PSAKD
BASIN AÇIKLAMASI Sultanbeyli Şube Yöneticilerimizin beraati
ile sonuçlanan dava sonra Genel Başkanımız Kazim Genç imzalı
Basın Açıklmasını aynen yayınlıyoruz. www.pirsultan.net
25.01.2007
BASINA
ve KAMUOYUNA
*
Sultanbeyli Şube Yöneticilerimiz Beraat etti.
* Yargıdan Cem Evi mücadelesine vize
Uzun zamandır, Derneğimiz Sultanbeyli
Şubesi öncülüğünde, şeriatı kalesi olarak görülen Sultanbeyli’
de yargıdan Cemevi yapımına vize verildi.
8-9 Nisan 2006 Tarihinde 5.000 canımızın
katılımı ile temeli atılmış olan Külütr Merkezi ve Cemevimizin
inşaatının önlenmesi için her an fırsat kollayan, Harfiyat
kamyonlarını ve iş makinelerinin ruhsatlarına el koyarak,
vasıtaları bağlayan Sultanbeyli belediyesinin Sultanbeyli
Cumhuriyet Savcılığına yapmış olduğu şikayet üzerine açılmış
olan ceza davasına başlandı.
Düzenlenmiş olan iddianame ile şube yöneticilerimizin
5237 sayılı yeni Türk Ceza Kanunu’nun 184/1 . maddesi gereğince
Şube yöneticilerimizin beş yıla kadar cezalandırılması talep
edilmiştir.
25.01.2007 tarihinde Sultanbeyli 1. Asliye
Ceza Mahkemesinde başlamış olan duruşmada, önce yöneticilerimizin
sanık sıfatı ile kimlik tespiti yapılmış, ifadeleri alınmıştır.
Yöneticilerimiz Kültür Merkezi ve Cemevi inşaatının kişisel
işleri olmadığını, imza ile başvurmuş olan 11 160 yurttaşın
istemlerini cevaplamaya ve toplumsal ihtiyacı gidermeye yönelik
bir iş olarak görevleri olduğunu ifade etmişlerdir.
Davada, şube yöneticilerimizi Avukat
olarak Genel Başkanımız Av. Kazım GENÇ, Av. Güray DAĞ ve Av.
İbrahim KAYGUSUZ savunmuşlardır.
Cumhuriyet Savcılığı esas hakkında mütalaasında,
“Sanıkların Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Sultanbeyli
Şubesi Yöneticileri oldukları, kültürlerini yaşatmak için
Cemevi yapmaya karar verip, bu amaçla Sultanbeyli Belediyesine
ve Kaymakamlığına başvuruda bulundukları, belediye tarafından
engellendikleri .. sanıkların suç işleme gibi, çevreyi kirletme
gibi bir kasıtlarının olmadığı, üstelik Sultanbeyli’ de her
hangi bir binaya başlamak için ruhsat almanın da gelenek olmadığı,
bu haliyle sanıkların suç işleme gibi bir kasıtlarının olmadığından
üzerlerine atılı suçtan beraatlaerine karar verilmesi..” demiştir.
Avukatlarımız esas hakkındaki savunmalarında;
“..08-09.2006 tarihinde 5.000 kişinin birlikte temel attıkları,
eğer dava açılacaksa 5.000 kişiye dava açılması gerektiği,
müvekkillerin 11.160 imza toplayarak cem evi ihtiyacını Belediye
Başkanlığına ve Kaymakamlığa resmi yazılar ile bildirdikleri,
Anayasa’nın 2. Maddesinin Türkiye Cumhuriyeti Devletinin sosyal
bir hukuk devleti olduğu belirlediği, Kültür Merkezi ve Cemevi
yapımının da sosyal bir çalışma olduğu, C.Savcısının mütalaasına
katıldıklarını ve müvekkillerinin beraatlerini” talep etmişlerdir.
Mahkeme de “Sanıklar ….…. suç işleme
kasıtlarının bulunmadığı anlaşıldığından CMK’nun 223/2-c maddesi
gereğince müsnet suçtan ayrı ayrı beraatlerine” kararını
vermiştir.
Alevi toplumunun 2004 senesinde 45 gün
gibi kısa bir sürede 600.000 imza toplayarak ilan ettikleri
üzere “Cem evleri Alevilerin ibadet yerleridir.” İbadet
yerimizin neresi olduğu konusunda, hiçbir kurum ve kişi söz
söyleme hakkına sahip değildir. Bu yetki sadece ve sadece
Alevi toplumuna aittir.
