2006
YILI 7. OLAĞAN KURUCULAR KURULUNA SUNULAN VAKIF YÖNETİM
KURULU LİSTESİ
Vakıf
Başkanı:
Cafer
DOĞAN
Yönetim
Kurulu:
ASIL
YEDEK
Emel SUNGUR
Alaaddin TÜRKOĞLU
İlyas TÜRKAN
Murtaza DEMİR
Melahat COŞKUN
Kazım GENÇ (PSAKD)
Önder AYDIN (PSAKD)
Ali AKPINAR
Mustafa BEKTAŞ
Mustafa KAPLAN
İhsan KILIÇ
Yusuf DOĞAN
Ertuğrul ŞENOĞLU
Müslüm TÜRKAN
Meryem
YILMAZ
Haydar KARAASLAN
İbrahim KARAKAYA(PSAKD)
Veysel KAYMAK (PSAKD)
Ayşegül PAMUKÇU
Uğur BİLGİN
DENETİM
KURULU
A.
Hikmet ATAY
Hülya
ÖZDOĞAN
İsmail
ATEŞ
Mehmet
KURT
Cevahir
CANPOLAT
Hüseyin
DEMİR
ONUR
KURULU
Hasan
Nedim ŞAHHÜSEYİNOĞLU
Mustafa
SELMANPAKOĞLU
H.
Basri ÖZBEY
İlhami
EROĞLU
Hikmet
YILDIRIM
Hıdır
ÖZTÜRK
Veli
DOĞAN
Sümer
DEMİREL
Gülhan
ÖZKAN
Hediye
AKBULUT
2006
YILI 7. OLAĞAN KURUCULAR KURULU TOPLANTISI ÇALIŞMA RAPORU
Sayın
Divan, Sayın Kurucular ve değerli konuklar: Sizleri saygıyla
selamlıyor, hoş geldiniz diyorum. Sivas Şehitlerimizi sevgi
ve hasretle anıyorum. Vakfımız Kurucular Kurulunun 7. Olağan
Toplantısına sunduğumuz çalışma raporunu arz ediyorum.
BANAZ
TOPUZLU BABA AĞAÇLANDIRMA, KÜLTÜR MERKEZİ, 2 TEMMUZ SİVAS
ŞEHİTLERİ ANITI, ŞENLİK AMFİSİ ONARIMI VE DİĞER ÇALIŞMALARIMIZ
Vakfımız,
Banaz Köyü‘nün Topuzlu Baba mevkiinde 40 dönümlük bir alanı,
Orman Bakanlığından 49 yıllığına kiraladı. Kiralanan bölgenin
çevresi dikenli tellerle çevrildi. Bu alana 2500 çam fidanı
ile 1500 akça ağaç dikildi. Fidanlığa, ‘Pir Sultan Abdal
Topuzlu Baba Fidanlığı’ adını vermeyi uygun bulduk.
Dikilen fidanların tümü yeşerdi ve boy attı. Geçen yıl fidanlığın
bakımı yapılmış, çevresindeki çitler elden geçirilmiş ve
gerekli onarımı yapılmıştır. Bu yıl çitlerin tekrar gözden
geçirilmesi gerekmektedir. Topuzlu Baba mevkiinde 2003 yılında
inşaatına başlayarak, cemevi olarak da kullanılabileceğimiz
ölçülerde büyük bir yemekhane, misafirhane ve idari bürodan
oluşan Topuzlu Baba Kültür Merkezi binamız tamamen
bitirilmiş ve 21 Mayıs 2005 günü hizmete açılmıştır. Açılışa
Yönetim Kurulu Üyelerimizle birlikte Sn. Veliyeddin Ulusoy,
Sn Cahit Koççoban, Yıldızeli Kaymakamı Sn.M. Fatih Geyim,
PSAKD Genel Başkanı Sn. Kazım Genç ve diğer konuklar katılmışlardır.
