Alevilerin
en çok zorlanacağı seçim sınavı: 22 Temmuz
Alevi
toplumu genel olarak bakıldığında her Türkiye vatandaşın demokratik
taleplerinden farklı bir şey istemiyor. Tam demokrasinin sağlandığı
bir ortamda büyük oranda Alevilerin de sorunları kalmayacak.
Cem evlerinin yasal statü kazanması, din derslerinin zorunluluktan
kaldırılması ve Madımak'ın müze haline getirilmesi Alevilerin
başlıca talepleri olarak gözüküyor. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın
da demokratik ve laik bir ülkede olamayacağını savunan Aleviler,
kendilerinden alınan verginin Alevi toplumunu asimile edecek
programlarda kullanılmasından rahatsızlık duyuyor.
2007
seçimlerine az bir zaman kala, siyasi partiler oy toplayabilecekleri
kesimler üzerine gidiyor. Türkiye'de büyük bir oy potansiyeline
sahip olan Alevi toplumu da bundan payına düşeni alıyor. Sağcısı,
solcusu, listelerinde alevi kökenli adaylara yer vererek alevi
oylarını toplamaya çalışıyor. "Barajı aşmak için her yol mubah"
görüşünü savunan en radikal sağ partiler bile, seçim öncesi
Alevilere ılımlı yaklaşıyor. Aleviler ise, seslerini kürsüden
duyurabilecek temsilcileri meclise sokmak için yoğun çaba
gösteriyor. Alevi dernekleri ve akademisyenler, Alevi oylarının
nereye gideceği konusunda farklı öngörülerde bulunsalar da,
genel olarak Aleviler, bu seçimlerde Meclis'e girmek istiyor.
Çeşitli dernek ve vakıf başkanlarıyla ve akademisyenlerle,
Alevilerin seçim sürecindeki iradelerini konuştuk. Kimi CHP'yi,
kimi AKP'yi kimi de bağımsızları destekleseler de, genel olarak
Alevilerin kafası karışık. Kime oy atacaklarına karar veremeyen
ve her hangi bir derneğe bağlı olmayan Alevi vatandaş sandıktan
uzaklaşabilir. Yrd. Doç. Dr. Hakan Yücel, "Zorunlu din dersleri,
Diyanetin yapısının değiştirilmesi, Cem evlerine bir statü
verilmesi gibi talepler genel anlamda bir eşitlik talebi olarak
ta anlaşılabilir" diyor. Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği
Başkanı Ali Kenanoğlu ise, inanç özgürlüğü talep ettiklerini
vurguluyor. Yazar Reha Çamuroğlu ise "bu seçimlerde Aleviler
AKP'ye kayacak" diyor.
ERCAN
GEÇMEZ - Hacı
Bektaşi Veli Anadolu Kültür Vakfı Başkanı
CHP,
sağ partilerin gerisinde kaldı
"BU
seçimlerde daha rahat ortak bir iradeye sahip görünüyorlar.
Daha rahat daha düzenli bir karar mekanizmasına sahip. Türkiye'nin
aydınlanmasında alevilerinde büyük rolü var. Alevileri kabul
bile etmeyen sağ partilerin alevi kökenli aday çıkarması,
alevi örgütlerinin başarısıdır. Bu Türkiye'nin aydınlanmasında
önemli bir değişimdir ve bunu alevi örgütleri sağladı. CHP
ise bunların gerisinde kaldı. Oylarının yüzde 63'ünü alevi
tabandan alan bir partinin, tutumunu değiştirmemesi üzücü.
Eğitim sisteminin değişmesi lazım. Biz aleviler olarak demokratik
bir toplum ve demokratik bir ülke istiyoruz. Demokratik ve
laik bir ülkede Diyanet İşleri Başkanlığı'nda bahsedilemez.
Fakat neticede biz alevi örgütleri olarak, başarılı olduk.
En radikal sağ partiler bile, programlarına yenilikçi birşeyler
koydu."
"Özellikle sosyalist kökenli bağımsız adayların Türkiye'nin
ezberinin değişmesinde çok büyük emekleri geçecektir. Tabanımız
Ufuk Uras ve Baskın Oran gibi bağımsız adaylara, sempatimiz
var ve Alevi tabanından bağımsızlara çok oy gidecektir. Bağımsızların
Meclis'te olmalarını istiyoruz."
