Asım
Bezirci'nin ülkemiz edebiyatında seçkin, doldurulamaz bir
yeri vardır. Edebiyat dünyasında, çalışkanlığı, titizliği,
üretkenliği her zaman takdir ve beğeniyle karşılanmıştır.
Çalışkan, yürekli bir karınca olarak nitelendirilmiştir.
Kuşkusuz, 67 yaşında 70 yapıt veren, yapıtları üstüste dizildiğinde
boyunu açan bir kişi olarak o, bunu çoktan hak etmişti.
Türk diline saygı duyan, onu iyi kullanan, anlaşılır bir
biçimle yazan güçlü bir kalem olmasının yanı sıra iyi bir
çevirmendi. Edebiyatımıza katkısı olacağını düşündüğü kitapları
araştırmış, çevirip dilimize kazandırmıştır. Pek çok yazarımız
için hazırladığı biyografik araştırma ve deneme kitaplarıysa;
genç yetişkin bütün edebiyatçılara, edebiyata ilgi duyanlara,
edebiyat öğrencilerine ders kitabı olacak niteliktedir.
Asım
Bezirci'nin sevgisi yalnız şair ve yazarlarla, tanıdığı
insanlarla sınırlı değildi. Sonsuz bir insan sevgisiyle
doluydu. İçinden çıktığı, bağını hiç koparmadığı halkına
büyük bir sevgisi vardı. Kendini halkına borçlu sayıyordu.
Ve diyordu ki; "Elbette, halktan aldıklarımızla oluşturduğumuz
birleşimleri kafamızda saklamayacağız. Onları hayata geçirmeye,
uygulamaya girişeceğiz. Evet, 'devrimci düşünce olmadan
devrimci eylem olmaz' ama eylem olmayınca da düşünce bir
işe yaramaz"
Gülsüm
AKYÜZ
Asım
Bezirci
Asım
Bezirci Edebiyat tarihçisi, eleştirmen, denemeci ve çevirmen.
1927’de
Erzincan’da doğdu. İlkokulu Erzincan’da, ortaokul ve liseyi
parasız yatılı olarak Erzurum’da okudu. 1950’de İstanbul
Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden
mezun oldu. Aynı yıl, Gerçek gazetesinde yazarlığa başlayan
Bezirci, 26 yıl boyunca muhasebecilik yapmak zorunda kalmasına
karşın örnek bir çalışkanlıkla çok sayıda ürün verdi.
Ataç’ın
öznel/izlenimsel eleştiri anlayışına karşı nesnel/bilimsel
eleştiri çığırının açılması için büyük çaba sarf etti. Başta
Nâzım Hikmet olmak üzere tanınmış birçok yazarın eserlerini
derleyip yayına hazırladı.
2
Temmuz 1993’te Sivas toplu kıyımında 33 ilerici aydın ve
sanatçıyla birlikte katledildi.
Asım
BEZİRCİ
1928'de demiryolu işçisi Hamdi Bey'le ev kadını Refika Hanım'ın
tek çocuğu olarak dünyaya gelir Asım Bezirci. Üniversite
yıllarında sosyalizmle tanışır. Türkiye Sosyalist Partisine
girer. Refika Hanım hep bir denge isterdi. Sanki hassas
bir terazi gibiydi. Asım Bezirci'ye "başkaldırı insanı"
demek doğru bir tanımlama dedim. Şiddetle karşıydı. Kanımca,
bunda sosyalizme yürekten inanmasının da etkisi var.
Asım
Bezirci, 67 yıllık yaşamına, bir insan ömrüne eşit uzunlukta
70 kitap sığdırdı. Sonuç ne kadar acı olursa olsun, yüreklerimizi
ne kadar acıya keserse kessin, ölümü Asım Bezirci'ye yakışır
biçimdeydi. Kalesini terk etmeyen komutanlara benziyordu.
Gençliğe inanıyordu. Tercihi onlardan yanaydı. Ağız dolusu
gülüşü, çoşkusu, kuralcılığı, kütüphane raflarında bile
eleştiriyi sürdüreceğinden hiç kuşkunuz olmasın.
Asım
Bezirci (1927- ?)
Eleştirmen,
araştırmacı. Ortaöğrenimini Erzurum Lisesinde tamamladı.
1950’de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili
ve Edebiyatı Bölümünü bitirdi. 28 yıl özel bir şirkette
çalıştı, 1978’de emekli oldu. İlk yazın denemesi öykü türündedir.
1943’te Erzurum’da bir günlük gazete yayınlamıştır. 1950’de
Gerçek gazetesinde A.Toplumcu imzasıyla politik fıkralar,
inceleme yazıları, çeviri ve röportajlar yayınladı. Gazete
kapatıldıktan sonra, 6-7 Eylül olayları da gerekçe gösterilerek
birçok kez kovuşturmaya uğradı, 6 ay kadar tutuklu kaldı,
aklandı. Fikret Arel, Halis Acarı imzalarıyla, sonraları
da kendi adıyla Yeni Ufuklar, Forum, Pazar postası, yelken,
Dost, Ataç (kendi çıkardığı), yeni a, Gelecek, Dönem, Sanat
Emeği, papirüs, May, Halkın Dostları, Soyut, politika gibi
gazete ve dergilerde yazdı.
Bezirci,
eski ve yeni Türk edebiyatına ilişkin araştırmalarının yanında,
ancak son yıllarda gelişmeye başlayan eleştiri anlayışının
da öncülerinden oldu. 1963’te Otağ, 1968’de Yeni Dergi’nin
açtığı soruşturmalarda, yaşayan en iyi eleştirmen seçildi.
Çeviri, eleştiri, derleme, araştırma ve deneme türündeki
yapıtlarının sayısı 40’ı aşmıştır. Nazım Hikmet’in “Tüm
Eserleri”nin eleştirili, kaynakçılı basımını 1979’da tamamladı.
Başlıca
yapıtları: Çok Kapılı Oda (1961), Edip Cansever (1961),
Günlerin Getirdiği Götürdüğü (iki yapıt da H.Götürk’le birlikte
hazırlanmış,ilki 1961’de, diğeri de 1962’de yayınlanmıştır).
Okudukça (1967), Dünden Bugüne Türk Şiiri (1968), Seçme
Romanlar (R.Taner’le birlikte 1973), Sabahattin Ali (1974),
Bilimden Yana, Sosyalizme Doğru (1976), Halk, Sosyalizm,
Kültür ve Edebiyat (1979), Seçme Hikayeler (1981).
ASIM
BEZİRCİ : Erzincan 1927
67 yılık hayatında 70 kitapla, O sosyalizmin, edebiyatın
şiirin, halkın kütüphanesi idi.
O
Özgürlük, insanlık, barış, O bir başkaldırı abidesi idi,
özü sözü zülfükâr olanlardan.
O
bir eleştirmendi, çünkü eleştirmeden daha iyiye güzele doğruya
gidilemezdi.
Toprağa
gül dikenleri, güle dil verenleri,
O
halk ozanlarımızı ölümsüzleştirdi.
”Bir
insan olarak her türlü güzelliği koruma sorumluluğunu taşıyorum”.
Herkes te öyle davranmalı, diyordu. Ankara'dan öteye Sivas´a
gidip,
Ucunda
ölüm olsa bile, gençlere moral vermeyi tercih etmişti.