Hacı
Bektaş Veli Anma Etkinlikleri kapsamında, Kubilay olayında
ve Sivas, Çorum ve Kahramanmaraş'ta çıkan olaylarda hayatlarını
kaybedenlerin simgelendiği "İnsanlık Anıtı" açıldı
Hacıbektaş'ta
devam eden 18. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma, Kültür
ve Sanat Etkinlikleri kapsamında, Asteğmen Kubilay olayında
ve Sivas, Çorum ve Kahramanmaraş'ta çıkan olaylarda hayatlarını
kaybedenlerin simgelendiği "İnsanlık Anıtı" açıldı.
Süleyman
Demirel Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğretim üyesi
Prof. Dr. İzzet Temel ve 6 kişilik çalışma grubu tarafından
Çilehane mevkiinde yapılan, "Karanlıktan Aydınlığa İnsanlık
Anıtı"nın açılışına, Sivas katliamında yaşamını yitiren 33
aydının aileleri de katıldı. Açılış töreninde konuşan Hacıbektaş
Belediye Başkanı Ali Rıza Selmanpakoğlu, "Her renk, her din
ve her kültürden insanın ziyaret ettiği Hacıbektaş'ta böyle
bir anıtın yapılması vazgeçilmez bir önem taşıyor. İnsanlık
Anıtı, burada tek başına kalmayacak. Menemen'den başlayıp
Kahramanmaraş, Çorum katliamlarını simgeliyor" dedi. Selmanpakoğlu,
İnsanlık Anıtını müze ile bütünleştirmeyi planladıklarını
kaydederek şu bilgileri verdi:
"Zemin katta 7 bölümden oluşacak müzeyi de gerçekleştirmek
istiyoruz. İlk 5 bölümde, Sivas'ta yitirdiğimiz 33 canın ailelerinin
bize gönderecekleri resim, eşya, görüntülü ve sesli dokümanı
toplayacağız. 6. bölümde Turhan Selçuk'un aydınlanma süreciyle
ilgili karikatürlerini, Muammer Aksoy ve Uğur Mumcu gibi aydınlarımızın
heykellerini sergileyeceğiz. 7. bölümde, ziyaretçilerin düşünebileceği
ve dinlenebileceği bir mekân oluşturacağız."
AHMET
KORKMAZER Nevşehir DHA - MİLLİYET GAZETESİ - 18.08.2007
Hacıbektaş’a
’İnsanlık Anıtı’
Nevşehir’in Hacıbektaş İlçesi’nde devam eden Hacı Bektaş Veli
Anma Kültür ve Sanat etkinlikleri kapsamında Menemen ile Sivas,
Çorum ve Kahramanmaraş’ta çıkan olaylarda hayatlarını kaybedenlerin
simgelendiği ’Karanlıktan Aydınlığa İnsanlık Anıtı’ açıldı.
Törende
konuşan Hacıbektaş Belediye Başkanı Ali Rıza Selmanpakoğlu,
"Anıt, Menemen’den başlayıp, Kahramanmaraş, Çorum katliamlarını
simgeliyor ve son olarak da 2 Temmuz 1993’te ölen 33 kişinin
masklarından oluşuyor" dedi.
HÜRRİYET
GAZETESİ - 18.08.2007
Hacıbektaş’da
‘İnsanlık Anıtı’
NEVŞEHİR’in
Hacıbektaş İlçesinde devam eden, 44'üncü Ulusal, 18'inci Uluslararası
Hacı Bektaş Veli Anma Kültür ve Sanat etkinlikleri kapsamında
Asteğmen Kubilay ile Sivas, Çorum ve Kahramanmaraş’ta çıkan
olaylarda hayatlarını kaybedenlerin simgelendiği ‘İnsanlık
Anıtı’ açıldı. Önümüzdeki yıl da, ‘İnsanlık Müzesi’nin aynı
yerde acılacağı ifade edildi.
Hacıbektaş
ilçesinin Çilehane mevkiinde Süleyman Demirel Üniversitesi
Güzel Sanatlar Fakültesi öğretim üyesi Prof.Dr. İzzet Temel
ve 6 kişilik bir çalışma grubu tarafından yaptırılan ‘Karanlıktan
Aydınlığa İnsanlık Anıtı’nın açılışına, Sivas katliamında
yaşamını yitiren 33 aydının aileleri de katıldı.
