CHP
İstanbul Milletvekili Berhan Şimşek tarafından Meclise bir
kanun teklifi verdi 1993 yılında Sivas’ta Pir sultan Abdal
etkinlikleri sırasında gerici güçler tarafından yakılan
ve içerisinde 37 canın hayatını kaybettiği Madımak otelinin
kamulaştırılarak müze haline dönüştürülmesi teklifi hiçbir
gerekçe gösterilmeden AKP li milletvekilleri tarafından
red edildi. ... 21.06.2006 ...
MADIMAK
MÜZE OLSUN TEKLİFİ MECLİSTE RED EDİLDİ
CHP
İstanbul Milletvekili Berhan Şimşek tarafından Meclise bir
kanun teklifi verdi.
1993
yılında Sivas’ta Pir sultan Abdal etkinlikleri sırasında
gerici güçler tarafından yakılan ve içerisinde 37 canın
hayatını kaybettiği Madımak otelinin kamulaştırılarak müze
haline dönüştürülmesi teklifi hiçbir gerekçe gösterilmeden
AKP li milletvekilleri tarafından red edildi.
Kanun
teklifi veren Milletvekili Berhan Şimşek,verdiği teklifin
gerekçelerini anlatırken aslında AKP grubuna,Hükümete ve
gerici güçlere adeta ders verdi. Almanya’da Solingen’deki
evin müze yapıldığını ama Madımak konusunda adım atılmadığını
ve bu konuda yetkili kılınan Kültür Bakanlığının da duyarsızlığını
dile getirdi.
Kanun
teklifine destek veren ve şahsı adına söz alan CHP Malatya
Milletvekili de sayın Berhan Şimşek’in teklifini destekleyerek
1993 yılında yaşanan olayları bir kez daha Mecliste oturan
Milletvekillerine (özellikle AKP lilere) hatırlattı ve Madımak
otelinin Kebap salonu olmasının bir utanç duyulacak olay
olduğunu hatırlatmasından sanıyorum birçok Milletvekili
utanmadılar ve duymazdan geldiler.
Kanun
teklifi lehinde bir milletvekili söz alırken aleyhte söz
alan olmadı.
Oylama
neticesinde Madımak Otelinin Müze yapılması konusunda verilen
kanun teklifi oy çokluğu ile ret edildi.
Bir
insanlık ayıbı olan Madımak oteli et lokantası olarak bir
süre daha devam edecek ve ne kadar insani duygulara sahip
olan insanlarda burada et yiyecekler.
2
Temmuz da Madımak oteli önünde sadece vahşeti değil aslında
bugün Madımak oteli müze olsun teklifine red oyu verenlerde
kınanmalıdır
Çarşamba,
Haziran 21, 2006 CHP İstanbul Milletvekili Berhan Şimşek’in
verdiği Madımak Oteli’nin müze yapılmasına ilişkin kanun
teklifi TBMM’de görüşüldü ve AKP oylarıyla reddildi. Kanun
teklifi üzerinde Berhan önerge sahibi Berhan Şimşek’in dışında
CHP Malatya Milletvekili Muharrem Kılıç (lehte) söz aldı.
Aleyhte söz alan milletvekili olmayınca oylamaya geçildi
ve kanun teklifi reddedildi.
BERHAN
ŞİMŞEK: “2
Temmuz 1993 tarihinde Sivas’ta Dördüncü Pir Sultan Abdal
Kültür Şenliklerinin ikinci gününde, şenliğe katılan aydınlarımızın,
sanatçılarımızın, yurttaşlarımızın kaldığı otel yakılmış
ve o sırada otelde bulunan 37 yurttaşımız diri diri yanarak
can vermişti. O tarihte, bu olayla ve bu olayın faillerinin
cezalandırılmasıyla ilgili bazı siyasetçiler namus, şeref
sözü vermişler ve kanları yerde kalmayacak demişlerdi.
Buna karşın, yine, bazı siyasetçiler, Sivas davası olarak
anılan ve o vahşete katıldıkları iddia edilenlerin yargılandığı
davada, maalesef, sanık avukatı olarak bulunmuşlardır.