İnancımız ve inanç yerimiz konusunda söz
söyleme yetkisi olmayan Sultanbeyli Belediyesinin, sosyal
bir hizmet olan Cemevimizi yapması gerekirken, sürekli olarak
engellemesi, taşıdığı gerici zihniyetin dışa vurumudur. Kendi
inancından başka inanca yer vermemesi, tahammül gösterememesi,
yok saymasındandır.
Cemevimizi yapma mücadelesinde Sultanbeyli
de verilen ve başarıya ulaşan mücadelemiz, yaşamın her alanında
sürdürülecektir.
Tüm dostlarımızı ve canlarımızı Sultanbeyli
Cem Evimizin yapımı konusunda bir tuğla koymaya davet ediyor,
bu güne kadar verdiğimiz mücadelede emeği geçenlere ve tüm
dostlara saygılarımızı sunuyoruz.
25.01.2007
Av. Kazım
GENÇ
Genel Başkan
Sultanbeyli'de
Direniş Kazandı
Sultanbeyli'de
İSKİ'nin mutlak koruma alanında kaldığı gerekçesiyle belediye
tarafından inşaatı durdurulan cemevi yapımına ilişkin "imar
kirliliğine neden olmak" bahanesiyle haklarında dava açılan
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Sultanbeyli Şube Başkanı Sadegül
Çavuş'la 4 dernek yöneticisi, ilk duruşmada beraat ettiler.
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği yönetimini
yalnız bırakmayan halk, duruşma günü sabah erkenden cemevinde
toplanmaya başladı. "Bu saatten sonra cemevi yapımına kimse
engel olamaz. Sonuna kadar yönetimin yanındayız" diyerek Sultanbeyli
Adliyesi önünde toplanan halk, "Baskılar Bizi Yıldıramaz,
Cemevi Hakkımız Engellenemez" sloganlarıyla tepkilerini dile
getirdi.
Saat 10.00'da cemevi yönetiminden Sadegül
Çavuş, Cafer Genç, Bayram Demirezen, Ali Asker Tepeli, cemevi
dedesi Hüseyin Akpınar ifade vermek için adliyeye geldiler.
Duruşmada AKP'li belediye tarafından engellendiklerini anlatan
cemevi yöneticileri, cemevi açmanın tartışılamaz bir hak olduğunu
vurguladılar.
Savcının da beraat istemesinin ardından dava,
yönetimin beraat etmesiyle sonuçlandı. Sevindirici haber üzerine
halk adliyeden çıkan yönetimi sloganlarla ve alkışlarla karşıladı,
daha sonra Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Başkanı Sadegül
Çavuş bir basın açıklaması yaparak, Sultanbeyli'de cemevi
için verdikleri uzun mücadeleyi ve direnişi anlattı. Çavuş
konuşmasının sonunda şöyle dedi:
"Derneğimiz... bütün baskılara rağmen inancına
sahip çıkmış değerlerinden taviz vermeyerek cemevi inşaatını
sürdürmüştür. İşte bugün burada inancımıza, değerlerimize,
geleneklerimize sahip çıkıyor olmanın gururuyla siz tüm canlarla,
tüm dostlarımızla birlikteyiz.. Susmadık, boyun eğmedik. İnancımıza,
değerlerimize, geleneklerimize sahip çıkmak suç ise biz bu
suçu işlemekten çekinmedik. Çünkü haklı olan biziz. Haklı
olan Pir Sultan'ın yolunda yürüyenlerdir... İşte bu güçle
buradayız. ... Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve halkı olarak
cemevi yapımına devam ediyoruz her koşulda ve her şartta da
devam edeceğiz."
Ardından Avukat Kazım Genç söz alarak belediyenin
tutumunu eleştirdi. Konuşmalardan sonra adliye önünden dağılan
yaklaşık 500 kişi cemevi inşaatının başında toplanarak kararlılıklarını
bir kez daha vurguladılar.
