" Adalet yerini buldu, yüreğim umut doldu" diye yazsalar,
Ülkenin üstündeki utanç bulutları dağılsa, ne güzel olur.
Sivas'ın
Sızısı Sürüyor...
16
Haziran sabahı İstanbul'dan Sivas'a uçuyorum.
Yanımdaki
beyefendi ile bir çay içimi söyleşiyoruz.
-
Sivaslı mısınız? diye soruyor.
-
Değilim, bir toplantıya gidiyorum.
-
Ben, Sivaslıyım. İstanbul'da yaşıyorum. 14 yıl sonra Sivas'a
ilk kez gidiyorum. O yangından sonra gidemedim. Sivaslılar
bu olayı unutamadı. İnanın biz yıllarca Sivas'ta Alevi -
Sünni birlikte yaşadık. Alevi değilim ama bu olay bizi çok
üzdü...
14
yıl sancılı sızılı geçti.
"Nerelisiniz?",
"Sivaslıyım ama yakanlardan değilim." Yanıtı espri
ile söylense de derinlerden bir sızının sızıntısı değil
mi?
Pir Sultan Abdal Dernekleri Genel Başkanı Kazım Genç, aynı
zamanda bir hukuk adamı olarak televizyonlarda kamuoyuna
sesleniyor: "Madımak yangınının gerçek suçluları bulunmamıştır.
Bu bizi incitmektedir. Kahramanmaraş Katliamının suçlularına
ilişkin bilgiler yıllar sonra Başbakan Bülent Ecevit'in
çekmecesinden çıktı."
Dinlerken düşünüyorum, "Madımak" suçlularının kimler
olduğuna ilişkin bilgileri öğrenmek için kaç başbakanın
ölümü beklenecek?
Bakın,
Oskar Wilde ne diyor: "Tarih okurken, kötülerin işledikleri
suçlardan değil, iyilerin verdikleri cezalardan iğreniyor
insan. Toplumlar, arada sırada görülen suçlardan çok, alışılagelmiş
ceza uygulamalarından acımasız duruma getiriliyor."
Devlet, bu insanlık dışı eylem için adım atmakta gecikti.
Binlerce kilometre ötedeki yangının acısını söndürmeye koşarken;
kendi ülkesindeki yangının sızısına suskun kaldı...
Soligen'deki
olayın acısından farklı mı Sivas sızısı?
Soligen'de
sızım sızım yanan Mevlüde Genc'in yüreği Sivas'ta çocukları
yanan annelerden farklı mı? Alman devletinin Soligen'de
diktiği anıtı Sivas'ta dikmek zor mu? Yöneten de olsa insan
bir ülkede sesli, saygın soylu bir başka ülkede sessiz,
sevgisiz, suskun olur mu? Seneler sızılı sancılı savruldu.
Artık Sivas'ta ses vermenin, soylu duruş sergilemenin senesidir.
SİVAS'IN
SIZISI SÖKÜLMELİ!
Sivaslılara sesleniyorum,Madımak'ın müze olması mücadelesine
önderlik edin.
Madımak
müze olsun...
Alevilere
sesleniyorum,Madımak müze oluncaya kadar mücadele sürmeli.
Madımak müze olduktan sonra bu ülke hepimizin, evin suçlu
çocuklarını bağışladığımız gibi bu yangını yapanları hukukun
verdiği ceza ile baş başa bırakıp, tarihte olduğu gibi yine
sevgi ve barış adımını siz atın ve ozanlar diyarı Sivas'ın
utancını kaldırın.
Ülkemizin
hoşgörü, sevgi ve barışa büyük gereksinimi var. Çocuklarımıza
katliam ve linç kültürünü değil bir arada yaşama kültürünü
öğretelim. Sivas suçlu olur mu ? Büyük pirin dediği gibi
"Gelin canlar bir olalım"
2 Temmuz günü sağlık sorunlarım nedeniyle Ankara'dayım.
Yüreğim hem Sivas'ta hem İstanbul'da atacak. Hrant Dink'in
yarım kalan türküsünü hep bir ağızdan söylemek için İstanbul'daki
duruşmada dağlı gelini yalnız bırakmayın...