Bu hain saldırının üzerinden 13 yıl geçti. Şöyle geriye
dönüp baktığımızda, bu olayla ilgili, bu tür olayların
bir daha yaşanmaması için kayda değer bir gelişme sağlanamadı.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 37 canın diri diri
yakıldığı saldırının failleri kimi yakalanmış, kimi de
tutuklandıktan sonra, eve dönüş yasası gibi, af yasalarından
yararlanmıştır. Ancak, toplum olarak, devlet olarak bu
saldırı ve buna benzer saldırılarda, saldırılardan hemen
sonra verilen sözlerin, gösterilen tepkinin devamı gelmemiştir.
Bu süreç bizi, Mayıs ayında yaşanan Danıştay saldırısına
götürmüştür. Danıştay saldırısından sonra çete piyasası
kurulmuş, soruşturmayla ilgili bilgi ve belgeler basına
sızdırılarak hedef şaşırtılmak istenmiştir. Hedef şaşırtma
eylemini, kimin yaptığı bellidir. Esas çete, Sivas’ta
o acı olayları yapanlardır. Çete aranacaksa, otel yakma
eylemini yapanlara ve onların arkasında sürüklenenlere
ve onların arkasında duranlara atılmalıdır. Sayın Başbakan
geçtiğimiz günlerde “kökten dinciler dediğimiz şeyler
pek çok marjinal guruplar, bu çok marjinal gurupların
da Türkiye’de ağırlıklı bir esintisi söz konusu değildir”
ifadelerini kullanmıştır. Madımak yangını, kökten dinci,
fikrin eyleme geçmiş olduğu bir harekettir. Danıştay olayında
olduğu gibi.”
MUHARREM
KILIÇ: “Değerli
milletvekilleri, bundan 16 yıl önce, 2 Temmuz 1993’te,
ülkemiz için utanç kaynağı olan Sivas Katliamı yaşandı.
Bu katliamda gencecik kızlarımız, delikanlılarımız, şairlerimiz,
bağlama ustalarımız, semah dönen canlarımız diri diri
yakıldılar. Değerli arkadaşlar, aradan uzun bir süre geçtiği
için bu vahşi olayı kısaca özetlemek istiyorum: Pir Sultan
Abdal Derneği, her yıl, Banaz’da, Pir Sultan Abdal Şenlikleri
düzenlemektedir. 1993 yılında yapılacak şenlik, Sivas
Kültür Müdürlüğü bahçesine dikilen Ozanlar Anıtının açılışı
nedeniyle, Kültür Bakanlığının da maddî katkıları sağlanarak,
Sivas’ta yapılmaya karar veriliyor. Şenlik için, Kültür
Bakanlığının katkısı ve desteği bulunmaktadır. Valilikten
gerekli izinler alınmıştır. Yasadışı bir toplantı ve şenlik
söz konusu değildir. Şenliğin yapılmasını organize eden
Pir Sultan Abdal Derneği, şenliğin daha bir ses getirmesi
için Alevî örgütlerini, aydınları ve sanatçıları da şenliğe
davet etmiştir. Değerli milletvekilleri, şenlikler 1 Temmuzda
başlıyor. Birinci gün, şair, aydın ve sanatçıların, Sivas
Valisinin de katıldığı bir panel düzenleniyor, herhangi
bir olay da olmuyor; ancak, bu huzur ortamı bazı gerici
güçleri rahatsız etmiş olacak ki, o gece, şenliklerle
ilgili hakaret ve küfürleri içeren, vatandaşları tahrik
etmeye dönük “Müslüman kamuoyuna” diye başlayan bildiriler
mahallelerde dağıtılıyor. Bu hazırlıkların semeresi de
görülecektir. Cuma namazından çıkan insanlar, bir grubun
yönlendirmesiyle, şenlik mahalline ve Madımak Oteline
taşlı ve sopalı saldırılar düzenliyorlar. 13.15’te başlayan
saldırı 7 saat sürüyor, oradaki insanlar yakıldıktan sonra
da, 20.15’te sona eriyor. Değerli milletvekilleri, yapılan
bu saldırı, sadece Alevilere yönelik bir saldırı değildir.
