Maraş katliamının 28. yıldönümünde düzenlenen
eylemlerde katliamın aydınlatılması talep edildi
Başbakan
Bülent Ecevit’in arşivinden çıkan belgeler doğrultusunda,
olayın planlayıcıları olarak MİT’in ve Türkeş’in adının karıştığı
Maraş katliamı, düzenlenen eylemlerle protesto edildi. Gerici-faşist
güçlerin saldırıları sonucu 21-24 Aralık 1978 tarihleri arasında
yaşanan ve Türkiye’yi 12 Eylül darbesine götüren sürecin önemli
dönemeçlerinden biri olan Maraş katliamı, 28’inci yıldönümünde
eylemlerle lanetlendi.
Galatasaray Meydanı’nda toplanan Pir Sultan Abdal Kültür
Derneği üyeleri, “Saklamayın yargılayın”, “Dün Maraş’ta bugün
Sivas’ta çözüm faşizme karşı savaşta” ve “Çekmecede başka
neler var?” dövizleri taşıdı. Grup adına basın açıklaması
yapan PSAKD Marmara Şubeleri Yönetim Kurulu Üyesi Erdal Yıldırım,
dinin elden gittiği ve camilere Aleviler tarafından saldırıldığı
söylemleriyle egemen güçlerin halkı katliama kattıklarını
hatırlattı. Yıldırım, “Maraş katliamı tarihindeki dönemin
başbakanının ölümü sonrası çekmecesinden çıkmış olan ‘Katliam,
MİT’in içindeki MHP kanadı tarafından organize edildi’ yönündeki,
yine MİT’ten gelmiş olan bilgi notları, yıllardır ileri sürdüğümüz
somut gerçeklerin su yüzüne çıkmış belgeleridir. Katliamların
bir daha hiçbir şekilde yaşanmaması için toplumun hiçbir kesiminin
katliama uğramaması için herkesi katliamlara karşı duruşa
davet ediyoruz. Maraş katliamının faillerinin açıklanmasını,
tüm sorumluların yargılanmasını talep ediyoruz” diye konuştu.
Basın açıklamasının ardından PSAKD üyesi gençler tarafından
barışa semah dönülürken, İstiklal Caddesi’nde renkli görüntüler
oluştu.
Dosya tekrar açılsın
İHD İstanbul Şubesi’nde basın açıklaması yapan Demokratik
Alevi İnisiyatifi ise gerek Maraş gerekse diğer katliamların
sorumlularının hâlâ açığa çıkarılmadığını belirtti. İnisiyatif
adına basın açıklamasını okuyan Ergin Doğru; “Demokratik hukuk
devleti olmanın gereği, ayıplı olan tarihiyle yüzleşmekten
geçiyor. Yeni gün yüzüne çıkan bilgiler ışığında, Maraş dosyası
tekrar açılmalı ve en alttan en üste kadar sorumluluğu bulunan
herkes yargılanmalıdır” şeklinde konuştu.
(İstanbul/EVRENSEL)
Mutlaka
aydınlatılmalı
Ankara ‘78’liler Derneği öncülüğünde oluşturulan Darbe Karşıtı
Platform üyeleri, 100’ü aşkın insanın katledildiği, Alevilerin
kenti terk etmek zorunda kaldığı, sonucunda 13 ilde sıkıyönetim
ilan edildiği Maraş katliamını lanetleyerek, katliamın mutlaka
aydınlatılması gerektiğini söylediler.
Ankara ‘78’liler Derneği öncülüğünde oluşturulan Darbe Karşıtı
Platform üyeleri, 100’ü aşkın insanın katledildiği, Alevilerin
kenti terk etmek zorunda kaldığı, sonucunda 13 ilde sıkıyönetim
ilan edildiği Maraş katliamını lanetleyerek, katliamın mutlaka
aydınlatılması gerektiğini söylediler.
