Yeni
katliamların yaşanmaması için 14 yıl önce yaşanan bir
katliamın gerçekleştiği yerde barış ve kardeşlik dillendirildi.
Sivas’ta,
2 Temmuz 1993’te yaşanan katliamın ardından göçlerle değişen
kentin yüzü, bu yıl katliamın daha kalabalık ve daha coşkulu
şekilde lanetlenmesi ve artık Sivaslıların perde arkasından
değil, pencerelerinden bu protestoları izlemesiyle başka
bir değişim geçiriyor.
2
Temmuz Katliamı, otel yangınında 33 yakınını kaybeden
insanlar tarafından ilk yıl 30 kişinin katılımıyla protesto
edilmişti. Sivas’ın üzerinde yangının dumanları hâlâ aralanmamışken,
dışarıdan gelen insanlar, yüreklerindeki yangınla bu katliamı
unutturmamaya yemin etmişti. Aslında Sivaslı da unutmamıştı
bu katliamı. Çünkü unutsaydı, sokağa çıkar, bu insanlar
neyi protesto ediyor diye bakardı. Ölenlerin yakınlarının
yüreklerinin yandığı gibi, Sivaslıların yanı başında da
35 insan diri diri yakılmıştı. Bunun korkusu, acısı başkaydı.
Sivaslı, ancak 14 yıl sonra perdelerini açabildi ve dışarıdaki
kalabalığı görebildi.
Madımak
Oteli’nde önceki gün düzenlenen anma, Alevilerin ve demokrasi
güçlerinin katılımıyla Türkiye’de yaşanan gelişmelere
de bağlı olarak daha coşkulu ve daha kalabalık geçti.
Türkiye’de faşist-milliyetçi çeteler artar ve yeni cinayetler
işlenirken, Sivas’ta 33 aydın ve sanatçının yakılmasının
protestosu, bu çetelere de milliyetçi havaya da bir tepki
oldu. Yeni katliamların yaşanmaması için 14 yıl önce yaşanan
bir katliamın gerçekleştiği yerde barış ve kardeşlik dillendirildi.
Bir başka dikkat çeken nokta ise “Alevilerin partisi olarak
görülen, gösterilen” CHP’nin mitinge katılmaması; hatta
MHP, BBP, AKP gibi örgütlerle bu katliamı kınaması, ama
artık unutulmasını istemesiydi.
‘Tepkiler
söylemde kalmamalı’
Sivas-Madımak
şehitlerine sahip çıkmanın, Sivas’ın barış kenti, Madımak’ın
da müze olması taleplerinin yoğun olarak dile getirilmesini,
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Başkanı Kazım
Genç, çok önemli bir gelişme olarak yorumladı. Gazetemize
konuşan Genç, “Bundan daha da önemlisi, daha 5-6 yıl önce
dahi Sivaslı sade yurttaşlar, 2 Temmuz anmaları yapıldığında
evlerine, işyerlerine çekilip şehirde hakim olan korku
psikoloji nedeniyle perde arkalarından korkuyla bakardı.
Bu kez insanların balkonlarında olduklarını, pencerelerinden
baktıklarını, işyerlerinde kapıların önüne çıktıklarını,
hatta bazı pencerelerden karanfille selam verdiklerini
gördük” dedi. Genç, bunun “katliamın, Sivas üzerinde yarattığı
korkunun yırtılmaya başladığını gösterdiğini” işaret etti.
Sivas’taki birçok örgütün, dışarıdan 2 Temmuz’u anmak
için gelenlerden rahatsızlık duyduklarına, ama 2 Temmuz’u
da kınadıklarına ilişkin bir bildiri yayınladıklarını
hatırlatan Genç, “O bildiri, ‘ilimizde planlı ve bilinçli
olarak sahneye koyulmuş bir oyun’ sözleriyle başlıyordu.
Eğer bunun farkındaysalar, katliamlara karşı duruşta,
Madımak’ta bizlerle beraber ses yükseltmeleri ve söylemlerinin
kağıt üstünde kalmaması gerekmektedir” diye konuştu.
Hasret
Gültekin de anıldı
Sivas’taki
anmanın ardından, cemevi ve İmranlı ilçesi Han köyünde
bulunan Hasret Gültekin’in mezarı da ziyaret edildi. Anmada,
Gültekin türkülerini söyleyip Kürtçe ağıtlar yaktılar.
Anmaya Gültekin’in ailesi ve Ferhat Tunç da katıldı.