Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Antalya Şubesi - psakd.org
Ana Sayfa Haberler Etkinlikler Tüzük Yönetim Kurulu Şubelerimiz İletişim Ziyaretçi Defteri

 

Alevilerden birlik çağrısı

Evrensel GazetesiAleviler ve Siyaset Konferansı’nın sonuç bildirgesinde; “Ezilenleri, sömürülenleri, hak ihlallerine uğrayanları kucaklayacak perspektifle tüm sosyal demokrat, sol, sosyalist, komünist partileri, gruplar ve çevreleri, seçimde birlikte davranmaya davet ediyoruz” çağrısı yapıldı.

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin ev sahipliğinde, 56 aydın ve sanatçının çağrısı ile geçtiğimiz hafta sonu düzenlenen konferansın sonuç bildirgesi açıklandı. Alevilerin kentte, kültürlerini korumak için önlemler geliştirmesi gerektiği vurgulanan bildirgede, “Alevilerin, Alevi olmaktan kaynaklı yaşadıkları kimi sorunları olmakla birlikte, asıl sorun demokrasi, laiklik ve emek sorunudur. Gerçek demokrasi kurulduğunda, emek ve demokrasi mücadelesi başarıya ulaştığında, diğer tüm ezilenlerle birlikte Aleviler de özgürleşmiş olacaktır” denildi.

Bildirgede, Alevi örgütlerinin temsilcilerinin, bu konuda çalışan insanların, vizyon ve misyon sahibi olmakta eksiklikleri bulunduğu belirtilerek “Bir şehirde on gün önce ‘Türkiye laik değildir, laik olacak’ diyebiliyorlarken, bir başka şehirde ‘Türkiye laiktir, laik kalacak’ diyebilenlerin peşlerine ‘vagon’ olabilmektedirler” denildi. Aleviliğin tanımlanmasında farklılıklar bulunduğu için farklı çizgilerin oluştuğuna işaret edilen bildirgede, “Aleviler; Alevi örgütleri, kendilerine bunca acılar yaşatan, daha da ötesi yok sayan, inkar eden devlet ve onun siyasi partileriyle ilişkilerini yeniden değerlendirmek, dost ve dost olmayanları iyi belirlemek zorundadırlar” ifadesi kullanıldı.

Ret ve asimilasyon politikalarının sona erdirilmesi için ülke dinamiklerine görev düştüğüne dikkat çekilen bildirgede, “Ezilenleri, sömürülenleri, hak ihlallerine uğrayanları kucaklayacak perspektifle, tüm sosyal demokrat, sol, sosyalist, komünist partileri, gruplar ve çevreleri, seçimde birlikte davranmaya davet ediyoruz. Kimi güç birliği girişimlerini olumlu bulmakla birlikte, yeterli görmüyoruz” çağrısı yapıldı.

(Ankara/EVRENSEL) - 22/05/2007

http://www.evrensel.net


Alevilerden 'kanmayın' mesajı

Aleviler ve Siyaset Konferansı

Pir Sultan Abdal Kültür Derneğinin ev sahipliğinde yapılan 'Aleviler ve Siyaset Konferansı' çalışmalarını tamamladı. Konferans sonunda yayınlanan bildirgede, "Alevilerin, Alevi olmaktan kaynaklı yaşadıkları kimi sorunları olmakla birlikte, asıl sorun demokrasi, laiklik ve emek sorunudur. Gerçek demokrasi kurulduğunda, emek ve demokrasi mücadelesi başarıya ulaştığında, diğer tüm ezilenlere birlikte Alevilerin de özgürleşmiş olacaklardır" denildi. Bildirgede yer alan önemli vurgular şöyle:

Aleviler ve Siyaset Konferansı

'SİYASETİN ACEMİSİYİZ'

"Aleviler, daha birçok alanda olduğu gibi; siyasette de acemidirler. Örgüt oluşturmak, seçime girmek, yönetim erkini elinde bulundurmak gibi konularda; siyasete hakim olan çoğunluğun elinde, çoğu zaman, herhangi bir motif olmakta ve bir türlü belirleyen, karar veren, yöneten düzeyine ulaşamamaktadırlar" görüşü savunulan bildirgeye şöyle devam edildi: "Aleviler üzerinde uygulanan red, inkâr ve asimilasyon politikalarının sona erdirilmesinde; dış dinamiklerden daha çok, ülke dinamiklerine görevler düşmektedir. Bu anlamda, Kürt sorununu Türk yurttaşlar, Alevi sorunu Sünni yurttaşlarca kendi sorunları gibi algılamadıkça, çözümüne zor olacak ve zaman alacaktır.

