Ülkemizde
Alevi yurttaşlarımızın yaşadıkları yerleşim yerlerine (köylere),
yerel yöneticiler tarafından kamu kaynakları kullanılarak,
bazı vakıfların katkılarıyla cami yaptırma girişimleri başlatılmış
ve yaptırılmaktadır. Bilindiği gibi Alevi yurttaşlarımız
ibadet yeri olarak Cemevlerini kabul etmekte ve ibadetlerini
Cemevlerinde gerçekleştirmektedir.
TÜRKİYE
BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Aşağıdaki
sorularımın Başbakan Sayın Recep Tayip ERDOĞAN tarafından
yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim.
Ali
Rıza GÜLÇİÇEK İstanbul Milletvekili
Ülkemizde Alevi yurttaşlarımızın yaşadıkları yerleşim yerlerine
(köylere), yerel yöneticiler tarafından kamu kaynakları
kullanılarak, bazı vakıfların katkılarıyla cami yaptırma
girişimleri başlatılmış ve yaptırılmaktadır. Bilindiği gibi
Alevi yurttaşlarımız ibadet yeri olarak Cemevlerini kabul
etmekte ve ibadetlerini Cemevlerinde gerçekleştirmektedir.
Son
olarak Kayseri ili Sarıoğlan ilçesi İğdeli Köyüne, köylünün
karşı çıkmasına karşın cami yaptırılmak istenmektedir.
1.
Köyde yaşayan yurttaşlarımızın istememesine karşın neden
bu köye cami yaptırılmak istenmektedir ?
2.
Bu köyümüze cami yerine, köyde yaşayan vatandaşlarımızın
istemleri doğrultusunda Cemevi yaptırmayı düşünüyor musunuz
?
3.
Alevi yurttaşlarımızın yaşadığı köylere cami yaptırılmasındaki
amaç nedir ?
4.
Cami yaptırılmak istenen köyümüzde, yurttaşlarımız arasındaki
cami yapımı nedeniyle doğan huzursuzluğun önlenmesi için
gerekli girişimlerde bulunmayı düşünüyor musunuz ?
22
Mart 2006
Necdet
SARAÇ:
30 kişilik Alevi köyüne cami
12
Eylül darbesi sonrası, Alevileri, kendi inanç ve geleneklerinden
uzaklaştırarak, Sünnileştirerek asimile etmek amacıyla Alevi
köylerine Cami yapılmaya başlanmıştı. Bunun sonucunda özellikle
İç Anadolu'daki binlerce Alevi köyüne Cami yaptırıldı, itirazlarda
da gerekçe hep aynıydı: "Biz yapmıyoruz, vatandaş istiyor."
Bu
konuda gerek Birgün'de, gerekse de Alevilerin Sesi Dergisi'nde
yazılan birkaç yazıdan sonra bir kez daha gördük ki, aradan
25 yıl geçmiş olsa da, yazılı olmayan resmi bir politikaya
dönüşen bu anlayış hızından bir şey kaybetmeden yoluna devam
ediyor. Kayseri'nin Sarıoğlan kazasına bağlı Alevi köyleri
bu uygulamların tipik bir örneğini oluşturuyor. "Alevileri
çok seven" ve onların azınlıkta kalmaması için "Sünni
çoğunluğa" benzetmeye çalışan devletimiz, birbirine
en fazla 20-30 dakika mesafedeki Alevi köylerine hızla cami
yaptırıyor.
Atila
Ceylan'ın gönderdiği yazılardan anlıyoruz ki, Sarıoğlan'daki
dört Alevi köyünde operasyon tamamlanmış, buralara camiler
yaptırılmış. Devletimize bağlı Kaymakamlığın ve Diyanetin
gönlü bu nedenle rahat... Şu sıralar Karaözü Köyü'ne hem
de üç minareli bir Cami yaptırılıyor. Geriye bir tek pürüz
kalmış: iğdeli köyü.