Maraş katliamının 28’inci yıldönümünde Yüksel Caddesi’nde
bir araya gelen platform üyesi sendika, siyasi parti ve kitle
örgütü temsilcileri, “Dün Maraş’ta, bugün Sivas’ta, çözüm
faşizme karşı savaşta”, “Susma, sustukça sıra sana gelecek”
gibi sloganlar atarak, katliamı anlatan fotoğraf ve yazılar
taşıdılar. Topluluk, yaşamını yitiren devrimci ve yurtseverlerin
anısına bir dakikalık saygı duruşunda bulundu.
Ankara ‘78’liler Derneği Başkanı Ruşen Sümbüloğlu, “Bugün
artık daha bir netlikte görüyoruz ki egemen sınıfların emperyalizmin
güdümünde tezgahladığı Maraş katliamı gibi sayısız katliamın
ardındaki gerçekler, tüm yönleriyle aydınlatılmadan ülkemizdeki
demokrasi mücadelesinin başarıya ulaşması ihtimali yoktur”
dedi. Sümbüloğlu, devrimcilerin o yıllarda, sağ-sol, Alevi-Sünni
çatışması olmadığını, faşist katliamların yaşandığını söylediğini
hatırlatarak 12 Eylül darbe düzeninin, sistemli katliamlarına
ve ayrılıkçı politikalarına devam ettiğini dile getirdi. Maraş
katliamının mutlaka aydınlatılması gerektiğini söyleyen Sümbüloğlu,
üzerinden geçen bunca zamana rağmen katliamı unutmadıklarını,
unutamayacaklarını ifade etti.
Başbakan yanıtlasın
Topluluk daha sonra sloganlarla Kızılay Postanesi’ne kadar
yürüdü. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Başkanı Kazım Genç,
Başbakan Erdoğan’ın yanıtlaması istemiyle hazırladıkları Maraş
katliamını aydınlatacak soruları okudu. Genç, Maraş katliamından
bir hafta önce CIA ajanı Paul Neze’nin Maraş’ta görüşmeler
yapıp yapmadığını sorarak, darbeci generallerin bu katliamda
sorumluluğu olup olmadığını merak ettiklerini söyledi. Genç,
Türkiye’nin bir daha Maraş’taki gibi katliamları yaşamaması
için üzerinden 28 yıl geçmesine rağmen hâlâ karanlıkta kalan
birçok konuyu aydınlatmanın Başbakan’ın görevi olduğunu dile
getirerek Ecevit’in arşivinden çıktığı iddia edilen ve Maraş’taki
olaylarda yer alan 4 MİT ajanının kimler olduğunu sordu.
‘Devlet katliamı destekledi’
Maraş katliamının 28. yıldönümü Adana’da Alevi Bektaşi derneklerinin
ortak açıklamasıyla kınandı. Pir Sultan Abdal Derneği Şube
Başkanı Mürşit Pür yaptığı açıklamada, katliamın planlanmasında
ve gerçekleştirilmesinde egemen güçlerin katkısı olduğunun
unutulmaması gerektiğinin altını çizerek, aynı egemen güçlerin
katliamı yapan maşalara kol kanat gererek küçük cezalarla
kurtardıklarını söyledi. Pür, devletin katliamların destekçisi
oluğunu belirtti.
(EVRENSEL-HABER MERKEZİ)
Adana’da
Maraş katliamı protestosu
(24.12.06) - Maraş katliamının yıldönümünde
Adana’da bir basın açıklaması gerçekleştirildi. Alevi Bektaşi
Federasyonları Adana Bileşenleri, HBV Kültür Derneği, HBV
Vakfı, Pir Sultan Abdal Derneği, Tunceliler Derneği adına
24 Aralık günü saat 11.30 yapılan açıklamayı PSAD Başkanı
Mürsit Pür okudu.
