Pir Sultan Abdal Kültür Derneði Antalya Þubesi - psakd.org
Ana Sayfa Haberler Etkinlikler Tüzük Yönetim Kurulu Şubelerimiz İletişim Ziyaretçi Defteri

Star Gazetesi

‘Diyanet devrimi’

Berat OzipekDiyanet İşleri Başkanlığı Teşkilat Yasası’nın değiştirilmesi için yeni bir taslak hazırlandığı söyleniyor. Taslağa göre, Diyanet İşleri Başkanı artık seçimle göreve gelecekmiş. Ayrıca 77 bin cami, ‘bütün müştemilatıyla birlikte’ Diyanet’e bağlanacakmış.

Yeni Şafak ‘Diyanet Devrimi’ olarak duyurdu ama ortada devrim adını hak edecek kayda değer bir değişiklik yok. Başkan, Din İşleri Yüksek Kurulu üyeleri, hukuk müşaviri, daire başkanları ve il müftüleri gibi atanmış kişilerden oluşan ‘Aday Tespit Kurulu’ tarafından, yani kendi aralarından ‘seçilecekmiş’. Yani tasarının seçim dediği aslında seçim falan değil. Tek Parti dönemindeki ‘iki dereceli seçimler’e veya bugünkü bazı yargı organlarının kendi kendilerini seçmelerine benziyor. Yani ‘zekat saraydan çıkmıyor’.

Ayrıca 77 bin caminin, onun için para toplayıp inşa eden derneklerin elinden alınıp Diyanet’e bağlanması da yeni değil. 28 Şubat’ta zaten bu mabetlere el konmuştu. Kanun sonradan gelecek olabilir, ama hukuki bakımdan anormal olsa bile, bizde bu da normal. Kısacası bir ‘KİT’ olarak Diyanet’in biraz daha büyüyüp palazlanmasından başka bir durum yok.

Asıl Diyanet Devrimi nasıl olur, biliyor musunuz? Beklemeden, uzatmadan, kestirmeden onu toptan kaldırmak! Hem de ‘müştemilatıyla birlikte’. Yapılması gereken, devletin din işlerinden çekilmesi, din ‘hizmetleri’nin özelleştirilmesi, devasa bütçesiyle ondan yararlanan, yararlanmayan veya zorla yararlandırılan insanların üzerindeki yükün kaldırılmasıdır. ‘Din gerekiyorsa onu da biz yaparız’ın terk edilmesi, devletin bizim nasıl inanacağımıza, nerede ve nasıl ibadet edeceğimize falan karışmamasıdır.

Biliyorum, uzun bir zamandır bu tuhaf kurumla birlikte yaşamak zorunda kaldığımız için, onun olmadığı bir ortam bazılarına kargaşa veya kaos durumu gibi görünebilir. Ama kaos gibi görünen bu ortam, aslında adalet ve özgürlük durumudur; ki biz henüz bunun tadına bakabilmiş değiliz.

Bırakın kim neye inanmak istiyorsa ona inansın, inancının gerektirdiği cami, kilise, havra, dergah, cemevi veya başka türden mabedini kendi parasıyla inşa etsin, orada yapılacak ibadetin içeriğini kendisi belirlesin, imamını, papazını, hahamını, şeyhini, dedesini kendisi seçsin, onun ücretini kendisi ödesin, eğitimini kendisi versin, kısacası başkasına dayatma yapmadan ne yapmak istiyorsa onu yapsın.

Bugün Diyanet, aslında inanç alanında barışı bozan bir konumda. Ona karşı çıkanların argümanları haksız mı? Müslüman olmayanlar veya dindar olmayanlar, hiçbir şekilde yararlanmadıkları bir hizmetin finansmanına katılmak zorunda bırakıldıklarından yakınıyorlar; haklıdırlar. Aleviler, onun sadece Sünniliği temel aldığından yakınıyorlar; haklıdırlar. Sünniler, Diyanet’in yaptığının ‘hizmet’ falan olmadığını devletin imam veya hutbe dayattığından yakınıyorlar, haklıdırlar.

Peki, Diyanet’i sevenler ne olacak? Onlar dilerlerse, Diyanet benzeri bir yapıyı kendileri kurabilir ve yaşatabilirler. Yeter ki din alanındaki bu tekel de diğer tekeller gibi kaldırılsın.

12.01.2007

Berat ÖZİPEK

berat@stargazete.com

http://www.stargazete.com

 

 
Ana Sayfa | Basın Açıklamaları | Yazı Dizisi | Haberler | Şubemizden Haberler | Yazarlar | Etkinlikler | Foto Galeri | Etkinlik Fotografları | Makaleler | Sivas Katliamı | Sivas Şehitleri | Katliamlar | Alevilik | Bilgi-Belge | Genel Mer.Yön Kurulu | Antalya Şube Yön. Kurulu | Pir Sultan Anıtı | Pir Sultan Yazıtı | Pir Sultan Abdal | Pir Sultan'ın Eserleri | Pir Sultan Abdal Dergisi | Tüzük | Takvim | Arşiv | Kaynakça | Kronoloji | Linkler | iletişim | Ziyaretçi Defteri
 
©2006 Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Antalya Şubesi Tüm hakları saklıdır.
Tel: 0 (242) 326 34 44 Faks: 0 (242) 247 55 45 E-Posta: iletisim@psakd.org