***
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Başkanı Sadegül
Çavuş'la görüştük:
Kilise ya da cami için müracaat etseydik,
bize yer vereceklerdi
Yürüyüş: Ne
zamandan beri cemevi yapmak için uğraşıyorsunuzş
Sadegül ÇAVUŞ:
10 Mayıs 2003 tarihinde başladık. Sultanbeyli Belediyesi'ne
11160 imza toplayarak bizim cemevine, ibadethaneye ihtiyacımız
var diye müracaatta bulunduk. Belediyenin bize verdiği yanıtsa,
"siz müslümansınız, müslümanların ibadet yeri camilerdir,
mescitlerdir, cemevleri ibadethane değildir, yapamazsınız"
oldu. Biz de kendi olanaklarımızla burayı satın aldık. Sonra
cemevi projemizi çizdirerek belediyeye ruhsat almaya gittik,
belediye ruhsat vermedi. Orası İSKİ mutlak koruma alanı içerisinde
kalıyor, yapamazsınız cevabı aldık. Biz de bu engellemelere
rağmen inşaatımıza başladık. 8-9 Nisan'da temelimizi attık.
Temel atıldıktan sonra, baskılar daha da yoğunlaştı. Belediye
başkanı suç duyurusunda bulundu, kaçak inşaat yapıyorlar gerekçesiyle.
Beton araçlarımız, kamyonlarımız bağlandı bir sürü sorunlar
yaşandı. Buna rağmen biz devam ettik tabii. Biz kilise ya
da cami için müracaatta bulunsaydık bunlar bize bir yer vereceklerdi
ama cemevi olunca işler değişti.
Yürüyüş: Kaymakamlığın
da müdahaleleri olduğunu duymuştuk.
Sadegül ÇAVUŞ: Belediye
başkanlığıyla, kaymakamın verdiği cevap arasında pek fark
yoktu. Bunların hepsi aynı gerekçeler.
Yürüyüş: Mahkeme
beraat kararı verdi nasıl değerlendiriyorsunuzş
S. ÇAVUŞ: Bu
bizim için çok önemli bir kazanım. Hem sadece burası için
değil tüm aleviler için büyük bir kazanım. Bu savcının ve
mahkemenin verdiği karar, cemevlerinin ibadethane olarak tanımış
oldu. Bu ilk defa oldu. Bundan sonra da tespit davası açacağız,
cemevlerinin ibadethane olup olmadığına dair ve ibadethane
olana kadar da üstümüze düşeni yapacağız.
Yürüyüş: Şu
anda cemevinin yapımı ne aşamadaş
S. ÇAVUŞ: Cemevine
başlayacağız şimdi tek katlı olan yere. Şu anda inşaatımız
devam ediyor, tüm engellemelere rağmen devam etmişti zaten.
Bizim ekonomik desteğe ihtiyacımız var. Destekleri bekliyoruz
tabii. Onun dışında kendi haklarımızı almak için Alevi Bektaşi
Federasyonu ve ona bağlı kurumlar olarak mücadelemize devam
edeceğiz.
Yürüyüş: Okurlarımıza
iletmek istediğiniz bir şey var mış
S. ÇAVUŞ: Okurlara
iletmek istediğimiz. Şunu söyleyeyim, yerden bir avuç kum
alıp, cama fırlattığınız zaman ne olurş Cam yerinde kalır
ama kum dağılır. Biz o kumu alıp sıkıca bir mendile bağlayıp
cama attığımız zaman cam kırılır ama kum yerinde kalır. Biz
de milyonlarca kum tanesi gibiyiz. Hepimizi birbirimize bağlayan
örgütlülüktür. Eğer biz örgütlenirsek her şeyi başaracağımıza
inanıyoruz.
Sultanbeyli'de
İSKİ'nin mutlak koruma alanında kaldığı gerekçesiyle belediye
tarafından inşaatı durdurulan cemevinin yapımına ilişkin “imar
kirliliğine neden olmak” suçundan haklarında dava açılan Pir
Sultan Abdal Kültür Derneği Sultanbeyli Şube Başkanı Sadegül
Çavuş ile 4 dernek yöneticisi, suç işleme kasıtları bulunmadığı
gerekçesiyle ilk duruşmada beraat etti.
Sultanbeyli 1. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuksuz
sanıklar Sadegül Çavuş, Cafer Genç, Bayram Demürezen, Ali
Asker Tepeli ve Mehmet Akpınar katıldı.
Hakim, suçtan zarar görme ihtimali üzerine Sultanbeyli
Belediye Başkanlığı adına avukat Murat İlter Deveci'nin davaya
müdahil vekili olarak katılmasına karar verdi.
Duruşmada sorguları yapılan sanıklardan Sadegül Çavuş,
29 Nisan 2006 tarihinde cemevi yapmak için hafriyat çalışması
gerçekleştirdiklerini kabul ederek, şöyle konuştu:
“Ancak bunu yaparken kesinlikle suç işleme kastımız yoktur.
