Hacı
Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri'ne
katılan Baba Zula grubu, sahneden indirilmeye çalışıldı
Nevşehir'in
Hacıbektaş ilçesinde 16-19 Ağustos tarihleri arasında düzenlenen
44. Ulusal, 18. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri
ve Kültür Sanat Etkinlikleri'ne katılan Baba Zula grubu tatsız
bir olay yaşadı. Grup, Hacıbektaş Belediyesi ve Tertip Komitesi'nin
davetlisi olarak katılmasına karşın, sahneden indirilmek istendi.
Baba Zula'nın 18 Ağustos günü sahneye çıkmasından kısa süre
sonra Anma Etkinliği Tertip Komitesi Üyesi ve Belediye Meclis
Üyesi oldukları bildirilen Cemil Zengin ve Mustafa Karabacak'ın
Baba Zula grubuna müdahale ettikleri iddiası yerel basında
yer aldı.
Baba Zula grubunun solisti Murat Ertel, olayı şöyle anlattı:
"Bize bir saat çalacaksınız dendi. Ama iki parçadan sonra
bir kişi gelip kulağıma 'Belediye Başkanı bitirmenizi istiyor'
diye fısıldadı. Biz durmadık, çünkü; Pir Sultan Abdal'ın heykelini
diken bir belediye başkanının böyle bir istekte bulunacağını
düşünmedik. Uyarılar sürdü. Biz de parçaları kısa kestik.
Gerilim
arttı; on, on beş polis mikserin fişlerini çekmeye çalışıyorlardı.
Seyirciye hissettirmemeye çalıştık, ama konseri zar zor bitirdik.
Festivale katıldığımız için teşekkür plaketi alacaktık. Onu
da vermemeye kalktılar, ama ısrar edip aldık. Biz sahnedeyken
aşağıda küfürler de edilmiş bu arada."
"Yeniden davet etti"
Baba
Zula'nın halk müziğini ve Hacı Bektaş Veli'yi çok benimsemiş
insanlardan oluştuğunu söyleyen Ertel, İstanbul'a geldikten
sonra Hacıbektaş Belediye Başkanı Ali Rıza Selmanpakoğlu'nun
kendisini telefonla aradığını belirtti. Ertel, "Başkan olaydan
haberi olmadığını, bunun provokatörlerin işi olduğunu söyledi.
Konser sırasında bir işi çıkmış. Bizi gelecek yıl için Hacıbektaş'a
tekrar davet etti. Biz de yeniden gitmeyi çok isteriz" dedi.
Olayda
adı geçen Hacıbektaş Belediyesi Meclis Üyesi Cemil Zengin
ise şunları söyledi: "Baba Zula konseri sırasında orada değildim.
Canlı yayımlanan konseri evde TV'den izledim. Hoşgörülü bir
insanım; söz konusu olaylarla uzaktan yakından ilgim yok."
ASLI
ONAT - MİLLİYET GAZETESİ - 22 Ağustos 2007
Hacıbektaş'ta
Baba Zula Grubu'na Müdahale
Ali
Rıza Salmanpakoğlu'nun belediye başkanı olmasından beri her
yıl krize dönüşen Hacıbektaş Etkinlikleri bu yıl da sönük
geçmişti. Lakin etkinliklerden akılda kalan, şenlikte sahneye
çıkan Baba Zula grubuna organizatörler tarafından yapılan
müdahalelerdi. Meral Salman'dan aktarıyoruz:
Bu yılki "şenlik" pek de sürpriz olmayan bir biçimde, vasatın
da altında, bayağılıkla paslaşan etkinliklerle geçip gitti.
Giderken de, hafızamda tahammül sınırlarımı zorlayan türkücülerle,
iyi niyetle izlenmeye teşebbüs ettiğim ama sinir bozukluğuyla
terk ettiğim bir panel ve bir tiyatro oyunuyla (Yüzleşme);
yaratıcılık, yetenek ve zekâdan nasibini almamış bir anıtla
yer etti. Etkinlik programı akışına uymayan ve programda "birilerinin
özel ricası vesilesiyle" yer aldığı belli olan Baba Zula Grubu
ise, organizatörlerin "yanlışlıkla" da olsa, Hacıbektaş halkı
ve ziyaretçiler için yaptığı en yaratıcı "seçimdi". Ne var
ki, etkinliğe kimi davet ettiğinden bihaber organizatörler,
grubun hem müzikal hem de görsel performansı karşısında dehşete
kapılmış olmalı ki, dehşetten kendi davet ettikleri grubu
sahneden indirmekte, bazı görevliler de grup sahnedeyken onlara
popüler bir küfür nitelemeyi savurmakta beis görmedi.