Atılan sloganlara baktığımızda bu açıkça ortadadır. Sloganlardan
bazılarını size açıklamak istiyorum: “Cumhuriyet burada
kuruldu burada yıkılacak”, “yaşasın şeriat”, “zafer İslamın”
“kahrolsun laiklik” deniliyor. Saldırı, sadece şenlik
alanı ve Madımak Oteliyle sınırlı kalmıyor. Atatürk’ün
Sivas Kongresini topladığı Kongre Binasının da camları
kırılıyor, Atatürk’ün büstü devriliyor, Ozanlar Anıtı,
Pir Sultan’ın heykeli sanılarak, boğazına ip takılarak
yerde sürükleniyor.”
TBMM
Tutanağı: Tam metin
İKİNCİ
OTURUM
Açılma
Saati: 17.05
BAŞKAN:
Başkanvekili İsmail ALPTEKİN
KÂTİP
ÜYELER: Harun TÜFEKCİ (Konya), Ahmet KÜÇÜK (Çanakkale)
*****
BAŞKAN
– Sayın
milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 117 nci
Birleşiminin İkinci Oturumunu açıyorum. (...)
BAŞKAN
– Şimdi,
önergeyi oylarınıza sunacağım ve karar yetersayısı isteyeceğim.
Önergeyi kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir,
karar yetersayısı vardır. (Alkışlar) Şimdi, ikinci önergeyi
okutuyorum: Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına 2/570
esas numaralı kanun teklifimin Türkiye Büyük Millet Meclisi
İçtüzüğünün 37 nci maddesine göre işleme alınmasını arz
ederim. Berhan Şimşek İstanbul
BAŞKAN
– Sayın
Şimşek önerge sahibi olarak söz istemişlerdir. Buyurun Sayın
Şimşek. (CHP sıralarından alkışlar)
BERHAN
ŞİMŞEK (İstanbul) – Sayın
Başkan, sayın milletvekilleri; Madımak Otelinin Barış,
Kültür Ve Sanat Müzesi Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifimin
İçtüzüğün 37 nci maddesine göre gündeme alınması için
söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi saygıyla selamlarım.
2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas’ta Dördüncü Pir Sultan Abdal
Kültür Şenliklerinin ikinci gününde, şenliğe katılan aydınlarımızın,
sanatçılarımızın, yurttaşlarımızın kaldığı otel yakılmış
ve o sırada otelde bulunan 35 yurtaşımız diri diri yanarak
can vermişti. O tarihte, bu olayla ve bu olayın faillerinin
cezalandırılmasıyla ilgili bazı siyasetçiler namus, şeref
sözü vermişler ve kanları yerde kalmayacak demişlerdi.
Buna karşın, yine, bazı siyasetçiler, Sivas davası olarak
anılan ve o vahşete katıldıkları iddia edilenlerin yargılandığı
davada, maalesef, sanık avukatı olarak bulunmuşlardır.
Bu hain saldırının üzerinden 13 yıl geçti. Şöyle geriye
dönüp baktığımızda, bu olayla ilgili, bu tür olayların
bir daha yaşanmaması için kayda değer bir gelişme sağlanamadı.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; diri diri yakıldığı
saldırının failleri kimi yakalanmış, kimi de tutuklandıktan
sonra, eve dönüş yasası gibi, af yasalarından yararlanmıştır.
Ancak, toplum olarak, devlet olarak bu saldırı ve buna
benzer saldırılarda, saldırılardan hemen sonra verilen
sözlerin, gösterilen tepkinin devamı gelmemiştir. Bu süreç
bizi, Mayıs ayında yaşanan Danıştay saldırısına götürmüştür.
Danıştay saldırısından sonra çete piyasası kurulmuş, soruşturmayla
ilgili bilgi ve belgeler basına sızdırılarak hedef şaşırtılmak
istenmiştir. Hedef şaşırtma eylemini, kimin yaptığı bellidir.
