Pir Sultan Abdal Kültür Derneði Antalya Þubesi - psakd.org
Ana Sayfa Haberler Etkinlikler Tüzük Yönetim Kurulu Şubelerimiz İletişim Ziyaretçi Defteri

 

Diyanetin Alevi oyunu

AlevilerAlevi kitapları yayımlayan Diyanet'in 'Eserleri birlikte seçtik' dediği Alevi dedeleri, projeye onay vermemiş: Bütün hazırlıklar tamamlanmıştı, itirazımızı dinlemediler RADİKAL 04.01.2007

ANKARA - Diyanet İşleri Başkanlığı, Alevi dedeleriyle görüşerek 'Aleviliğin klasikleşmiş 17 kitabını' basma kararı aldı. Ancak toplantıya katılan Alevi dedeleri buna karşı çıktı. Dedeler, Diyanet'in kitapları basma hazırlığı yaptığını, kitapları yayımlayacak heyetin oluşturulduğunu ve kendilerinin bütün hazırlıklardan sonra çağrıldığını belirterek, "Bütün karşı çıkışlarımıza rağmen, kitapları basacaklar" dedi.

Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan edinilen bilgiye göre, başkanlık 17 Alevi kitabını yayımlama kararı aldı. Bu amaçla 2005'in son aylarında Alevi dedeleriyle bir toplantı yapıldı. Bu toplantıda 17 kaynak belirlendi ve bu kaynakların ışığında Alevi ve Bektaşi klasiklerini yayımlama kararı açıklandı. Diyanet, yayımlanacak kitaplarda, adap, terbiye, insani ilişkilerin yer almasına özen gösterdi. Kitaplar, alamayacak durumdaki Alevilere ücretsiz dağıtılacak. Kitapları iki yıl içinde basmayı planlayan Diyanet'in, 'Makalat' ve 'Şerh-i Besmele' adlı kitapları bu yıl içinde çıkarması bekleniyor. Kaynaklar, Diyanet'in, Alevileri Sünnileştirme gibi bir politikasının olmadığını belirterek, "Böyle bir politika da olamaz. Alevilik, bu ülkenin zenginliğidir" dedi.

Yayımlanacak kitaplar

Yayınlanması planlanan kitaplardan bazıları şunlar: 'Ilm-i Cavidan', 'Kitab-ı Cabbar Kulu', 'Dar Kitabı', 'Muhammed Hanefi Cenknâmesi', 'Dastân-ı Ibrahim Edhem', 'Malik bin Eşter Cenknamesi', 'Fütüvvetnâme-i Imam Cafer-i Sadık', 'Maktel-i Hüseyin', 'Makalat' ve 'Şerh-i Besmele'.

Diyanet'in Alevi dedeleriyle yaptığı toplantıda, dedelerin kitap yayımlama fikrine karşı çıktığı, ancak bu itirazların dikkate alınmadığı ortaya çıktı. Toplantıya katılan dedelerden Mehmet Yaman, "Bizden sadece görüş aldılar. Hazırlıklar zaten tamamlanmıştı; sırf 'Alevi dedelerinin de görüşlerini aldık' demek için çağırdıklarına inanıyorum. Dediler ki, 'Hocalarımız, müftülerimiz Aleviliği bilmiyor. Toplumda yanlış bilgiler dolaşıyor. Bu yüzden bu kitapları yayımlayacağız.' Bunun üzerine, biz, bu kitapların zaten yayımlandığını, eğer illa da yayımlanması gerekiyorsa Alevilere bırakılmasını veya oluşturulacak bir kurul tarafından yayımlanmasını istedik. Bunun üzerine hazırlıkların tamam olduğunu söylediler" dedi.

