TTK
Başkanlığı'na bir yıllığına atanan Halaçoğlu'nun görev
süresi her yıl uzatıldı.
Farklı
görüşlere tahammül edemeyen, aydınlara hakaret eden Halaçoğlu'nun
Kürtlerin Türk, Alevilerin Ermeni olduğunu söylemesi AKP'nin
bile tepkisini çekti: Bu ırkçılık. Görevden alınmalı
ANKARA - Türkiye'deki Kürtlerin yüzde 30'unun Türkmen (oranını
vermedi), bir kısmının ise 'Ermeni dönmesi' olduğunu iddia
eden Yusuf Halaçoğlu'nun, Türk Tarih Kurumu Başkanlığına getirildiği
1993'ten bu yana bilimselliği tartışmalı bir hayli söz ve
tutumun altında imzası var. Başbakan tarafından bir yıllığına
bu göreve atanan ve her yıl görev süresi uzatılan Halaçoğlu,
aradan geçen 14 yılda medyatik tartışmalarla hep gündemde
kalmayı başardı.
Halaçoğlu,
21 Eylül 1993'de Türk Tarih Kurumu Başkanı oldu. Uygulamaya
göre başkan, sadece bir yıllığına "Yüksek Kurulun görüşü alınarak,
Başbakanın önerisi üzerine müşterek kararla" atanıyor. Hükümet,
başkanın görev süresini 'isterse' uzatabiliyor. Halaçoğlu'nun
da görev süresi bu yılın sonunda bitecek.
Edinilen
bilgiye göre, "kafatasçı" diye eleştirilen, son gafının ardından
"onur kırıcı" değerlendirmelerine neden olabileceği için görevden
alınması beklenmeyen Halaçoğlu'nun yeniden görev süresi uzatılmayabilir.
Halaçoğlu,
2005'in ocak ayında Atatürk'ün boşandığı eşi Latife Hanım'ın
ölümünden sonra TTK'ya devredilen, aralarında özel mektupların
da bulunduğu evrakların şubat ayı içinde basın toplantısı
ile açıklanacağını duyurdu. Yaklaşık bir ay süren tartışmaların
ardından Halaçoğlu, Latife Hanım'ın ailesinin bir bölümünün
kendilerine bir yazı göndererek, 'özel evrakın açıklanmaması
ve bundan böyle de TTK'da saklanması' talebinde bulunduğunu
söyledi. Böylece Latife Hanım'ın mektupları gün yüzüne çıkartılmadı.
Türk
Dernekleri Federasyonu'nun davetlisi olarak 2004'te İsviçre'nin
Winterthur kentinde bir konferansa katılan Halaçoğlu, 1.5
milyon Ermeni'nin öldürüldüğü iddiasını yalanladı. Daha sonra
İsviçre'nin "Ermeni soykırımı yoktur" dediği için Halaçoğlu
hakkında tutuklama kararı verdiği haberleri basına yansıdı.
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül buna sert tepki gösterirken,
Halaçoğlu hakkında tutuklama kararı verilmediği, sadece savcılık
soruşturması açıldığı ortaya çıktı.
Pamuk'a
ağır itham
Halaçoğlu,
1 milyon Ermeni ve 30 bin Kürt'ün de katledildiğini söylediği
iddia edilen yazar Orhan Pamuk'a Nisan 2005'de çok ağır ithamda
bulundu. Pamuk'un açıklamalarını istihbarat deyimi olarak
da kullanılan 'yumurta'ya benzeten Halaçoğlu, "Bir milyon
Ermeni'nin öldürüldüğünü neye dayanarak söylüyorsun? Bu tiplere
yumurtacı deniyor" demişti. Bir bilim adamı olarak bir romancıyı
muhatap alamayacağını söyleyen Halaçoğlu, daha sonra Nobel
ödülüne layık görülen Orhan Pamuk hakkında şöyle konuşmuştu:
"Çeşitli ülkeler ve kuruluşlar bazı kişileri alıp daha sonra
kullanmak üzere yetiştirir, öyle bir hale getirir ki ihtiyaç
duyulduğunda piyasaya çıkarır. Zamanı geldiğinde yumurta çatlar.
