Pir
Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Sultanbeyli Şubesi iki
yıl önce yaptığı “50 metrekarelik” cemevinin yıkılmaması
için Sultanbeyli Belediyesi’ne karşı hukuk mücadelesi veriyor.
2003 yılından bu yana hem dernek başkanı hem de dernek adına
açılan 54 davanın 45 ‘i dernek lehine sonuçlandı. Davaların
dernek lehine sonuçlanmasının ardından bazı şahıslar arsanın
sahibi oldukları gerekçesiyle yeni davalar açtı.
PSAKD
Sultanbeyli Şube Başkanı Sadegül Çavuş, davaların sahte
belgelerle belediye tarafından organize edildiğini söylüyor.
Cemevlerinin yasal statüsü hakkında Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan
bilgi isteyen Çavuş’a cemevlerinin “inkılap kanunlarına
aykırı olduğunu ve halkın karşı karşıya getirilmek istendiği”
yanıtı verildi.
Cemevi mücadelesi 2003 yılında ilçede bir cemevi yapılması
için belediyeye başvurarak boş bir arazinin tahsis edilmesini
isteyen PSAKD Sultanbeyli Şubesinin talebi belediye tarafından
reddedilmiş. Bunun üzerine 2003 yılında mahkeme kararıyla
5 dönümlük bir arazinin tapusunu alan dernek Sultanbeyli
Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararıyla şube başkanı Sadegül
Çavuş adına 50 metrekarelik tek katlı bir cemevi yapmış.
Belediye ve bazı şahıslar arsanın kendilerine ait olduğunu
öne sürerek dernek adına onlarca dava açmış.
Sultanbeyli PSAKD Şube Başkanı Sadegül Çavuş, kendilerini
yıldırmak için sürekli davaların açıldığını belirtiyor.
Bu nedenle sürecin devamlı uzadığını ifade eden Çavuş, “Sultanbeyli’de
bizim tespit etmiş olduğumuz 21 bin dolayında Alevi var.
Bunların ibadethanelere, cemevlerine ihtiyacı var. Sultanbeyli’de
bir tane bile cemevi bulunmamaktadır. Bir cenazemiz olduğunda
Sarıgazi ya da Pendik’e gitmek zorunda kalıyoruz orada da
yığılmalar oluyor. Halkın talebidir bu ve onların talebi
doğrultusunda böyle bir çalışmaya girdik” diyor.
Sahte
evraklı davalar Hem önceki Saadet Partili, hem de şu anki
AKP’li belediye başkanlarının cemevinin yapılmasına izin
vermediğini belirten Çavuş, “Sultanbeyli Belediyesi bizimle
uzun süredir uğraşıyor. Düzenlemiş oldukları sahte evraklarla
bilinçli bir şekilde yaptırmamaya çalışıyorlar. İlçede müstakil
tapu yok. Müstakil tapu olmadığı için adi hisse senediyle
satış yapılıyor. Ben buranın benim yerim olduğunu iddia
ediyorum. Kendi adımı yazıyorum senede, sonra senin adına
yazarak sana satıyorum ve sen hak sahibi oluyorsun böylece”
şeklinde konuşuyor. Bu sahte belgelerle kazanamayacaklarını
bile bile dava açtıklarını ifade eden Çavuş konuşmasını
şöyle sürdürüyor, “Buraya okul yaptıracağız. Cami yerini
bağışladı, siz de cemevi olarak bu yeri bağışlayın. Camiyle
cemevi eğitime destek veriyor, bunun için yerlerini bağışladılar
der, ülkede çok güzel bir gündem yaratırız” şeklinde açıklamalarda
bulunuyorlar. Bu bir taktik aslında. Biz okula karşı değiliz.
Sultanbeyli’de 15 mahalle 20 küsur okul, 144 tane cami var.
Ve camiler de yapılmaya devam ediyor. Siz isteseniz camilerin
yerini okullara bağışlayabilirsiniz diyoruz. Çavuş, Belediye’nin
son olarak hazırladığı imar planında yerlerinin park olarak
gösterildiğini de sözlerine ekliyor.
Öte
yandan PSAKD Sultanbeyli’nin her mahallesinde oluşturduğu
komiteler aracılığıyla halkı bilgilendirme toplantıları
sürdürüyor. Ve açılan davaların duruşmalarına halk geniş
bir katılım sağlayarak sürecin takipçisi oluyor. Diyanet’ten
terslik açıklaması Bütün bu gelişmeler üzerine cemevlerinin
yasal statüsü hakkında bilgi isteyen Dernek Başkanı Çavuş’a,
Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından cemevlerinin inkılap
kanunlarına aykırı olduğunu ve halkın karşı karşıya getirilmek
istendiği yanıtı verildi. Diyanet İşleri Başkan Vekili Doç.
