"AABF
Hıdır Temel ile ilgili olarak tasarrufta bulunmalıdır''
Geçtiğimiz
günlerde internet sitelerinde, "Alevi İnanç Önderi HUBYAR"ın
adının, alınıp satılan bir meta gibi, kişi adına "marka"
olarak tescil edilmek istendiğini büyük bir üzüntü ile duyduk.
Demek ki, hırs aklın önüne geçince böyle oluyormuş diye
düşündük. Alevi önder ve dergâh isimlerinin, çeşitli
ürünlerin markası olarak düşünülmesi, inanç ve kültürümüze
yapılan çok büyük bir saygısızlıktır.
Alevi
örgütlerinin temel görevlerinden bir tanesi de, Alevi önder
ve dergâhlarının, toplumun hizmetinde ve topluma mal olmuş
olgular olmasının mücadelesini vermektir. İşte Bu nedenledir
ki, Hacı Bektaş Dergâhının yerel yönetime veya Alevi örgütlerine
devredilmesi savunulmaktadır. Alevi Bektaşi Federasyonumuzun
da şimdiye kadar ki tavrı bu yönde idi. Nasıl Hacı Bektaş
Veli Alevi önderi ve Hacı Bektaş Serçeşmemiz ve kutsal mekânlarımızdan
ise, Keza Hubyar da Alevilerin kutsal dergâhlarından biri
konumdadır. Hacı Bektaş Dergâhı için savunduğumuzu, Hubyar
için de savunmak, ileri sürmek ve mücadelesini vermek, Alevi
örgütlerinin görevidir.
Ama
ne yazık ki, Almanya Alevi Birlikleri Federasyonun yani
bir dost örgütün Genel Başkan Yardımcısı, Alevi Dergâhının
adını kendisine mülk edinmek istemiştir.. Kendisine Hubyar’ı
mülk olarak görmektedir.
Burada
Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu'na ve yönetimine çok
önemli görevler düşmektedir. “Benlik” duygusunun en üst
noktasındaki davranışın göstergesi olan, öğretimize ve hukukumuza
da uygun düşmeyen davranışı sergilemiş olan Genel Başkan
Yardımcıları Hıdır Temel ile ilgili olarak tasarrufta bulunmaları
gerekmektedir. Aksi durum, bu kabul edilemez ve öğretimizi
inkar niteliğindeki davranışa, AABF’nu ortak etmiş olacaklardır.
Keza
aynı durum YOL TV için de söz konusudur. Bugün Alevilerin
Dergâhını kendi mülkleri sanarak kendi adlarına marka olarak
tescil edenler; yarın, bakarsınız bir de Alevi TV olan YOL
TV'yi de kendilerine mülke edinme sevdasına düşebilirler.
Dergâhlarımız,
Alevi toplumuna aittir. Dergâhlarımızı kendi mülkleri
sananlar büyük yanılgı içinde olup, Alevi toplumu elbette
ki önümüzdeki süreç içinde bu yanlışları değerlendirerek,
benliklerini üstün değer olanlara gereken cevabı verecektir.
Toplumsal
değerlerimizi, kendi mülkleri olarak görenlere karşı tüm
Alevi toplumunu birlikte mücadeleye davet ediyoruz.
Saygılarımızla,
14.02.2007
Av.
Kazım GENÇ
PSAKD Genel Başkanı
Alevi
Haber: ''Hubyar ismini markalaştıranlara çağrımızdır..''
Alevi
ismini markalaştıralım..
Alevi
ismini ticari marka olarak kullanmak için Türkiye Patent
Enstitüsü'ne gidelim.
Alevi
markasını deterjandan cilaya,kozmetikten tütüne her türlü
mal ve hizmet ticaretinde kullanalım. Atalarımızın inancı
olan Alevi ismi üzerinde hak talep etmeniz kadar doğal bir
şey olamaz.Bunu belgelerle ispat edebilecek durumdasınız.
Böylece Alevi ismi ile temizlik,kozmetik,cila,mobilya,ilaç,
giysi,maden,mutfak eşyaları,sanayi,aydınlatma,otomobil,ateşli
silahlar, deri,dantel ve nakış,bira,şarap,tütün üretip satabilirsiniz.
Pazar
büyük...
SİZE
KOLAY GELE...
******************************
Ekte
Zülfikar ismi ile şarap üretmek isteyen AKP ilçe başkanının
haberi ve buna karşı Alevi Örgütlerinin açıklamaları var.
Aradan
kaç gün geçti Alevi Örgütlerininden ses yok...Bir sorun
mu var acaba, bilgisayarın fişleri mi çekildi yoksa...Elektirik
Kurumu Alevi Hareketinin önünümü kesiyor yoksa...