Sultanbeyli Belediyesi, burada yapılan binaların büyük kısmına
zaten ruhsat vermemiştir. Binaların çoğu ruhsatsızdır. Biz
de bu konuda 11 bin 160 imza ile cemevi inşaatını yapmak için
belediyeye müracaat ettik. Bize, 'Cemevleri ibadethane statüsünde
değildir. Siz Müslümansınız, camilere gidiniz. Bu yüzden size
izin veremeyiz' denildi. Biz ruhsat almak için girişimde bulunduk,
ancak belediye belirtilen gerekçelerle ruhsat vermedi. Suçsuzum.”
Sorguları yapılan diğer sanıklar da aynı yönde ifade verdiler.
Müşteki Sultanbeyli Belediye Başkanlığı avukatı Murat İlter
Deveci ise sanıklardan şikayetçi olduklarını ve cezalandırılmalarını
istediklerini belirterek, “İnşaatın yapıldığı yer İSKİ mutlak
koruma sahası içerisinde bulunduğundan oraya ruhsat verilmesi
söz konusu değildir” dedi.
Sanıkların avukatı İbrahim Kaygusuz ise belediyenin müdahilliğini
kabul etmediklerini söyleyerek, yerin hazineye ait olduğunu,
bu nedenle davaya da hazine ve İSKİ'nin katılmasının söz konusu
olabileceğini öne sürdü.
Sultanbeyli Belediyesinin temsil ettiği görüşün Türkiye'de
Alevi kimliğini kabul etmeyen bir görüş olduğunu, oysa Alevilerin
ibadetlerini yerine getirecek yere ihtiyaç duyduklarını öne
süren Kaygusuz, tüzel kişiliği bulunmayan dernek yöneticilerinin
beraatlarını istedi.
SAVCININ BERAAT İSTEMİ
Duruşmada esas hakkındaki görüşünü açıklayan Cumhuriyet
Savcısı Ümit Koçal, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Sultanbeyli
Şubesi yöneticileri olan sanıkların, bu kültürü yaşatmak için
bir cemevi kurmaya karar verdiklerini, bu amaçla Sultanbeyli
Kaymakamlığı ve belediyeye başvurduklarını, bu arada da bina
yapmak için kazıya başladıklarını, ancak belediye tarafından
engellendiklerini anlattı.
Sanıkların amaçlarının sadece düşüncelerini birbirlerine
anlatabilmek için bir toplantı yeri temin etmek olduğunu,
suç işlemek, çevreyi kirletme gibi bir kasıtları bulunmadığını,
üstelik Sultanbeyli'de bir binaya başlamak için ruhsat almanın
da gerekli olmadığını düşündüklerini ifade eden Savcı Koçal,
suç işleme kasıtları olmadığı gerekçesiyle sanıkların üzerlerine
atılı suçtan beraatlarına karar verilmesini istedi.
Savcılığın görüşüne ilişkin sözleri sorulan sanık ve avukatları,
mütalaaya katıldıklarını bildirdiler. Müdahil avukatı Deveci
ise suçun genel kasıt ile işlendiğini öne sürerek, sanıkların
cezalandırılması gerektiği yönündeki görüşünü tekrarladı.
BERAAT KARARI
İlk celsede davayı karara bağlayan hakim, suç işleme
kasıtları bulunmadığı gerekçesiyle CMK'nın 223/2-c maddesi
uyarınca Sadegül Çavuş, Cafer Genç, Bayram Demürezen, Ali
Asker Tepeli ve Mehmet Akpınar'ın beraatlarını kararlaştırdı.
Sultanbeyli Belediye Başkanlığının suç duyurusu üzerine
haklarında dava açılan sanıkların, “imar kirliliğine neden
olmak” suçundan 1 ile 5'er yıl arasında hapis cezasına çarptırılmaları
isteniyordu.
25 Ocak 2007 - A.A
Sultanbeyli'de
cemevine beraat
Pir
Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Sultanbeyli Şubesi'nin
temelini attığı sırada "yasal değil" denilen cemevi inşaatı
için dernek yöneticilerine açılan dava beraatla sonuçlandı.
Temeli Nisan 2006'da atılan cemevi için PSAKD Sultanbeyli
Şubesi yöneticilerine TCK'nın 184'ncü maddesi ile Dernekler
Kanunu'nun 32'nci maddesinin (m) fıkrasına aykırılık iddiasıyla
açılan dava beraatla sonuçlandı. Alevi Bektaşi Federasyonu
(ABF) tarafından yapılan yazılı açıklamada, PSAKD Sultanbeyli
Şubesi yöneticileri hakkında “Kültür Merkezi ve Cemevi inşaatı
başlatmak ve çevre kirliliğine yol açmak” iddiasıyla açılan
davanın beraatla sonuçlanmasının memnuniyetle karşılandığı
belirtildi.