Seçim sitemindeki yüzde 10 barajı, özelde Kürtlerin genelde kendilerini parlamentoda ifade etmek isteyen her kesimin önünde bir engeldir. Seçim sistemi mutlaka değiştirilmeli, çok partili sisteme geçtiğimizden bu yana, uygulanmış, en adil sistem olan 'milli bakiye' sistemine dönülmelidir. "

'SİYASİ PARTİLER DEMOKRATİKLEŞMELİ'

"Siyasi partiler demokratikleşmedikçe, ne Parlamento, ne de Türkiye demokratikleşebilir" görüşünün dile getirildiği bildirgede, Alevilerin sorununun bir demokrasi sorunu olduğu vurgulandı ve şunlar kaydedildi: "Aleviler, kendilerine şirin görünüp, onları anladıklarını, sorunlarını çözeceklerini vaat eden; ancak bunların ne olduğunu ve nasıl çözeceklerini, parti programlarına, seçim bildirgelerine açık açık yazmayan, yazmış olsa dahi seçim sonrası çabukça unutan siyasi partilerin bu samimiyetsiz tutumlarının farkındadırlar.

AKP'den, MHP'den, başlayarak ırkçı, milliyetçi, gerici partilerden aday olan; 'Alevi Aday' olduğu iddia edilen kişilerin, adlarının önlerinde 'Dede' gibi, 'Alevi Araştırmacı' gibi hangi sıfat olursa olsun; bu kişilerin aslında kimler olduklarını Hünkâr Hacı Bektaş Veli, 700 yıl öncesinde tanımlamıştır. Hünkar der ki: Ev içindeki düşmandan kork.

İki gündür süren bu çalışmadan çıkardığımız genel sonuç şudur: Tüm ezilenleri, tüm sömürülenleri, tüm hak ihlallerine uğrayanları kucaklayacak bir perspektifle, tüm sosyal demokrat, sol, sosyalist, komünist partileri, gruplar ve çevreleri, önümüzdeki seçimde birlikte davranmaya davet ediyoruz. Kimi güç birliği girişimlerini, olumlu bulmakla birlikte, yeterli görmüyoruz. Şeriata, emperyalizme, ırkçılığa, şovenizme, savaşa, darbelere ve muhtıralara karşı mücadelede, bir tek kum tanesine dahi ihtiyacımızın olduğunu düşünüyoruz."

22/05/2007

ZEHRA ŞAHİNDOKUYUCU - ANKARA

http://www.birgun.net


Aleviler merkez solda mutabık

Milliyet GazetesiErken seçimler öncesi CHP-DSP ittifakına olumlu bakan Alevi kuruluşları, ittifaka katılacak partiler konusunda ise uzlaşamadı. Alevi örgütlerinin büyük çoğunluğu, sağ partilere mesafeli dururken, Cem Vakfı Başkanı Prof. Dr. İzzettin Doğan, AKP'ye karşı sağ ve sol partilerin "laik" ittifakını savundu. Alevi örgütleri, Alevi adaylarla "vitrin" oluşturmak isteyen sağ partilere de sert tepki gösterdi.

Aleviler CHP-DSP ittifakına sıcak

Alevi kuruluşlarınca geçen hafta sonu düzenlenen toplantılarda seçim öncesi takınılacak tavır konuşuldu. Genel olarak CHP-DSP ittifakına olumlu yaklaşan Alevi kuruluşları, "ittifak genişlemeli" çağrısında bulundu. Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD), CHP-DSP ittifakının yanına diğer sol partilerin katılması gerektiğini belirtirken, Doğan, AKP'ye karşı MHP, GP, DSP, DYP, ANAP ve CHP'nin de içinde bulunacağı, "laik" ittifak önerisinde bulundu.