Anıtın
açılışı nedeniyle düzenlenen törende konuşan Hacıbektaş Belediye
Başkanı Ali Rıza Selmanpakoğlu, sadece Türkiye için değil,
tüm dünyaya örnek teşkil edecek bir anıt ortaya çıkardıklarını
belirterek “Her renk, her din ve her kültürden insanların
ziyaret ettiği Hacıbektaş’da bir insanlık anıtı yaptık. Burada
yalnız Türkiye’de değil, tüm dünyaya örnek teşkil edecek bir
anlayışı da haykırarak ifade ediyoruz. Anıtın yapımı için
tasarımında sadece 1 yıllık bir çalışma süreci yaşandı. Bir
ekibin yoğun çalışması ile bu hale getirildi” dedi. Selmanpakoğlu,
böyle bir anıtın Hacıbektaş’da yapılmasının oldukça anlamlı
bir merkez olması açısından da vazgeçilmez bir önem taşıdığını
dile getirerek “İnsanlık Anıtı burada tek başına kalmayacak.
Bir çalışmanın bir kompozisyonun ve bununda ötesinde aydınlanma
ideolojisinin bir boyutunu oluşturuyor. Menemen’den başlayıp,
Kahramanmaraş, Çorum katliamlarını simgeliyor ve son olarak
da 2 Temmuz 1993’de kendilerini alev çemberi içerisinde görürken
kılını kıpırdatmayan yetkililerin utancını sergileyen, bu
33 canının masklarından oluşturan bir yapıyı oluşturuyor”
diye sözlerini sürdürdü.
Emekli general, Hacıbektaş ilçesi bağımsız belediye başkanı
Alı Rıza Selmanpakoğlu, İnsanlık Anıtını müze ile bütünleştirmek
düşüncesinde olduklarını ifade ederek şöyle dedi:
“Bu binanın zemin katında 7 bölümden oluşacak müzeyi de sizlerin
desteği ile gerçekleştirmek istiyoruz. İlk 5 bölümde Sivas’da
yitirdiğimiz 33 canın ailelerinin bize gönderecekleri resim,
eşya, görüntülü ve sesli dokümanlarını toplayacağız. Bunları
burada sergilerken, hem sesli hem görüntülü olarak insanların
o günleri kısmen de yaşamalarını sağlayarak ders alınmasını
öngörüyoruz. 6. Bölümde Turhan Selçuk’un Aydınlanma süreci
ile ilgili karikatürlerini sergileyeceğiz ve bu bölümde ayrıca
şehitlerimizin bireysel anlamda Muammer Aksoy ve Uğur Mumcu
gibi aydınlarımızın heykellerini sergileyeceğiz. 7. ve son
bölümde de, müzeyi ziyaret eden insanlar (Buradan nasıl etkilendik,
aydınlanma sürecinde kendimize düşen görev nedir,nasıl katkıda
bulunabiliriz) diye düşünebileceği ve dinlenebileceği bir
mekan oluşturacağız.”
17
Ağustos 2007 - Ahmet KORKMAZER / NEVŞEHİR, (DHA)
Nevşehir'in
Hacıbektaş İlçesinde, Sivas Olaylarında Hayatını Kaybedenler
İçin 'Karanlıktan Aydınlığa İnsanlık Anıtı' Yapıldı. Anırtın
Açılışına Sivas Madımak Otel'de Hayatını Kaybedenlerin Aileleri
de Katıldı.
Nevşehir'in
Hacıbektaş ilçesinde, Sivas olaylarında hayatını kaybedenler
için 'Karanlıktan Aydınlığa İnsanlık Anıtı' yapıldı. Anırtın
açılışına Sivas Madımak Otel'de hayatını kaybedenlerin aileleri
de katıldı.