Açıklamada şunlar söylendi;
“Maraş’ı dört gün boyunca ele geçirerek alevi canlarımızı
katleden ırkçı, şoven, faşist, gerici güçlere karşı toplun
sürekli uyanık tutmanın ve katliamları önlemenin tek yolu,
demokratik kamuoyunun sürekli uyanık ve dayanışma içinde olması
tarihsel bir zorunluluktur. Bu sebeple katliamların bir daha
hiçbir şekilde yaşanmaması için, toplumun hiçbir esiminin
katliama uğramaması için, herkesi katliamlara karşı duruşa
davet ediyor, katliamları unutmamak gerektiğini bir daha kamuoyunun
bilgisine sunarak, duyarlılığa davet ediyoruz.”
Açıklamaya yaklaşık 50 kişi katıldı.
Maraş Katliamının
üzerinden 27 yıl geçti.
BASINA VE KAMUOYUNA
Irkçı, şoven,faşist ve eli kanlı katiller tarafından.Maraş'ın
dört gün süresincede ele geçîrilişin,önceden planladıkları
şekilde işaretlendikleri işyerlerini ve evlerin tek tek yakılıp
yıkılışının ve evlere girilerek talan edilişin ve Alevi-Devrimci
ve Yurtsever canlarımızın kadın erkek, çoluk -çocuk demeden,vurularak,
yakılarak Kesilerek katledilişlerinin üzerinden 27 yıl geçti.Resmi
kayıtlara göre 114 yurttaşımız katledildi. Binlerce iş ve
ev yakılıp yıkılarak talan edildi. Ve binlerce yurttaşımız
aç sefil bir şekilde, geri dönmemek üzere kentten ayrıldı.
Olaylar,tüm Alevi katliamlarında sahneye konulan aynı senaryo
ile başlatıldı.Tüm Alevi katliamlarında provokatörlerin halkı
katliama katan söylemi "dinin elden gittiği veya camilere
saldırı olduğu" yönündedir.
72 Millete bir nazar ile bakan Aleviler,hiç kimseyi,dinine
ve inancına göre değerlendirmedikleri gibi,hiç kimsenin inanç
mekanlarına ve hele de,yüzlerce yıldır aynı topraklar üzerinde
birlikte yaşadıkları Sünni yurttaşlarımızın inanç merkezleri
olan Camilere olumsuz bir yaklaşımları söz konusu olmamıştır.
Ne yazık ki, Alevilerin bu yaklaşımlarına rağmen,tüm Alevi
katliamlarında,Alevilerin bakışının tam tersi bir yaklaşım
ile,Alevi katliamlarına zemin hazırlanmış ve katliamlar yapılmıştır.Maraş'ta
da böyle olmuştur,Malatya?da da böyle olmuştur,Çorum'da böyle
olmuştur,Sivas'ta da böyle olmuştur.
Katliamların planlanmasında ve gerçekleştirilmesinde egemen
güçlerin katkısı ve varlığı unutulmamalıdır,Aynı egemen güçler?katliam
sonrası katliam yapan maşalarına kol-kanat germişler,küçük
cezalarla kurtulmasını sağlamışlar ve hatta bazı maşalarım
meclise milletvekili olarak ta taşımışlardır. Ne yazık ki
devlette bu katliamların çoğu zaman seyircisi ve destekçisi
olmuştur. Yakın zamanda, dönemin Başbakanı çekmecesinde özenle
sakladığı bir belgeyle "katliam,MİT'in içindeki MHP kanadı
tarafından organize edildi" yönündeki?yine MÎT'ten gelmiş
olan bilgi notları,yıllardır ileri sürdüğümüz somut gerçeklerin,su
yüzüne çıkmış belgeleridir.
Dönemin başbakanının,katliamı organize edenlere ilişkin bu
bilgi notlarına rağmen,her hangi bir işlem yapmaması ve yıllarca
çekmecesinde tutmuş olması da,devletin en üst noktasında bulunanların,Alevi
katliamlarına bakışım da ortaya koymaktadır.