Kültür Merkezi Binamızın hizmete girmesiyle birlikte ziyaretçi
sayısı 3 katına ulaşmıştır. Yüzyıllarca ihmal edilen bir
hizmet, Kurumumuz tarafından yerine getirilmiş, PİR SULTAN
ABDAL'ın yurdunu ziyaret etmek amacıyla Banaz'a gelen insanlarımıza
ve Geleneksel Pir Sultan Abdal Kültür Etkinlikleri katılımcılarına
büyük bir alt ve üstyapı kolaylığı sağlanmıştır. Tesislerimizin
bakımı, temizliği ve ziyaretçilere hizmet vermesi amacıyla
bir görevlinin istihdam edilmesine ve 5. ay itibariyle SSK'lı
olarak resmen işe başlamasına karar verilmiştir. Kurban
ve adakların hazırlanma-pişirilme işlemi için planladığımız
ve henüz kaba inşaatını yapa bildiğimiz mutfak binasının
tamamlanmasından ve su deposunun ıslahından sonra, Banaz
Topuzlu Baba Kültür Kompleksinin tamamı bitirilmiş olacaktır.
Mutfak bölümü ve su deposu için yaklaşık 15 bin YTL’ye daha
ihtiyaç duyulmaktadır. Sivas Şehitleri Anıtı: 2005 yılı
Haziran ayında alınan Yönetim Kurulu kararından sonra proje
araştırma çalışmalarına başladığımız
SİVAS
ŞEHİTLERİ ANITI konusundaki çabalarımız bizi
çok olumlu ve sevindirici bir noktaya getirmiştir. Bu çerçevede
geliştirilen tasarımlardan birinin seçilmesinden sonra,
seçimi yapılan tasarımın maketi yaptırılmış ve projenin
gerçekleştirilmesi için heykeltraş Cahit Koççoban görevlendirilmiştir.
Vakıf
Yönetim Kurulumuz Anıtın, 2006 Haziran-Temmuz aylarında
temel atma aşamasına gelineceğini ve 1 Eylül Dünya Barış
gününde de açılışının yapıla bileceğini öngörmektedir.
Banaz'a
ulaşım: Altınoluk-Banaz yolunun ıslahı ve asfaltlanması,
PSA Etkinlikleri Amfisinin onarımı ve protokol tribünü yapılması
konusunda, Sivas Valiliği ve Yıldızeli Kaymakamlığı nezdinde
üç yıldan buyana sürdürülen çabalarımız olumlu sonuç vermiş
ve çözüm aşamasına getirilmiştir. 7 Mart günü Yönetimden
arkadaşlarımız ve CHP İstanbul Mv. Sn. A. Rıza GÜLÇİÇEK'ten
oluşan bir heyet Sn Sivas Valisini ziyaret etmiş, daha sonra
yine aynı heyetin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Sn.
Abdullatif ŞENER'i makamında ziyaret etmelerinden sonra
istemlerimize olumlu yanıt alınmıştır. Bu çalışmaların Mayıs
ayı itibariyle başlayacağı düşünülmektedir.
Vakfımızın ideal anlamda kurumlaşması bakımından, Vakıf
Merkezi olarak kullanacağı kalıcı bir mekana olan gereksinimi
ortadadır. Halen bulunduğumuz dairenin de satılması gündemdedir.
Özetle ifade edersek, sürekli adres değiştirmek ciddi olumsuzlukları
da beraberinde getirmekte ve bu olumsuzluk Vakfımızı mekan
konusunu çözmeye zorunlu kılmaktadır. Yönetm Kurulu olarak,
Kurucular Kurulumuzu sorunun çözümü konusunu değerlendirmeye
ve bir bina satınalınması konusunda yardım etmeye davet
ediyoruz.
TOPLUMSAL
ÇALIŞMALARIMIZ
Topuzlu Baba Kültür Merkezimizi 21 Mayıs 2005 tarihinde
hizmete açtık.
2005 yılı PSA Kültür Etkinliklerini, derneğimizle birlikte
düzenledik.
Derneğimiz öncülüğünde koordine edilen ve Sivas Merkezinde
gerçekleştirilen 2 Temmuz Anma proğramına katıldık.
2 Temmuz 2005 günü akşamı Banaz Pir Sultan Abdal Anıtı
çevresinde yapılan ve artık gelenekselliğe dönüşen anma
akşamını düzenledik.
Aynı gün Ankara Yüksel Caddesinde gerçekleştirilen Meşale
Eylemine katıldık.
