Aleviler
ve Siyaset Konferansı’nda, çözüm için program ve hedef eksikliği
yaşandığı vurgulandı
Alevilerin
2007 seçimlerinde ne yapacaklarını” tartışmak üzere düzenlenen
“Aleviler ve Siyaset Konferansı” başladı. CHP-DSP birleşmesine
ılımlı bakılan konferansta konuşan akademisyenler, bu ittifakın
AKP’nin İslamcı çizgisine bir duvar oluşturabileceğini ancak
Alevilerin sorunlarını çözebilmesi için emek ve demokrasiden
yana güçlerin desteklenmesi gerektiği belirtildi. Konferansta,
AKP ve özellikle MHP’den Alevi adayların çıkması sert bir
şekilde eleştirildi.
Ankara
Barosu Eğitim Merkezi’nde dün başlayan konferansa katılım
yoğun oldu. Merdivenlerin bile dolduğu salona, “Zorunlu din
dersleri kaldırılsın”, “Diyanet İşleri Başkanlığı kapatılsın”
pankartları asıldı. Konferansın açılış konuşmasını yapan Pir
Sultan Abdal Kültür Derneği Başkanı Kazım Genç, Alevilerin
yaşadıkları birçok katliama rağmen siyasetten vazgeçmediklerini
dile getirerek, yoksulluğa, acı ve zulme, işsizliğe karşı
düşünce ve ifade özgürlüğünün sağlanması, ırkçı şeriatçı söylemin
sona erdirilmesinde; 2007 seçimlerinin fırsat olabilmesi için
demokrasi güçlerinin ortaklık yapması gerektiğine dikkat çekti.
Siyasi
partilerin kendilerine “Aleviler seçimlerde ne yapacak” diye
sorduğunu aktaran Genç, “Asıl, biz siyasi partilere soruyoruz,
bildirgelerinizde ve programlarınızda Alevilerin temel sorunlarına
yer verecek, çözüm üretecek misiniz ki, Alevilerin seçimde
ne yapacağı ile bu kadar ilgilisiniz?” diye sordu. Bazı Alevilerin
“Ellerinde Maraş ve Sivas katliamlarının kanı olanlarla birlikte
yürümelerine” tepki gösteren Genç, “Tüm sosyal demokrat, sol,
sosyalist, komünist partileri, gruplar ve çevreleri, seçimlerde
birlikte davranmaya davet ediyoruz. CHP-DSP güç birliğini,
olumlu ama yetersiz buluyoruz. Şeriata karşı mücadelede, bir
tek kum tanesine dahi ihtiyacımızın olduğunu düşünüyoruz”
diye konuştu.
‘Programımız
yok’
“Aleviler
ve Siyaset” başlıklı ilk oturumda konuşan Yazar Ali Balkız,
Alevilerin sorununun siyasi olduğunu, dolayısıyla siyaset
içinde çözülebileceğini söyledi. Sorunun çözümü için en yetkili
organın Meclis ve Meclis’i oluşturan siyasi partiler olduğunu
belirten Balkız, AKP ve MHP’nin bir önceki seçimlerde programlarında
Alevilerden bahsetmediğini ancak bu seçimde Alevilere oynadıklarını
dile getirdi. Balkız, Türkler ile Kürtlerin, Aleviler ile
de Sünnilerin birbirine benzediğini, nihai çözümün emek eksenli
mücadeleden geçtiğini ifade etti.
Doç.
Dr. Ayhan Yalçınkaya da konferansın, seçimler ve Aleviler
için bir fırsat olamayacağını çünkü Alevilerin bir programının
olmadığını belirtti. Yalçınkaya, Alevilerin cumhurbaşkanlığı
seçiminde, Genelkurmay’ın muhtırasında ve cumhuriyet mitinglerinde
kafa karışıklığı yaşadığını, programsızlıkları nedeniyle “demokrasi
nutukları atanların yanında yer aldıklarını” söyledi. Alevi
örgütlerinin, ilk cumhuriyet mitinglerine katılmamasının bazı
Aleviler tarafından eleştirilmesine sert tepki gösteren Yalçınkaya,
“Senin kanın asil de Kürdün, Ermeninin kanı asil değil mi?