Civciv çıkar. O kişiyi sürekli destekler, ün sahibi yapar.
Ve ileride istediğini söyletir."
'Cezayir soykırımı' şovu
Geçen ekim ayında Fransa Meclisinde Ermeni soykırımı ile ilgili
yasa önerisi iki ülke arasında krize neden olmuştu. Halaçoğlu,
"Kendi tarihi ile yüzleşemeyen ve Cezayir'de olanları görmezden
gelen Fransa'nın, 1914 ile 1921 yılları arasında Ermenilerle
olan ilişkilerini de incelemesi ve dönem tarihiyle de yüzleşmesini
öneririz" diye konuştu. Ancak Fransa ile Türkiye arasındaki
gerginlik yumuşayınca, Halaçoğlu "Cezayir Soykırımı" konusundaki
ısrarından vazgeçti.
Sarafyan
tartışması
Geçen mart ayında Gomidas Enstitüsü Müdürü ve Ermeni tarihçi
Ara Sarafyan'ın, "Bir vaka çalışması yapalım. Harput Ovası'nı
ele alalım. Herkes elindeki belgeleri ortaya koysun. Bunu
başarabilirsek diğer tarihçileri de davet edebilir, başka
yerlerde de böyle araştırmalar yapabiliriz" önerisine olumlu
karşılık veren Halaçoğlu, daha sonra çalışmanın başlamadan
bittiğini duyurdu. Taraflar karşılıklı olarak birbirlerini
'samimi olmamakla' suçladı.
Geçtiğimiz
nisan ve mayıs ayında Halaçoğlu, Nusaybin'in Kuru Köyü yakınlarında
bulunan ve tehcir sırasında katledilen Ermenilere ait olduğu
iddia edilen "toplu mezar" ile gündeme geldi. İsveç Stockholm
Söderntörn Üniversitesi'nden Prof. David Gaunt ile birlikte
"toplu mezar"dan numune alındı. Halaçoğlu, laboratuvar incelemeleri
sonucu mezarın M.Ö 257 ile 597 yılları arası yaşayan Romalılara
ait çıktığını söylerken, Prof. Gaunt mezarın tahrip edildiğini
ve kemiklerin taşındığını öne sürdü.
RADİKAL
- 21/08/2007 - TARIK IŞIK
'Halaçoğlu
Adem ve Havva'yı da Türk ilan edecek'
İSTANBUL
- Halaçoğlu'nun tezleri konuyla ilgilğenen bilim insanı ve
yazarlarca da tepkiyle karşılandı. Prof. Baskın Oran, 'Bu
gidişle Halaçoğlu, Adem ve Havva'yı da Türk ilan edecek derken,
Yard. Doç. Dr. Ferhat Kentel, 'kesinlikle bilimsel olmayan
bir iddia' yorumunda bulundu.
Prof. Dr. Baskın Oran: Halaçoğlu
iki aşama daha gidecek bundan sonra. Birinci aşamada Adem
ile Havva'yı Türk ilan edecek. İkinci aşamada Etiyopya'da
buluan ve maymun ile insan arasındaki eksik halka denilen
iskeletin sahibi Lucy'yi Türk ilan edecek. İşin mizahını bir
yana bırakırsak Kürtler Doğu Anadolu'nun yerli halkıdır. Oranın
temel halkı oldukları için birçok halkı doğal asimilasyona
uğratmışlardır. Bunlar arasında bir miktar Türkmen ve Ermeni
de vardır. Bu insanlar kendilerine Kürt diyorlarsa senin bunları
Kürt olarak kabul etmenden başka çare yoktur.
Ahmet
Ümit (Yazar): Son derece tutarsız ve saçma bir
görüş. Şu nedenle saçma; Türklerin Anadolu'ya geldiği tarih
belli, yani 1000'li yıllarda. Oysa Kürtlerin kökleri çok daha
eskilere Mezopotamya'daki kavimlere kadar uzanıyor. Onları
Türkmen saymak güneşi balçıkla sıvamak gibi bir şey. 'Kürt
Alevileri Ermeni' meselesi de tamamıyla saçma. Çünkü Aleviliğin
temelinde Ahmet Yesevi dergâhından, Orta Asya'dan gelen Türkler
vardır. Ermenilerle uzaktan yakından ilgisi yok. Bu tür yaklaşımların
bölücülük olduğunu söyleyebilirim.
