Pir
Sultan Abdal Kültür Dernekleri Başkanı Genç : "Sivas
Katliamı Unutturuluyor"
Pir
Sultan Abdal Kültür Dernekleri Genel Başkanı Kazım Genç,
2 Temmuz Sivas Olaylarının 14. Yılını Değerlendirdi.
Pir
Sultan Abdal Kültür Dernekleri Genel Başkanı Kazım Genç,
2 Temmuz Sivas olaylarının 14. yılını değerlendirdi. Genç,
35 aydının yaşamanı yitirdiği 2 Temmuz Sivas olaylarının
unutturulmaya çalışıldığını söyledi.
Pir
Sultan Abdal Kültür Derneği Başkanı Kazım Genç, ANKA'ya
yaptığı açıklamada, "Türkiye'nin, Kahramanmaraş, Çorum ve
Sivas olayları nedeniyle bir katliamlar tarihi olduğunu"
belirtti. Genç, Sivas olaylarının üzerinden geçen 14 yılın
ardından tek olumlu gelişmenin, Sivas sanıklarının bir kısmının
yakalanıp ceza alması olduğunu söyledi. Genç, "Türkiye'nin
katliamlar tarihine baktığımızda olayın maşası da olsalar,
sanıkların bir kısmının yakalanıp, yargılandığı ve ceza
aldığı tek katliam, Sivas-Madımak katliamıdır. Bu olumlu
bir gelişme olarak düşünülebilir" dedi.
"ARKASINDA
NE VAR?"
Sivas olaylarını planlayan, organize eden, sanıkların bir
kısmını kaçıran, kollayan ve koruyanların ortaya çıkarılamadığına
işaret eden Genç, şunları söyledi :
"İşin
perde arkası henüz aydınlanmadı. Maraş olayıyla ilgili Ecevit
rahmetli olduktan sonra çekmecesinden bir not çıktı. Maraş
katliamını MİT'in içindeki MHP kanadının organize ettiği
notun bir benzeri devletin ilgili yerlerinde durmaktadır.
Birgün bu da açığa çıkacaktır. Burada da biz nasıl Maraş
katliamının içinde devletin bir yerlerden katkısı vardır
dediysek ve yanlış çıkmadıysa Sivas'ta da bu vardır."
"ROMANYA'YA
KAÇIRILDILAR"
Kazım
Genç, bir firmanın otobüs şoförünün Sivas olaylarının olduğu
gece bir otobüs dolusu insanın Sivas'tan alınıp Kapıkule'den
Romanya'ya bırakıldığı bilgisini verdiğini ancak, bu konuda
tanıklık yapmaktan kaçındığını belirtti. Genç, "Şimdi yurt
dışına çıkışta, pasaport olacak, vize olacak ve benzeri
şeyler. Bir otobüs dolusu insan organize bir iş olduğunu
gösteriyor. Bu işin başından beri planlı olduğunu gösteriyor"
diye konuştu.
"DEVLET
SAHİP ÇIKMADI"
Almanya'da
Solingen'de dazlakların ateşe vererek yaktığı evin Almanya
tarafından anıt haline dönüştürüldüğünü anlatan Genç, bugün
hala Madımak Oteli'nde "et pişirildiğini" söyledi. Madımak'ın
müze yapılması için girişimde bulunduklarını ancak devletin
yetkili kurumlarının "koruyamayız" gerekçesi ile bu önerilerini
geri çevirdiğini hatırlatan Genç, " Bir devlet bu kadar
aciz olabilir mi? Ne demek koruyamam. Bu çok vahim bir tablo"
diye konuştu.
Sivas'ta
resmi tören düzenlenmesi gerektiğine işaret eden Kazım Genç,
şunları söyledi:
"Alman
hükümeti, Solingen'deki o evi yıktı. Katliama karşı, her
yıl resmi devlet töreni düzenleniyor. O törenlere Türkiye'den
hükümeti temsilen bir bakan ve muhalefeti temsilen muhalefet
genel başkanı da katılıyor. Ama maalesef Türkiye'de siyasetçiler
ve hükümet şu ana kadar Madımak'a gelip bir karanfil bırakmadı.
Katliama karşı bir duruş sergilemediler. Devlet sanki 'bu
benim katliamım ben yaparım niye karşı durayım' mantığı
içindedir.
Devlet
kendi yaptı bu katliamı, o yüzden katılamıyor anmalara.
Bize Madımak'ı unutun diyorlar. Niye unutulsun ki, Yani
insana bir acı yaşatıyorlar, ondan sonra da baskı ve zulüm
ediyorlar ki, acınızı da yaşamayın, acınızı da unutun, diyorlar.
Bu katmerli zulümden başka bir şey değildir. Bize acımızı
unutun diyenler, Madımak otelinin bir bölümünün et lokantası
olarak işletilmesine ve orada kebap pişirilip yenilmesine
sesleri çıkmamaktadır. Bu insanlık için bir utançtır. Oysa
yapılması gereken el ele verip, hep birlikte yeni katliamların
olmaması için duyarlı bir kamuoyu yaratmak ve Sivas'ta katliamlara
karşı duruşun anıtını yükseltmek gerekmektedir."
"AİLELER
İHMAL EDİLDİ"
Katliamda
hayatını kaybedenlerin ailelerine devletin sahip çıkmadığını
anlatan Genç, şöyle dedi:
"Aileler çok büyük bir sıkıntı ve acı içindeler. Yani iki
çocuğunu buradan, Pir Sultan Abdal etkinliklerine, Pirin
mekanına, gönderen aile, akşamleyin haberlerde, yanarak
öldüğünü duyuyor. Bir psikolojik travmadır, çok büyük bir
yıkımdır. Ne örgütler ekonomik anlamda bir olanak bulup
ailelerimize psikolojik bir tedavi olanağı sağladılar, ne
de devlet bu konuda bir adım atabildi. 14 yıldır bu rahatsızlık
var. Katlanılması olanaksız bir acı var. Aileler ihmal edildi.
Devletin hiçbir birimi ailelere el uzatmadı."
"SİVAS
HALKI ACIYI PAYLAŞMALI"
"Madımak
yangını hala yanıyor" diyen Kazım Genç, yangının söndürülebilmesinin
tek yolunun "acıları paylaşmakla" olanaklı olduğunu söyledi.
Acıların paylaşıldıkça azalabileceğini ifade eden Genç,
"Acıyı paylaştığımızda bir çok şeyi aşabiliriz. O aşacaklarımızdan
birisi de Sivas'ın üzerindeki katliam lekesini kaldırmak
olacaktır" dedi. Genç, şunları söyledi:
"Sivas'ın üzerinde bir kara leke var. Bir katliam lekesi
var. Bu katliam lekesinin kaldırılması gerekir. Sivas sadece
15 bin kişilik bir şeriatçı güruhtan ibaret değildir. Sivas,
Türkiye'ye yayılmış Sivaslı'lar birlikte 2 milyonluk bir
kenttir. Sivaslıları böyle bir töhmet altında bırakmak asla
doğru değildir. Sivaslılar, Madımak yangınını tartışılmayacak
bir şekilde katliam olduğunun altını, çizmeliler. Sivas
halkı orada katliama karşı duruşun anıtını dikmeli. Bu bir
vahim olaydır diyerek acı paylaşılmaz. Acı küçümsenerek
paylaşılmaz. Ateş düştüğü yeri yakar elbette acıları yarıştırmak
asla aklımızdan geçmez ama acıyı paylaşmak durumundadır
Sivas halkı."