Mitingde konuşanlar, şeriata karşı çıktılar ama Müslümanlara
seslendiler mi, emperyalizme karşı çıktılar ama NATO’dan çıkalım
dediler mi, işsizliğe tepki gösterdiler ama işçilere, emekçilere
seslendiler mi? Hayır. Daha sonra Alevi Bektaşi Federasyonu,
bunlar ile üniversitelerde beyzbol sopalarıyla öğrencilere
saldıran İşçi Partililerinin yanında yürüdü. Böyle bir şey
olamaz” dedi.
‘Kendi Alevisini yaratıyor’
Yazar Erdoğan Aydın ise sorunun asıl nedeninin mevcut rejim
olduğunun altını çizdi. Aydın, CHP-DSP ittifakının, AKP’nin
İslamcı siyasetine karşı bir duvar örebileceğini ancak Alevilere
hiçbir çözüm getirmeyeceğine dikkat çekerek, “Aleviler, sadece
Alevilik üzerine politika yapanların değil, emek ve demokrasiyi
savunanların yanında yer almalıdır. Alevilik sorununun çözümü;
yüzde 10 barajı ve tek tipleştirmeye karşı mücadeleden geçer”
dedi.
Araştırmacı-Yazar
Faik Bulut da tüm Ortadoğu’daki Ehlibeyt kurumları arasında
bir tek Türkiye’de organizasyon eksikliği bulunduğunu, Türkiye’deki
Alevilerin bir programları olmadığını söyledi. Bulut, devletin,
iktidarın hatta MHP’nin bile kendi Alevisini yaratmaya çalıştığını,
ancak Alevilerin kendileri olamadığını dile getirerek, bu
kaotik ortamı iyi görerek, birleştirici bir rol almak gerektiğini
söyledi. Bulut, DSP’nin seçim programının ciddi bir cemaatleştirme
programı olduğunu, cumhuriyet mitingleriyle halkın saflaştırılmaya
ve Alevilerin de bu saflaşmada konumlandırılmaya çalışıldığını
dile getirirken, bu süreç böyle giderse kan dökülecek olayların
yaşanacağı uyarısında bulundu.
Seçim
sürecine hazırlanan Aleviler, bugün ve yarın Ankara'da iki
ayrı toplantı düzenleyerek, seçim stratejisini belirleyecek.
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, “Aleviler ve siyaset” konferansı
düzenliyor. Konferansın bugünkü oturumunda “Aleviler, Alevi
örgütleri ve siyaset”, “Seçim sistemleri ve temsiliyet”,
“Alevilerin siyasi parti deneyimleri” başlıklarında tartışmalar
yapılacak. Erdoğan Aydın, Faik Bulut, Ali Balkız, Aydın
Cıngı ve Kelime Ata, bugünkü konuşmacılar arasında bulunuyor.
“Aleviler ve Siyaset” konferansı yarın da sürecek.
Pir
Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Avukat Kazım Genç,
CHP-DSP güç birliğinin ''olumlu bulduklarını, ama yeterli
olmadığını'' söyledi. Ankara Barosu Eğitim Merkezi'nde düzenlenen
''Aleviler ve Siyaset Konferansı''nda konuşan Genç, Türkiye'deki
seçim sistemini eleştirdi.
Tüm
sol partilerin birlikte hareket etmesini isteyen Genç, ''CHP-DSP
güç birliğini olumlu bulmakla birlikte yeterli bulmuyoruz''
dedi. Alevi-Bektaşi Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı
Ali Kenanoğlu ise son dönemde siyasetin ''kutuplaştığını''
öne sürdü.
''Bir taraf Cumhuriyetin, diğer taraf ise demokrasinin savunuculuğunu
yapıyor'' diyen Kenanoğlu, ''Aleviler tarihsel duruşlarına
uygun davranmalı. Kutuplaşmanın dışına çıkarak alternatif
yaratmalı'' şeklinde konuştu. Yazar Ali Balkız ise ''Aleviliğin
bir yaşam biçimi olarak var olduğunu, bu yaşam biçiminin
siyasi yaşamda da onları dürüst ve tarafsız olmaya yönlendirdiğini''
söyledi. İki gün sürecek konferansta ''Seçim sistemleri
ve temsiliyet'' ile ''Alevilerin siyasi parti denemeleri''
gibi konular ele alınacak.