"Aday jesti"ne sert tepki

ABF ve AABK, toplantının ardından yayımladığı bildiride, sağ partilerden aday adayı olan Alevilere sert tepki gösterdi. Bildiride, "Siyasal İslamla, ırkçılıkla aynı kulvarda buluşan Alevi, en temel Alevi değerlerini reddettiği için Alevi olmaktan çıkmıştır. Irkçılığa, gericiliğe, siyasal İslamın dayattığı şeriata karşı çıkmak Aleviler için kırmızı çizgilerdir" denildi. Bildiride, CHP ile DSP arasındaki ittifakın yetersiz olduğu, geniş tabanlı sol birlik yapılması gerektiği bildirildi.

Aleviler arasındaki "sol" kanadı temsil eden PSAKD'nin düzenlediği konferansa katılanlar, AKP ve MHP'den aday olması beklenen Alevileri, "evin içindeki düşman"a benzetirken, geniş tabanlı sol birlik kurulması görüşünde birleşti. Bazı Aleviler ise CHP ve DSP'yi "statükocu" olarak nitelendirip DTP'den yana tavır koydu.

MİTHAT YURDAKUL Ankara

22 Mayıs 2007 / Salı

http://www.milliyet.com.tr

http://www.aktifhaber.com


'Bağımsız adayları destekleyin'

DİHAAleviler ve Siyaset konferansında EMEP ve SDP, ortak bağımsız aday çağrısında bulunurken, DTP bağımsız adaylarının desteklenmesini istedi.

Sistemin Alevileri yedek güç haline getirmeye çalıştığını belirten SDP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Kahya, 'Madımak yandığında bu ülkenin askerleri neredeydi?' dedi. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği tarafından organize edilen, 'Aleviler ve Siyaset' konulu iki gün süren konferans dün sona erdi.

Ankara Barosu Eğitim Merkezi'nde gerçekleşen konferansın dünkü oturumuna çağrılı olmalarına rağmen CHP ve DSP katılmadı. Konferansa DTP, EMEP, ÖDP, SDP, SHP ve TKP temsilcileri katıldı. Konferansın sabahki bölümünde konuşan Halkevleri Genel Başkanı Abdullah Aydın, CHP-DSP birlikteliğinin sahte sol olduğunu söyledi. KESK MYK Üyesi Hasan Hayır ise, Türkiye'de Kürtlerin, Alevilerin ve kadınların temsil sorunları bulunduğunu kaydetti. Konuşmasına CHP'yi eleştirerek başlayan ÖDP Genel Başkanı Ufuk Uras ise solun özgürleşmenin adresi olması gerektiğini belirterek, CHP'nin, AKP politikalarını uygulamaya çalıştığını kaydetti. Uras, CHP ve DSP'ye karşı 'bizim sol sosyal demokrat bir hat oluşturmamız gerekiyor' dedi. 10 Aralık Hareketi adına konuşan Muammer Keskin de siyaset biçimi ve siyaset yapma tarzının değiştirilmesi gerektiğini söyledi.

DTP PM Üyesi İsmet Şahin ise Ermeni katliamından sonra Türkiye'de Alevi ve Kürtlerin kaldığını belirtti. DTP'nin sadece Kürt partisi olmadığına dikkat çeken Şahin, 'DTP emek eksenli ve emekçi Kürtlerin partisidir' dedi. Güçbirliği çağrılarını desteklediklerini kaydetti. Devletin, başta Kürtler ve Aleviler olmak üzere muhalif kesimlerin kendi kimlikleri ile parlamentoda temsilini istemediğini kaydeden Şahin, şunları söyledi: 'Bunun karşısında üzülerek görüyoruz ki, devlet 'Kürtler ile işbirliği yapmayın' dediğinde, demokrat çevreler vebadan kaçar gibi bizden kaçıyor. DTP aynı zamanda bir Alevi partisidir. DTP'nin üyelerinin yüzde 40'ı Alevidir. DTP'nin parlamentoya girmesi halinde Aleviler de parlamentoda temsil edilecek.'

