ANKARA(19.05.2007)-
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) ve aralarında gazeteci,
sanatçı ve aydınların da bulunduğu 56 çağrıcı tarafından düzenlenen
ve iki gün sürecek olan “Aleviler ve Siyaset Konferansı” bugün
başladı. 2007 Genel Seçimleri sürecinde yapılan konferansla
aleviler taleplerinin dikkate alınması çağrısı yapacak.
Ankara
Barosu Eğitim Merkezi’nde bugün başlayan konferansa, Türkiye’nin
çeşitli illerinden alevi örgütlerinde yer alan alevi temsilciler
katıldı. Çorum, Sivas, Maraş ve Gazi'de yaşanan alevi katliamlarında,
hayatını yitirenler anısına saygı duruşuyla başlayan konferans,
PSAKD Genel Başkanı Kazım Genç’in açılış konuşmasıyla devam
etti. Genç, konferansın partiler üzerinden değil ilkeler üzerinden
yürütülecek bir tartışma ortamı olduğunu kaydetti.
Genç:
Seçim sistemi değiştirilsin
Alevilerin farklı, inançsal ve kültürel bir yapıya sahip olduğunu
belirten Genç, konferansta, demokratik kitle örgütleri ile
“düşünce, ifade özgürlüğü, adaletin sağlanması ve demokratik
tam bağımsız Türkiye için 2007 genel seçimleri fırsat olabilir
mi?” sorusunu tartışacaklarını belirterek, “Bize hep soruluyor,
aleviler ne yapacaksınız diye, bu sefer biz soruyoruz, sizler
aleviler için ne yapacaksınız?” dedi.
Konuşmasında,
2007 genel seçimlerinde siyasi partilerin dikkate alması gerektiği,
“Zorunlu din dersinin kaldırılması, Diyanet İşleri Başkanlığının
kaldırılması, Alevilere yönelik her türlü ayrımcılığın kaldırılması
ve Madımak’ın müze olması” taleplerini açıklayan Genç, %10
barajının ve 12 Eylül Anayasası’nın demokratikleşme önünde
büyük bir engel olduğunu da sözlerine ekledi.
Açılış
konuşmasının ardından, Ali Kenanoğlu’nun yönettiği ve Ali
Balkız, Prof.Dr.Ayhan Yalçınkaya, Erdoğan Aydın ve yazar Faik
Bulut’un sunduğu “Aleviler-Alevi Örgütleri ve Siyaset” konulu
oturum yapıldı. Yapılan konuşmalarda genel olarak, seçim sisteminin
değiştirilerek, %10 barajının kaldırılması talep edildi. Ayrıca,
Alevi Bektaşi Federasyonu ve Cem Vakfı gibi alevi kuruluşları
da yoğun olarak eleştirildi.
Yalçınkaya:
Aleviler devletle hesaplaşmalı
Oturumun
konuşmacılarından biri olan Prof. Dr. Yalçınkaya, 2007 genel
seçimlerinin aleviler ve Türkiye açısından çözüm olamayacağını
ve 17 yıldır Alevilerin bu konuda bir gelecek projesi üretemediğini
ifade etti. Yalçınkaya, çözümün ancak devletle hesaplaşılmasıyla
mümkün olabileceğinin altını çizdi.
Alevi örgütlenmeleri üzerine de bir değerlendirme yapan Yalçınkaya
özellikle Alevi Bektaşi Federasyonu'nun, Genelkurmay'ın 27
Nisan’da yayınladığı muhtıraya ve Cumhuriyet mitinglerine
destek verdiğini hatırlatarak, “Bu aleviler için bir utançdır,
kabul edilemez bir şeydir” dedi.Yalçınkaya, Alevilerin kafasının
karışık olduğunu da ifade ederek, ABF gibi kimi alevi örgütlerinin,
Alevileri devletle uzlaştırma, barıştırma çizgisi izlediğini
kaydetti.
Yalçınkaya konuşmasının devamında CHP ve DSP birlikteliğine
de vurgu yaparak, “CHP ve DSP’nin tarihi kirlidir. Ve bu birliktelik,
bu siyasi partiler aleviler için bir çözüm gücü olamaz, olmadı.