Zülfikar
şarabı koltuktan etti
DHA
- DENİZLİ - Bekilli ilçesinde başkanı olduğu kooperatifin
ürettiği şaraba 'Zülfikar' (Hazreti Ali'nin kılıcı) adını
veren AKP İlçe Başkanı Mustafa Kırlı il yönetimince görevden
alındı. Kırlı, şaraba niye 'Zülfikar' adı verildiği sorulduğunda
da da Alevileri kastederek, "Bu tip kişiler Müslümanlığı
zayıf yaşadığı için şarap müptelası insanlar" diye karşılık
vermişti. AKP Denizli İl Başkanı Şahin Tin, "Arkadaşımızın
yaptığı hatadan dolayı Alevi yurttaşlarımız incinip, kırıldıysa,
özür diliyoruz" dedi.
Alevileri
üzen şarap
DHA
- DENİZLİ - Denizli'nin Bekilli ilçesi bugünlerde AKP
ilçe teşkilatı başkanı ile Aleviler arasındaki söz düellosuyla
çalkalanıyor. Olay, AKP ilçe başkanı Mustafa Kırlı'nın başkanlığını
yürüttüğü Bekili Gömce Tarımsal Kalkınma Kooperatifinin
'Zülfikar' adıyla bir şarap üretmesiyle başladı. Yerel bir
gazetedeki habere göre, Kırlı şaraba neden Hazreti Ali'nin
kılıcının adının konduğunu şöyle açıkladı: "Bekilli'de bu
yapıdaki insanlar Müslümanlığı zayıf yaşayan kişiler olduğu
için şarap müptelası. Türkiye'de de bu tiplerden daha fazla
olduğunu düşündüm. Hıristiyanlar şaraba helal dediği gibi,
bunlar da bir nevi onu diyorlar."
Bu
sözler üzerine Hacı Bektaş Veli Kültür ve Tanıtım Derneği
Denizli Şube Başkanı Hasan Erdem, Kırlı'yı cahillikle suçladı
ve AKP İl Başkanlığı'na şikâyet etti. Bu markaya geçit vermeyeceklerini
belirten Erdem kızgın: "Hiçbir Alevi'nin markası 'Zülfikar'
diye, o şarabı tüketme çabası içerisinde olacağını zannetmiyorum"
dedi.
Tepkilerin
ardından Kırlı şöyle konuştu: "Bir üyemizin arkadaşı olan
Zülfikar isimli Alevi dedesi, bize şarapları Zülfikar ismi
koyarsak pazarlayabileceğini söyledi. Amacımız Alevileri
kötülemek değil."
Alevileri
kızdıran şarap
Başkanlığını
AKP İlçe Başkanı Kırlı'nın yaptığı kooperatifin üreteceği
şaraba Hz. Ali'nin kılıcı 'Zülfikar' ismi konulması, Denizli'yi
karıştırdı. "Buna izin vermeyiz" diyen Aleviler, Kırlı'yı
AKP İl Başkanlığı'na şikâyet etti
OSMAN
NURİ BOYACI Denizli DHA
Denizli'nin
Bekilli ilçesinde AKP İlçe Başkanı Mustafa Kırlı'nın başkanı
olduğu kooperatifin üretimine başlayacağı şaraba, Hazreti
Ali'nin kılıcı "Zülfikar"ın adını vermesi tepkiyle karşılandı.
Hacı Bektaş - ı Veli Kültür ve Tanıtma Derneği Denizli Şube
Başkanı Hasan Erdem, cahillikle suçladığı Kırlı'yı AKP İl
Başkanlığı'na şikâyet etti.
Ev
şarapçılığının yaygın olarak yapıldığı ilçede, Tarım Müdürlüğü
ekiplerinin tonlarca şaraba el koyarak, üreticilere para
cezası kesmesi üzerine, şarap üreticileri Kırlı'nın başkanı
olduğu Bekilli Gömce Tarımsal Kalkınma Kooperatifi bünyesinde
bir araya geldi. Belli bir marka etrafında toplanarak üretime
devam edebileceklerini öğrenen üreticiler, markalaşma yoluna
giderek şaraplarını "Zülfikar" adıyla üretmesi kararı aldı.
Türk Patent Enstitüsü'nden de "Zülfikar" isminin ve logosunun
patenti alındı.
Yerel
bir gazetedeki habere göre, Kırlı şarabın adıyla ilgili
soruya, "Ben Bekilli'yi baz alırım. Bekilli'de şarap içenlerin
Müslümanlığı zayıf. Türkiye'de de bu tiplerden daha fazla
olduğunu düşündüm. Hıristiyanlar şaraba helal dediği gibi,
bunlar da bir nevi onu diyorlar" yanıtını verdi. Kırlı'nın
sözlerine ilçe halkı tepki gösterdi. Kırlı'yı AKP İl Başkanı
Şahin Tin'e şikâyet eden Erdem, "Şarap şişesinin üstüne
Hz. Ali'nin kılıcı Zülfikar'ın resmi veya logosu konulursa,
buna izin vermeyiz. Onun ticari kafayla yaklaştığı anlaşılıyor"
dedi. Erdem, hiçbir Alevi'nin şarabı adı "Zülfikar" olduğu
için tüketme çabasında olmayacağını da söyledi.
