Milli
Eğitim Bakanı Çelik'in söz vermesine rağmen, yenilenen 7.
ve 11. sınıf din dersi kitaplarında 'Alevilik konusu' yine
yer almadı. Alevi vakıfları bu durumu 'ayrımcılık' olarak
değerlendirdi
Yeni
eğitim ve öğretim yılında bazı bölümleri yenilenen 7. ve 11.
sınıf kitaplarında, "Alevilik konusu" yine yer almadı. Milli
Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in bu konuda söz vermesine rağmen
"Alevilik" Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi kitabına giremedi.
Alevi vakıfları ise bu durumu "ayırımcılık" olarak değerlendiriyor.
Bakanlık tarafından "bedava kitap kampanyası" kapsamında dağıtılan
11. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi kitabının yenilenmesine rağmen
yine "Aleviliğin geçtiği" bir konu yer almıyor. Kitapta "İslam
Düşüncesinde Yorumlar" başlıklı ünitede Haricilik, Şiilik,
Mutezile, Maturidilik, Eş'arilik, Caferilik, Hanefilik, Maliklik,
Şafilik, Hanbelilik konuları yarım sayfa olarak tanımlarıyla
açıklanıyor. Kitabın arakasındaki sözlük kısmında da "Aleviliğin"
tanımı yapılmadı. Bakan Çelik, konuyla ilgili şu yorumu yapmıştı:
'Görüşlerini aldık'
"Aleviliği İslamın dışında görmek, onun dışında değerlendirmek,
bana göre Aleviliğe ve Alevilere yapılabilecek en büyük haksızlıktır.
Hiç kimsenin telkini olmadan ders kitaplarına Aleviliği koyduk.
Ama 'oradaki her satır mükemmeldir' gibi bir iddia içinde
de değiliz. Bu anlamda, olumlu ve yapıcı eleştirilere her
zaman açığız. Biz Sünniliği yazdırırken illa da Sünni birine
yazdırmadık. İlahiyatçı bilim adamları var, onların görüşlerinden
yararlandık. Ayrıca, birçok Alevi derneği ve vakfına müracaat
ederek onların da görüşlerini aldık."
Alevi
vakıf yetkililerinin görüşleri ise şöyle:
'Sünni bir iktidar'
İzzettin
Doğan (Cem Vakfı Genel Başkanı): "Siyasi iktidarın o konularda
dürüst davranıp tüm inançlara eşit mesafede kalarak, laikliğin
gereği olarak Sünni insan ile ilgili verdiği bilgileri Alevi
insanla ilgili vereceğini beklemiyorum. Çünkü bu iktidar Sünni
bir iktidar. Bunu açık açık da belli ediyor. Bakanlık bu konuyla
ilgili bizimle hiçbir bilgi alışverişinde bulunmadı. Ama diğer
taraftan da bizim Milli Eğitim Bakanı'na karşı din derslerinin
içeriği ile ilgili olarak açmış olduğumuz 2 bine yakın dava
var. O davanın sonuçlarını bekliyoruz. Açıkçası bu davanın
sonuçları doğrultusunda yüksek sesle konuşmak ve bireysel
eylemi ortaya koymak için bu sonucu bekliyoruz."
'Takiye yapıyorlar'
Selahattin
Özel (Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı): "Biz başından beri
söylüyoruz. Bu konuda gerçekten takiye yapıyorlar. Türkiye'de
1 milyon imza toplamamıza rağmen hala bir görüş talebimize
dair cevap vermediler. Bu kitaplarla ilgili bizim en büyük
endişemiz Alevilik konusuna yer verip yanlış bilgilere yer
verilmesiydi. Bu noktada mutluluğum şu; yanlış bilgiyi doğru
diye vermemiş olmaları. O da daha büyük tehlike. Bu konuda
bize bakanlıktan hiçbir teklif gelmedi. Bizim çağrılarımızı
da hiç yanıt vermediler. Alevilik konusuna kitapta yer verilmemesi
bilerek yapılıyor"
'Kucaklama yok'
Fermani
Altun (Ehli Beyt Vakfı Başkanı): "Bakanlık sürekli bizimle
diyalog içerisindeydi. Hatta bizden bilgi istediler, öneriler
sunduk. Alevilik konusuna detaylı yer vereceklerini söylediler.