DOĞAN
BERMEK - Alevi
Vakıfları Federasyonu Başkanı
Kararsızız!
ALEVİ
Vakıfları Federasyonu başkanı Doğan Bermek, partilerin seçim
bildirgelerini değerlendirdiklerini ve hangi partiye oy vereceklerini
henüz belirlemediklerini söylüyor. "Birçok parti alevi sorunları
hakkında birşey söylemiş. Fakat söylemlerini sağlam bir zemine
oturtmaları lazım. Çözümlerini belirlemeleri lazım. Bizim
sorunlarımıza doğru cevap vermeleri gerekiyor. İki tane alevi
adayın gösterilmesi Alevilerin sorunlarını çözmez. Türkiye'nin,
Alevilerin sorunlarına çözüm getiremeyecekse oy alamaz. Olaylar
çarpık bakışla gelişiyor. Fakat bu heyecanlı alevi kitlelerinden
kaynaklanan bir çarpıklıkda olabilir. Alevilik üzerinden siyaset
yapılamaz. Ülkenin temel değerleri üzerinden siyaset yapılır"
KAZIM
GENÇ - Pir
Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı
CHP,
sandıkta değerlendirilecek
CHP'nin
sola açılmaktan ziyade sağa açılmayı yeğliyor. Bu durumu sadece
Aleviler değil, Türkiye'deki bütün sosyal demokratlar sandıkta
değerlendirecektir. Sağ adaylar neden listelerinde Alevi kökenli
adaylara yer vermesin ki? Türkiye'de 10 milyon civarında alevi
seçmen var. Numunelik de olsa listelerine koyarak, az da olsa
oy alabilirler. Ama bu alevi oylarının tümünün oraya yönelmesini
sağlamaz. CHP'nin de listelerinde Alevi kökenli adaylara yer
veriyor bu yanıyla da CHP'ye haksızlık yapılmaması gerektiğini
düşünüyorum."
ALI
KENANOGLU - Hubyar
Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı
Bağımsızlar
yeni bir süreç yaratacak
"TÜRKİYE
iki cepheye savruldu ve şeriat korkusu ağır basıyor. Cumhuriyet
mitinglerine katılanların büyük bir kesiminin alevi olması,
partilerin listelerinde alevi adaylara yer vermesinde büyük
etken oldu. Alevi toplumunun talepleri, her Türkiye vatandaşıyla
örtüşüyor. Tükiye'nin demokratikleşmesini talep ediyoruz.
Demokrasi gerçek anlamıyla uygulandığı takdirde, Alevilerinde
sorunu kalmayacaktır. Geçmiş yıllarda seçim öncesi alevilerin
toplanarak ortak bir denklarasyon hazırlamadı. Çünkü aleviler,
sürü psikolojisi ile hareket etmez. Alevi vatandaş bir bireydir.
Bu yıl geçmişe oranla bağımsız aday alternatifinin olduğu
bölgelerde bağımsız adaylara oy verilecek. Çünkü bağımsızların
söylemleri gibi yaşamaları da alevi halkını kucaklıyor. Fakat
bağımsız aday alternatifi olmayan bölgelerdeki alevi seçmenler
zorlana zorlana CHP'ye oy verecekler. Artık kürsüden sorunlarımızı
anlatan birininn seslenmesi gerekiyor. Bağımsız adayların
meclise girmesi, topluma moral getirecektir. Tüm engellere
rağmen milletin temsiliyetinin sağlanabileceğini gösterecektir.
Bağımsızlar Meclis'te ezberi bozarak, yeni bir süreç yaratacaklar."
ALİ
YAMAN - Abant
İzzet Baysal Üniv. Yrd. Doç. Dr.
Aleviler
hep haksızlığa uğradı
"SİYASAL
konjonktürden kaynaklanan zorunluluklarla Aleviler bugün yine
ağırlıklı olarak CHP'yi desteklemek zorunda kalsalar da, bu
politikaların sürmesi halinde, sorgulanan CHP-Aleviler ilişkisi
orta vadede mantıki bir çerçeveye oturacaktır.