Toplantıya katılan dedelerden Can Yayınları'nın sahibi Adil Ali Atalay ise, dört dedenin çağrıldığını, dört kişinin birbirinden habersiz, ayrı ayrı başkan yardımcısıyla oturduğunu ve birbirleriyle yemekte karşılaştıklarını söyledi. Atalay, "Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu başkanlığında yapılan toplantıda ben, onları vicdanlarıyla baş başa bıraktığımı, ya oluşturulacak bir komisyonun bu kitapları yayımlamasını ya da bize bırakmalarını söyledim" dedi. Diyanet İşleri Başkanlığı, set içerisinde yer alacak eserlerin orijinal nüshalarıyla karşılaştırılması ve sadeleştirilmesi görevinin Prof. Dr. Ali Yılmaz ile Prof. Dr. Mehmet Akkuş'a verildiğini, kitapların editörlüğünü ise Doç. Dr. Osman Eğri'nin yapacağını belirtti.

Cemaat önderleri: Amaç Alevileri asimile etmek

Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Selahattin Özel: Aleviliği tanımayan Diyanet İşleri Başkanlığı, Alevilik inancını dünden bugüne saptırmıştır. Bu kitap yayımlama çalışmaları da saptırmanın bir ürünüdür. Asimilasyon çalışmasıdır. Bu çalışmayı samimi bulmuyorum. Diyanet eğer samimi ise cemevlerini ibadethane olarak kabul etsin önce. Alevilikle ilgili bir yayın söz konusu olduğunda kendi kurumlarımız var, oralarda yayımlarız.

Cem Vakfı Başkanı İzzettin Doğan: Hangi kaynaklardan derlediler, orijinal metinlerden mi? Aslolan niyet. Niyet ne? Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Alevilerle ilgili bir sürü konuda tasarrufları varken kitap çıkarıyor. Bunun samimiyetine inanmak zor. Kendisi Sünni bir yapıdır. Aleviler hangi kitapların yayımlanacağına kendileri karar verebilir. Kurumları mevcuttur. Bu hizmet değildir. AB'ye şirin görünmek, "Bakınız ben vatandaşlarım ve inançları üzerinde ayrım yapmıyorum" demek için yapılan bir çalışmadır.

Alevi araştırmacısı avukat Ali Yıldırım: Makalat'ın Hacı Bektaşı Veli'ye ait olmadığı yönünde ciddi bir bilimsel tartışma sürüyor. Bu kitapla, Hacı Bektaşı Veli'nin diğer kitabı Velayetname arasında ciddi farklılıklar var. Makalat, daha çok şeriata, Velayetname ise Anadolu inancına yakın bir anlayış içeriyor. Diyanet'in yaptığı, bir asimilasyon faaliyetidir. Bunu kitapların editörlüğünü yapacak kişiden anlamak mümkündür. Diyanet'in amacı, Alevileri asimile etmek. Bir yandan cemevlerini ibadethane olarak tanımayacaksın, diğer yandan Aleviliğe ait olup olmadığı tartışma konusu kitapları yayımlayacaksın. Bir zamanlar, Diyanet İşleri Başkanlığı, "Alevilik yapılacaksa, bunu ben yaparım" diyordu. Bu, bu anlayışın en güzel örneğidir.

BEHZAT MİSER / Radikal

04.01.2007


Alevilerden Diyanet'e tepki!

04 Ocak 2007 Perşembe

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Kazım Genç, yaptığı yazılı açıklamada, Diyanet İşleri Başkanlığının Alevi örgütleri ve Alevileri yok sayarak, Alevi kitapları yayınlamak istediğini savunarak, bunun asimile politikasının bir başka yolu olduğunu öne sürdü.

Diyanet İşleri Başkanlığının Alevilik kitapları yayınlama konusunda hiçbir Alevi örgütü ve bu örgütlerin bağlı oldukları federasyonlardan görüş almadığını iddia eden Genç, bu çalışmanın gizli yürütüldüğünü, Alevi örgütlerinden konu ile ilgili olarak yapılan açıklamalara ve ikazlara kulak asılmadığını savundu.