'Kucaklıyoruz' deniyor, ama böyle bir kucaklama yok. Burada
bir zihniyet, karanlık, inancın taassubu ideolojileşmesi meselesi
var. Bakanlığa defalarca detaylı bilgilendirme yaptık. Onlardan
da oluru aldık. Sonunda hiçbir şey çıkmadı. Bir tek 8. sınıfta
bir kelime olarak geçiyor. Bir tanım olarak yer almıyor."
Burcum Devrez - İstanbul - Milliyet - 15 Eylül 2007
Alevilik
ilk kez ders kitaplarına girdi
Devlet,
Alevi toplumuyla yakınlaşmaya yönelik adımlarını hızlandırdı.
Diyanet İşleri Başkanlığı, Ramazan ayı etkinliklerinde Hz.
Ali’ye özel anma programı düzenlerken, Milli Eğitim Bakanlığı
(MEB) da bu yıl ilk kez ders kitaplarında Alevilik konusuna
yer verdi. Yarın başlayacak olan yeni öğretim yılında MEB
tarafından ücretsiz olarak dağıtılacak olan İlköğretim 8’inci
sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi kitabında, Alevilik’ten
söz edilerek “tasavvufi yorum” tanımı yapıldı.
BİR
TABU DAHA YIKILDI
MEB’in
resmi müfredat programına göre hazırlanan ilköğretim 8’inci
sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ders kitabının 81 ve 82’nci
sayfalarında “Tasavvufi Yorumlar” başlıklı bölümde, Alevilik’ten
olumlu ifadelerle söz edildi. “Alevilik” sözcüğünün sadece
bir paragrafta bir kez geçtiği bu bölümde, “Yesevilik, Mevlevilik,
Alevilik-Bektaşilik ve Ahilik gibi oluşumlar, Anadolu’da hoşgörü
kültürünün yayılmasına öncülük etmiş başlıca tasavvufi yorumlardır”
denildi.
TASAVVUF
ÖNDERLERİ
Tasavvufi
oluşumların, devlet düzeninin bozulduğu dönemlerde toplumun
bir arada tutulmasında önemli roller oynadığına dikkat çekilen
kitapta, Yunus Emre, Mevlana, Ahmet Yesevi, Ahi Evran ile
birlikte Hacı Bektaş Veli’den de “tasavvuf önderleri” olarak
söz edildi, temsili resimlerine yer verildi. Kitapta Alevilikle
ilgili kısım özetle şöyle:
“Tasavvufi yorumlar, kalp temizliği ve güzel ahlak üzerinde
durur. İnsanları manevi açıdan eğitmeyi ve olgunlaştırmayı
amaçlar. Bu amaca ulaşmak için dünyanın geçici olduğunu düşünerek
maddi değerlerden çok, manevi değerlere önem vcermek gerekir...Yesevilik,
Mevlevilik, Alevilik-Bektaşilik ve Ahilik gibi oluşumlar,
Anadolu’da hoşgörü kültürünün yayılmasına öncülük etmiş başlıca
tasavvufi yorumlardır. Bu tasavvufi oluşumlar, Selçuklu ve
Osmanlı devletlerinin kurulmasında, gelişip devam etmesinde
önemli katkılarda bulunmuştur. Devlet düzeninin bozulduğu
dönemlerde de toplumu bir arada tutarak insanların huzur ve
mutluluk içerisinde yaşamasını sağlamıştır. Hoşgörü, saygı
ve sevgi gibi değerlerin toplum içinde yayılmasında tasavvufi
yorumların önemi büyüktür. Bu değerler sayesinde, farklı sosyal
ve kültürel ortamlardan gelen insanlar, huzur ve mutluluk
içinde beraberce yaşamışlardır. İslam dininin inanç ve ibadet
boyutunun toplum içerisinde içtenlikle benimsenmesinde tasavvufi
yorumlar etkili olmuştur.”