ANKARA
(20.05.2007)- Seçim öncesi Alevi toplumunun sandıkta hangi
partileri tercih edeceğini Pir Sultan Abdal Derneği’nin
düzenlediği sempozyumda masaya yatıran Alevi örgütleri ve
aydınları, CHP ve DSP ittifakını yeterli bulmadı. Alevi
önderleri sol ve sosyalist partilerin işbirliği olanaklarını
zorlamasını isteyerek, bu işbirliğinin gerçekleşmesi halinde
destek vereceklerini ifade etti.
Ankara’da
dün ‘Aleviler ve Siyaset’ konulu sempozyum bugün sona eriyor.
Sempozyuma, Alevi örgütlerinin temsilcileri ile Alevi aydınları,
siyasetçiler, akademisyenler, gazeteciler ve yazarlar konuşmacı
olarak katılıyor. Sempozyuma dinleyici olarak da kalabalık
bir kitle destek veriyor. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği
tarafından Ankara Barosu Staj Eğitim Merkezi Konferans Salonu’nda
düzenlenen sempozyum, seçim öncesi Alevi toplumunun tercihlerinin
hangi doğrultuda olacağı, Alevi oylarına talip olan partilerin
durumu ve Alevilerle ilişkileri, Alevi toplumunun talepleri
ve bu taleplere yakın duran siyasi merkezler tartışılıyor.
‘İTTİFAK YETERLİ DEĞİL’
Geçmişten
bugüne Alevilerin siyaset üzerindeki etkisi, hangi partilerine
Alevilerle ilişki kurduğu, Alevilerin kendi siyasi parti
deneyimleri gibi konuların yanısıra güncel konular da sempozyumun
odağında yer aldı. CHP ve DSP’nin seçimler öncesi sağladığı
işbirliğine Alevi örgütlerinin nasıl baktığı, milyonları
bulan Alevi toplumunun bu işbirliğini nasıl değerlendireceği
merak edilirken, Ankara’daki sempozyumda söz alan konuşmacılar
bu işbirliğinin yeterli olmadığına vurgu yaptı.
PSAKD
Genel Başkanı Kâzım Genç konferansta yaptığı konuşmada,
sosyal demokrat partilerin biraraya gelmesi açısından CHP-DSP
ittifakını olumlu bulduğunu ancak bu işbirliğinin beklentilerini
karşılamaktan uzak olduğunu söyledi. Genç, sol kamuoyunun
taleplerinin karşılayacak bir işbirliği için sol ve sosyalist
partilerin işbirliğine ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Derneğin
eski başkanı Ali Balkız da, sağ partilerden aday olan Alevi
siyasetçilere tepki gösterirken, Alevi toplumunun bu kişileri
dışlaması gerektiğini savundu.
‘ORTAK PROJE GEREKLİ’
Bazı
konuşmacılar ise Alevi örgütlerini suçlayarak, bu seçimlerde
ortak hareket edilmemesi halinde Alevi oylarının boşa gideceğini
öne sürdü. Bu görüşleri ortaya atan Doç. Dr. Ayhan Yalçınkaya,
Alevilerin Marksizm’den arındırılmış ortak bir proje etrafında
birleşmesi için öncelikle ‘devletle hesaplaşması’ gerektiğini
vurguladı. Yalçınkaya, son siyasi krizde Alevileri net bir
tutum sergilememekle suçlarken, kimi Alevi kesimlerinin
Genelkurmay muhtırasına destek verdiğini ifade ederek şöyle
konuştu:
“Bir ilkokulda kız çocuklarının başları örtülmüş ve Hz.
Muhammed'in doğum günü kutlatılmış. Bunun için muhtıra veriliyorsa
ben adama sorarım; 'Daha dün Hüseyin Cebe adlı bir öğretmen
oruç tutmadığı için öldürüldü, 3 yurttaşımız Malatya'da
öldürüldü. Siz bugüne kadar Hrant Dink için, Rahip Santoro
için, Hüseyin Cebe için, Sivas, Maraş, Çorum için muhtıra
vermediniz. Bir kız çocuğu Hz. Muhammed'in doğum gününde
Kur'an'dan ayetler okudu diye mi verdiniz. Ve Aleviler bu
muhtırayı desteklediler."