Açıklamada, Sultanbeyli Kaymakamı Kaya Çıtak'ın ilçeye
yapılması planlanan cemevinin inşaatının yasal olmadığı gerekçesiyle
Pir Sultan Abdal Derneği'ne "temel atmayın" uyarısında bulunmasının
arkasından bir yazıyla "Yasal olmayan bir yerde vatandaşlarımızı
toplayarak zorla inşaatı başlatmak suç teşkil etmektedir"
şeklinde uyarıda bulunduğu kaydedildi.
ABF'nin açıklamasında, yerel idarenin ve AKP’li yerel
yönetimin tüm engellerine ve PSAKD Sultanbeyli şube yöneticilerine
açılan davalara rağmen, şube yöneticileri kararlılıklarından
ödün vermediği belirtilerek, "Göztepe Parkı'nın yeşil alan
özelliğine rağmen cami yapma planlarına göz yuman AKP, söz
konusu cemevi olunca, tapulu cemevi arsasını “yeşil alan”
ilan ediyor" diyerek davaya tepki gösterildi.
25 Ocak 2007 ANKA
BASINA VE
KAMUOYUNA
*PSAKD
Sultanbeyli Şube Yöneticileri Beraat etti!
*Cemevi temeli atmak suç değil!
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Sultanbeyli Şubesi üç
yıldır yasal ve demokratik hakları ile Kültür Merkezi ve Cemevi
inşaatını başlatmanın mücadelesini veriyordu. Yerel idarenin
ve AKP’li yerel yönetimin tüm engellerine ve PSAKD Sultanbeyli
şube yöneticilerine açılan davalara rağmen, şube yöneticileri
kararlılıklarından ödün vermedi.
En son “Kültür Merkezi ve Cemevi inşaatı başlatmak ve
çevre kirliliğine yol açmak” iddiasıyla haklarında dava açılmıştı.
Bugün, 25 Ocak 2007’de, PSAKD Sultanbeyli şube yöneticileri
açılan bu davadan BERAAT ettiler. Duruşmaya, ABF Genel Başkanı
Selahattin Özel, PSAKD Genel Başkanı Kazım Genç, bir çok yönetici
ve halk katılarak desteğini verdi.
Bilindiği gibi daha önceleri, Sultanbeyli Kaymakamı Kaya
Çıtak, ilçeye yapılması planlanan Cemevi'nin inşaatının "yasal"
olmadığını belirtirken Pir Sultan Abdal Derneği'ne "temel
atmayın" uyarısında bulunmuştu. Kaymakam daha sonar , derneğe
bir yazı göndererek, "Yasal olmayan bir yerde vatandaşlarımızı
toplayarak zorla inşaatı başlatmak suç teşkil etmektedir"
demiştir.
PSAKD Sultanbeyli'de yaşanan Cemevi tartışmasına nokta
koyarak, , 8-9 Nisan 2006 yılında temeli atarak, yasalarda
“suç” sayılmayan hakkını kullanmıştı.
Temel atmayı suç unsuru sayan, yerel idareciler aba altından
sopa göstererek, "Bu nedenle belirtilen yerde temel atma ve
inşaata başlanılması TCK 184'ncü maddesine göre suç teşkil
etmekte olup, Dernekler Kanunu'nun 32'nci maddesinin (m) fıkrasına
aykırılık teşkil etmektedir" diye engel olmak istediler.
Mücadele etmeyen kaybeder. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği
Sultanbeyli Şubesi mücadele ederek kazanmasını göstermiştir.
Göztepe Parkı'nın yeşil alan özelliğine rağmen, cami yapma
planlarına göz yuman, AKP, söz konusu Cemevine olunca gelince,
tapulu cemevi arsasını “yeşil alan” ilan ediyor.
ABF, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Sultanbeyli Şubesi
yanında olduğunu ifade ediyor. Alevilerin kendi cemevlerini
yapma hakkını elinden alma girişimlerini şiddetle kınıyoruz.
Davanın beraatla sonuçlanmasının memnuniyeti ile tüm
şube yönetimini kutluyor ve kendilerini yalnız bırakmayacağımızı
kamuoyuna ifade ediyoruz.