Hacıbektaş
Belediyesi Önceki Başkanı Mustafa Özcivan Karacahöyük gazetesine
yazdığı bugünkü yazısında şok açıklamalarda bulundu. Belediye
Başkanı Paşayı kendisinin seçtirdiğini söyleyen Özcivan,
Paşanın ilk iş olarak kendisine ve alevi örgütlerine cephe
aldığını dile getirdi. Mustafa Özcivanın yazısını aynen
yayınlıyoruz. . www.alevihaber.org
Törenler
ve Davet
MUSTAFA
ÖZCİVAN- HACIBEKTAŞ ESKİ BELEDİYE BAŞKANI
Geçtiğimiz
günlerde 16 Ağustos 2006 tarihinde yapılacak 43. Hacıbektaş
Veli Anma Törenleri ile ilgili belediyede yapılan toplantıya
niçin çağrılmadığımla ilgili düşüncelerimi açıklayacağımı
belirtmiştim.
Açıklamalarım
polemik yapmak değil.Toplantıda sanki ben çağrılı olduğum
halde katılmamışım gibi düşünen arkadaşlarla Hacıbektaş
halkının bilmesi gereken bazı konulara açıklık getirmek
içindir. Kaldı ki ben geçmiş de ne düşünüyorsam şimdi de
aynı düşünüyorum. Geçmişte ne yaptımsa yarın da aynısını
yaparım. Hiçbir zaman takiyye ve duygu sömürüsü yapmam.
Hele hele, biz diye konuşup ben diye hareket etmem. Eleştiriden
rahatsız olmam, yanlış yaptıysam kabullenirim. Öz eleştirinin
ve özür dilemenin erdemine inanan biriyim.
Bu
açıklamalardan sonra sormam gerekiyor; niçin on yıl Hacıbektaş
ilçesinde belediye başkanlığı yapan, on yıl boyunca Hacıbektaş
Veli Anma törenlerinin organize komitesi başkanlığı yapan,
on yıl boyunca törenleri TV’lerden canlı yayınlattıran,
on yıl boyunca Cumhurbaşkanlarımız ile yakın ilişki kurup
on yıl Hacıbektaş’a getiren, on yıl boyunca Hacıbektaş Veli
Anma törenlerini Türkiye gündemine oturtan, belediye binasından,
kültür merkezine, hükümet binasından, çadır kente, çevre
yolundan, Atatürk evine, çevre düzenlenmesinden, on dört
adet dükkan ve pazar yerine, tören alanından, özgürlük parkına,
Mahzuni Şerif parkından, 2 Temmuz Parkına, lise önündeki
Demokrasi Parkından, 75. yıl Parkına, 103 evlerdeki İbrahim
Turan, parkına, sevgi yolundan, yeraltı tuvaletlerine, dere
ıslahlarından, bakıbağı ve yabanlı çifliğinin kanalizasyonlarına
tüm mezarlıkların çevre duvarları ile dede bağının çevre
duvarı ağaçlandırma ve şeker pınarı çevre düzenlemesine,
mahalle yolları taş kaplamalarına, zirai donatım kurumunun
depolarını alımından, bakım atölyesi ve parke taşı döküm
tesisine (onuda çalıştırmıyorlar), kamulaştırılan alanlardan(bektaş
efendi çevresi, özgürlük parkı, Pazar yeri, 2 temmuz parkı,
tören alanı) iki adet su deposuna, yüksek okuldan, üniversite
kampus alanı projelendirilmesine, şu anda belediyede kullandıkları
makine ve teçhizatın yüzde doksanı ile oturdukları makam
koltuğundan bindikleri makam aracına kadar (buradan unutmadan
sorayım 2000’de aldığım makam aracına dört yılda 80 bin
km binmiştim acaba iki yılda kaç km binildi) hepsini alan
yapan ve yaptıran Mustafa Özcivan davet edilmedi.
Saydıklarımın tamamını yok saysalar bile, yapmış olduğumuz
uyumlu..! belediye meclis üyeleri listesi için davet edilebilirdim!
Gerçi meclis üyeleri arkadaşlarım ve benim dönemimde meclis
üyeliği yapan arkadaşlarım Özcivan niçin yok diye itiraz
etmişler..! Ama öyle bir bölücünün aralarında bulunmaması
gerektiğine ikna olmuşlar.
Aslında Özcivanı yok etmek için onun yaptığı her şeyi yok
etmek lazım (meclis üyeleri listesi hariç). Bölücülük yapıyor
diye de ihbar etmek lazım. Gerçi Özcivan kürt kökenli değil,
ailesinde Ermeni yok, nüfus kaydı Hacıbektaş’ta ama Kutlu
Doğum haftasını eleştirdi diye, Alevicilik yapıyor diye
(geçmişteki ihbarın biri buydu). Suluca Karahöyük gazetesi
okuyor diye, düşünüyor diye ihbar edilebilir, evi arattırılabilinir.
Özcivan’ı yok saymak için onu Hacıbektaş’tan süreceksin
aslında. Belediyeye, Dedebağına, Beştaşa, Çilehaneye girişini
yasaklayacaksın, suyunu da keseceksin. Hacıbektaş’ı terk
eder. Yoo yine terk etmiyorsa o zaman sen terk edeceksin.
