YASEMİN
SİVRİ: Kamber abinin profesörü, kitap kurdu...
Yasemin,
henüz 19 yaşındaydı. Her genç gibi onun da kanı kaynıyor,
coşuyor, heyecanlanıyor, tartışıyordu. O bizden biriydi
ama bizden ayn bir dünyası vardı. Hacettepe Üniversitesi
2. sınıf öğrencisiydi. Kamber Çakır, profosör diyordu ona.
Çünkü seviyordu, araştırmayı, tartışmayı, okumayı.
Yasemin,
Gençlik Komisyonu Yönetim kurulu üyemizdi. Kütüphaneden
sorumluydu. Okulu tatil olduğunda bir yandan finallerine
hazırlanıyor, bir yandan da kitapları ciltliyor, numara
veriyordu. Semah grubunda gösterilere çıkıyordu. O'nun da
kardeşi Asuman gibi yüreği insan sevgisiyle doluydu. Yasemin
duygusal, sessizdi, yalnızlığı severdi. Benden istediği
kar manzaralı fotograflar bunu en iyi dile getirir. Bu fotoğraflara
baktığında huzur bulduğunu söylerdi.
Yasemin,
kitap kurduydu; Aydınlık gazetesinde yayınlanan Şeytan Ayetleri'ni
istemişti. Aziz Nesin'le tartışmak, görüşlerini açıklamak
istediğini söylemişti.
Yasemin,
sen yüreklerimizde, yüreğimde yaşayacaksın. Birlikte acı
ve tatlı günler yaşandı, bunlar asla unutulmayacak. Yaş
günlerimizi yine kutlayacağız, her bahar gelip, çiçekler
açtığında, kuşlar ötüştüğünde. Uğur Mumcu'nun cenaze töreninden
sonra eve geldiğinde kendisinin de böyle bir tören dilediğini
söylemişti ailesine. Dilediğin oldu Yasemin, sana ve arkadaşlara
da bu yaraşırdı zaten.