Katliamlara karşı duruşun ve katliamları önlemenin en doğru
yolu,katliamları unutmamak ve toplumun da unutmasının önüne
geçmektir.Yapılan tüm katliamlara karşı göstereceğimiz tepki,
mensubiyet duygusu içinde değil,toplumsal sorumluluğumuzun
gereği olarak yapmalıyız.
Maraş'ı dört gün boyunca ele geçirerek,Alevi canlarımızı
katleden ırkçı?şoven,faşist gerici güçlere karşı toplumu sürekli
uyanık tutmanın ve katliamları önlemenin tek yolu,demokratik
kamuoyunun sürekli uyanık ve dayanışma içinde olması tarihsel
bir zorunluluktur.
Bu Sebeple katliamların bir daha hiçbir şekilde yaşanmamsı
için,toplumun hiçbir kesiminin katliama uğramaması için,herkesi
katliamlara karşı duruşa davet ediyor,katliamları unutmamak
gerektiğini bir daha kamuoyunun bilgisine sunarak,duyarlılığa
davet ediyoruz.
24.12.2006
Saygılarımızla
Alevi Bektaşi Federasyonu Adana Bileşenleri
HBV Kültür Derneği
HBV.Vakfı
Pir Sultan Abdal Derneği
Tuncelililer Derneği
Maraş
olaylarını protesto
24 Aralık 2006 ANKARA (A.A) Kızılay'da toplanan “Darbe
Karşıtı Platform” üyeleri, 24 Aralık 1978'de meydana gelen
Kahramanmaraş olaylarını protesto ettiler.
Çeşitli sivil toplum kuruluşlarından oluşan Darbe Karşıtı
Platform üyeleri, öğle saatlerinde Yüksel Caddesinde toplandı.
Grup adına okunan basın açıklamasında, 27 yıl önce yaşanan
olaylarda 114 kişinin öldüğü belirtilerek, söz konusu olaylardan
yerli ve yabancı istihbarat birimlerinin haberi olduğu ancak
engellenmediği savunuldu. Açıklamada, Taksim, İstanbul Üniversitesi,
Bahçelievler, Balgat, Tepecik, Sivas, Çorum ve Malatya olaylarının
da aynı güçler tarafından organize edildiği iddia edildi.
Açıklamanın ardından gruptakiler, sloganlar atarak Kızılay
Postanesi'ne yürüdüler. Protestocular, burada da yaptıkları
kısa açıklamanın ardından Kahramanmaraş olaylarıyla ilgili
bazı noktaların açıklığa kavuşturulması taleplerinin yer aldığı
bir mektubu Başbakanlığa gönderdiler.
Maraş katliamı Ankara’da bir dizi eylem ve etkinliklerle
protesto edildi. Aralarında Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin
de bulunduğu “Darbe Karşıtı Platform” tarafından 114 kişinin
katledildiği, Alevilerin de kenti terk etmek zorunda kaldığı,
sonucunda da 13 ilde sıkıyönetim ilan edildiği, Maraş katliamını
lanetliyerek katliamın mutlak aydınlatılması gerektiğini söylediler.
Katliamın 28. yılında Yüksel Caddesi’nde 12.30’da bir araya
gelen Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Ankara 78’liler Derneği,
Halk Evleri, SDP, EMEP, ESP, DİSK ve diğer sendika ve kitle
örgütleri temsilci ve üyeleri, yaşamlarını yitiren devrimci
ve yurt severlerin anısına bir dakikalık saygı duruşunda bulundular.
Ardından Ankara 78’liler Derneği Başkanı Ruşen Sünbüloğlu:
“Maraş katliamı gibi sayısız katliamların ardındaki gerçekler
tüm yönleriyle aydınlatılmadan, ülkemizdeki demokrasi mücadelesinin
başarıya ulaşması ihtimali yoktur” dedi. Sünbüloğlu, devrimcilerin
o yıllarda; sağ-sol, Alevi-Sünni çatışması olmadığını, faşist
katliamların yaşandığını söylediğini hatırlatarak 12 Eylül
darbe düzeninin, sistemli katliamlarına ve ayrılıkçı politikalarına
devam ettiğini" dile getirdi. "Maraş katliamının mutlaka aydınlatılması
gerektiğini" söyleyen Sünbüloğlu, üzerinden bunca yıl geçmesine
rağmen Maraş'ı unutmadıklarını ve unutmayacaklarını ifade
etti.