CHP,
bugünkü haliyle AKP'ye yönelik korkular ve endişelere sarılarak
yine seçmenlerden oy alma yoluna girmiş görünmektedir. Toplumun
sosyal, ekonomik sorunlarına yönelik görünürde elle tutulur
bir programdan söz edemiyoruz. Aleviler bakımından değerlendirecek
olursak, Diyanetle, din dersleriyle ve cemevleriyle ilgili
ne yapılacağı muğlak durumda. Buradan bakınca tabi CHP yöneticilerinin
geçmişten pek ders almadıkları görülmektedir. Daha önce Meclis
dışında kalındığı unutulmuştur. Bu durum yani Alevilerin inanç
ve kültürel sorunları karşısında CHP yönetiminin benimsediği,
mantık dışı yaklaşım, Alevilerin kendi içlerinden seçtikleri
veya oy verdikleri CHP adaylarıyla olan ilişkinin de sorgulanmasını
gerektirmektedir. Belki ülkemizin siyasi konjonktürü bugün
için uygun değil ama orta ve uzun vadede Alevi toplumuna yönelik
izlenen hangi parti tarafından olursa olsun samimiyet dışı
yaklaşım, hak ettiği cevabı alacak, siyasetin bu şekilde devam
etmesinin mümkün olamayacağı, halktan kopuk siyasi parti yöneticilerince
de açıkça görülecektir. Ancak ne yazık ki, bu tarz siyasetçileri
tarih sayfalarında pek de iyi kay-detmeyecektir. Cumhuriyete,
demokrasiye ve laikliğe gönülden, samimiyetle inanan ve tercihlerini
bunlardan harekede yapan Aleviler, inanç ve kültürleri söz
konusu olduğunda, istisnasız bütün partiler tarafından haksızlığa
uğratılmışlardır. Mezhepler üstülük iddiasına rağmen, sadece
Sünni yurttaşlarımıza hizmet götüren Diyanet İşleri Başkanlığı'nın
bugünkü haliyle muhafazasına CHP neden göz yummaktadır? Dikkat
edilirse Cem evleri, Din dersleri ve Diyanet İşleri Başkanlığı
konusunda CHP genel başkanı ve yönetim kadrosu sessiz kalmayı
yeğlemektedir. Siyasal konjonktürden kaynaklanan zorunluluklarla
Aleviler bugün yine ağırlıklı olarak CHP'yi desteklemek zorunda
kalsalar da, bu politikaların sürmesi halinde, sorgulanan
CHP-Aleviler ilişkisi orta vadede mantıki bir çerçeveye oturacaktır.
Eğer CHP bu yanlış tavrından vazgeçmezse, gelecekte geçmişte
olduğu gibi Alevilerden oy alması artık mümkün görünmemektedir.
Halk arasında yaptığımız alan çalışmalarında da bu durum açıkça
görülmektedir, dernekler de halkın eğilimi doğrultusunda,
bildiriler yayınlamakta ve bağımsız adaylara yönelmiş bulunmaktadırlar.
Ancak bağımsız adayların kazanıp kazanamayacaklarına ilişkin
endişeler, AKP iktidarına karşı oyların bölünmemesi için belli
bir partide (CHP) yoğunlaşma zorunluluğu gibi gerekçeler bağımsızlar
bakımından sorunlu noktalar olarak ortada durmaktadır. "
MUSTAFA ŞEN - ODTÜ
Sosyoloji Bölümü'nden Yrd. Doç. Dr.
Alevileri
merkezi olarak birleştirecek bir kurum yok
ALEVİLERİN siyasi davranışını belirleyecek bir kurum varlığından
söz etmek mümkün değil. Bu nedenle her seçim öncesi oyların
nereye verileceği tartışma konusuna dönüyor. Sol partilerin,
Alevilerin problemleleri de dahil olmak üzere bir çok soruna
çözüm üretememesi ulusal ve uluslar arası düzeyde bir çok
saldırılara maruz kalmasından kaynaklanıyor.
Aleviler kendini sol partiler içinde daha rahat hissediyor.
Alevilerin CHP'yle sorununu, bu seçimlerde bağımsızlara yönelerek
belli edecekler" diyen Mustafa Şen Alevilerin seçim sürecindeki
tutumlarını şu şekilde değerlendiriyor:
"1990'lı
yıllardan beri ortak bir irade tartışmaları oluyor. Buna rağmen,
büyük ölçüde ortak bir paydada buluşabiliyorlar. Genelde sol
partilere yöneliyorlar. Sol partilere oy verilmesine rağmen
çözüm açısından bir ilerleme olmuyor. Sol partiler tek başlarına
iktidar olsalar bile, sağdan gelen saldırıları herkes biliyor.