Hacıbektaş ilçesinde bulunan Çilehane mevkiinde, Hacıbektaş
Belediyesi tarafından heykeltıraş İzzet Temel'e yaptırılan
ve üzerinde Sivas Madımak Otel'de çıkan yangında hayatını
kaybedenlerin isimlerinin ve fotoğraflarının resmedildiği
İnsanlık Anıtı'nın açılışı, tören ile yapıldı. Hacıbektaş
Veli Anma Kültür ve Sanat Etkinlikleri programı çerçevesinde
gerçekleştirilen anıt açılışına Hacıbektaş Belediye Başkanı
Ali Rıza Selmanpakoğlu, Sivas olaylarında yaşamını yitirenlerin
aileleri ile yurtiçi ve yurtdışından davet edilen çok sayıda
konuk katıldı.
Açılış
töreninde konuşan Hacıbektaş Belediye Başkanı Ali Rıza Selmanpakoğlu,
Türkiye için tarihi bir anıtın açılışını gerçekleştirdiklerini
söyledi. Yalnız Türkiye'de değil tüm dünyada örnek teşkil
edebilecek bir anlayışı haykırarak ifade ettiklerini belirten
Selmanpakoğlu, "Bu anıt yüreklerimizdeki yangını her an hüzün
içerisinde sürdürmek için yapılmadı. Anıt, yüreklerimizdeki
bu acıların bir başka dönemde ve bir başka zamanda bir daha
tekrarlanmaması için yapıldı" dedi.
Selmapakoğlu'nun ardından, otelde çıkan yangından sağ kurtulan
Serdar Doğan söz aldı. Doğan, yangının meydana geldiği otelin
tadilatının yapılarak alt katının lokantaya dönüştürülmesinden
duyduğu üzüntüyü dile getirerek, "Dostlarımızın anılarının
ve tenlerinin yanık kokusunun olduğu yerde bugün ne yazık
ki yemek yenilmektedir" diye konuştu.
Hacıbektaş
Kültür ve Turizm Yardımlaşma Derneği Çocuk ve Gençlik Semah
Ekibi'nin gösterisinin ardından Sivas olaylarında yaşamını
yitirenler için anıt etrafına karanfil bırakıldı. Bu sırada
Sivas'ta hayatını kaybedenlerin aile fertlerinden bazılarının
gözyaşlarını tutamadıkları gözlemlendi.
Anıtın
açılışı, Hacıbektaş Belediye Başkanı Ali Rıza Selmanpakoğlu
ve davetliler tarafından gerçekleştirildi.
(MÖZ-GS-Y)
(İhlas Haber Ajansı) 17.08.2007
Hacı
Bektaş Veli etkinliklerinde ‘Karanlıktan Aydınlığa İnsanlık
Anıtı’ açıldı
Nevşehir’in
Hacıbektaş ilçesinde dün başlayan 44. Ulusal 18. Uluslararası
Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat etkinlikleri
sürüyor.
Nevşehir’in
Hacıbektaş ilçesinde dün başlayan 44. Ulusal 18. Uluslararası
Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat etkinlikleri
sürüyor. Hacıbektaş Belediyesi ve vatandaşların katkısıyla
Çilehane bölgesindeki amfi tiyatronun duvarına yaptırılan,
üzerinde Asteğmen Kubilay ile Sivas, Çorum ve Kahramanmaraş’ta
çıkan olaylarda hayatlarını kaybedenlerin simgelendiği “Karanlıktan
Aydınlığa İnsanlık Anıtı” törenle açıldı.
İnsanlık müzesi açılacak
Hacıbektaş Belediye Başkanı Ali Rıza Selmanpakoğlu açılış
töreninde yaptığı konuşmada “Biz bu anıtı, insanları hüzünlendirmek
veya kin ve nefret duygularını kabartmak için değil, aksine
bir an için düşünerek, yanlışın sorgulanıp, bundan ders çıkartılması
ve bundan sonra kin nefret duygularından arınarak sevgi, hoşgörü
ve barıştan yana olma erdemi için yaptırdık” dedi. Selmanpakoğlu,
anıtın yaptırılmasında emeği geçenlere teşekkür ederek, gelecek
yıl da anıtın yanına “İnsanlık Müzesi” açacaklarını kaydetti.