Evet
sevgili okuyucular kendisi gibi düşünmeyen, kendine biat
etmeyeni yok etmek veya yok saymak isteyen bir zihniyetin
yapacağı şey bu. Şöyle düşünebilirsiniz; “diğer davetlilerden
onlar gibi düşünmeyenler var”. Işte yapılan takkiye ve yasak
savma da bu. Bak işte toplantı yapıyoruz, imajı vermek ve
sonunda bildiğini okumak. Bu harekette, düşüncede bu halkın
gözünden kaçmaz, kaçmıyor da. Burada bazı olayları açıklamadan
geçemiyeceğim: Şunu bilmenizi isterim ki belediye başkanlığı
adaylığını kendi isteğimle bıraktım. Şu anki belediye meclis
üyesi olan sayın Erol Ünlüyurt, ile Ümit Karakaya, Naci
Danacı, Bayram Aydoğmuş, Ibrahim Sümen (Macar) arkadaşlarla
CHP Genel Merkezi’ne gittiğimizde, Genel Başkan Yardımcısı
sayın Eşref Erdem, Genel Sekreter sayın Önder Sav, Genel
Sekreter Yardımcısı sayın Algan Hacaloğlu ve diğer parti
meclisi üyeleri bizim adayımız SENSIN dediler. Buna rağmen
ben hayır, dedim ve arkadaşlarımın yanında adayım Ali Rıza
Selmanpakoğlu dedim. daha sonra Dr. Naki Selmanpakoğlu’nun
bürosunda iken Genel Sekreter sayın Önder Sav tekrar aradı.
(Naki hocanın bilgisi var) ben yine adaylığa hayır dedim.
(Partinin daha sağlıklı düşündüğünü şimdi anlıyorum). Benim
hayır dememin sebebi partide yaptığımız eğilim yoklaması
değil. Zaten onu genel merkez de kabul etmedi. Kaldıki uzaktan
kumandalı üyelerle (ki bu üyeler oy verdikleri kişilere
de yaramadı) ilçe başkanının kendi hazırladığı üye listesi
ile yüzde elliye yakın oy almıştım.
Değerli
okuyucularım ben mevkii ve makam heveslisi değilim. Hiç
de olmadım, olsa idim, seçimlere katılır, kazanırsam belediye
başkanı olurdum. Kaybedersem CHP’nin kazandığı Çankaya,
Kadıköy, Şişli gibi belediyelerde makam sahibi ya da TBMM
de danışman olurdum. Benim için her şeyden önemlisi bunca
yıl emek verdiğim Hacıbektaş’tı ve ilçemizi iyi bir yönetime
(sıkıyönetime değil) teslim etmekti. Ama yanılmışız. Gerçekten
iyi takiyye yapmışlar. Bizlere ikinci yüzlerini göstermişler.
Bundan böyle kardeşime de şüphe ile bakmaya başladım. (kardeşim
albay rütbesinde harp okulunda öğretim üyesi ), halbuki
başkanım sen adaysan senin arkandayız. Özcivan aday olsa
idi aday olmayacaktım, dedikleri Özcivan aynı Özcivan. bazı
arkadaşların karşı çıkmalarına rağmen yüksek okula dernek
başkanı yapan Özcivan aynı Özcivan,partisini ve partili
arkadaşlarını karşısına alan Özcivan aynı Özcivan, törenlerde
ve Atatürk’ün Hacıbektaş’a gelişinde konferans verdiren
Özcivan aynı Özcivan. Istanbul’da Karacaahmet Derneği ile,
Şahkulu Vakfı ile Barış Radyosu ile, Süreyya Bektaş ile
Ibrahim Polat ile Cumhuriyet gazetesinden Miyase Ilknur
ile tanıştıran Özcivan aynı Özcivan. Şu anda belediyeye
en yakın kişilerden Av.Şakir Keçeli beni tüm davalarımda
ücretsiz savunan aile dostum, benim davalarımı bilen ve
en yakından tanıyan kişi.
Başkanlık
sürem boyunca beni eleştirmeyip alkışlayanlara diyorum ki;
vallahi bende bir değişiklik yok, dün ne dediysem ne yaptıysam
bugün arkasındayım. Bu gün de ne diyorsam yarın arkasında
olacağım, bu böyle biline. Cevap hakkı olanların göndereceği
yazılar da mutlaka bu sütunda yayınlanacaktır. Unutmadan
söyleyeyim; bazıları Almanya’da Atatürk’ün Hacıbektaş’a
gelişini son iki yıl içerisinde öğrendik demişler. Vah ki
vah, her halde bazıları da biz davet edince öğrenmişlerdir.
Mahzuni Şerif’in mezarını görünce; bu kim, bunu buraya kim
koydurttu, dedikleri gibi...
Not:
12 Mayıs 2006 Cuma günü saat 21 oo-23 oo arasında, SU TV
de zayıf halka programında Av. Ali Yıldırım’la sohbet programında
olacağım.