Sol iktidar olduğunda ulusal ve uluslar arası düzeylerde çok
yönlü saldırılara maruz kalıyor. Sorunlarına çözüm bulunamayınca
alevilerin bir kısmı sandıktan uzaklaşıyor. Büyük bir kısmı
ise hala merkez solda yer alıyor. Geri kalanı ise ÖDP'den,
Genç Parti'den MHP'ye kadar geniş bir yelpazede oy kullanıyor.
Bireysel ve bölgesel farklılıklar da oy tercihlerini etkiliyor.
Sağ partiler alevi kökenli aday çıkartarak biz size yakınız
demeye çalışıyorlar. Alevi kökenden gelmekle sorunları savunmak
arasında doğrudan bir ilişki yok. Bunlar alevilerin oy verme
davranışını değiştirecek şeyler değil. Alevilerin problemleri
her Türkiye vatandaşının problemi. Alevilerin bağımsızlara
yönelmesi, CHP ile ilgili bir sorun. Siyasetin daralması ve
solun çözüm üretememesi ve merkez soldan dinamik bir yapının
çıkmamasından kaynaklanıyor. Yüzde 10 barajı yüzünden temsilde
adalet sağlanamıyor. Bunu sağlamak da bağımsız adaylara düşüyor.
Demokrasinin en büyük sorunu yüzde 10 seçim barajıdır. Demokraside
daha ciddi bir tanıma ihtiyacımız var. Baraj sorunu demokrasi
meselesinin merkezinde yer alıyor. Türkiye'de alevi sünni
değil islamcılarla islamcı olmayanlar arasında problem var."
İslamcıların, alevileri tehlike olarak gördüğü görüşünü savunan
Şen, "İslamcılar, laikliğin toplumsal temeli alevilermiş gibi
yansıtıyorlar. Aslında, Türkiye'de herkesin sandığından daha
çok laikliğin geniş bir toplumsal temeli vardır"
SELAHATTİN
ÖZEL - Alevi
Bektaşi Fedarasyonu Başkanı
Taleplerimizi
kabul eden CHP'yi destekleyeceğiz
"İSTEDİĞİMİZ
büyüklükte olmasa bile CHP ve DSP birleşimini destekliyoruz.
Biz taleplerimizi onlara sunduk. Cem evlerinin resmi olması,
zorunlu din derslerinin kaldırılması ve madımak otelinin müze
haline getirilmesini talep ettik.
Taleplerimize
evet dediler. Bizde CHP'ye destek vereceğimizi söyledik. CHP'de
zaten seçim programlarına taleplerimizi aldılar. Yapacağımız
duyuru ile de Alevi halkına, AKP'ye karşı CHP'ye oy vermesi
konusunda uyaracağız. Fakat bazı bölgelerde bizim çıkarttığımız
Alevi adayları destekleyeceğiz. Ama bu sınırlı olacak." Sağ
partilerden aday olan Aleviler yüz karasıdır. Biz zaten seçim
öncesi sağ partilerin böyle bir yola gideceğini söylemiştik.
Birilerinin Alevilik üzerinden siyasallaşması mümkün değil.
Sağ partiler bu şekilde oy top-layamayacak."
REHA ÇAMUROĞLU - Yazar
AKP'ye
çok oy gidecek!
ESKİ
DYP Genel Başkan Yardım Yardımcısı ve AKP Milletvekili Adayı
Reha Çamuroğlu, AKP'ye aday olduktan sonra epey konuşuldu.
Gerçek demokrasiyi AKP'nin getireceğine inanıyor. Tabii CHP'ye
oy verecek Alevilen de yüz kere düşünmesi gerektiğini inatla
vurguluyor. Reha Çamuroğlu Alevilerin seçime nasıl gittiğini
anlattı...