Delikli
Taş’a ilgi
Alevi-Bektaşi
öğretisinin önderlerinden Hacı Bektaş Veli’nin türbesini ziyaret
edenler, Hacıbektaş ilçe merkezinin üç kilometre doğusunda
eğimli bir tepe üzerinde bulunan “Çilehane” adı verilen bölgeyi
de ziyaret ediyor. Hacıbektaş’a gelenlerin en çok ziyaret
ettiği, Çilehane bölgesinde bulunan Delikli Taş’ın içinden
geçenlerin günahsız olduğuna inanılıyor. Kutsal sayılan bölgeyi
sessizlik içinde gezen ziyaretçiler, uzun kuyruklar oluşturdukları
Delikli Taş’tan geçebilmek için adeta birbirleri ile yarışıyor.
Alevi ve Bektaşi inancına göre, Çilehane’de bulunan Delikli
Taş, inananların kendini test ettikleri bir yer olarak biliniyor.
İnanışa göre, günahı olan Delikli Taş’tan geçemiyor. Delikli
Taş’tan geçmek için zayıf veya şişman farkı gözetilmiyor.
Ziyaretçi buradan geçmeyi deniyor. Eğer geçemez ise günahından
arınmak için mutlaka bir adak adıyor ve yoksullara dağıtıyor.
Alevi ve Bektaşilerin bu geleneği yıllardır sürüyor. Şenlik
kapsamında semah ekiplerinin gösterileri, halk ozanlarının
konserleri ise sürüyor.
EVRENSEL
GAZETESİ (KÜLTÜR SERVİSİ) - 18.08.2007
'Sevgili
Hacı Bektaş...'
Her
yıl olduğu gibi bu yıl da 16 Ağustos'ta başlayan "Hacı
Bektaş Veli Anma Kültür ve Sanat Etkinlikleri"nin bu yıl
44. yapılıyor. Hacı Bektaş Veli, Anadolu coğrafyasında yaşamış,
sonra çeşitli nedenlerle dünyanın dört bir yanına dağılmış
Aleviler de dahil olmak üzere bütün Alevilerin üzerinde birleştikleri
ve ana kaynak olarak gördükleri bir kutsal kişiliktir. Hacı
Bektaş Veli'nin yaşadığı Sulucakarahöyük'teki Hacıbektaş Dergâhı
ise bütün Alevilerin serçeşmesi "ana kaynağı"dır. Bir
Müslüman için Mekke, bir Katolik için Vatikan ne ise, bir
Alevi için de Hacıbektaş da odur.
Aleviler için Hacı Bektaş'ın kutsallığı yalnızca onun inanç
önderi olmasından kaynaklanmaz. Çünkü Aleviler için o yalnızca
ulaşılamayan bir inanç önderi değil, arkadaştır, dosttur,
yoldaştır... Ona hitap biçimlerinde bu açıkça görülür.
Türkiye'nin
en önemli folklor araştırmacılarından Prof. İlhan Başgöz 2000
yılında, Hacıbektaş'ta Dergâh'ı ziyaret eden dört yüz kişinin
duygularını ve düşüncelerini yazdığı bir "imza defteri"nden
hareketle Alevilerin Hacı Bektaş Veli'yi nasıl algıladıklarını,
onların hitap şekillerinden hareket ederek incelemiş.
Başgöz
diyor ki, insanların birbirine hitap etme biçimi, toplumdaki
sosyal ilişkilerin bir göstergesidir. 'Esselamünaleyküm,
İyi günler, Merhaba' gibi... Alevilerin de, "Hacı Bektaş
Veli'ye hitaplarında geleneksel söz kalıpları vardır. Bu kalıplar
'Hünkar, Pir, Hazret' gibi sözlerini içine alır. Bu
hazır formül bazan Allah, Muhammed, Ali üçlemesine bağlanarak
da kullanılır. Şöyle: 'Ya Allah, Ya Muhammed, Ya Ali, Pirim
Hacı Bektaş Veli.' Bu geleneksel hitap biçimi dört yüz
ziyaretçinin üç tanesinde 'Besmeleyi' de içine alarak
genişletilmiş." Başgöz, defterdeki hitap biçimlerinin deyim
yerindeyse "klasik, geleneksel inanç" kalıplarından
çıkarak günlük "Benim Pirim Hacı Bektaş Veli, çok değerli
Hacı Bektaş Veli, Sevgili Hacı Bektaş Veli veya Pirim, canım,
can dostum" konuşmalardaki gibi hitap biçimlerine dönüştüğünü
belirlemiş.