İğdeli
Köyü'nde de Caminin temeli atılmış ama Cami inşaatına ciddi
itirazlar var. Sarıoğlan Müftülüğü bundan 10 yıl önce de
köye cami yaptırmayı denemiş. O zamanki Muhtar, Hüseyin
Şahin, "eğer devletimizi köyümüze illa da bir ibadethane
yaptırmak istiyorsa, Cami değil Cemevi yapılmasını istiyoruz"
deyince, devletimizin yöredeki temsilcisi Müftülük,
son aylarda Diyanet işleri Başkanlığımdan ve bakanların
ağzından sık sık duyduğumuz gibi "Cemevi diye bir ibadethane
yok" demiş ve Cami fikrini rafa kaldırmak zorunda kalmış.
Aradan
geçmiş on yıl, İğdeli Köyü'nde vatandaşın camisiz kalıp,
"dinden imandan çıkmaması" için devletimiz davasında çok
ısrarcı! iğdeli Köyünde tam bir kara mizah örneği yaşanıyor.
Kışın en fazla 30 kişinin yaşadığı, öğrenci azlığından dolayı
okulun kapatıldığı, suyun yetersiz olduğu, toprağın verimsiz
olduğu İğdeli Köyü'ne bu alanlarda yatırım yapmak istemeyen
devletimiz Cami'de ısrar edince vatandaş da Türkiye'de pek
rastlanılmayan bir biçimde karşı duruşunda ısrarcı. Köyün
vatandaşları, şimdi geniş bir kampanya hazırlığı içindeler,
Avrupa'da bununla ilgili insiyatifler oluşturuyorlar. "İğdeli
Köyü bir Alevi köyüdür. Alevi köyünde de Cami diye bir ibadethane
ihtiyacı yoktur. Alevilerin inanç merkezi Cemevi'dir" diye
kamanpanya yapan köylüler, tek tek dilekçelerle ilgili makamlara
da başvuruyorlar.
"İğdeli
Köyü Yurttaşı" imzasıyla bu dilekçelerden birini Sarıoğlan
Kaymakamlığına gönderen Aydın Alkan bakın ne diyor:
"Namaz
kılmak isteyen varsa, köyümüzün okulu 15-20 yıldır öğrenci
azlığı nedeniyle kapalıdır. Bu okulun yada varolan iki öğretmen
lojmanının bir odasında namaz kılındı da, karşı çıkan mı
oldu? Kaldı ki köyümüze 800 metre (yanlış okumuyorsunuz
sekizyüz-metre) uzaklıkta bulunan Yerlikuyu köyünde Cami
var. Ekonomik olmayacağı gerekçesiyle 3-5 öğrenci olduğu
için okulu kapatıp, öğrencileri bir başka köye, Karaözü'ne
taşıyorsunuz, arkasından da milyarlarca lira harcayarak
cami yaptırma gayreti içine giriyorsunuz. O kadar zengin
bir ülke miyiz? Tüyü bitmemiş yetimin ekmeğinden keserek
müsriflik yapmak İslam inancının neresinde var? Eğer sorun
köye hizmet ise, köyün suyu yetersiz, su getirin, ağaçlandırma
yapın. Cami yerine Cemevi de yapın demiyorum. İğdeli Köyü
halkı gerekli görürü ise, kendi ibadet yerine kendi parası
ile yapar. Kaldı ki buna da gerek yok, boş olan okul ve
öğretmen lojmanları yapılacak her türlü ibadet için yeter
de artar bile..."
Milyonlarca
Aleviyi asimile etmek için, Alevi köylerine cami yaptıranların,
Alevi çocuklarına zorla Sünni din dersi verenlerin, her
fırsatta "türban zulmünden" bahsedenlerin, Kayseri'nin
iğdeli Köyü'nden yükselen bu sesi duymayacakları, daha doğrusu
duymak istemeyecekleri anlaşılır olabilir. Ancak "ben
inanç özgürlüğünden yanayım" diyenlerin, ses "Alevilerden
geldiği için" duymamaları acaba anlaşılabilir mi?
KAYMAKAMLIK
MAKAMINA KAYSERİ / SARIOĞLAN
KAYMAKAMLIK
MAKAMINA KAYSERİ / SARIOĞLAN
Yaptığımız
incelemelere göre, köyümüze Türkiye Diyanet Vakfı tarafından
bir cami yapılmakistendiğini, bunun için köyümüzün muhtarı
ve iki aza tarafından dilekçe verildiğini,
daha
sonra dilekçe veren biri aza olmak üzere iki kişinin dilekçelerini
geri çektiklerini, köyün ortak malı olan ve "davar yatağı"
diye adlandırdığımız arsanın bu iş için ayrıldığını, arsanın
ayrılması kararına imza atan azalardan ikisinin bu konudaki
imzalarını geri çektiklerini öğrendik.