Aleviler artık devletin ne yapmaya çalıştığını iyi anlamalıdır”
dedi.
Bulut:
CHP ve DSP ittifakı Türkiye’yi militarizme götürebilir
Yazar
Faik Bulut da konuşmasına, koyun ve kurt benzetmesi ile başlayarak,
“Ezilenler bazen cellatlarının peşinden gidebiliyor. Bu çok
tehlikeli süreci aleviler iyi analiz etmeli. Ve yanılgıya
düşmemeli” dedi. Alevilerin çok örgütsüz olduğuna da vurgu
yapan Bulut, “Alevilerin tarihsel arka planı iktidarı değiştirmeye
yetmiyor. Alevilerin talepleri doğru ve net değil. Aleviler
artık kimliğini bulmalı ve siyasi programını oluşturmalıdır.
Artık siyasette figüran değil, aktör olmalıdır” şeklinde konuştu.
Bulut
konuşmasının sonunda, sosyal demokrat partilere de değinerek,
“Aleviler, neden alevi katliamları hep sosyal-demokrat parti
hükümetleri zamanında gerçekleşti sorusunu sormuyor. Bunu
bence düşünmeliler. CHP ve DSP Türkiye’yi militarizme götürebilir.
Bu ittifak, aleviler için çözüm olamaz” dedi.
Aydın:
12 Eylül Anayasası ile hesaplaşılmalı
Bulut’un
ardından söz alan Erdoğan Aydın ise, CHP ve DSP ittifakının
aleviler için bir anlam taşımayacağını, bu ittifakın sadece
AKP’ye karşı bir set örmek için gerçekleştirildiğini belirtti.
Aydın, “Aleviler sadece aleviler üzerinden oy vereceklerse
bir siyasi partiye, bence bu Aleviliğin özüne aykırı. Bu cemaatçi
bir siyasi harekete Alevileri yeniden çekmek olacaktır. Alevilik
din eksenli bir siyaset değildir. %10 barajıyla mücadele edilmeli.
12 Eylül Anayasası ile hesaplaşmalı” şeklinde konuştu.
Ankara Barosu Eğitim Merkezi'ndeki konferans devam ediyor.
Aleviler
ve Siyaset Konferansı birinci gün oturumu sonlandı
ANKARA
(20.05.2007)- Ankara Barosu Eğitim Merkezi’nde dün başlayan
konferansın, ikinci oturumunda Seçim Sistemleri ve Temsiliyet’i
tartışıldı.
Konuşmacı
olarak katılan Erol Tuncer konuşmasında Türkiye’nin hızla
serbest tartışma ortamından uzaklaştığına dikkat çekerek toplumda
bir kamplaşma ve kümeselleşmenin var olduğunu ve gittikçe
bu durumun ilerlediğini kaydetti. Dünyanın hiçbir yerinde
%10 barajının olmadığını belirten Tuncer Türkiye’de %10 barajının
konulmasının asıl amacının Kürtlerin parlamentoya girmesini
engellemek olduğuna dikkat çekti. Tuncer, konuşmasını şöyle
sürdürerek “ %5 olsaydı barajı 53 DEHAP milletvekili aşacaktı.
AKP’nin ise 266 milletvekili olacağından AKP kendince bir
çözüm buldu” dedi. Bu tarz oynanan oyunlarla Kürtlerin mecliste
temsil hakkı ellerinden alınamaz.
Tuncer’den
sonra söz alan Sosyal Demokrasi Vakfı Başkanı Aydın Cıngı'da
konuşmasına, %10 barajının yanlış olduğunu belirterek başladı.
Bu dönemde gerçekleşen Cumhuriyet mitinglerini öven Cıngı,
bu mitinglerin sivil tepki olduğunu iddia etti. Cıngı “Ben
bu mitinglere ak ya da kara şeklinde bakmıyorum bu mitinglerin
olumlulukları ve olumsuzlukları da oldu” diyerek sözlerini
bitirdi. Cıngı Diyanet işlerinin devleti kontrol ettiğinide
iddialarının arasına ekledi.