"Ben
Türkiye'nin demokrasi yolunda ilerleyen bir ülke olmasını
istiyorum. Türkiye'de hala askeri darbe, askeri yönetim gibi
lafların edilmesinden rahatsızlık duyuyorum. Dolayısıyla AKP'den
aday oluşum her şeyden önce demokrasiyi ilerletebilece-ğinden
duyduğum güvenden kaynaklanıyor. Merkez sağ partilerden de
adaylık teklifi aldım. CHP ise totalitarizm özlemleri içerisinde
kıvrandırılan bir parti olmuştur. Böyle bir partiden aday
olmam söz konusu bile olamaz. CHP'ye oy vermek Alevilerin
yüz kere düşünmeleri gereken bir siyasi olay. CHP 5 tane alevi
örgüt yöneticilerini aday adayı gösterdi. Bir tanesi bile
listelere alınmadı. Bu partinin samimiyetine güvenenleyiz.
Zaten o adayların birinci hedefleri milletvekili olmaktı.
Gelecek için umut verici bir tablo değil. Önümüzdeki AKP iktidarında
ise Alevilerin meseleleri konusunda çok önemli gelişmeler
olacak. Ben her gün alevi vatandaşlarla toplanıyorum. Destek
görüyorum. Zaten sandıkta da görülecektir. AKP'nin Alevilerden
ciddi miktarda oy alacağını iddia ediyorum. Alevilerin kime
oy verecekleri konusunda kafası karışık. AKP'ye karşı ılımlı
mesaj veren bağımsız adaylara destek vereceklerini söylüyorlar.
Bu bir çelişkidir. Aleviler demokrasi dışı tercihlere çağrılmaktalar.
Bana karşı yürütülen linç kampanyası da bunu gösteriyor. 20
milyon aleviyi, 35 bin üyesi olan derneklerin temsil ettiği
düşünülemez. Alevilerin oy verirken birinci kriterinin cem
evleri sorunu olduğunu düşünmek de hatadır. Her Türkiye vatandaşının
dertleri neyse onlarında dertleri de onlardır. Partinin Alevilik
konusunda ne dediğine bakıp oy vermiyorlar. Bu şekilde Alevileri
dar görüşlü insanlar olarak yansıtmaya kimsenin hakkı yok."
HAKAN
YÜCEL - Galatasaray
Üniversitesi'nden Siyaset Bilimci Yard. Doç. Dr.
Gönüllü
ya da gönülsüz, oylar CHP'ye gidecek
"ALEVİLERİ
ortak bir çatı altında buluşturacak herhangi bir kurum yok.
" diyor. Hakan Yücel. Ve devam ediyor: "Örgütlerin etkileyebildiği
belli bir oy potansiyelinden söz edilebilir ancak çeşitli
siyasal eğilimler sözkonusudur ve medya da sıkça görünen örgütler
çoğu kez en etkili örgütler değil medyayla en yakın ilişkide
olan örgütlerdir dolayısıyla kısıtlı olarak geçerli sayebileceğimiz
bir ortak irda de yanıltıcı olarak yansımaktadır. Sağ partilerin
özellikle de MHP'nin ve AKP'nin Alevi aday girişiminin önemli
bir başarı getireceğini tahmin etmiyorum.. Ancak liberal sağın
her zaman Alevilerde bir oy potansiyeli vardır. CHP'deki durumun
hizip çatışmalarının bir neticesi olduğu düşünüyorum. Ayrıca
CHP eskiden beri Alevilere destekleri oranında yer vermiyordu,
Alevi taleplerini de değerlendirmiyordu. Bu eğilim şu anda
daha da keskin bir görünüm kazandı, çünkü CHP azınlıkları
içine alan onların taleplerini taşıyan bir parti değil, doğrudan
toplumsal anlamda merkezi hedefleyen ve onunla yetinen bir
politika içinde. Bu politika içinde Alevilere ve Kürtlere
pek yer yok. Bir kısım Alevide CHP küskünlük olduğu görülüyor
ama bence bunda Alevi adaylara yer verilmemesi tek neden değil.
