»Necmi
Bey, nasıl bir tiyatro anlayışınız var, anlatabilir misiniz?
Magazin dünyasının "lay lay lorn" sanat anlayışı insanlarımıza
sürekli pompalanıyor. Yaşamda her şey magazinleşmiş durumda.
Onların sanat anlayışıyla bizim sanat anlayışımız arasında
derin uçurum var. Onlar bize uymuyor, bizim bedenimiz de
onların giysisine uymuyor. Biz de Zeytin Dalı Yapım olarak
bu anlayışa karşı muhalif tiyatro anlayışını savunmak için
bir araya geldik. Kavram kargaşası yaşamın her alanında
olduğu gibi sanatta ve tiyatroda da devam ediyor. Keloğlan
filmi çekildi, çekilen filmle bizim Keloğlan'ımız arasında
hiçbir benzerlik göremiyoruz. Yine Hababam Sınıfı filmi
çekildi, Rıfat İlgaz'ın Hababam Sınıfı'yla uzaktan yakından
benzerlik yok. Her tarafta sıradanlık, sığlık. Post modern
anlayış yaşamın her alanında karşımıza çıkıyor. Topluma,
Polat Alemdar gibi tiplemeler kahraman olarak gösteriliyor,
tiyatromuz bulvar oyunlarına teslim olmuş. Bu gidişata tiyatro-sanat
alanında itiraz ediyoruz. Bize dayatılan postmodern kahramanlara
karşı kendi tarihimizle karşı çıkıyoruz.
»Pir
Sultan Abdal oyunu daha önce de sahnelenmişti. O dönem yaşadığınız
baskı ve sıkıntıları anlatır mısınız?
Pir
Sultan oyunu ilk olarak 1968 yılında Halk oyuncuları tarafından
sahnelendi. Yaklaşık 1500 oyun oynadılar. İlk versiyonda
Tuncer Necmioğlu, Tuncel Kurtiz, Rahmi Saltuk, Nesimi Çimen
gibi değerli oyuncular oynadı. İkinci dönem Pir Sultan oyunu
1990 yılında Ankara Birlik Tiyatrosu tarafından, Zeki Göker
yönetmenliğinde sahnelendi. Ben de o zaman oyunculardan
biriydim. O yıllar, 12 Eylül hukuku ve baskı döneminin en
ince ayrıntısına kadar hissedildiği dönemdi. Oyunu hangi
şehire götürsek valilik tarafından yasaklanıyor, oyuncular
hakkında kovuşturma açılıyordu. Biz de hangi şehirde yasaklanmışsa,
o şehirin il idare mahkemesine başvuruyor, Pir Sultan'ı
oynamaya çalışıyorduk. Tabii o kadar hukuk dışı davranıyorlardı
ki, çok komik duruma düşüyorlardı. Yaptıkları işin trajik
tarafı şu, oyunu oynama hakkını kazanıyor, oynuyorduk, onlar
da bizi gözaltına alıyordu. Hatta bir keresinde bizi Muğla
Savcısı'nın haberi olmadan gözaltına aldılar. Haberi olduğunda
Muğla Savcısı bizi tutuklamak istemedi, bunun üzerine bizi
İzmir DGM Savcılığı'na götürdüler. İzmir DGM de tutuklamayınca
ellerinde kala kaldık. Ne yapacaklarını şaşırdılar. Güçbela,
çeşitli katakullilerle bizi salıverdiler. Polislerin yaşadığı
çaresizliği anlatamam... Hatta Zeki Göker, polislerin çaresizliğini
anlatan bir oyun bile yazdı.
»Ender
Bey, Pir Sultan oyununun her üç versiyonunda yer aldınız.
Oyun hakkında neler düşünüyorsunuz?
İlk
Pir Sultan oyununda organizatör olarak çalıştım. Sonrasında
yani Zeki Göker'in yönettiği ikinci versiyonda Hızır Paşa'yı
oynadım. Şimdi ise hem yönetmen hem de oyuncu olarak çalışıyorum.
»Bu
oyunla kader birliği etmiş gibisiniz, vazgeçememe sebebiniz
ne?
Yıllardır tiyatrodan uzak kaldım. Pir Sultan Oyunu önüme
geldiğinde hiç düşünmeden kabul ettim. Bu oyun her dönem
için geçerli. Nedenine gelince, Türkiye'nin durumu malum...
Her tarafından pislik fışkırıyor. Yaşamsal kirlilik her
tarafa hâkim olmuş. Ezme ve ezilme ilişkisi her zamankinden
daha yoğun yaşanıyor. Biz de Pir Sultan oyununu, ezilenler
açısından bir bayrak olarak gördüğümüz için sahnelemeyi
düşündük. Ezilenler bu yaşamı kader gibi görüyor. Oysa,
"Yürü bre Hızır Paşa/Senin de çarkın kırılır/Güvendiğin
padişahın/O da bir gün devrilir" diyen Pir Sultan, ezilen
emekçilere mesajını 1600'lü yıllarda verdi. Bize de bu mesajı
yeniden hatırlatmak düşer.
»Tiyatroya
ne zaman başladınız?
Tiyatroya amatör olarak 1965 yılında Adana'da başladım.
Adana'da Zeki Göker ile birlikte Dost Oyuncular Tiyatro
Grubu'nu kurduk. 12 Mart darbesiyle birlikte birçok aydın
ve sanatçı gibi hapishaneye düştüm. Zeki Göker İstanbul'a
kaçmak zorunda kalmıştı. Daha sonra Ankara Birlik Tiyatro'sunu
kurdu. Ben de hapisten sonra 1972 yılında ABT'ye girdim.
»Hangi
oyunları oynadınız?
Adana
Belediyesi'ne bağlı tiyatroda hem oyuncu hem de yönetmen
olarak çalıştım. Oynadığım oyunlar, Aziz Nesin'in Yaşar
Ne Yaşar Ne Yaşamaz ve Toros Canavarı, Yaşar Kemal'in Teneke'si,
Haldun Taner'den Keşanlı Ali Destanı, Muzaffer İzgü ve Zeki
Göker'in birlikte yazdıkları Yeniden Doğarız Ölümlerde ve
Emmanuel Robles'in Bir Umut İçin adlı oyunlar.
Pir
Sultan Abdal'ın İstanbul programı
Pir
Sultan Abdal oyunu 6 Nisan saat 21.00'de, Kadıköy Halk Eğitim
Merkezi'nde, 15 Nisan'da saat 15.30'da Beşiktaş Belediyesi
Akatlar Kültür Merkezi'nde izlenebilir.