Prof. Dr. Ayhan Aktar : Halaçoğlu
bir şeyi kapatmaya çalışırken önemli bir şeyi açık ediyor.
O da şu: 1915'de Ermeni tehciri sırasında bir kısım Ermenilerin
gerçekten din değiştirerek bu işten kurtulduklarını bugüne
kadar yazılmış kitapların satır aralarından biliyoruz. Ama
Halaçoğlu'nun açıklamasından bizim bildiklerimizin daha 1936'da
tek parti devleti tarafından araştırmayla tespit edildiğini
öğreniyoruz. Kendisinin birazcık akademik ciddiyeti varsa
devam etsin bu işe. Bu tartışmada hepimiz çok şey öğreneceğiz.
Aleviler:
Irkçı söylemleri nedeniyle Halaçoğlu derhal görevden alınmalı.
DTP'li Türk: Tarihten haberi yok. SHP'li Cilasun: Halaçoğlu'nun
kastettiği olsa olsa Nazi antropologlarının bilimi olabilir
Türk
Tarih Kurumu (TTK) Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu'nun "Türkiye'de
yaşayan Kürtler Türkmen kökenli, Kürt Alevileri Ermeni kökenli"
sözlerine tepkiler sert oldu. DTP Grup Başkanı Ahmet Türk
ile Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Sekreteri Turan Eser,
Halaçoğlu'nun görevden alınmasını istedi.
"Halaçoğlu'nun açıklaması bilimsellikle alakası olmayan ideolojik
bir değerlendirmedir" diyen Eser, şunları söyledi: "Anadolu'nun
kültürel, inançsal ve dilsel zenginliklerini inkâr ve tek
tipleştirme çabası vardır. Toplumda önyargı oluşturmaya dönük
açıklamaların engellenmesi için Halaçoğlu'nun istifası değil,
derhal görevden alınması gerekir. Bu tavır akademisyen duruşu
değil, cehalet örneğidir."
Pir
Sultan Abdal Kültür Derneği Başkanı Kazım Genç de Halaçoğlu'nun
derhal istifa etmesi gerektiğini vurgulayarak, "Bilimsellikten
uzak ırkçı söylemleri nedeniyle, Halaçoğlu'nun TTK Başkanlığı'nı
sürdürmesi, kurumun itibar kaybetmesine neden olacaktır" dedi.
Genç:
Belgeleri açıklasın
Tunceli Bağımsız Milletvekili Kamer Genç, Halaçoğlu'ndan iddialarına
ilişkin belgeleri açıklamasını istedi. DTP'li Türk de dün
grup toplantısında şunları söyledi:
"Mezhepsel
anlayışından dolayı dışlanan Alevi yurttaşlarımızın haklarının
güvence altına alınması gerekiyor. Bu beklentiler içindeyken
TTK Başkanı gerçekten bilime, ahlaka, siyasete aykırı düşen
bir söylemle ortaya çıkıyor. Tarih kurumunun Başkanı'nın tarihten
haberi yok. 19. yüzyıla kadar Türkiye'de Ermeni yurttaşlarımız
baskı görmedi. 1914-1915'lerde baskıyla karşı karşıya kalmış,
o baskı sonucu kimliklerini saklama ihtiyacı duymuşlardır.
Yavuz Sultan Selim ve Uzun Hasan döneminde Alevi Kürdünün,
Türk Alevilerin olduğunu tüm tarihçiler biliyor."
SHP
Genel Sekreter Yardımcısı Uğur Cilasun, "Halaçoğlu'nun hangi
bilimi kastettiğini bilmiyoruz. Ama bu bilim olsa olsa, pergeller,
ölçecek kafatası arayan Nazi antropologlarının bilimi olabilir"
görüşünü savundu.