Topluluk daha sonra, sloganlar eşliğinde zincir oluşturarak
Kızılay Postanesi’ne kadar yürüdü. Pir Sultan Abdal Kültür
Derneği Genel Başkanı Kazım Genç: Başbakan Erdoğan’ın yanıtlamasını
istemiyle hazırladıkları Maraş katliamını aydınlatacak soruları
okudu. Sayın Genç “Maraş katliamından bir hafta önce CİA ajanı
Paul Neze’nin Maraşta görüşmeler yapıp yapmadığını sorarak,
darbeci generallerin bu katliamlarda sorumlu olup olmadığını,
Ecevit’in arşivinden çıktığı iddia edilen ve Maraş’taki olaylarda
yer alan, dört MİT ajanının kimler olduğunu, Maraş katliamının
ardından İçişleri Bakanlığının gönderdiği özel araştırma ekibinin
hazırladığı raporun niçin kamuoyuna açıklanmadığını, bu katliamda
kullanılmak üzere Maraş giden Ülkücülerin olduğu doğrumudur?
Olaylar sırasında Maraş’ta olduklarını kanıtlayan otel kayıt
belgeleri bulunmakta mıdır? Olaylar öncesi bu kişilerin Maraş’ta
bazı görüşmeler ve hazırlıklar yaptığı bilgisi de bu raporda
yer almakta mıdır? Maraş’ta yaşamını yitirenlerin gerçek blançosunun”
ne olduğunu sordu. Örgüt temsilcileri yanıtlanması istemi
ile Başbakanlığı mektup gönderdiler.
Saat 14’de ASMMO Toplantı Salonu’nda Maraş Katliamını tüm
yönleri ile anlatıldığı panele Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri
Genel Başkanı Kazım Genç, DİSK Bölge Temsilcisi Tayfun Görgün,
Doc. Dr. Atilla Erdem, 78’ler Derneğinden Dr. Serdar Koç,
Halk Evleri Genel Sekreteri Ender Büyükçulha konuşmacı olarak
katıldılar.
78'liler Girişimi 1978 Maraş katliamının aydınlatılması
için Başbakan'a sordu: Devlet katliam planını biliyor muydu?
Darbecilerin sorumluluğu var mı? İçişleri Bakanlığı'nın raporu
neden açıklanmıyor? Katliamın gerçek bilançosu ne? Ölümler
neden saklandı?
BİA (Ankara) - 1978 Maraş katliamının aydınlatılması için
bir dosya açan 78'liler Girişimi, Başbakan Erdoğan'a yanıtlanması,
ortaya çıkarılması gereken sorularını gönderdi. Girişimin
Başbakan'a iadeli taahhütlü olarak postaladığı sorular şöyle:
1- Maraş Katliamı'ndan bir hafta önce CIA ajanı Paul
Henze'nin Maraş'ta görüşmeler yaptığı, katliamın bu görüşmelerde
planlandığı ve daha sonra uygulandığı iddia edilmektedir.
Bu iddia doğru ise; Henze kimlerle görüşmüştür? Bu görüşmelerde
katliam planı yapılmış mıdır? Devletin istihbarat örgütleri
bu katliam planını öğrenmişler midir? İçişleri Bakanlığı,
Valilik ve Emniyet arasındaki yazışma ve haberleşmelerde bu
konu görüşülmüş müdür? Henze hakkında bu nedenle bir dava
ikame edilmiş midir? Bu konu ile ilgili olarak ABD Hükümetiyle
Türk Hükümeti arasında yapılmış resmi yazışmalar var mıdır?
