2
Temmuz 1993 yılında Madımak’a düşen ateş, 14 yıldır yüreklerimizde
için, için yanmaya devam ederken gericilerin Madımak’ta diri,
diri yaktığı 35 aydınlık insanı hiç unutmadık asla unutmayacağız
ve unutturmayacağız.
Sivas Katliamının 14. Yıldönümü nedeniyle Çanakkale’de de
çeşitli etkinlikler düzenlendi. Belediye Sosyal Tesislerde
düzenlenen anma töreninde konuşan Pir Sultan Abdal Derneği
Başkanı Orhan Kafa,” Ateş düştüğü yeri yakmadı bu sefer. Belki
ilk kez ateş; yüreği insanlık sevgisi, dostluk ve barıştan
yana olanların canını yaktı. Sivas katliamının yangını yüreklerde
harlanacak” dedi.
KESK Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü DR. Ömer Faruk Mutan
ise yaptığı açıklamada “Bu coğrafyada özgürlüklerden, demokrasiden,
barıştan, aydınlıktan yana yürekler atmaya devam ettikçe,
2 Temmuz 1993’te katledilen canlarımız asla unutulmayacak.
O gün Sivas’ta yanan canlarımızı unutmadığımız gibi, o kara
ateşi tutuşturan karanlık elleri de unutmayacağız asla.”dedi.
Pir
Sultan Abdal Derneği Başkanı Orhan Kafa, 2 Temmuz Sivas
katliamı ile ilgili basın açıklaması düzenledi. Belediye Sosyal
Tesislerinde gerçekleştirilen açıklamada Pir Sultan Abdal
Derneği Başkanı Orhan Kafa Sivas katliamının emperyalizme
,gericiliğe karşı verilen onurlu mücadelenin gerici güçler
tarafından tarihin her döneminde olduğu gibi 2 temmuzda da
yani madımakta bertaraf edilme girişimlerinin bir parçası
olarak algılanması gerektiğini belirterek; “ Bugün bölgemizde
ve ülkemizde yaşananlara baktığımızda Sivas katliamı daha
da önem kazanmaktadır. Halkımız her geçen gün yoksullaştırılmaktadır.
Üniversiteler ticarethane olmuşlardır.Yaşamın her alanında
gerici motifler yaşama damgasını vurmaya çalışmaktadır. 2
Temmuz bu yüzden daha da önem kazanmaktadır. Sivas katliamının
14. yılında mücadelemizi sonuna kadar sürdürmeye devam edeceğiz.”dedi.
Düzenlenen basın açıklamasına CHP, ADD, Eğitim Sen, ÖDP, CUMOK
destek verenler arasında yer aldı.
2 Temmuz katliamını
unutmadık
KESK
Dönem Sözcüsü Ömer Faruk Mutan 2 Temmuz katliamını unutmadıklarını
belirterek “O yobazları, o salyalıları, o katilleri hafızalarımızdan
asla silmeyeceğiz. Onların karanlık siluetleri, bu ülkede
demokrasi ve özgürlük mücadelesine ne kadar kararlı bir biçimde
sahip çıkmamız gerektiğini her daim hatırlatmaktadır” dedi.
KESK Dönem Sözcüsü Ömer Faruk Mutan; “2 Temmuz 1993
yılında Madımak’a düşen ateş, 14 yıldır yüreklerimizde için
için yanmaya devam ediyor.” dedi. Ömer Faruk Mutan yaptığı
açıklamada; “14 yıldır hepimiz, o yangının zifiri karanlığından
artan kara bir yas tutuyoruz. Yüreğimizin en derinlerinde
taşıdığımız bu yasın gücü, hafızalarımıza da keskin bir canlılık
veriyor. Madımak’ta yanan 35 aydınlık insanı hiç unutmadık
ve asla unutmayacağız! Ne zaman bir bağlama sesi duysak aklımıza
hala önce Nesimi Çimen gelir, Hasret Gültekin gelir, Muhlis
Akarsu gelir, Edibe Sulari gelir. Ne zaman edebiyat dense,
şiir dense, aklımıza ilk önce Asım Bezirci gelir, Metin Altıok
gelir, Behçet Aysan gelir, Uğur Kaynar gelir, Muammer Çiçek
gelir, Mehmet Atay gelir. Ne zaman bir karikatür görsek, aklımıza
önce Asaf Koçak gelir. Ve ne zaman aydınlık bir gelecek umudundan
bahsedilse, gençliğine doyamamış oğlanlar ve kızlar gelir
aklımıza önce, kimi daha on ikisinde, kimisi yirmisinde. Bu
coğrafyada özgürlüklerden, demokrasiden, barıştan, aydınlıktan
yana yürekler atmaya devam ettikçe, 2 Temmuz 1993’te katledilen
canlarımız asla unutulmayacak. O gün Sivas’ta yanan canlarımızı
unutmadığımız gibi, o kara ateşi tutuşturan karanlık elleri
de unutmayacağız asla. O yobazları, o salyalıları, o katilleri
hafızalarımızdan asla silmeyeceğiz. Onların karanlık siluetleri,
bu ülkede demokrasi ve özgürlük mücadelesine ne kadar kararlı
bir biçimde sahip çıkmamız gerektiğini her daim hatırlatmaktadır.
Bizler 3 Temmuz günü, “Olaylarda bir tek vatandaşımızın dahi
burnu kanamamıştır” diye açıklama yapan başbakanı da asla
unutmayacağız. Bizler, 35 canımız ateşe düşmüşken, Ankara’daki
sırça saraylarında seyirci kalan hükümet ortaklarını da unutmayacağız.
Bizler katillere avukatlık yapan Adalet Bakanını da unutmayacağız.
Bizler canlarımız yandığı yeri Kebap Salonu yapanları da asla
unutmayacağız! 2 Temmuz 1993’te Sivas’ta yaşanan Katliam,
1978’de Malatya’da, 1979’da Kahramanmaraş’ta, 1980’de Çorum’da
yaşananların ve yaşatılmaya çalışılanların devamıdır. Tüm
bu olaylar, farklı kültürlerin, farklı inançların, farklı
kimliklerin bir arada kardeşçe yaşama iradesine yönelen dehşetli
ve sistemli saldırılardır. Saldırı ve katliamlar canlarımızı
yok etse de, içimizdeki aydınlık bir geleceğe olan inancı,
eşit özgür, bağımsız ve demokratik bir ülkeye olan umudu asla
yok edemeyecektir. Bizlerin bu inancını ve umudunu, yaratmaya
çalıştıkları korku imparatorluğuyla asla teslim alamayacaklar.
Gericiliğe ve ırkçılığa karşı mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz.
On dördüncü yılında, yitirdiğimiz canlarımızın anısı önünde
bir kez daha saygıyla eğiliyor ve sarsılmaz bir inançla onların
düşlediği dünyayı kurma sözümüzü bir kez daha haykırıyoruz.”
diye konuştu.