"Evliyayı bir efsaneler yumağından çıkararak, çağdaş bir insan,
bir önder ve düşünür olarak görüyor bu yeni hitaplar." Çünkü
diyor Başgöz, "Bugünün insanı ile din ve sihir dünyası arasında
yeni bir ilişki ile karşı karşıyayız artık. 'Evliyayı'
candan bir dost gibi gören bu hitap biçimleri dinselle laikik
arasında yeni bir ilişki kuruyorlar." İnancı da "dünyevileştiren"
bu yaklaşım, Hacı Bektaş Veli'yi "dinsel" kimliğinden
alıp, onu bir filozof, bir düşünür, bir dost olarak görüyor,
ulaşılır, sohbet edilir, konuşulur kılıyor ve "dünyevileştiriyor"...
Hatta "küçükler de Hacı Bektaş Veli'yi getirip aile çevresinin
içine yerleştiriyor ve ona 'Hacı Bektaş Dede' diye
sesleniyorlar." Kutsalın, ulaşılmaz olanın, belirsizin ordan
alınıp aile içine sokulması ve onlara 'baba', 'dede'
gibi isimler takılması da bu anlamıyla çok tesadüfi değil.Tıpkı
küçük bir çocuğun hissettiği gibi candan ve sıcak bir ilişki
bu.
"Ziyaretçilerin
Hacı Bektaş Veli'ye hitap etmelerindeki değişimin yönü geleneksel-dinsel-den,
çağdaş-laik hazır söz kalıplarını kırmak cesaretini gösteren
insanlar, artık sürüye bağlı insanlar değil. Kişilikleri gelişmiş,
karar verirken bağımsız tek başına hareket edebilen insanlar
bunlar. Artık yeni bir kişilikle karşı karşıyayız. Buna demokrat
bir kişilik de diyebiliriz. Demokrasi böyle bireylerle kurulur
ve ayakta durur. Çağların getirdiği büyük değişmeler, yeni
kuşakların yeni koşullar içindeki yorumları, Alevi inancına
13. yüzyılda hayal bile edilemiyen yeni boyutlar kazandırıyor.
Bugünün gençleri Alevilik yolunu, insanlığın ezeli özlemi
olan evrensel bir barış ve kardeşliğe, insan haklarına saygıya,
sağlam ve eşitlikçi bir demokrasiye, kadın erkek eşitliğine,
eğitim hakkına, sınıf ayrıcalıklarının ortadan kaldırılmasına,
işe ve emeğe saygıya götüren bir yol olarak görüyorlar. Bu
gelişme Türk toplumu için çok umutlu bir gelişmedir..."
*
Prof. İlhan Başgöz, 1921 Sivas Gemerek doğumludur. 1944 yılında
Pertev Nail Boratav'ın asistanı olan Başgöz'ün 1949'daki doktora
tezi "Türk Folkloru ve Halk Edebiyatrdır. Ocak 1953'te 141.
maddeye muhalefetten tutuklanır, iki yıl hapis yatar. 1960'ta
ABD'ye giden Başgöz 37 yıl Indiana Üniversitesi'nde öğretim
üyeliği yapar. Son olarak Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nde
de öğretim üyeliği yapan Başgöz'ün birçok kitabı bulunmaktadır.
17/08/07
Necdet
Saraç
necdetsarac@birgun.net
Gerçek
mağdurların hünkârı: HACI BEKTAŞ VELİ
İçinde
bulunduğumuz günlerde Nevşehir'in Hacıbektaş ilçesinde 44.
Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri
düzenleniyor. Külliye, Çilehane ve Kültür Merkezi üçgeninde
düzenlenen etkinliklerde çok sayıda konferans, panel, konser,
gösteri ve sergi yer alıyor. Türkiye'nin ve Dünya'nın dört
bir yanından yüzbinlerce insan 16-19 Ağustos günleri arasında
yapılan etkinlikler için Alevi-Bektaşilerin Anadolu'daki en
önemli dini merkezi olan Hacıbektaş'a koşuyor.
