2
Temmuz 1993 tarihi, acılı tarihimizdeki yerini koruyor.
Birkaç
nedenle…
İlki,
devletin yapısı ile ilgili.
Devlet,
laik olduğunu iddia etmesine rağmen kamu otoritelerinin
pek iyi bildiği üslupla söylersek, sözde laik.
Peki
özde durum nedir? Özde durum, devletin laik devlet modelini
taklit ettiğidir.
Devlet
belirli bir dini, devletin dini olarak benimsemiştir.
Garip
ama gerçek bu.
Devlet, Anayasa’da Diyanet İşleri Başkanlığı’na yer vermiştir
ama başkanlığın kendi yasası İslam dinine işaret eder.
İki: Mezhep olarak da Sünni-Hanefi inancı-yolu seçilmiştir.
Devlet,
Türk-İslam sentezini içselleştirmiştir.
Devlet,
din ve inanç alanında da çoğulculuğu reddetmektedir. Farklı
olana yaptırım uygulamaktadır.
Devlet, yurttaşların neye inanıp neye inanmayacağına ve
nasıl inanacağına; inancını yerine getirirken ve yaşarken
nasıl giyinip örtüneceğine kendisi karar vermek istiyor,
karar veriyor.
Nasıl,
çeteler insanları öldürürken devlet organları, bu katliamlara
“Milli heves, refleks” demişse, farklı ve azınlıkta olan
inanç sahiplerine yönelik uygulamalara da aynı yaklaşımı
gösteriyor.
Devlet
tekçidir.
Tek düşünce, tek inanç ve tek etnisiteyi tanıyor.
Diğerleri
tabi olacaktır. Kendisini inkar edecektir. Kendisi olarak
mutlu olma hakkı yok vatandaşın. Baksanıza; kendisi olmak
isteyen düşman ilan ediliyor.
Devlet,
baskıcı otoriter özelliğini hukukun üstünlüğü ilkesini
de sözde kabul ederek sürdürüyor.
Siz
hiç yargının devlet içindeki çetelere yöneldiğine tanık
oldunuz mu?
Sivas
yangınını kim seyrederek hazırladı?
Kendini bilmez kalabalıkların eseri mi?
Televizyonlarda
gördüğünüz üniformalılar necidir?
Ortalıkta
oraya buraya koşturan resmi görevlilerden söz ediyorum.
İnsanlar
yakılırken şimdi ve o zaman da bol bol laik sistemin koruyucusu
olduğunu söyleyenlere kim, hangi siyaset kurumu ve hukuk
kurumu sorgu-sual etti?
İnsanlar
yakılırken siz neredeydiniz?
Hukukun
üstünlüğü ilkesinin işlemediği ülkelerde, insanların yaşam
hakları da diğer hak ve özgürlükleri de güvenceden yoksundur.
2 Temmuz 1993’ten bu yana devlet yapısında ve pratiğinde
özde bir değişiklik gözlenmiyor.
Toplumdaki
değişim süreci devam etmekle birlikte toplum, henüz değiştirici
bir güç olamadı.