'Masrafı
verin, değiştirelim'
Kırlı
ise, şarabın adını, üyelerinden birinin İstanbul'da oturan
Alevi büyüğü "Zülfikar" isimli arkadaşının isteği üzerine
koyduklarını belirterek, "Söz konusu kişi, şaraplara 'Zülfikar'
ismini koyarsak pazarlayabileceğini, Türkiye distribütörü
olabileceğini söyledi" diye konuştu.
Amaçlarının
Alevileri kötülemek olmadığını vurgulayan Kırlı, "500 YTL
masraf ettik. Masraflarımızı ödesinler, ismini değiştirelim"
şeklinde konuştu.
'Zülfikar'
krizinde geri adım
Denİzlİ
DHA -Denizli'nin Bekilli ilçesinde başkanı olduğu Bekilli
Gömce Tarımsal Kalkınma Kooperatifi'nin ürettiği şaraplara
'Zülfikar' adını veren ve Alevi vatandaşları kastederek,
"Bu yapıdaki insanlar Müslümanlığı zayıf yaşayan kişiler
olduğu için şarap müptelası insanlar" diyen AKP İlçe Başkanı
Mustafa Kırlı, geri adım attı. Kırlı, "İstanbul'da Zülfikar
adlı bir Alevi babası şarapları pazarlayabileceğini, distribütörlüğünü
alacağını söylediği için bu ismi koyduk. Sözlerim yanlış
anlaşıldı, maksadını aştı" diye konuştu. Kırlı, gerekirse
Zülfikar adını değiştireceklerini, kararı kısa sürede açıklayacaklarını
belirtti.
'AKP
özür dilesin'
Öte
yandan Alevi Bektaşi Federasyonu Eğitim ve Kültür Sekreteri
Tekin Özdil, "AKP İl Örgütü, Alevilerden ve diğer inanç
gruplarından özür dilemelidir" dedi.
Daha
fazla haber başlığı için alevi sitelerininin arama motorlarını
kullanabilirsiniz.
Alevi
Milletvekillerinden İnanç Sömürücülüğüne Tepki
Alevi
vekiller: Hubyar Sultan rant aracı değil
Alevilerin
kutsal ismi Hubyar Sultan'ın marka olarak tescil edilmesi
için Türk Patent Enstitüsü'ne başvurulmasına CHP'nin Alevi
milletvekilleri karşı çıktı. Milletvekilleri "Hubyar Sultan
önemli bir şahsiyet. Ticari marka olamaz" görüşünde birleşti.
SABAH'a konuşan milletvekillerinin görüşleri şöyle:
İnançlara
saygı gösterilmeli
Yılmaz
Ateş / Ankara
Tepkiler haklıdır "Hoş değil. Birtakım değer yargılarımız
topluma mal olmuştur. Toplumun içine sindiremeyeceği, en
başta o ailenin koruması gereken değerler üzerinden rant
elde etmeye çalışmak kabul edilemez. Bu nedenle de gösterilen
tepkileri haklı buluyorum. "
Ahmet
Ersin / İzmir
İnsanları
üzer
"Hubyar
Sultan Aleviler için kutsal bir isim ve şahsiyet. Onun isminin
ticari metalarda kullanılması, isminden yararlanılarak para
kazanılması son derece yanlış.Üstelik, bu girişim Hubyar
Sultan'ı manevi olarak da önemseyen, değer veren insanları
üzer. Ben ticari bir marka yapılmasına karşıyım."
Türkan
Miçooğulları / İzmir
Kabul etmiyorum
"İnsanların
inançlarına, değer verdiği düşünce ve bu düşüncelere önderlik
eden insanlara herkes saygılı olmalı. Böyle önemli insanların
isimlerini ticari bir markaya indirgemek doğru olmaz. Kabul
etmiyorum."
Sinan
Yerlikaya / Tunceli
Büyük
saygısızlık
"Düşünce
yüceliği, davranış olgunluğu, ahlak sağlamlığı, hoşgörü
zenginliği ve insan sevgisindeki enginlik gibi manevi kişiliğe
sahip olan Hubyar Sultan'a büyük saygısızlık olur. Önü açıldığında,
her önüne gelen ölen manevi kişiliklerin ismini kullanır,
rant peşinde koşup zengin olma hayali içine girer. Son derece
tehlikeli."