Kitaptaki
bölüm göstermelik ve yeterli değil
Cem Vakfı Başkanı Prof. Dr. İzzettin Doğan, ders kitabına
giren bölümlerin “göstermelik” ve “yetersiz” olduğunu söyledi:
“Sünni İslam’ın nihai hedefleri açısından, ders kitaplarında
Alevilik konusuna bugüne kadar yer verilmedi. Bu yıl kitaba
giren bölüm ise göstermelik ve son derece yetersiz. Kitapta,
‘Alevilik’ sözcüğünün sadece bir kez geçmesi bizim için sürpriz
olmadı. Bu konuda iki bine yakın dava açtık. Siyasi iktidar
Alevileri kendisine rakip olarak görüyor. Bakanlığın okullarda
ders olarak okuttuğu İslam, sadece Sünni İslam’dır. Bakanlık
bu konuda maalesef tarafsız davranmıyor. Bir yandan eşitlikten
söz ederken, diğer yandan asimile etme yönünde ısrarlı adımlar
atılmaya devam ediyor. Böyle bir yaklaşım toplumsal barışı
bozar. Aleviler, bu ülkeye vergi verecek, bu ülkeye hizmet
edecek ama sonra görmezlikten gelinecek. Aleviler’in asimilasyonuna
sessiz kalmayacağız”
Bakan
Çelik ne demişti?
Milli
Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’nın
Abant Platformu tarafından düzenlenen 13’üncü toplantısında
“yalan yanlış bilgiler telkin edilmemesi” için ders kitaplarına
Aleviliği koyduklarını söylemişti. Alevilik konusunun ele
alındığı toplantıda Çelik, “Alevileri ve Aleviliği görmezlikten
gelmek insani de değil, İslami de değil. Aleviliği İslam’ın
dışında değerlendirmek, bana göre Aleviliğe ve Alevilere yapılabilecek
en büyük haksızlıktır” demişti.
Z.
Kıvanç EL / ANKARA AKŞAM GAZETESİ
Alevilik,
8. sınıfta tek kelime
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), yıllardır
tartışma konusu olan Aleviliğe ders kitaplarında yer verilmesi
konusunda, göstermelik bir adım attı. İlköğretimde okutulan
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ders kitaplarından sadece 8.
sınıf kitabında, "Alevilik" ilk kez ve tek kelime olarak kullanıldı.
Aleviliğin,
tasavvufi yorum olarak nitelendirildiği kitapta başkaca herhangi
bir tanım yapılmadı. MEB, yeni belirlenen müfredata göre Din
Kültürü ve Ahlak Bilgisi kitaplarının, ilköğretim 4’ten 8.
sınıfa kadar olanını yeniledi. Kitaplarda, İslam düşüncesinin
yorum biçimleri "İnançla ilgili yorumlar, fıkhi yorumlar ve
tasavvufi yorumlar" olarak 3 ana gruba ayrıldı.
TASAVVUFİ
YORUM
Alevilik
de 8. sınıfın ders kitabında, "Kur’an ve Yorumu İslam Düşüncesinde
Yorumlar" bölümünde, tek kelime olarak geçiyor. Kitabın 82.
sayfasında, "Yesevilik, Mevlevilik, Alevilik-Bektaşilik ve
Ahilik gibi oluşumlar, Anadolu’da hoşgörü kültürünün yayılmasına
öncülük etmiş, başlıca tasavvufi yorumlardır" cümlesi yer
aldı.
HACI
BEKTAŞ’IN FOTOĞRAFI
Kitabın
bu sayfasında, Yunus Emre, Mevlana, Ahmet Yesevi, Ahi Evran
ile Hacı Bektaş Veli’nin resmine yer verildi. Kitapta, bunlarla
ilgili olarak, "Hoca Ahmet Yesevi, Yunus Emre, Hacı Bektaş
Veli, Mevlana, Ahi Evran, Hacı Bayram Veli gibi şahsiyetler,
ahlaki değerlerin başta Anadolu olmak üzere bir çok bölgede
yayılmasına öncülük etmişlerdir. Ayrıca bu şahsiyetlerin,
kültür ve edebiyatımız üzerinde de önemli etkileri vardır"
bilgisi yer alıyor.