16. Geleneksel Pir Sultan Abdal Şenliklerinden sonra,
Yönetim Kurulu olarak Yıldızeli Kaymakamı Sn. M. Fath
Geyim'i ziyaret ettik.
'12 Eylül Darbecileri Yargılansın!' haftası çerçevesinde
miting ve etkinliklere katıldık; 10 Eylül günü '82 Anayasası
ve Zorunlu Din Eğitimi' panelini düzenledik.
Kadın Komisyonumuzun öncülüğü ve Genel Sekreterimiz
Emel Sungur başkanlığında, 17 Aralık günü Çatalca Aziz
Nesin Vakfını ziyaret ettik. Olanaklarımız ölçüsündeki
maddi katkımızı ve öğrenciler için hazırladığımız giysi
yardımımızı yetkililere teslim ettik.
Vakıf Yönetim Kurulumuz, Türkiye Barolar Birliği ve
avukat arkadaşlarımızın da görüşünü alarak, 2 Temmuz
Sivas Katliamı davasında yanımızda yer alan hukukçularımızla
4 Mart günü bir akşam yemeğinde biraraya geldik.
İstanbul'da bulunan Vakıf Kurucu Üyelerimizden Sn. Muharrem
Yılmaz, Sn. İlhami Eroğlu, Sn. Mustafa Bektaş, Sn. Haydar
Karaaslan, Sn. Naki Kurtyiğit öncülüğünde ve diğer arkadaşlarımızın
da değerli katkılarıyla 11 Mart günü, 2 TEMMUZ SİVAS
ŞEHİTLERİ ANITI yararına çok başarılı bir yemekli gece
düzenlendi. Geceye, Anıtın yapımcısı ve proje sahibi
Sn. Cahit Koççoban da katılarak, konuklara Anıt hakkında
bilgi verdi.
Aleviliğin ve Türkiyenin sorunları hakkında çok sayıda
basın açıklamamız oldu. Vakfımızın görüşleri çerçevesinde
birçok makalemiz ulusal gazetelerde yer buldu.
Sayın
Kurucularımız: Bu çalışma ve etkinliklerle birlikte, Aleviliğin
sorunlarına ve çözümüne yönelik pek çok uğraşımız ve çabamız
olmuştur. Sivas katillerinin yakalanması için yoğun bir
çaba gösterilmiş, 12.02.2005 günü iki katilin daha yakalanması
sağlanmıştır. Almanya’ya kaçan ve iltica eden 6 kaçak için,
basında ve Alman yetkililer nezdinde, Türkiye’ye iade edilmeleri
anlamında yoğun bir çaba gösterilmiş, yetkililerle görüşmeler
yapılmış; Alman Cumhurbaşkanından, Meclis Başkanına, İçişleri
Bakanına, Türkiye Büyükelçiliğine değin başvurular yapılarak,
'iltica isteminin ret edilerek, kaçakların Türkiye’ye
iade edilmeleri' istenmiştir. Çabalarımız devam etmektedir.
Bu bağlamda ‘ajan provokatör’ olduğu ortaya çıkan
M. Kazım GENÇ ve Cafer ERÇAKMAK’tan özel olarak söz etmek
yerinde olacaktır.
Aleviliğin
sorunları konusunda toplantılar ve açıklamalar yapılmış,
yanlışlar ortaya konulmuş, doğru görüşlerin yanında yer
alınmıştır. Ne var ki, Alevi toplumunun sorunlarına ne siyasi
iktidar, ne de muhalefet partileri yeterli ilgiyi göstermemiş,
bir bakıma zamana bırakma anlayışını sürdürmüşlerdir. İktidar
yetkililerinin Alevilik konusunda hiçbir altyapıya; hatta
asgari bilgiye dahi sahip olmadıkları ve Alevilere karşı
hasmane bir tutum içinde oldukları tesçillenmiştir. Cemevini
yıkmak istemelerinin, ibadethanemize 'çümbüş evi' demelerinin
nedeni budur. Bu yüzden, ülkemizin özgün inanç-kültürlerinden
biri olan Aleviliğin bilimsel anlamda tanıtılması çabalarına
devam edilmesi gerektiğine inanıyor, çalışmaları gücümüz
oranında sürdürüyoruz.
Diğer
yandan, Alevi örgütlerindeki bölünmüşlük sürdürülmektedir.
Alevi kurumlarının artık iki federasyonları bulunmaktadır.
Vakıf Yönetim Kurulumuz bu kurumlara üye olmayı uzun süre
tartışmış, güdümlü delege yapıları, feodal angajmanları
ve başka ilkesel nedenlerle her ikisine de üye olmayı anlamlı
bulmayarak dışarıda kalmayı tercih etmiştir. Biz, Vakıf
Yönetimi olarak, işbirliğimizi öncelikle kendi kurumumuz
olan PSAKD yönetimi ile geliştirme çabası içinde olmayı
önemsedik ve karşılıklı olarak buna özen gösterdik. Pir
Sultan Abdal Şenliklerini geçen yıl olduğu gibi bu yıl da
yine Derneğimizle birlikte düzenledik. Ve güç birliğinin
diğer alanlarda ve platformlarda da sürmesini arzu ettik.
Alınan mesafeyi yeterli görmüyor, iş ve güç birliğinin şenlik
yapmaktan öteye götürülmesini içtenlikle diliyoruz.
Vakıf
Yönetimi olarak, demokrasi, laiklik ve insan hakları kavramlarının
evrensel ölçütlerde ülkemizde de kurumlaşması için çaba
gösteriyoruz. Savaşları, işbirlikçilerini ve çığırtkanları
kınıyoruz. İşgalci ABD’nin Irak’tan koşulsuz olarak ve hemen
çekilmesini istiyoruz. Komşularımız olan Suriye ve İran’ın,
ABD tarafından tehdit edilmesini vahim bir olay olarak değerlendiriyor;
Hükümetimizi, dünyayı kan gölüne çevirmesi ihtimali çok
yüksek olan bu gelişmeye karşı, kararlı ve açıktan tutum
almaya davet ediyoruz. Irak halkına ve kadınlara yönelen
aşağılık ve faşizan baskıları şiddetle protesto ediyor,
tecavüzleri ve işkencecileri lanetliyoruz!..
Alevi
örgütlerinin hegemonyasız, güdümsüz birlikteliğini, demokrasiyi,
laikliği, insan haklarını ve özgürlükleri savunan, ancak;
bayrağı, sınırı, laikliği ve Atatürk'ü tartışma konusu
yapmayan diğer demokratik kurumlarla da işbirliği yaparak
daha etkili olmalarını diliyor, istiyor ve bu konuda çaba
gösteriyoruz. Sorunlarımızın demokrasi, laiklik ve barışın
gerçekleşmesiyle çözüme kavuşacağına olan inancımızı bir
kez daha yinelemek istiyoruz.
ÇABA
GÖSTERMEMİZE KARŞIN GERÇEKLEŞTİREMEDİĞİMİZ ÖZLEM VE İSTEMLERİMİZ
Alevi kurumları olarak; anlamlı, saygın, güdümlenmeyen,
bağımsız bir çatı örgütü oluşturamadık.
Ortak hedeflerde, asgari müştereklerde, Aleviliğin tanımlanmasında
ve öncelikli sorunlarının tespitinde başarılı olamadık.
Diyanetle ilgili talep ve çözümlerimizi ne aydınlara,
ne kamuoyuna, ne de siyasi partilere anlatamadık.
Zorunlu Din Dersleri zulmünün çözümüne ilişkin çabalarımızda,
demokratik kitle örgütleri ve siyasi partiler tarafından
yalnız bırakıldık. Sorunu anlatmakta yeterince başarılı
olamadık. Sorunlarımızın akademik düzeyde ve bilimsel
verilerle ele alınması yerine, slogancı çözümlemelerle
zaman öldürdük ve sorunu AİHM'sini insafına terk ettik.
Alevilik İslamın içi-dışı tuzağına düşerek, Alevilerin
yanlış kurumlara yönelmelerine zemin hazırladık.
Alevi yerleşim birimlerine- köylerine zor ve baskıyla
cami yaptırma kampanyasını deşifre ederek, durdurulmasını
sağlayamadık.
Kurumlarımızda, hali hazır çağdaş kazanımlarımızı borçlu
olduğumuz Atatürk'ün tartışılmasına seyirci olduk. Bayrağımızın
ve sınırlarımızın tartışıldığı kimi durumlarda liberal
kaldık ve böylece kendi zeminimize ve varlık nedenimize
şüpheyle bakılmasına neden olduk.
Kürt ırkçılığı ve bölücülüğüne tepki olarak gelişen
ve 'ULUSALCILIK' adı altında devlet güdümünde büyütülen
Türk ırkçılığına karşı, demokratik-çağdaş, makul bir
önermede bulunamadık.
Ülkemizin koşullarını tahlil eden ve çözümlemeleri olan
bir Türkiye projesi oluşturamadık; sorunların çözümüne
katkıda bulunamadık. Türkiye gündeminin oldukça dışında
kaldık.
Ülkemizin ve geleceğimizin en yakın ve en büyük tehdit
unsuru haline gelen, hergün biraz daha büyüyen ve artık
kontrol edilmesi imkansız hale gelen ŞERİAT DEVLETİ
ÖZLEMCİLERİNE karşı anlamlı ve yeterli tepkiyi örgütleyemedik.
Siyasal İslamın tartışmasız simgesi olan TÜRBAN konusunda
uyarı-aydınlatma görevimizi yapamadık.
12 Mart ve 12 Eylüllerde gösterilen ve şimdi yeniden
vizyona sokulan filmin sadece figüranı değişti. Şimdi
konu ŞERİAT! Hep birlikte sormamız gerekmez mi: Şeriatçıları
kucağında besleyip büyüten, Hizbullah kampları açan,
Zorunlu Din Derslerini yasalaştıran, yüzlerce imam okulu,
binlerce Kuran kursu açanlar kimlerdi? Unuttuğumuzu;
hafızasız olduğumuzu sanıyor ve soruyorlar: 'ŞERİAT
istemiyorsanız, İHTİLAL'e razı olun!' Sıtmayı gösterip,
zatürreye razı olmamızı istiyorlar... Bu çevrelere demokrasi
diye çağdaş bir kavramın varlığını; tek çare ve çözümün
demokrasi olduğunu, laikliğin katledilerek demokrasinin
yaşatılamayacağını; laikliğin sabah akşam 'laiklik laiklik'
diyen egemen çevreler tarafından bilerek ve istenerek
yok edildiğini; dinin- Sünni İslamın finanse edilerek
laikliğin yaşatılacağını iddia edenlerin ikiyüzlülüğünü,
yeterince ve etkili olarak anlatamadık.
KADIN
KOMİSYONU ÇALIŞMALARI
Çalışmalarını
Vakıf tüzüğü doğrultusunda yürüten kadın komisyonu; Emel
Sungur, Fatma Kurt, Ayşegül Pamukçu, Hediye Akb ulut, Melahat
Şimşek, Melahat Coşkun, İnsaf Çelik, Perihan Demir, Nazlı
Kılıç, Gülhan Özkan, Hülya Özdoğan, Sebahat Türkan Şemsi
Demir, Sümer Demirel ve Meryem Yılmaz‘dan oluşmaktadır.
Kadın komisyonumuz, her Çarşamba günü saat 14.00 da üyelerin
tümünün katıldığı düzenli toplantı yapmaktadır. Dünya ve
Türkiye‘de belirlenen özel günlerde yapılan etkinlikleri
dışında Vakıf kuruluş amacına uygun faaliyetler düzenlemekte
ve Vakfımızın tüm çalışmalarına aktif olarak katkıda bulunmaktadır.
Vakıf Yönetim Kurulu olarak Kadın Komisyonu üyelerine içten
teşekkürlerimizi sunarız.
Çalışma
raporunun sunumunu burada noktalarken, tüm katılımcılara
tekrar hoş geldiniz diyor, yeni yönetime seçilecek arkadaşlarımıza
şimdiden başarı diliyor, sizleri, Yönetim Kurulumuz adına
saygıyla selamlıyorum.
25.03.2006
VAKIF
YÖNETİM KURULU
***
Cafer
DOĞAN
Vakıf
Başkanı
PİR
SULTAN ABDAL 2 TEMMUZ KÜLTÜR VE EĞİTİM VAKFI
Şehit
A. Yavuz Sok. 18/22 Kızılay/Ank. Tel: 419 63 60-61