Esas çete, Sivas’ta o acı olayları yapanlardır. Çete aranacaksa,
otel yakma eylemini yapanlara ve onların arkasında sürüklenenlere
ve onların arkasında duranlara atılmalıdır. Sayın Başbakan
geçtiğimiz günlerde “kökten dinciler dediğimiz şeyler
pek çok marjinal guruplar, bu çok marjinal gurupların
da Türkiye’de ağırlıklı bir esintisi söz konusu değildir”
ifadelerini kullanmıştır. Madımak yangını, kökten dinci,
fikrin eyleme geçmiş olduğu bir harekettir. Danıştay olayında
olduğu gibi. Nazi Almanya’sında 6 000 000 insanın Yahudi
olmalarından dolayı imha edilmeleri, sadece anılmakla
kalmıyor, ırkçı ve şiddete karşı insanların haklarını
savunmak için “toplama kampları” derslerde okutuluyor
ve toplum, bu insanlık dışı tehlikeler karşısında uyanık
tutuluyor. Yine, Almanya’da 1993 yılında Solingen kasabasında
5 Türk vatandaşımızın ölümüyle sonuçlanan bir kundaklama
olayı yaşanmıştı. Bu olaydan sonra Alman hükümeti, kundaklanan
evi yeşil alana çevirdi ve katledilen 5 yurttaşımız için
5 çınar ağacı dikip, anıt yaparak, vatandaşlarımızın ve
bizlerin acısını hafifletmeye çalışmış ve bu tür olaylara
karşı duyarlı bir tavır sergilemiştir. Avrupa Birliği
üyeliği yolunda uyum paketler çıkarıyoruz, hukukî düzenlemeler
yapıyoruz; ama, esas yapılması gereken, yasaları çıkartmak
kadar, bu anlayışı, yaşam biçimini yeşertmektir. Uyum,
yasalarda olduğu kadar toplumsal yaşamda da olmalıdır.
Sivas’ta saldırının gerçekleştirildiği Madımak Oteli,
yapılan tadilat sonrası otel ve kebap salonu olarak kullanılmakta.
Bir insanlık ayıbının acısının yaşandığı, insanların yakıldığı
bu mekânın bir kebap salonu olarak kullanılması, insanlığa
karşı işlenen başka bir ayıbı simgelemektedir. Almanya
Solingen’de çınar ağaçları dikerken Madımak’ı bizim otel
ve kebap salonu olarak kullanmaya devam etmemiz, şiddet
içeren olaylara karşı Almanya’nın ve bizim bakışımızı,
farklılığımızı, maalesef, ortaya koyuyor. Bu kanun teklifiyle,
otelin özel mülkiyette bulunması nedeniyle anayasal mülkiyet
hakkına sahip çıkarak, Madımak Otelinin sahibinin rızası
alınıp, bedeli ödenerek kamulaştırılması ve müzeye dönüştürülmesi
için Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkili kılınmaktadır.
Konuyla ilgili Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Atilla Koç,
Erzincan Milletvekilimiz Sayın Erol Tınastepe’nin yazılı
soru önergesine verdiği yanıtta “Kültür ve Turizm Bakanlığının
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun
kapsamında yer alan taşınmazları kamulaştırma yetkisine
sahip olduğu, Madımak Otelinin 2863 sayılı Yasa kapsamında
bulunmadığı ve özel mülkiyette bulunması nedeniyle özel
şahısların veya sivil toplum örgütlerinin talebi halinde
özel müze olarak değerlendirilebileceğini” söylemektedir.
(Mikrofon
otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN
– Buyurun
efendim.
BERHAN
ŞİMŞEK (Devamla) – Geçtiğimiz
yıl yurt içinde ve yurt dışında Madımak Otelinin müze
yapılması için bir imza kampanyası düzenlenmiş, sanatçılarımızın,
aydınlarımızın konuya duyarlı sivil toplum örgütlerinin
yöneticileri tarafından onbinlere varan imza yetkililere,
Başbakan yardımcısına teslim edilmiştir. Bu otelin müze
yapılması toplumumuzu barıştıracak, kamplaşmalara son
verecektir. Otelin müzeye dönüştürülmesi Sivas Kongresinin
düzenlendiği, Anadolu aydınlanmasının başkenti, Âşık Veysel’in,
Pir Sultan Abdal’ın kenti Sivas’ın ve Sivas halkının bu
vahşetle anılmasını önleyecek ve vicdanları rahatlatacaktır.
Sivas’ın böyle bir saldırıyla anılması kabul edilemez.
Olaya karşın ve bu olayın çıkmasına önderlik edenlerin
yüzünden Kuvayı Milliyenin temellerinin atıldığı Sivas
ve Sivaslılar suçlanamaz. Bu teklif, önemlidir. Bugün,
Avrupa’da İslamı fobiden bahsediliyor…
(Mikrofon
otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN
– Sayın
Şimşek, son cümlenizi rica ediyorum, ek süre verdim.