TANIM
YOK, SORU VAR
Kitapta Aleviliğin tanımı da dahil başka hiçbir konuya yer
verilmiyor. Ancak ünitenin değerlendirme kısmında da öğrencilere
"Alevilik Nedir" sorusu yöneltilerek, boşluk bırakılan yerde
yanıt verilmesi isteniyor.
16
Eylül 2007 Esra KAYA / ANKARA HÜRRİYET
AKP'li
Alevi vekiller 'din' kitabına tepkili
Söz
verilmesine karşın din dersi kitaplarında Aleviliğin işlenmemesine,
AKP'deki Alevi milletvekilleri, 'Kimse bizi dinlemedi' diye
tepki gösterdi
Milli
Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in açıklamalarına karşın, yenilenen
7 ve 11. sınıf din dersi kitaplarında "Alevilik" konusunun
bir başlık altında işlenmemesi, AKP'deki Alevi milletvekillerinin
de tepkisini çekti. AKP Kütahya Milletvekili Hüseyin Tuğcu,
"Birilerinin sadece kendi bildiklerini okumasıyla sorunlar
çözülemez" dedi.
AKP'deki
üç Alevi milletvekilinden biri olan Tuğcu, Alevilik ve Bektaşiliğin
din kültürü ders kitaplarında yer alması gerektiğini vurguladı.
"Bunu yıllardır söylüyoruz. Alevilik bu milletin ve İslam
dünyasının sosyal, toplumsal bir gerçeği. Tuğcu, sözlerini
şöyle sürdürdü:
"Alevi demek gayrimüslim demek değildir. Alevi demek gerçek
Müslüman demektir. Ders kitaplarında Alevilik ya da Sünnilik
kelimelerinden ziyade, Alevi ve Sünni inançlı ailelerin ortak
noktaları vurgulanmalıdır. Din derslerinde Alevi İslam kültürünün
nasıl yer alması gerektiği hakkında daha önce hem Talim ve
Terbiye Kurulu'na hem de Din Öğretimi Genel Müdürlüğü'ne eleştirel
ve açıklayıcı bilgiler sunmuştum. Hiçbirisinin kaale alınmadığını
gördüm."
Türkiye
laik olmadı
AKP
İstanbul Milletvekili İbrahim Yiğit de, laik ülkelerde devletin
dini olamayacağını vurgulayarak "İşin gerçeği, Türkiye laik
olmadı" dedi. Yiğit özetle şu görüşleri dile getirdi: "Yeni
anayasa hazırlanıyor. Din dersi seçmeli olsun mu, olmasın
mı tartışması var. Seçmeli olmadığı zaman, Alevilik de muhakkak
Sünni İslam nasıl öğretildiyse öğretilecek. Bunu da konuştuk.
Bu da ek olarak girecek. Yeni anayasada laikliğin geniş tarifi
yapılacak. İşin gerçeği, Türkiye'de Avrupa'daki gibi laiklik
yok. Millet ne kadar 'laiklik' diye meydanlara çıksa da Türkiye
laik olmadı. Gerçek bu."
Aynı
konuda görüşünü almak üzere aradığımız, AKP'nin transfer isimlerinden
İstanbul miletvekili Reha Çamuroğlu ise başvurumuzu yanıtsız
bıraktı.
Sadece 'tasavvufi yorum' var
Alevilik bu yılki ders kitaplarında da konu başlığı olarak
yer almadı. 8. sınıf kitabında "İslam düşüncesinde yorum biçimleri"
konusunda "Yesevilik, Mevlevilik, Alevilik-Bektaşilik ve Ahilik
gibi oluşumlar, Anadolu'da hoşgörü kültürünün yayılmasına
öncülük etmiş başlıca tasavvufi yorumlardır" denildi.
9.
sınıf kitabında, Hacı Bektaş Veli'nin Makalat'ından cümlelere
yer verildi.
MEB
yetkilileri, Aleviliğin konu başlığı olarak 12. sınıf kitabında
yer alacağını belirterek "Şu anda 12. sınıf öğrencisi yok.
Kitaplar önümüzdeki yıl basılacak. Konunun içinde cem, cemevi,
Alevilikte oruç gibi alt başlıklar olacak" demişti.
ABDULLAH
KARAKUŞ Ankara - Milliyet - 16 Eylül 2007 / Pazar