Hemen
belirtelim köyümüz Alevi bir köydür. Bizim Alevi kültürümüzde
ibadet yerimiz camii degil CEM EVİ’dir. Ülkemizde ınancımızı
yok sayanların ve gerici çevrelerin kültürümüzü/ inancımızı
yok etmeye yönelik girişimlerini engellemek, Anayasal bir
hak olan inanç özgürlügümüzü sonuna kadar kullanmak istiyoruz.
Köyümüzün
hemen bitişigindeki yine Alevi olan Yerlikuyu köyünde üç
yıl önce bir camii yapılmış olup cemaati olmadığı için kapalı
durumda bulunmaktadır. Bu caminin uzaklığı 800 metredir,
köyde kışın toplam 20-30 kişi kalmakta olup, açıkça belirtelim
bunların hiç birisi de camiye gitmemektedir. Köyümüzün okulu
ögrenci azlıgı nedeniyle kapalıdır ve var olan 5-6 ögrenci
“taşımalı öğretim” uygulaması yöntemiyle 4 kilometre uzaklıktaki
Karaözü beldesine taşınmaktadır. Kapalı olan okulumuzun
iki dersligi ve dört ögretmen lojmanı boş durmaktadır. Ibadetini
yapmak isteyenlerin okulun bir bölümünde ibadet etmesine
kimse karsi çıkmamaktadır.
Yaptıgımız
incelemeye göre, köyümüze/İğdeli Köyüne camii yapımı için
90.000.YTL (doksan milyar lira) kaynak ayrılmıştır. Köy
halkı olarak, köyün ortak malı olan arsanın camii için kullanılmasına
karşıyız. Camii cemaatı olmayan ve hemen 800 metre yakınında
camii bulunan bir köye, camii yaptırma gayretine anlam veremiyoruz
ve ancak Alevi kültürünü asimile etme niyetinin oldugunu
gözlüyoruz. Avrupa Birligi dahil, ülkemizdeki tüm kamu yetkililerine
bu durumu iletiyor ve yapılan yanlıştan bir an önce vazgeçilmesini
talep ediyoruz.
Bizler
köy halkı olarak camii istemiyoruz. Köyümüze/İğdeli Köyüne
camii yaptırmak isteyen muhtar ve iki aza, köy halkının
iradesini temsil etmemektedir. Arsa, tüm köy halkının malıdır.
Bu arsayı muhtar ve iki aza kendi isteklerine göre kullanamaz.
Bu konuda hukuki hakkımızı (iç ve diş hukuk yollari da dahil)
sonuna kadar arayacagız. Camii yapımı konusunda taraftar
olan iki-üç kişi, karşı çıkan ise tüm köy halkıdır. Soruyoruz;
iki-üç kişi çıksak kilise yaptırmak istesek kamusal bir
kaynağı bunun için de kullanacak mısınız? Bu durum köy halkı
arasında büyük bir huzursuzluga neden olmustur. Çıkabilecek
bir nahoş olayın sorumlulugu, camii yapımına devam etmek
isteyenlere ait olacaktır.
Ekonomik
olarak pek çok sıkıntının yasandığı ülkemizde 90.000 YTL.
gibi bir kaynagın bosa harcanmasını istemiyoruz. Sizin de
aynı kanaatı tasıyacagınıza inanıyoruz. Bu paranın, sağlık,
eğitim, köyün su ihtıyacı ya da ağaçlandırma gibi daha yararlı
bir alanda kullanilmasini istiyoruz.
Ad:
Soyad:
Imza:
Faks:
(352) 8112025
Not:
Degerli İğdeli`li hemşerilerimiz ve dostları bu dilekce
birden fazla kişi tarafından imzalana bilir.
Bu
dilekcenin tüm iğdeliler ve iğdeli dostları tarafindan imzalanarak
SARIOGLAN KAYMAKAMLIGINA- SARIOGLAN/ KAYSERİ adresine gönderilmesini
önemle rıca ediyoruz.