Muammer
Çiçek, 26 yaşında genç bir şehir planlamacı ama bunun ötesinde
bir aydın, bir sanatçı ve çok iyi bir dost. Gençlik Komitesi
Başkan yardımcısı.
Çok
sevdiği tiyatro, yaşamında öncelikli bir yer tutuyordu.
Tiyatro ile başlayan birlikteliğimiz güzel dostluğa dönüştü.
Muammer'le birbirimize çok bağlıydık. O bana çok şey verdi.
Onun olgun kişiliğinden çok şey öğrendim. Yaşamda, belki
hiç bir kimsede görmeyeceğim kadar dürüsttü.
Muammer'le
birlikteyken hep gülerdik, onun espirilerini hâlâ aklımdan
çıkaramıyorum. Otelde de öyle son ana kadar espiriler yapmaya
devam ediyorduk. Ölümü hiç hiç düşünmüyorduk ama ölüm Muammer'i
acımasızca yakaladı.
Seni
çok seviyorum can dostum. Şunu unutma Muammer sen ve tüm
yiten dostlarım, canlarım ölümsüzleştiniz.
Yaşamımızda
hep bize önder olacaksınız.
Muammer
bir oyun yazmıştı. "İnadına Yaşamak" O yaşamının son anına
kadar yaşadı inadına. Tıpkı oyunundaki gibi, tıpkı Pir Sultan
Abdal gibi. Oyun teksirine benim için inadına yaşayan dostuma
demişti. Ben ve arkadaşlarım senin için yaşayacağız inadına;
karanlık güçlere, örümcek kafalılara, yüreklilere. Onlar
da ne gezer yürek, güçleri ancak savunmasız, körpe vücutlara
yetiyor.