Dr. Mehmet Görmez imzasıyla yapılan açıklamada şu ifadelere
yer verildi, “Anayasa’nın ‘İnkılap Kanunlarının Korunması’
başlıklı maddesinde zikredilen ‘Tekke ve Zaviyelerin
Men ve İlgası Kanunu’na değiştirilmeksizin kaldırılan tekke
ve zaviyelerin ihyası anlamına gelebilecek, ayin-i cem icra
etmek üzere cemevi tesis edilmesi anılan kanuna ters düşmektedir.”
İslam tarihinde, Hanefi, Şafii, Caferi gibi mezheplerle,
Mevlevi, Kadiri ve Bektaşi gibi tarikatlara mahsus ‘cami
ve mescit’ dışında bir ibadethane mevcut olmadığının da
savunulduğu resmi açıklama şöyle son buluyor, “Milli fertlerin
yapay sorunlarla karşı karşıya getirilmek istenmesi ve aralarında
tefrika tohumlarının yeşertilmeye çalışılması faaliyetleri,
üzerinde uzun uzun düşünülmesi ve gerekli analizlerin yapılması
milli bir zarurettir.”
Belediye
Alevilere de hizmet vermek zorunda Huriye Karabacak (PSAKD
Sultanbeyli Şubesi Avukatı) :
Sultanbeyli
bölgesinde hiçbir yer tapulu değil. Orman arazisi üzerine
kurulmuş yapılar ve hepsi illegal durumda. Bir arazinin
çok hissesi ve çok hissedarı var. Herkes kendi kafasına
göre bir yeri işgal etmiş. Ama cemevi olduğu için orada
hissedar olanlar özellikle birileri tarafından örgütleniyor.
Hukuki, teknik davalar açılıyor. Ama aslında bugüne kadar
burada fiili olarak herkes bunu kendi arasında konuşuyor
ve bir şekilde çözüm bulunuyor. Ama cemevinin olduğu yer
için böyle bir şey yapmıyorlar. Herkese dava açtırıyorlar.
Aynı yerin iki kişiye satılması çok yaygınmış. Çünkü tapudan
satış yapılmadığı için satın almadan önce gidip bakabileceğiniz
bir kayıt yok. Dolayısıyla adam noterden aynı yeri bir kişiye
de bin kişiye de satıyor. Hiçbir şey yokmuş gibi belediye
imar planı yapıyor ve cemevinin olduğu yeri park alanı olarak
gösteriyor. Burada Alevi nüfusunu ve taleplerini görmezden
geliyor. Belediye herkesin belediyesi sadece Sultanbeyli’de
yaşayan Sünnilerin belediyesi değil. Alevi vatandaşlara
da hizmet yapmak zorunda. Bu teknik bir dava bunun dışında
başka davalar da açılabilir. Hukuken çözülmeyebilir, davanın
kaderini belirleyecek olan aslında siyasi gelişmelerdir.
Hukuk kurallarına aykırı olduğu için açılan davaların reddedilmesi
gerekiyor.
‘Alevilerin
başka ibadethanesi yoktur’ Ali Kenanoğlu (Türkiye Alevi
Bektaşi Federasyonu Marmara Bölge Temsilcisi) :
Müftülük,
tekke ve zaviyeler yasasına dayandırarak cemevi tesis edilmesinin
kanuna uygun düşmediğini belirtiyor. Sanıyorum AKP’nin tekke
ve zaviyeler yasasını kaldırmak gibi bir düşüncesi var.
Bu düşüncesini hayata geçirebilmek için Alevileri kullanmaya
çalışıyorlar. Bunu bizim talep etmemizi istiyorlar. Tekke
ve Zaviyeler Yasası’nın illaki belli bölümleri gözden geçirilmek
durumundadır. Biz Türkiye Cumhuriyeti’nde asli unsur olan
Alevilerin, bugün Hıristiyanların, Yahudilerin ibadethaneliri
(havra ve sinagoglar) vb. yasal olarak ibadethane olarak
kabul edilmişken cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmemesini
anlamıyoruz ve çok şaşkın bir durumdayız. Bunu o ya da bu
yasaya bağlamak hiçbir insan hakkına, hiçbir inanç ve vicdan
özgürlüğüne sığmamaktadır. Son AB İlerleme Raporu’na cemevlerinin
ibadethane olarak tanınması eklendi. Alevilerin cemevi dışında
başka ibadethanesi yoktur. Bunu anlamak için alim olmaya
gerek yok. Bunu öğrenmek için cemevine gider, oradaki insanlarla
konuşursunuz. “Sizin başka ibadethaneniz var mı, ibadetinizi
nerede yapıyorsunuz?” diye sorarsınız. Devlet, Diyanet Başkanlığı
ve hükümet Alevilerin kendisine sorsun. Bugün cemevleri
yasal olarak bizim ibadethanemizdir diye 600 bin tane imza
toplandı.