EMEP Genel Başkan Yardımcısı Haydar Kaya da işsizlik, yoksulluk, Kürt sorununun demokratik çözümü ve laikliğin sağlam temellere oturtulması üzerinden bir birliktelik oluşturulması amacıyla, sol ve demokrat partiler ile görüştüklerini, ancak bu görüşmelerden şimdiye kadar sonuç çıkmadığını söyledi. CHP ve DSP birlikteliğinin Alevi hareketine bir şey kazandırmayacağına dikkat çeken Kaya, buna karşı alternatif sol seçenek önerisinde bulundu. Kaya, DTP, SDP ve EMEP'in metropollerde seçimlere bağımsız adaylarla girmesi çağrısında bulunarak, bunun için zaman bulunduğunu söyledi. SDP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Kahya ise, Kürt, Alevi ve Ermeni sorunlarını Türkiye'nin ayıpları olarak niteledi. Kahya şunları söyledi: 'Bu ülkenin militer güçlerinin ipleri ABD'nin elinde. Bugün Alevileri yedek güç haline getirenler, Alevi katliamları olduğunda neredeydiler? Madımak'ta Alevi aydınları diri diri yandığında neredeydi bu ülkenin askerleri?' Kahya, Türkiye'nin '27 Nisan muhtırası' ile birlikte yeni bir darbe sürecine girdiğini belirterek, buna karşı demokratik güçlerin birlikte hareket etmesi çağrısında bulundu.

21.05.2007

ANKARA - DİHA


Aleviler ve Siyaset...

Oral ÇALIŞLAR19-20 Mayıs tarihleri arasında Pir Sultan Abdal derneklerinin girişimiyle "Aleviler ve Siyaset" konusu Ankara'da tartışılacak.

Seçimlerin artık gündemimizin en ön sırasına oturduğu koşullarda, böyle bir konunun enine boyuna tartışılmasını çok yararlı gördüğümü belirtmeliyim. Yoğun programım yüzünden Ankara'daki bu toplantılara katılmayacağım.

Bu nedenle Aleviler ve siyaset konusundaki görüşlerimi bu köşede dile getirmek istiyorum. Öncelikle siyasetin din, mezhep ve etnik köken temelli yapılmasından yana olmadığımı belirterek sözlerime başlamak niyetindeyim. Tabii siyasetin din, mezhep, etnik köken temelli yapılmaması, siyasette bu gerçeklerin göz ardı edilmesi anlamına gelmez.

Ülkemizin dini, mezhepsel ve etnik haritası, aynı zamanda bu konuda bir kimlik sorununun da gündemimizde olduğunu gösterir. Araplar, Kürtler, Türkler, Aleviler, Sünniler, Yahudiler, Hıristiyanlar bu ülke topraklarının değişik kimlikleridir. Bu kimlik tanımlaması başka alanlarda da zenginleştirilebilir.

Aleviler, ülkemizin önemli kimliklerinden biridir. Yüzyıllardır çeşitli baskılara, yok saymalara, ezilip un ufak edilme çabalarına rağmen ayakta kaldılar ve önemli bir kültürel, inançsal, sosyal birikim olarak varlıklarını sürdürdüler, toplumumuzun zenginleşmesine katkıda bulundular. Aleviler özellikle son 15 yıl içinde önemli bir çıkış yaparak kendi kimlikleriyle toplumun karşısına çıktılar, varlıklarını hissettirdiler.

Onların bu çıkışı ülkemizin demokratikleşme sürecine olumlu katkılar yaptı. Bundan sonra da yapmaya devam edecek. Çünkü, bir ülke kendi kültürel mozaiğinin parçası olan kimlikleri yok sayarak demokratikleşemez.

Aleviler, görülmek istenmeyen kimlikler gerçeğinin bir boyutunu göstererek, toplumun onların farkına varmasını sağladılar, onların haklarının bulunduğu gerçeğinin inkâr edilmemesi gerektiğini anlamamıza yardımcı oldular.

Zaman siyaset zamanı. Aleviler de haklı olarak siyaset sahnesine çıkan güçlerden Alevilerin taleplerine ilişkin ne düşündüklerini öğrenmek istiyorlar. Aleviler, egemen Sünni mezhepçiliğinin Alevileri yok sayan tutumu karşısında iktidara aday partilerin nasıl hareket edeceklerine ilişkin programlarını öğrenmek niyetindeler.