Hacıbektaş'ın
tarihinin çok eskilere uzandığı bilinmektedir. İlçenin ilk
kurulduğu yer olan Sulucakarahöyük'te Eski Tunç Çağı'ndan
Roma dönemine kadar yerleşimin sürdüğü anlaşılmıştır. Sulucakarahöyük
kazılarında bulunan eserler Hacıbektaş Arkeoloji ve Etnografya
Müzesi'nde sergileniyor.
Hacı
Bektaş Veli'nin (1219-1271) söylencelere dayalı yaşam öyküsü
Vilayetname'de anlatılmıştır. Yaşam öyküsü, biraz da dilden
dile şekillendiği için kendisine olağanüstü güçler atfedilen
Hacı Bektaş'ın Hacı ve Hünkar unvanlarını gösterdiği kerametlerle
aldığı anlatılır. Horasan'da doğan Hacı Bektaş'ın ilk eğitimini
Ahmet Yesevi'nin dergâhında aldığı, daha sonra Anadolu'ya
gelerek Babai ayaklanmasının önderi Baba İlyas'ın yanında
yer aldığı kabul edilir. Sonrasında Sulucakarahöyük'e (Hacıbektaş'a)
yerleşen Hacı Bektaş Veli'nin kurduğu dergâh zamanla Alevi-Bektaşi
inancının merkezi olmuş. Bu dergâhtan halkı aydınlatan ve
sorunlarını çözen dervişler, mür-şider, dedeler, dede-babalar
yetişmiştir.
72
MİLLETİ BİR GÖRMEK
Hacı
Bektaş'ın Anadolu'nun binlerce yıllık kültür birikiminden
yeni ve hümanist bir düşünce yaratmıştır. İslamın çağdaş bir
yorumu olan Bektaşilik, Hacı Bektaş'ın yolunu izleyenlerin
oluşturdukları bir kuruluştur. Bu kuruluşa son biçimini veren
Bektaşi Tarikatı'nın da kurucusu olarak kabul edilen Balım
Sultan'dır. Şiilik'ten kalın çizgilerle ayrılan, daha çok
kırsal kesimde ve yoksullar arasında taban bulan Bektaşilik,
varlıklı kesimlerce benimsenen Mevlevilikten de sınıfsal bir
fark taşır.
Hacı Bektaş'ın temelini attığı ve yetmiş iki milleti bir gören
Alevi-Bektaşi anlayışı evrensel bir düşüncedir aynı zamanda.
Bu nedenle yalnızca Anadolu'da değil, Azerbaycan'dan Macaristan'a
kadar uzanan coğrafyadaki farklı uluslardan insanlarca benimsenmiştir.
Hacı Bektaş 700 yıl önce "kadınları okutunuz" demiş. Şimdi
bile ülkemizde kız çocuklarının okutulması için kampanya yapıldığı
düşünülürse, büyüklüğü kolayca anlaşılır. Dünya Ortaçağ'ı
yaşarken Anadolu insanı merkeze koyan bir aydınlanma süreci
yaşıyordu. Daha ortada demokrasi, insan hakları gibi kavramlar
yokken "düşmanınızın dahi insan olduğunu unutmayınız" diyebilen
anlayış hiç kuşkusuz çağları aşan bir düşüncedir.
Anadolu'nun Türkleşmesinde büyük payı olan Hacı Bektaş, Yeniçeri
ocağının da kurucusu olarak kabul edilir. Buna rağmen Yavuz
döneminde Alevilerin Şah İsmail'i desteklemesi baskı ve katliamlarla
dolu bir süreci başlatır. Aleviler çoğu kez inancını gizlemek
ya da kuş uçmaz kervan geçmez dağ başlarında saklanmak zorunda
kalır. Hoş kente indiklerinde de sonuç değişmez; Maraş, Çorum
ve Gazi Mahallesinde olduğu gibi katledilirler. Yani ortada
bir "mağdur" varsa o da Alevilerden başkası değildir.