Sultanbeyli'de
belediyenin cemevi yapılmasına izin vermediğini öne süren
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği üyeleri, Kadir Topbaş ile
görüşmeye geldikleri İstanbul Büyükşehir Belediyesi önünde
eylem yaptı.
Sultanbeyli'de
belediyenin cemevi yapılmasına izin vermediğini öne süren
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği üyeleri, Kadir Topbaş ile
görüşmeye geldikleri İstanbul Büyükşehir Belediyesi önünde
eylem yaptı.Saraçhane'deki İstanbul Büyükşehir Belediyesi
önünde toplanan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği üyeleri,
''İbadet etme hakkı engellenemez'', ''İnancımızı
da evlerimizi de sonuna kadar savunacağız", ''İnancımıza
saldıranlar, evlerimizi de yıkıyorlar izin vermeyelim'',
''İnanç özgürlüğümüz engellenemez'', ''Cemevi
hakkımız engellenemez'', ''Baskılar bizi yıldıramaz''
ve ''Yıkımlara karşı gücümüz birliğimizdir'' yazılı
dövizler taşıdılar.
Pir
Sultan Abdal Kültür Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sadegül
Çavuş ve beraberindeki heyet, Büyükşehir Belediye Başkanı
Kadir Topbaş ile görüşmek istedi. Ancak, heyet, İmar Müdürlüğü
yetkilileri ile görüşebildi. Sadegül Çavuş, daha sonra yaptığı
açıklamada, yetkililerin kendilerinden ''Gerekli işlemleri
yapın, biz de yasalara göre hareket edeceğiz'' dediğini
belirterek, ''Yasalar bizi zaten yok sayıyor. İzin vermiyor''
görüşünü savundu. Yeni imar planına göre belediye tarafından
cemevinin yerinin park alanı olarak ayrıldığını belirten
Çavuş,
''11
bin 160 itiraz dilekçemize karşın belediye 'ibadet yeri
fonksiyonu verme imkanımız yoktur' diyerek talebimizi reddetti.
Sultanbeyli'de inancımızın gereklerini yerine getirebileceğimiz
bir tek cemevi yoktur''
dedi.
Çavuş, 1 Ekim'de başlayan cemevi yapımını tüm engellemelere
karşı sürdüreceklerini bildirdi. Gruptakiler, daha sonra
belediye önünden ayrıldılar.
(2005-10-10
SESONLINE)
SULTANBEYLİLER
CEMEVİNE SAHİP ÇIKIYOR
Pir
Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Sultanbeyli Şubesi,
10 Ekim Pazartesi günü saat 13:00'te İstanbul Büyükşehir
Belediyesi önünde basın açıklaması yaptı. Yapılan basın
açıklamasıyla tüm engellemelere rağmen cemevinin yapılacağı
vurgulandı.
PSAKD
Sultanbeyli Şube Başkanı Sadegül Çavuş, Sarıyer Şube
Başkanı Muammer Şimşek, gazeteci Musa Ağacık ve halktan
oluşan bir heyet, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İ.B.B)
İmar Müdürü M. Şimşek Deniz ile görüştü.
Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ile randevuları
olmalarına rağmen, Topbaş, heyetle görüşmek yerine, heyeti
mimar müdürüne yönlendirerek, muhatap almayarak, sorunu
çözmek gibi bir niyetinin olmadığını bir kez daha göstermiş
oldu. Heyet İ.B.B. İmar Müdürü ile yaptığı görüşmelerde
taleplerini dile getirirken, İmar Müdürü'nün verdiği cevap,
Sultanbeyli Belediyesi'nin verdiği cevaptan farlı değildi.
M. Şimşek Deniz'in görüşme boyunca sergilediği tavır, AKP
iktidarının halka karşı sergilediği tavırdan farksız ve
bağımsız değildi. Bir kez daha AKP hükümetinin her yerde
kurumsallaşmış olduğu, savunduğu ve sahiplendiği düzenin
politikalarının temel ve çıkarlarını her kurumunda ön planda
tuttuğu görülmüş oluyor.