BERHAN
ŞİMŞEK (Devamla) – Bitiriyorum
Sayın Başkan. Bu, Avrupa Birliği süreci içerisinde de
böyle bir müzenin yapılması, Türkiye’ye bakıştaki bazı
şehla anlayışı da ortadan kaldıracaktır. İnsan hakları
ve demokrasiyi, içini kavram olarak doldurup, sadece kendimize
talep etmek gibi bir anlayışın peşinde değilsek, bu Kanun
Teklifinin yasallaşmasıyla kurulacak olan barış ve kültür
müzesinin, ülkemiz ve dünya barışına katkıda bulunacağına
inanıyor ve o saldırıda yaşamlarını yitiren aydın, sanatçı
ve yurttaşlarımızı saygıyla, rahmetle anıyorum. Yattıkları
yer ışık olsun. Yüce Meclisi saygıyla selamlarım.
(CHP
ve Anavatan Partisi sıralarından alkışlar)
BAŞKAN
– Teşekkür
ediyorum Sayın Şimşek. Malatya Milletvekili Sayın Muharrem
Kılıç. (CHP sıralarından alkışlar) Buyurun Sayın Kılıç.
MUHARREM
KILIÇ (Malatya) – Sayın
Başkan, sayın milletvekilleri; Sivas Katliamının yapıldığı
Madımak Otelinin barış, kültür ve sanat müzesi yapılmasına
yönelik Kanun Teklifi hakkında şahsım adına söz almış
bulunmaktayım; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. Değerli
milletvekilleri, bundan 16 yıl önce, 2 Temmuz 1993’te,
ülkemiz için utanç kaynağı olan Sivas Katliamı yaşandı.
Bu katliamda gencecik kızlarımız, delikanlılarımız, şairlerimiz,
bağlama ustalarımız, semah dönen canlarımız diri diri
yakıldılar. Değerli arkadaşlar, aradan uzun bir süre geçtiği
için bu vahşi olayı kısaca özetlemek istiyorum: Pir Sultan
Abdal Derneği, her yıl, Banaz’da, Pir Sultan Abdal Şenlikleri
düzenlemektedir. 1993 yılında yapılacak şenlik, Sivas
Kültür Müdürlüğü bahçesine dikilen Ozanlar Anıtının açılışı
nedeniyle, Kültür Bakanlığının da maddî katkıları sağlanarak,
Sivas’ta yapılmaya karar veriliyor. Şenlik için, Kültür
Bakanlığının katkısı ve desteği bulunmaktadır. Valilikten
gerekli izinler alınmıştır. Yasadışı bir toplantı ve şenlik
söz konusu değildir. Şenliğin yapılmasını organize eden
Pir Sultan Abdal Derneği, şenliğin daha bir ses getirmesi
için Alevî örgütlerini, aydınları ve sanatçıları da şenliğe
davet etmiştir. Değerli milletvekilleri, şenlikler 1 Temmuzda
başlıyor. Birinci gün, şair, aydın ve sanatçıların, Sivas
Valisinin de katıldığı bir panel düzenleniyor, herhangi
bir olay da olmuyor; ancak, bu huzur ortamı bazı gerici
güçleri rahatsız etmiş olacak ki, o gece, şenliklerle
ilgili hakaret ve küfürleri içeren, vatandaşları tahrik
etmeye dönük “Müslüman kamuoyuna” diye başlayan bildiriler
mahallelerde dağıtılıyor. Bu hazırlıkların semeresi de
görülecektir. Cuma namazından çıkan insanlar, bir grubun
yönlendirmesiyle, şenlik mahalline ve Madımak Oteline
taşlı ve sopalı saldırılar düzenliyorlar. 13.15’te başlayan
saldırı 7 saat sürüyor, oradaki insanlar yakıldıktan sonra
da, 20.15’te sona eriyor. Değerli milletvekilleri, yapılan
bu saldırı, sadece Alevilere yönelik bir saldırı değildir.