Hacıbektaş,
yani "hoşgörünün merkezi", kendini farklı, yaratıcı ve yetkin
olanla test etti ama belediye öncülüğündeki etkinlik organizatörleri
hoşgörü konusunda muvaffak olamadı. Ve bu, maalesef hiç şaşırtıcı
değildi. Elbette ki, Baba Zula’nın sahne performansı karşısındaki
bu tavır, etkinliğin son yıllarda giderek rengini ve çoksesliliğini
kaybetmesinden - dolaylı biçimde de olsa- bağımsız değil.
Ayrıca, etkinlik programında yer alan panellerde konuşmacıların
her türlü bilimsel ya da akademik bilgiden azade, klişelerle
ve anakronik söylemlerle kendi Türk-İslamcı Alevilik-Bektaşilik
yorumlarını dinleyicilere "tek doğruymuş" gibi dayatmaları,
etkinliğin üçüncü günü toplantı yapan derneklerin toplantılarının
basılmasından bağımsız değil. Kitap stantlarının sayısının
nerdeyse yok denecek kadar azalması, dergilerin ve kitapların
yerine herhangi bir pazaryerinde bulunabilecek, ne Hacıbektaş'la
ne de etkinlikle ilgisi bulunmayan onca şeyin sergilenmesi,
satılması; açılış töreninin yapıldığı gün halkın "güvenlik"
gerekçesiyle üstünün aranarak meydana girebilmesinden; hatta
her gün gittiği markete girmek için bile polis aramasından
geçmek zorunda kalmasından bağımsız değil. Resim sergilerinde
inin cinin top oynaması da, yerlere atılan çöplerden, kokudan,
Hacıbektaş'a neden geldiğini unutmuş gibi görünen ve çimlere,
yerlere oturmaktan başka bir faaliyeti yokmuş izlenimi bırakan
kitleden ve bu kitleye yerleşmeleri için bir mekân göstermekten,
diğer ziyaretçilere de alan açmaktan aciz organizasyon komitesinden
ve yetkililerden bağımsız değil.
40
yılı aşkın bir süreden beri düzenlenen Hacı Bektaşi Veli Anma
Törenleri ve Kültür ve Sanat Etkinlikleri aracılığıyla Hacıbektaş,
Alevi-Bektaşilerin bir araya geldiği, kendilerini ifade etme
fırsatı bulduğu, Alevi-Bektaşiliğin zenginliğini paylaştığı
bir kamusal alanı olma özelliğini son yıllarda yitirdi. Artık
anılan Hacı Bektaşi Veli değil, "kültür ve sanat etkinlikleri"
ise ne Hacıbektaş halkının ne de sayıları son hızla azalan
ziyaretçilerin ufkunu açmıyor, kimsede merak ve heyecan uyandırmıyor.
"Şenlik" sadece can sıkıntısı, gürültü, pislikten yürünemeyen
sokaklar ve etkinlikleri takip etmekte (benim gibi) inat edenlere
de sinir bozukluğu ve bizlere reva görülen bu etkinlik programından
dolayı aşağılanmıştık hissi sunuyor.
Etkinliklerin
böyle devam etmeyeceğini, Alevi-Bektaşiliğe yaraşır, hoşgörülü,
saygılı, yaratıcı ve geniş ufuklu zihniyetlerin etkinliğe
hâkim olacağını umuyorum. Şimdilik, etkinliklerin kısır, gerici
ve tahakkümcü havasında, tekdüze ve sığ seslerin paslandırdığı
kulaklarımı açmak için, biraz da organizatörlere inat, Baba
Zula dinlemeye devam ediyorum.
Meral
Salman - 24 Ağustos 2007 - Sulucakaracahöyük Gazetesi