Dernek
Başkanı Sadegül Çavuş, 5 Ekim günü Büyükşehir Belediye Başkanı
ile görüşme talebinde bulunmuş; soyadı öğrenilemeyen Ahmet
isimli bir Kalem Müdürü, “Biz zaten o bölgeyi tamamen yıkacağız,
siz ne cemevinden bahsediyorsunuz” cevabını vermişti. 10
Ekim günü ise belediye ile görüşmeye gidildiğinde İmar Müdürü
M. Şimşek Deniz ise “Siz gerekli işlemleri, başvuruları
yapın, biz yasal işlemleri başlatırız. Meclis toplantısında
sorununuzu gündeme getiririz. Çıkan sonucu size bildiririz.
Eğer cemevi yapılması gibi bir talebiniz varsa imza toplar
bize sunarsınız. Biz de değerlendirmeye alırız” dedi.
Çavuş,
gerekli işlemleri yapacaklarını ancak bu süre içerisinde
cemevi yapımını sürdüreceklerini ve üç yıldır sürdürdükleri
hukuki mücadeleyi kazandıkları halde bir sonuç alamadıklarını
ve bugünden sonra da hukuki mücadeleden bir sonuç alınamayacağını
belirtti.Çavuş, “Hukukun ve yasaların bizden yana olmadığı,
yasaların kime hizmet ettiği, kimin yanında olduğu bellidir”
dedi.
İçeride görüşmeler yapılırken, belediye önünde bekleyen
150 kişi, cemevinin temel hak ve özgürlüklerinin içinde
yer aldığını, bu hakkı almak için ellerinden ne gelebilirse
onu yapacaklarını, attıkları sloganlar ve söyledikleri türkülerle
dile getirdiler. 150 kişi, sloganlar eşliğinde belediye
binasının giriş kapısına yürüdü.
Belediye
önünde yapılan eylemde; “Baskılar Bizi Yıldıramaz, Dönen
Dönsün Ben Dönmezem Yolumdan, Cemevi Hakkımız Engellenemez,
İnanç Özgürlüğü Engellenemez, Pir Sultanlar Ölür Ölür Dirilir”
dövizleri taşınırken, “Cemevi Hakkımız Engellenemez,
Baskılar Bizi Yıldıramaz - Pir SultanAbdal Derneği
Sultanbeyli Şubesi” yazılı pankart açıldı. Belediye
önünde yapılan, Temel Haklar Federasyonu'nun da destek verdiği
eylemde “Yıkımlara Karşı Gücümüz Birliğimizdir - Temel Haklar
Federasyonu” yazılı pankart da açıldı. Deyişlerin de okunduğu
kısa bir dinletiden sonra kitle sloganlarla eyleme devam
etti. Eylem sırasında sık sık, “Baskılar Bizi Yıldıramaz,
Halkız Haklıyız Kazanacağız, Cemevi Hakkımız Engellenemez,
İnanç Özgürlüğü Engellenemez” sloganları atıldı.
Belediye ile yapılan görüşmenin ardından Sadegül Çavuş,
görüşme hakkında kısa bir bilgi verdi. Çavuş, İstanbul Büyükşehir
Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın kendileriyle görüşmeyip
İmar Müdürü'ne gönderdiğini, yasalar gereği bu sorunların
ilçe belediyelerine devredildiğini, bu nedenle İmar Müdürlüğü'nün
İmar Kanunu'na göre yasal işlem başlatırız yaklaşımını anlattı.
Ardından
okunan basın açıklamasında 3 yıldır süren hukuki süreç anlatıldı
ve de AKP'li belediyenin, alevi halkın ibadet hakkını engelleyen
keyfi tutumu teşhir edildi. Açıklamada şunlar söylendi;
“AKP İktidarının antidemokratik uygulamaları her yerde olduğu
gibi Sultanbeyli'de de sürüyor. 3 yıldır devam eden hukuki
süreç içerisinde 58 dava kazanılmasına rağmen Alevi halkının
ibadet hakkını engellemeye yönelik keyfi uygulamalar devam
ediyor. Her türlü başvuruya, kazanılan davalara rağmen türlü
gerekçelerle cemevi yapımın engellenmeye çalışılıyor. Yeni
ıslah imar planına göre belediye tarafından cemevimizin
yeri park alanı olarak ayrıldı.” Açıklamada son olarak,
“Engellenmek istenen cemevi yapımı değil alevi halkımızın
örgütlü gücüdür. Osmanlı'dan bugüne süregelen baskılar AKP
iktidarıyla devam etmektedir. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği
yönetimi ve halkı olarak cemevi yapımına devam ediyoruz
her koşulda ve her şartta devam edeceğiz.” denildi.