Köln Arena'da "Ağıttan Umuda" etkinliğinin açılışında
siyah giysiler içinde bir kadın konuşmacının heyecanını
sözcükler ele veriyordu. Nasıl vermesin ki? İlk kez o görkemli
salonda binlere seslenmek, dünya ödül törenlerini aratmayan
ışıklandırma, canlı televizyon yayınları ve 13 yıldır acı
çeken bir kadın, Yeter Gültekin...
"Yeter
artık bu acı dinsin, Madımak müze olsun" diyordu.
17
Haziran akşamı SU TV'de 'Madımak'ta Yanmak 'programını Necdet
Saraç ve Yeter Gültekin sundular. Katılımcılar Çetin Öner,
Arif Sağ, Turgut Öker, Necati Şahin, Hıdır Temel, Ali Çağan,
Servet Demir, Ali Ertan Toprak, Mehmet Ali Çalışkan ve Ben.
"İnsan
sevdiği birini yitirdiğinde;/Ya da, bir ilişki kendiliğinden
bittiğinde./Bir ismin anlamı değiştiğinde./O kişi, alıp
başını gittiğinde;/Kırk mum yanarmış./İnsanın yüreğinde./Zamanla
alevler küçülür;/Acı da giderek azalırmış./Acı azaldıkça
mumlar da, birer birer sönermiş./Ama içlerinde bir mum;
bir tek mum/direnir, yanmayı sürdürür dururmuş sonsuza dek./Hiç,
hiç, hiç sönmezmiş..."
Çetin
Öner okuduğu şiirle başlayan program, sözleriyle sürdü.
" 13 yıl oldu. 13 Asır gibi. Sanatçılar, bilim insanları
bir toplumun ışıklarıdır, öncüleri, önderleridir. Onlar
insanlığı aydınlatıyorlar diye çıra gibi yakmak, karanlık
güçlerin yöntemidir."
Bu
tür toplu öldürümler ne çok şeyi yaralar. İnsanlar, doğa
her şey yok olur. Şehirler yaralanır, katliamların ağır
yükü üzerlerinde kalır. Oysa şehir masumdur. Yine de bizler,
Hiroşima, Halepçe, Solingen ve Sivas deriz. Oysa Sivas ozanlar
diyarıdır. Ne güzeldir "Bir Bulut Kaynıyor/Sivas ilinde/Ucu
telli mektup geldi yarimde/Karlı dağlar ne olur, ne olur/Asker
ağam gelse yarelerim iyi olur/" sevda türküsü.
'Şehirler
de yaralanıyor* sözüm, Arif Sağ'ın ozan derinliğinde umut
açtı. Sivas şehrinin suçsuzluğunu, günahsızlığını döne,
döne vurguladı. Dinleyen Sivaslıların yüreğine su serpti.
Çünkü o da Ali Çağan gibi yangında dostlarının çığlıkları
kulağından gitmeyen birkaç insandan biriydi...
Bugün
2 Temmuz, Sabah Gazetesi yazarı Prof. Dr. Mehmet Altan ve
ben Mannheim AKM örgütümüzün etkinliğinde canlarla buluşuyoruz.
Bugün
2 Temmuz, Alevi örgütleri, yurttaşlar, sivil toplum örgütleri,
sanatçılar Madımak Oteli'nin önündeler... 13 yıldır Madımak
önünde yanan aydınlığı dile getiriyorlar. 2 Temmuz 1993
günü Madımak'ta sadece Aleviler yanmadı. Laik-Demokratik
değerler de yandı. Bu acının dinmesi ve tarih sayfalarında
yer alması adına Madımak Müze olmalı.
Bugün
2 Temmuz, yitirdiğimiz güzel insanların anısı önünde saygıyla
eğiliyorum. 0 güzel insanlar ölümü ölümsüzleştirdiler. Hâlâ
belleklerimizde ve yüreklerimizde yaşıyorlar...
Bugün
2 Temmuz, Madımak yangınının sönmesi, Madımak yarasının
sarılması için ülkenin saygın iş kadınlarından Madımak Müzesi
için katkı bekliyorum...
Bu
yangın ülkemiz üstünde bir kara bulut gibi dolaşıyor. Sanata
katkılarıyla, ülke gündeminde yer alan Güler Sabancı, Oya
Eczacıbaşı, Vuslat Doğan, Ümit Boyner gibi iş dünyasının
yıldızlarından ülke barışı adına kadın duyarlılığı göstermelerini
ve bu utancın kaldırılmasını sağlamalarını yaralı SİVAS
şehri adına da istiyorum...