Atılan sloganlara baktığımızda bu açıkça ortadadır. Sloganlardan
bazılarını size açıklamak istiyorum: “Cumhuriyet burada
kuruldu burada yıkılacak”, “yaşasın şeriat”, “zafer İslamın”
“kahrolsun laiklik” deniliyor. Saldırı, sadece şenlik
alanı ve Madımak Oteliyle sınırlı kalmıyor. Atatürk’ün
Sivas Kongresini topladığı Kongre Binasının da camları
kırılıyor, Atatürk’ün büstü devriliyor, Ozanlar Anıtı,
Pir Sultan’ın heykeli sanılarak, boğazına ip takılarak
yerde sürükleniyor. Değerli arkadaşlar, bu vahşi katliamı
yapanların bir kısmı cezalandırılmışsa da, bunların önemli
kısmı, AKP iktidarı tarafından çıkarılan eve dönüş yasasıyla
salıverildiler. Kuzey Irak’tan PKK’lı teröristler gelsin
diye çıkarılan yasadan Sivas katliamının hükümlüleri ve
Hizbullah hükümlüleri yararlandılar ne yazık ki! Sayın
Başkan, sayın milletvekilleri; Sivas katliamından yaklaşık
bir ay önce Almanya’nın Solingen Kentinde de bir katliam
yaşandı. Alman ırkçılar Türk vatandaşlarının oturduğu
evi kundakladılar; 5 vatandaşımız öldü. Ancak, Almanya,
o vatandaşlarımızın öldüğü evin enkazını temizledi, oraya
anıt dikti. Orada ölen 5 tane vatandaşımızın ismi yazıldı
ve orada bu insanların ırkçılar tarafından katledildiği
belgelendi. Ancak, biz ne yaptık, bir de bizdeki duruma
bakalım: Vatandaşlarımızın katledildiği Madımak Otelini
daha sonra ne yaptık? Restore yaptık, otel olarak kullanmaya
başladık. Daha sonra ne yaptık? O otelin alt katını bu
kez de lokanta yaptık. Şu anda, o otelin alt katında utanmadan,
sıkılmadan kebap pişiriliyor değerli arkadaşlar. Bundan
hepimizin utanması gerekiyor…
(Mikrofon
otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN
– Buyurun.
MUHARREM
KILIÇ (Devamla) – Sağ
olun Başkanım. Otelin ne önünde ne de yanında katliamın
yapıldığını gösteren, 35 vatandaşımızın katledildiğini
gösteren hiçbir iz de bulunmamaktadır. Âdeta, bu vahşi
katliam unutturulmaya çalışılmaktadır. Sayın Başkan, sayın
milletvekilleri; bu yasa teklifi, bir ayıbın ortadan kaldırılmasına
yöneliktir. Hükümete ve Parlamentoya bir şans tanınmıştır.
Madımak Oteli kamulaştırılarak müzeye dönüştürülmelidir.
Bu müzede katliama ilişkin fotoğraflar, belgeler, katliamda
yaşamını yitiren o masum insanların eşyaları sergilenmelidir.
Önüne bir de anıt dikilerek, katledilen bu güzel insanların
isimleri yazılarak bu vatandaşlarımızın gerici güçlerce
katledildiği belirtilmelidir.
(Mikrofon
otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN
– Sayın
Kılıç, son cümlenizi efendim, son!..
MUHARREM
KILIÇ (Devamla) – Son
cümlelerim. Devlet yetkilerinin katılımıyla her yıl orada
anma toplantıları yapılarak kamuoyunda demokrasiye sahip
çıkma duyarlılığı oluşturulmalıdır. 4 000 kilometre giderek
Solingen’deki anma toplantılarına katılan devlet yetkilileri
350 kilometre uzaklıktaki Sivas katliamını anma toplantılarına
da gidebilmelidirler. Sivas katliamının unutturulmaya
çalışılması cumhuriyet düşmanlarına cesaret vermektedir.
Bu yasa teklifine destek vereceğiniz ümidiyle hepinize
saygılar sunuyorum.
(CHP
sıralarından alkışlar)
BAŞKAN
–
Teşekkür ediyorum Sayın Kılıç. Sayın milletvekilleri, Sayın
Şimşek’in önerisini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler…
Kabul etmeyenler… Kabul edilmemiştir efendim. Sayın milletvekilleri,
alınan karar gereğince sözlü soru önergeleriyle diğer denetim
konularını görüşmüyor ve gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri
ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmına geçiyoruz.