Başbakanlık'a bağlı Diyanet İşleri Başkanlığı bir Sünni-Hanefi kurumu olarak devam edecek midir? Bu konuda AKP, CHP, yeni adıyla DP, MHP, ÖDP, SHP, DTP ve diğer partiler ne düşünüyorlar? Alevi kimliğine ilişkin bugüne kadar süren inkâr tutumu bundan sonra da devam edecek midir?

Bir süre önce Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Alevi-Bektaşi kitaplarına ilişkin hazırladığı proje sırasında bir tartışma çıkmıştı. Başkanlığın Alevileri nerede ve nasıl gördüğüne ilişkin açıklamaları, sorunun aciliyetini gözler önüne sermişti.

Ders kitaplarında ve tabii din derslerinde Alevileri yok sayan anlayış sürecek mi? Din dersleri zorunlu olarak Alevi çocuklarını da kapsamaya devam edecek midir? Örneğin bu konuda CHP'lilerin ne düşündüğünü doğrusu merak ediyorum. Tabii daha çok da Aleviler merak ediyorlar.

Sayıları tartışmalı da olsa ülkemizde milyonlarca Alevinin yaşadığını kimse inkâr etmiyor. O zaman bu insanların inançları, ibadet ve törenleri devlet tarafından yok sayılmaya devam edecek midir? AKP'liler "Biz de Aleviyiz" diyerek konuyu sulandırmak isteseler de gerçek değişmiyor. Sonuç olarak son Cumhuriyet mitingleri de gösterdi ki, gelişmelerden en çok endişe duyan kesimlerin başında Aleviler geliyor.

Aleviler, kendilerini yok sayan Sünni hegemonyasının daha da katılaşacağı endişesini taşıyorlar. Bu konuda Türkiye'deki laik sistem onlar için ne kadar garanti? Çünkü bu laik sistemde de Alevilere yer verilmiyor. Alevi yurttaşların da vergileriyle faaliyet yürüten Sünni-Hanefi inancındaki kimselerin yönetimindeki Diyanet İşleri Başkanlığı bu haliyle varlığını sürdürüyor. Buna Meclis'teki partilerin de fazlaca bir itirazı olduğunu bugüne kadar görmedik.

Şimdi seçim zamanı. Aleviler haklı bir merak içindeler. İktidarı ya da muhalefeti Alevilerin kimlik talebi konusunda ne düşünüyorlar? Din ve inanç özgürlüğü konusunda nasıl bir tutum alacaklar? Bizler de merak ediyoruz?

Bekliyoruz...

15 Mayıs 2007

ORAL ÇALIŞLAR

oralcalislar@cumhuriyet.com


 

  "Aleviler ve Siyaset Konferansı" ile ilgili Haberler

  • Basında Aleviler ve Siyaset Konferansı-1
  • Basında Aleviler ve Siyaset Konferansı-2
  • Basında Aleviler ve Siyaset Konferansı-3
  • Basında Aleviler ve Siyaset Konferansı-4
  • Fotograflarla Aleviler ve Siyaset Konferansı
  • Aleviler ve Siyaset Konferansı Sonuç Bildirgesi

 

 
Ana Sayfa | Basın Açıklamaları | Yazı Dizisi | Haberler | Şubemizden Haberler | Yazarlar | Etkinlikler | Foto Galeri | Etkinlik Fotografları | Makaleler | Sivas Katliamı | Sivas Şehitleri | Katliamlar | Alevilik | Bilgi-Belge | Genel Mer.Yön Kurulu | Antalya Şube Yön. Kurulu | Pir Sultan Anıtı | Pir Sultan Yazıtı | Pir Sultan Abdal | Pir Sultan'ın Eserleri | Pir Sultan Abdal Dergisi | Tüzük | Takvim | Arşiv | Kaynakça | Kronoloji | Linkler | iletişim | Ziyaretçi Defteri
 
©2006 Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Antalya Şubesi Tüm hakları saklıdır.
Tel: 0 (242) 326 34 44 Faks: 0 (242) 247 55 45 E-Posta: iletisim@psakd.org