Etkinliklerin
kalbi Hacı Bektaş Veli Dergahı Külliyesi'dir. Külliyenin yapımına
13.yy'da başlanmış, 1925 yılında tekkelerin yasaklanmasıyla
birlikte kapatılmış. 1964 yılında müze olarak ziyarete açılan
külliyeyi her yıl yaklaşık 1 milyon kişi ziyaret ediyor. Külliye,
birbiri ardına sıralanan üç avludan ve avluların çevresindeki
yapılardan oluşmaktadır. Batıdaki anıtsal giriş kapısından
ilk avluya girilir. Nadar Avlusu olarak adlandırılan avlunun
sağında çamaşırhane ve hamam yer alır. Bunların önünde de
1902 yılında yapılan Üçler Çeşmesi, avlunun sonunda da bilet
gişesi ve Üçler Kapısı vardır.
Üçler
kapısından dergâh yapılarının toplandığı ikinci avluya girilir.
Dergah avlusunun sağında Arslanlı çeşme ve aşevi gibi birimler,
solunda da dergâhın en eski yapısı olan Meydan Evi vardır.
Dergâhın
avlusunun sonundaki Altılar kapısıyla türbelerin bulunduğu
Hazret Avlusuna girilir. Tam karşıda Hacı Bektaş Veli Türbesi
(Pir Evi) yer alır. Türbenin kapısından girilince sağda ve
solda dergâha hizmet etmiş dedelerin ve babaların sandukaları
görülür. Koridorun sağında çilehane olarak bilinen küçük bir
oda, sonunda da üstü kubbelerle örtülü Kırklar Meydanı vardır.
Etkinliklerin ikinci merkezi ilçenin birkaç kilometre dışındaki
Çilehane bölgesidir. Çilehane'deki küçük bir mağarada Hacı
Bektaş'ın inzivaya çekildiğine, mağaradaki delikten yalnızca
günahsızların geçebileceğine inanılır. Söylenceye göre Hacı
Bektaş kayadaki deliği yumruğuyla açmıştır. Mağaraya doğru
giden yol dikilen heykeller nedeniyle Ozanlar Yolu adlandırılıyor.
MADIMAK'I
SATIN ALALIM
Çilehane'ye Sivas Kadiamı'nda ölenlerin anısına "Karanlıktan
Aydınlığa İnsanlık Anıtı ve Müzesi" yapılıyor. Anıt 2007 yılında
açılırken, müzenin daha sonra açılacağı söyleniyor. Ama asıl
acı veren 35 canın yakıldığı Madımak Oteli'nin girişinin lokanta,
üst katlarının otel olarak kullanılmaya devam etmesi. Yapılacak
tek bir şey var; o da özel mülkiyet olan otelin satın alınarak
müzeye çevrilmesi. Benim önerim Hacıbektaş'a gelenlerin 1
YTL vermesi ve toplanan parayla otelin satın alınması. Bu
hayata geçirilse değil otel, otelin sokağı bile satın alınır.
17/08/2007
- BİRGÜN
Cuma
hutbesinde Hacı Bektaş Veli
Nevşehir'deki
camilerde Cuma hutbesinde Hacı Bektaş Veli anlatıldı. Hutbede,
H. Bektaş Veli için, 'Anadolu'nun Türkleşmesinin manevi mimarlarından
biridir, bir fikir ve inanç önderidir' denildi.
Nevşehir'deki
camilerde Cuma hutbesinde Hacı Bektaş Veli anlatıldı. Hutbede,
Hacı Bektaş Veli'nin Türk milletini millet yapan değerlerin
sembol isimlerinden biri olduğu vurgulandı. Nevşehir Müftülüğü
tarafından hazırlanan hutbede, ''Milletimizi millet yapan
değerlerin sembol isimlerinden ve manevi mimarlarımızdan biri
de Hacı Bektaş Veli'dir. Anadolu'nun Türkleşmesinin manevi
mimarlarından biridir. Bugün bile bütün dünya bilim çevrelerinin
saygıyla andıkları, fizik, matematik, tıp, astronomi gibi
bilimlerin ortaya çıktığı ve geliştiği bir ortamda yetişen
bir fikir ve inanç önderidir'' denildi.