Ancak tüm sorunlara karşın Alevilerin oy verebilecekleri parti
yelpazesi dar olduğundan gönüllü ya da kerhen CHP'ye yönelen
yüksek bir oy potansiyeli bulunmaktadır. AKP ve MHP hemen
hiç oy alamadığı bir kitleden oy almak için bir strateji olarak
bu yaklışımı belirlediği görülüyor. Ancak AKP MHP BBP gibi
partilere olan güvensizlik çok köklü nedenlere dayanmaktadır
ve birçok sorun masaya yatırılmadan , özellikle de 1970'li
yılların (AKP için de 1990'ların) muhasebesi yapılmadan, sadece
Alevi adaylar gösterilerek bu güvensizlik aşılamaz. Alevilerde
sol görüşlere eğilimin yüksek olmasından, önemli bir Kürt-Alevi
nüfusun bulunmasından ve Alevi kökenli CHP küskünlerinin sol
içinde bir arayış içine girecekleri olgusundan hareketle bağımsız
adaylara ilginin genel ortalamanın üstünde olacağını söyleyebiliriz,
ancak AKP kaygısından dolayı CHP'ye gidecek oyların önemli
bir oranda aşınmayacağını da görmek gerekiyor. "
Laikliğin
toplumsal tabanını oluşturan en önemli gruplardan biri de
Alevilerdir. Bu soru tersinden de alınabilir laiklik Aleviliğin
eşit yurttaş olmalarının garantisidir. Ancak Türkiye'de uygulanan
şekliyle laikliğin Alevilerle Sünnileri eşit kılmadığı, Alevilerin
laikliğin tek sigortası olarak İslamcı gruplara hedef olarak
gösterilmesinin birçok Aleviyi rahatsız ettiği de unutulmamalıdır.
Bu Aleviler laikliğe herkesin ihtiyacı olduğunu ve bu konudaki
bir mücadeleye ancak bir dayanışma ilişkisi içinde girişebileceklerini
hedef olarak gösterilmekten rahatsız olduklarını defalarca
belirttiler."
Sayılarla
kendine gelmek
NTV'deki
"Neden" programında "Aleviler ve Siyaset"i tartıştık. Açılışta
Alevi-Bektaşi Federasyonu Genel Sekreteri Turan Eser'e sordum:
"Neden her seçim öncesi 'Sünniler ve Siyaset' değil de 'Aleviler
ve Siyaset' tartışılır?"
Eser,
rakamlarla yanıtladı bu soruyu...Verdiği rakamlar, tartışmaya
yer bırakmayacak kadar net bir tablo sergiliyordu.
Bu
rakamları yorumsuz olarak sizlerle paylaşmak istiyorum:
Türkiye'de
kaç okul var? 67 bin...
Kaç
hastane var? 1220...Kaç
sağlık ocağı var: 6 bin 300...Peki
kaç cami var? 85 bin...
Her
60 bin kişiye 1 hastane düşerken, 350 kişiye 1 cami düşüyor.Peki
kaç kilise var? 270...
Kaç
cemevi var? 100.
Türkiye'de kaç doktor var?
77
bin...
Peki
kaç din görevlisi var?
90 bin...
Türkiye'de
her 900 kişiye bir doktor düşerken, her 780 kişiye bir din
görevlisi düşüyor.
Eğitim-Sen'e
göre Türkiye'nin 200 bin öğretmen açığı var. Türkiye'de kaç
kütüphane var? 1435... Almanya'da kaç kütüphane var? 11 bin...
Türkiye'nin kaç kentinde devlet tiyatrosu var? 13... Kaç kentte
kuran kursu var? 81... Bu kursların toplam sayısı kaç? 3852...
***
Türkiye'de 1 opera derneği var; 11 bale, 10 heykel, 18 resim,
18 sinema, 38 tiyatro derneği var.
Peki
kaç tane "cami yaptırma derneği" var?
35
bin...
***
İçişleri Bakanlığı'nın bütçesi ne kadar?
783 trilyon...
Ulaştırma Bakanlığı'nın?
678 trilyon...
Bayındırlık ve İskân Bakanlığı'nın?
677
trilyon...
Kültür
ve Turizm Bakanlığı'nın?
632
trilyon...
Sanayi
ve Ticaret Bakanlığı'nın?
280
trilyon...
Enerji
ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın?
249 trilyon...
Çevre
ve Orman Bakanlığı'nın?
404
trilyon...
Sadece
Sünnileri temsil eden Diyanet İşleri Başkanlığı'nın bütçesi
ne kadar?
1.3 katrilyon...
8
bakanlığın bütçesi kadar...
22
üniversitenin toplam bütçesine denk...
Diyanet
İşleri Başkanlığı bütçesinin yıldan yıla büyümesine bakalım: