Ankara
78’liler Derneği’nin öncülüğünde kurulan Darbe Karşıtı Platform
tarafından düzenlenen panelde, Maraş katliamının hâlâ sürdüğü,
halkın birbirine düşürülmeye çalışıldığı bir ortam yaratılmaya
uğraşıldığı belirtilerek, halkın gücüyle yeni katliamların
önüne geçilebileceği ortaya kondu. Ankara 78’liler Derneği’nin
öncülüğünde kurulan Darbe Karşıtı Platform tarafından düzenlenen
panelde, Maraş katliamının hâlâ sürdüğü, halkın birbirine
düşürülmeye çalışıldığı bir ortam yaratılmaya uğraşıldığı
belirtilerek, halkın gücüyle yeni katliamların önüne geçilebileceği
ortaya kondu.
Önceki gün düzenlenen panelde konuşan Pir Sultan Abdal Kültür
Derneği Başkanı Kazım Genç, Mustafa Suphiler’den cezaevleri
operasyonlarına kadar Cumhuriyet tarihinde 100’ü aşkın katliam
yaşandığını dile getirdi. Genç, Ecevit’in daha sonra ortaya
çıkan notlarında bu katliama ilişkin bilgilerin bulunduğunu
hatırlatarak “Alevi kesiminin Ecevit hayranlığı vardı. Onun
üzerine gölge düştü” diye konuştu.
Katliamlar nereden ve kime gelirse gelsin, katliamcıların
her zaman korunduğunu söyleyen Genç, “Bunları önleyebilmenin
yolu; halkın gücüdür. Katliamlara karşı duruş, takipçisi olunarak
üstü örttürülmezse gerçekleşir” dedi. Katliamda yetkili olan
kişilerin görevden alınmanın tersine, bugün milletvekili hatta
İçişleri Bakanı olmalarına sert tepki gösteren Genç, bu yüzden
Maraş katliamının aydınlığa çıkarılması ve yeni katliamların
önüne geçmek için devletin değil kitle örgütlerinin, çağdaş
demokrat kurumların çabasının gerektiğini söyledi.
Avukat Ender Büyükçulha da “Maraş katliamı henüz bitmedi.
Katliamlar, siyasal sürecin bir parçasıdır. Türkiye’de Maraş
katliamı yaşanırken dünyanın çeşitli ülkelerinde inanılmaz
benzerlikler taşıyan nice katliamlar oldu” dedi. Ankara 78’liler
Derneği üyelerinden Serdar Koç da Maraş katliamının
gelişiminin çok öncelere dayandığını, 1975 yılında 15-16 Şubat
günlerinde Töb-Der’in yürüyüşüne yapılan saldırıları örnek
vererek hatırlattı. Koç, o dönem Tercüman gazetesinde bir
köşe yazarının, “İlkini beğenmeyenlerin şahlanışı” diye yazdığını
belirterek “Evet, onu beğenmeyenler; anne karnındaki bebeği
katletti, 80’lik ninenin gözlerini oydular” dedi.
‘Yeni değerler yaratmalıyız’
Antropolog-Yazar Atilla Erden ise dünya üzerinde en
çok ağıt yakan, cenaze ritüelleri bulunan toplumun Türkiye
toplumu olduğuna işaret ederek, tüm dünyanın bir senelik silah
sanayiine harcadığı para ile 10 sene boyunca tüm dünya insanlarının
refah içinde yaşayabileceğinin altını çizdi. Erden, toplumdaki
yozlaşmaya, duyarlılık yitimine, bencilliğe dikkat çekerek
“Türkiye bunu çok acı şekilde yaşamaya başladı. ‘Neden, nasıl’
diye sormayan kişinin ne yapacağı belli olmaz. Bu, kapitalizmin
insanları robotlaştırmasının sonucudur. Vur deyince vuruyor,
öldür deyince öldürüyoruz” dedi. Karşıt görüşten bir insan
ise onun ölümüne hiç üzülmediğimizi anlatan Erden, “Bu değerleri
yıkıp yerine irdeleyici, tartışmacı, öz duygularımızı geri
getirmeliyiz. Başkasını düşünen toplum bilincini yaratmalıyız”
diye konuştu.