2- ABD'li yetkiler "Türkiye'yi komünizmden koruduk,
Türkiye bize üç askeri darbe borçludur"diye açıklamalar yaptılar.
Bu açıklamaya göre Maraş katliamı ile bu koruma planı arasında
bir ilişki var mıdır?
3- Türkiye'de darbe öncesi yapılan pek çok katliam
gibi Maraş katliamının da darbeye zemin hazırlamak ve meşruiyet
kazandırmak için yapıldığı iddia edilmektedir. Bu anlamda
darbeci generallerin bu katliamda sorumluğu var mıdır?
4- Maraş Katliamı'nın ardından İçişleri Bakanlığı'nın
gönderdiği özel araştırma ekibinin hazırladığı rapor niçin
kamuoyuna açıklanmıyor. Bu katliamda kullanılmak üzere Maraş'
a giden Ülkücülerin olduğu doğru mudur? Olaylar sırasında
Maraş'ta olduklarını kanıtlayan otel kayıt belgeleri bulunmakta
mıdır? Olaylar öncesi bu kişilerin Maraş'ta bazı görüşmeler
ve hazırlıklar yaptığı bilgisi de bu raporda yer almakta mıdır?
5- Ecevit arşivinde çıktığı iddia edilen ve Maraş'taki
olaylarda yer alan 4 MİT ajanı kimlerdir? Bu kişilerin isimlerini
açıklamayı düşünüyor musunuz? Bu kişilerin MHP ile bir bağlantısı
var mıdır?
6- Malatya Belediye Başkanı Hamit Fendoğlu'nu öldüren
bombanın bir benzeri Maraş ta Ülkücülerde yakalanmış mıdır?
Yakalandı ise kimlerde yakalanmıştır? Bu bombalar nerede,
hangi kurumda hazırlanmıştır? Bombalı paketler kaç yere postalanmıştır?
Bu bombalardan Maraş'ta kaç adet ele geçirilmiştir?
7- Maraş katliamının gerçek bilançosu nedir? Kaç
insan ölmüştür? Ölenlerin sayısı resmi açıklamadan daha fazla
ise, bazı ölümler neden kamuoyundan gizlenmiştir?
8- Cuma Avcı'nın Çiçek Sineması'na patlayıcı attığı
gerekçesiyle teşhis ettiği polis memuru Hasan Aydın hakkında
ne yapılmıştır? Hasan Aydın şimdi nerede ve ne görevdedir?
9- Neden Cuma Avcı'nın Hasan Aydın'ı teşhisi tutanak
haline getirilmemiştir. Bu teşhisi tutanak haline getirmeyen
Emniyet Müdür Yardımcısı Hüseyin Işıklı hakkında ne yapılmıştır.
Bu kimse şimdi nerededir?
10- Katliam sırasında Maraş'ta oldukları tespit edilen
İskenderun Demir Çelik İşletme Fabrikası Stok Kontrol Müdür
Yardımcısı Hayri Kuşçu ile Çelik İş Sendikası'ndan Tuncay
Tevekli ile ilgili neler yapılmıştır?
11- Adana'dan Malatya Özel Doğu Kliniği doktoru Muhittin
Turgut'u telefonla arayarak "Maraş'tan oraya yaralılar gelecek
dikkatli olun" diyen kimdir ve bu şahıs ve Muhittin Turgut
hakkında ne yapılmıştır?
12- Katliam öncesi Maraş Eden Yağ Fabrikası'nda toplantı
düzenlemiş olanlar, AP İl Başkanı, Belediye Başkanı, MİSK
Bölge temsilcisi ve Fabrika sahipleriyle ilgili neler yapılmıştır?
13- Maraş katliamı sırasında çeşitli illerden gelen ve otellerde
seyyar milli piyangocular kimliğiyle kalanlar kimlerdir? (TK)