAKAT ALEVİLİĞE SAHİP OLAMAZSINIZ!

Alevi Olursunuz, Fakat Aleviliğe Sahip Olamazsınız !

ZÜLFÜ AKARAleviliği iyi anlamak gerekir. Alevilik yalnız başına bir inanç sistemi değildir. Yalnız başına bir kültür birikimi de değildir. Yalnız başına bir ideoloji, ahlak kuralları bütünü..vs de değildir. Alevilik, tüm bu saydıklarımızı içinde barındıran bir yaşam biçimidir. Merkezi Anadolu olmasına rağmen kaynakları heryerdedir.

Taşıyıcıları Aleviler olmasına rağmen Alevilik, tüm insanlığa yöneliktir. Bir kişiye, bir millete, bir ümmete ait değildir. Hiç bir kişi, hiç bir millet Aleviliği ve Alevi değerlerini kendi iradesi ile ipotek altına alamaz. Alevilik ve değerleri sahip oluncak şeyler değildir. Alevi olursunuz fakat aleviliğe sahip olamazsınız. Alevi değerleri ile ilişkilenebilirsiniz ama onlara sahip olmazasınız. Sahiplik gibi bir aidiyet duygusu yoktur. Evrende var olan herşey bir tek bütünün parçalarıdır. Hiç bir parça diğerlerine sahip olamaz. Herşey herşeye aittir, herkes herkese aittir. Aidiyet duygusu sahip olmak şeklinde değil, bir ve bütün olmak şeklindedir. Hiç bir parça ötekinin sahibi olmadığı gibi eşiti de değildir, ancak eşdeğeridir. Yani hepsinin değeri birbirinden farklıdır ve birbirine bağlı olarak vardır. Bu nedenle mülkiyet kavramı da yoktur Alevilikte.

Hiç kimse ihtiyacı olan şeye sahip olamaz ancak, ihtiyacı olan şeyi, ihtiyacı olduğu sürece kullanır, üretir. Elinde ihtiyacının fazlasını ihtiyacı olana devreder. Böylece israf da ortadan kalkar, zamanın, emeğin boşa gitmesi de engellenir. Liyakat da yerini bulur. Bu hak'tır. Herkes, her canlı hatta her cansız hakkı kadar tasarruf sahibidir.

Böylesine detaylı, böylesine derin bir anlayışa ait olduğunu söyleyip sonra da bu anlayışın değerlerinden birini yine bu anlayışa küfür edercesine kendi mülkiyetine almaya çalışmak başka şeylerle açıklanabilir. Böyle bir çaba içine giren insan yolunu değiştirmiş, Aleviliğin dışında bir yola mensup olmuş demektir. Bir insan, başka bir yola mensup olmuş ve hala Alevilik değerleri üzerinde bireysel tasarruflar ediniyorsa her bakımdan edep sınırlarını aşmış, birliği beraberliği kirletmeye çalışıyor demektir.

Alevilik kurallarına göre böyle bir insanın önce yola davet edilmesi gerekir. Davete icabet etmiyorsa teşhir edilerek dışlanır ve bu dışlanma ilgili olan herkese bildirilir. O insan ölünceye veya hatasını düzeltinceye kadar bu dışlanma yani düşkünlük durumu devam eder.

Hıdır Temel'i ve yaptıklarını bu kapsamda değerlendirmek gerekir.

Ülkemizde Alevi kuralları ve yaptırımlarının hepsini uygulama şansımızı ortadan kaldıran yasalar ve kurumlar var. Hıdır Temel'i düşkün ilan ederek yapacaklarını engelleme şansımız olmayabilir. O nedenle Hıdır Temel'in ve onun gibi bizlerin uymak zorunda olduğumuz anayasadan doğan hukuksal olanakları, demokratik(!) hakları kullanmamız gerekir. Yasal ve demokratik sınırlar içerisinde Hıdır Temel'in bu yanlış hareketini engellemenin yollarını geliştirmemiz gerekiyor. Öncelikle kurumlarımızın devreye girmesi ve hukukçuların bu sorunu çözmeye çalışmaları gerekiyor.

Bunun dışında imza kampanyası gibi kitlesel tavırların da geliştirilip uygulamaya konulması toplumsal bir gerekliliktir diye düşünüyorum.

Tüm çaba ve uğraşlarımız süresince de Hıdır Temel'in insan olmaktan kaynaklı haklarını gözardı etmememiz de bir zorunluluktur. Özellikle hakaret, aşağılama gibi tavırlardan da uzak durmamız gerekir diye düşünüyorum.

Sonuç olarak Hıdır Temel'in bir an önce gönül ve akıl gözünün açılmasını diliyorum. Umarım bir an önce Alevilikle bağdaşmayan bu tavırdan vazgeçer.

Tüm canları sevgiyle selamlıyorum.

19 Şubat 2007

Zülfü AKAR

zulfu_akar@hotmail.com

 

 
Ana Sayfa | Basın Açıklamaları | Yazı Dizisi | Haberler | Şubemizden Haberler | Yazarlar | Etkinlikler | Foto Galeri | Etkinlik Fotografları | Makaleler | Sivas Katliamı | Sivas Şehitleri | Katliamlar | Alevilik | Bilgi-Belge | Genel Mer.Yön Kurulu | Antalya Şube Yön. Kurulu | Pir Sultan Anıtı | Pir Sultan Yazıtı | Pir Sultan Abdal | Pir Sultan'ın Eserleri | Pir Sultan Abdal Dergisi | Tüzük | Takvim | Arşiv | Kaynakça | Kronoloji | Linkler | iletişim | Ziyaretçi Defteri
 
©2006 Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Antalya Şubesi Tüm hakları saklıdır.
Tel: 0 (242) 326 34 44 Faks: 0 (242) 247 55 45 E-Posta: iletisim@psakd.org