Nevşehir
il genelindeki camilerde okutulan hutbe şöyle devam etti:
''Türk milleti, ezelden ebede akıp giden tarih içinde sonsuzluğu
aydınlatan bu manevi ışık kaynaklarıyla, bütün insanlığa huzur
ve hizmet sunmuştur. Ecdadımız, onların aydınlattığı kutlu
yoldan yürüyerek sonsuza kadar yaşamanın sırlarına ulaşmışlardır.
Hünkar Hacı Bektaş Veli de (düşünce karanlığına ışık tutanlara
ne mutlu) düşüncesiyle, (ilimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır)
müjdesiyle, (72 millete aynı nazarla bakan) bakış açısıyla,
(benim Kabem insandır) öğretisiyle, (her ne ararsan kendinde
ara) söylemiyle, (incinsen de incitme) özdeyişiyle yolumuzu
aydınlatıp bizlere ışık tutmuştur. Sevgiyle, kardeşlikle çalışıp
güçlenen milletler, her yeni çağın öncüsü ve önderi olmuşlardır.''
AA
- 17 Ağustos 2007
Vasiyet
etti: Beni Hacıbektaş'a gömün
İlhan
Selçuk Cumhuriyet Gazetesi Başyazarı ve Yayın Kurulu Başkanı
İlhan Selçuk, öldüğünde Hacıbektaş ilçesine gömülmek istediğini
açıkladı.
Nevşehir'in Hacıbektaş ilçesinde düzenlenen, '44. Ulusal ve
18. Uluslararası Hacı Bektaş-ı Veli Anma Kültür ve Sanat Etkinlikleri'nde
Enelhak konulu bir konferans veren İlhan Selçuk, "İnşallah
Hacıbektaş'a gömülürüm." deyince büyük alkış aldı. Hacıbektaş
İlçe Belediye Başkanı emekli Tuğgeneral Ali Rıza Selmanpakoğlu
ise Selçuk'un bir vaatte bulunduğunu hatırlatarak bunu memnuniyetle
kabul edeceklerini dile getirdi. Selçuk, konuşmasında sık
sık Abdullah Gül'ün Çankaya Köşkü'ne çıkacağından rahatsızlık
duyduğunu da dile getirdi. Konferanslar ve Hacıbektaş ilçesinde
Cumhuriyet gazetesinin bedava dağıtılmasına anmaların ikinci
gününde de devam edildi. Hacıbektaş Gönüllüleri yazılı yeleklerle
ilçe meydanında gezen görevliler, ellerindeki Cumhuriyet gazetelerini
vatandaşlara ücretsiz dağıtıyor.
Öte
yandan Hacıbektaş ilçesinde düzenlenen, '44. Ulusal ve 18.
Uluslararası Hacı Bektaş-ı Veli Anma Kültür ve Sanat Etkinlikleri'
geçen yıllara oranla daha sönük geçiyor. Nevşehir İl Müftülüğü
ise bu seneki etkinlikler hatırasına özel bir kitapçık bastırdı.
"Ehli Beyte Âşık Olanların Gönlünde Taht Kuran Şeyh Hünkar
Hacı Bektaş-ı Veli'yi Anma Günü Hatırası" isimli kitapçıkta,
Hacı Bektaş-ı Veli'nin Makalat adlı eserine vurgu yapıldı.
Kitapçıkta Makalat'ın asıl nüshaları örnek gösterilerek, "Onun
İslam dinine sıkı sıkıya ve sağlam bir şekilde bağlı olduğu
görülür. İslamiyet'e uymayan davranışlara şiddetle karşı çıkar."
şeklinde ifadeler dikkat çekti. Ayrıca dün Nevşehir'deki camilerde
cuma hutbesinde Hacı Bektaş-ı Veli anlatıldı. Nevşehir Müftülüğü
tarafından hazırlanan hutbede, "Milletimizi millet yapan değerlerin
sembol isimlerinden ve manevi mimarlarımızdan biri de Hacı
Bektaş-ı Veli'dir. Anadolu'nun Türkleşmesinin manevi mimarlarından
biridir. '' denildi.