‘ALEVİLERİN GELECEĞİ BELİRSİZ’
Yazar
Faik Bulut da Alevilerin kendi sorunları dışında kalan sorunlarla
ilgilenmediğine işaret ederek, bu eksikliğin giderilmemesi
halinde Alevilerin gelecekte de benzer sorunlarla boğuşacağını
söyledi.
CHP-DSP
işbirliğini yetersiz bulan bir diğer isime ise yazar Erdoğan
Aydın oldu. Aydın, CHP-DSP ittifakının Alevi sorunlarının
çözümü ve demokrasi açısından bir çözüm yolu olarak görülemeyeceğine
işaret etti.
SEÇİM
BARAJINA ELEŞTİRİ
Sonraki
oturumlarda söz alan Toplumsal, Ekonomik, Sosyal Araştırmalar
Vakfı (TESAV) Başkanı Erol Tuncer de yüzde 10 seçim barajının
dünyanın başka bir ülkesinde uygulanmadığına işarete ederek,
Türkiye’nin Kürtlerin ‘parlamentoya girme tehlikesi’nin
önüne geçmek amacıyla bu yola gittiğini ancak farklı bir
‘tehlike’yle karşılaştığını söyledi. Yüzde 10 barajı nedeniyle
AKP’nin tek başına Cumhurbaşkanı seçme konumuna ulaştığını
hatırlatan Tuncer, 3 Kasım seçimler sonrası yaptıkları hesaplamalarda
barajın yüzde 5 olarak uygulanması halinde DEHAP’ın 53 milletvekili
çıkaracağını ancak AKP’nin de 266 milletvekili çıkararak
tek başına iktidar olanağını elde edemeyeceğini ifade etti.
Tuncer,
Kürtlerin parlamentoya girme hakkının sonsuza dek elinden
alınamayacağını ifade ederek, barajın indirilmesini ve parlamentoda
temsilde adalet ilkesinin uygulanmasını istedi. Tuncer,
seçmen pusulası üzerinde yapılan değişikliği de onaylamadığını
söyledi.
Sosyal
Demokrasi Vakfı Başkanı Aydın Cıngı da sol partilerin sandıkta
geniş ittifak kurması gerektiğini söyledi. Konferans bugün
de devam edecek. Bugünkü konuşmaların ardından sonuç bildirgesi
yayınlanacak. Bildirgede, seçime dönük tercihlere yer verilebileceği
ifade ediliyor.
Kültür
Derneği Başkanı Kazım Genç, MHP'den milletvekili aday adayı
olan Hacı Bektaş-ı Veli Kültür Vakfı Genel Başkanı Timur
Ulusoy'u eleştirdi.
"Aleviler
ve Siyaset" konulu konferansta bir araya gelen Alevi aydınlar,
seçim öncesi sağ partilerde yaşanan "Alevi hareketliliği"nin
vitrin oluşturmaya dönük girişimler olduğunu savundu. Zorunlu
din dersleri ile Diyanet'in kaldırılması ve Alevi köylerine
cami yapılmaması gibi taleplerinin göz önüne alınmasını
isteyen Genç şunları söyledi:
"Devletin
laik olduğu söylenmesine rağmen, Başbakanlık makamında bulunan
Recep Tayyip Erdoğan'ın 'ben laik değilim' dediği bugünlerde
ne yazık ki bazı Aleviler, ellerinde Maraş ve Sivas katliamının
kanları olanlarla, yani katilleri ile birlikte 'her ağacın
kurdu kendisinden olur' deyişini ispatlarcasına yürümektedirler."
Genç, kastettiği kişinin Ulusoy olduğunu söyledi. Genç,
CHP ve DSP'nin ittifakını olumlu ancak yetersiz bulduklarını
da söyledi.
Yazar
Ali Balkız da AKP ve MHP'nin Alevi milletvekili adayı gösterme
konusunda "Onlar Aleviliği değil, Alevi adayları istiyorlar"
dedi.
Pir
Sultan Abdal Kültür Derneği'nin düzenlediği 'Alevilik ve
Siyaset' konulu konferansta diğer Alevi gruplar için ağır
ifadeler kullanıldı: "Başka partiden aday olanlar katillerle
el ele"
'Ali'siz Alevilik' kitabının yazarı Faik Bulut'un da katıldığı
programda seçimlerde nasıl bir yol izleneceği tartışıldı.
Pir
Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Başkanı Kâzım Genç,
CHP dışındaki partilerden aday olan Alevi-Bektaşiler için,
"Bugün ne yazık ki, her ağacın kurdu kendinden olur sözü
haklı çıktı. Bazı Aleviler Maraş'ın, Sivas'ın katilleriyle
el ele." ifadelerini kullandı. Derneğin eski başkanı Ali
Balkız ise diğer partilerden aday olanların Alevilikten
dışlanmasını istedi.
Ankara Barosu Eğitim Merkezi'nde yapılan konferans iki gün
sürecek. Toplantının açılış konuşmasını PSAKD Başkanı Genç
yaptı. Genç, CHP-DSP ittifakını olumlu ancak yetersiz gördüklerini
belirtti. Genç, tüm sol, sosyalist, Alevi grupları seçimde
işbirliğine çağırdı. Ali Balkız, "MHP, AKP, SP, ANAVATAN
gibi partilerden aday olan Aleviler neden yol düşkünü sayılmıyor?"
diye sordu. Alevilikte bir yaptırım kurumu olan 'düşkünlük'
cinayet, zina, gasp, iftira gibi yüz kızartıcı durumlarda
ceza olarak veriliyor. 'Düşkün' kişi toplumdan dışlanıyor;
selam dahi verilmiyor. Sadece öldüğünde cenazesine geliniyor.
Doç. Ayhan Yalçınkaya, Alevileri devletle hesaplaşmaya çağırdı.
Yalçınkaya, "Devlet onlarca yıldır Alevilere karşı bir kavimkırım
uyguluyor. Soykırım bedenleri, kavimkırım ise ruhları yok
eder." dedi. Faik Bulut ise Alevilerin gelecek projesinin
olmadığını ileri sürdü.
20
Mayıs 2007
Ahmet
Dinç'in haberi - Zaman
Alevi
örgütleri adayları inceliyor
Aleviler,
AK Parti ve MHP'nin seçimlerde Alevi kökenli milletvekili
adayı göstermeye hazırlanmasını 'samimi' bulmadı. Seçim
sürecinde tavırlarını belirlemek için bu hafta sonunda Ankara'da
iki günlük konferans düzenlemeye hazırlanan Aleviler, AK
Parti'nin Alevi aday göstermesini "Takiye" olarak nitelendirdi.
MHP'nin Alevi aday göstermesi ise tepkiyle karşılandı; "Maraş
katliamını unutmadık" denildi. AK Parti, Alevi kökenli Tunceli
Gençlik ve Spor İl Müdürü Haydar Doğan'ı alevi nüfusunun
yüksek olduğu Tunceli'den aday göstermeye hazırlanıyor.
MHP'nin Alevi adayı ise Hacı Bektaş-ı Veli Dergahı Genel
Başkanı Timur Ulusoy.
Pir Sultan Abdal Derneği Genel Başkanı Kazım Genç, AKP ve
MHP'den milletvekili olarak Meclis'e girmeye çalışan Alevi
adayları "savrulmuş" olarak nitelendirdi ve "Kendi özlerinden
kopup gidenler bizden değildir" dedi.
Pir
Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Avukat Kazım Genç,
CHP-DSP güç birliğinin “olumlu bulduklarını, ama yeterli
olmadığını” söyledi.
Alevi-Bektaşi Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Ali Kenanoğlu
ise son dönemde siyasetin “kutuplaştığını’’ öne sürerek,
“Aleviler tarihsel duruşlarına uygun davranmalı. Kutuplaşmanın
dışına çıkarak alternatif yaratmalı” dedi.
Yazar
Ali Balkız ise “Aleviliğin bir yaşam biçimi olarak var olduğunu,
bu yaşam biçiminin siyasi yaşamda da onları dürüst ve tarafsız
olmaya yönlendirdiğini” söyledi.