Aldıkları duyumlar üzerine yaptıkları açıklamalarla Alevi kitapları yayınlama işinin Diyanet İşleri Başkanlığının işi olmadığını, bu konuda örgütlerinin görüşleri alınmadan yapılacak bir çalışmanın eksik ve yanlış olacağı ikazlarında bulunduklarını anlatan Genç, Diyanet İşleri Başkanlığının Anayasa'nın 136. maddesindeki “bütün siyasi görüş ve düşüncelerin dışında kalarak” hükmü ile “milletçe dayanışma ve bütünleşmeyi amaç edinmek” hükümüne aykırı davranıp, Anayasa suçu işleyerek, Alevileri asimile etmeye yönelik yeni bir çalışma başlattığını öne sürdü. Genç, şunları kaydetti:

“Diyanet İşleri Başkanlığı, Alevileri asimile etmeye yönelik bu çalışmasını perdelemek için Alevi örgütlerinin bilgisi ve oluru dışında kendince seçmiş olduğu bazı dedeleri davet ettiğini ve Alevi kitaplarını dedelerle birlikte yazacağını kamuoyuna yansıtmıştı. Ancak şimdi öğreniyoruz ki kendi seçmiş olduğu dedelerin dahi görüşlerini almadan ve bu dedelerin karşı çıkışına rağmen, asimile politikasını sürdürmeye devam etmek için kendisine göre Alevi kitapları yayımlamaya başlayacaktır.

internethaber.com


Pir Sultan Derneği'nden Diyanet'e tepki

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Kazım Genç, “Alevilik kitaplarının hangileri olduğuna Aleviler ve örgütleri karar verirler” dedi.

04 Ocak 2007

Genç, yaptığı yazılı açıklamada, Diyanet İşleri Başkanlığının Alevi örgütleri ve Alevileri yok sayarak, Alevi kitapları yayınlamak istediğini savunarak, bunun asimile politikasının bir başka yolu olduğunu öne sürdü.

Diyanet İşleri Başkanlığının Alevilik kitapları yayınlama konusunda hiçbir Alevi örgütü ve bu örgütlerin bağlı oldukları federasyonlardan görüş almadığını iddia eden Genç, bu çalışmanın gizli yürütüldüğünü, Alevi örgütlerinden konu ile ilgili olarak yapılan açıklamalara ve ikazlara kulak asılmadığını savundu.

Aldıkları duyumlar üzerine yaptıkları açıklamalarla Alevi kitapları yayınlama işinin Diyanet İşleri Başkanlığının işi olmadığını, bu konuda örgütlerinin görüşleri alınmadan yapılacak bir çalışmanın eksik ve yanlış olacağı ikazlarında bulunduklarını anlatan Genç, Diyanet İşleri Başkanlığının Anayasa'nın 136. maddesindeki “bütün siyasi görüş ve düşüncelerin dışında kalarak” hükmü ile “milletçe dayanışma ve bütünleşmeyi amaç edinmek” hükümüne aykırı davranıp, Anayasa suçu işleyerek, Alevileri asimile etmeye yönelik yeni bir çalışma başlattığını öne sürdü. Genç, şunları kaydetti:

“Diyanet İşleri Başkanlığı, Alevileri asimile etmeye yönelik bu çalışmasını perdelemek için Alevi örgütlerinin bilgisi ve oluru dışında kendince seçmiş olduğu bazı dedeleri davet ettiğini ve Alevi kitaplarını dedelerle birlikte yazacağını kamuoyuna yansıtmıştı. Ancak şimdi öğreniyoruz ki kendi seçmiş olduğu dedelerin dahi görüşlerini almadan ve bu dedelerin karşı çıkışına rağmen, asimile politikasını sürdürmeye devam etmek için kendisine göre Alevi kitapları yayımlamaya başlayacaktır.

Diyanet İşleri Başkanlığının Alevi kitapları olarak yayınlamayı planladığı kitapların bazılarının isimlerini basın yolu ile öğrenmiş bulunmaktayız. Bu kitaplardan bazılarının 'Alevi kitapları' olmadığı yönünde, Alevi örgütleri ve toplumunda tartışmalar varken Diyanet İşleri Başkanlığının bu tartışmalara dikkat etmemesi de Alevi kitapları yayınlamadaki özensizliğini ve baştan savmacılığı ortaya koymaktadır.”

“DEDELERİN KİMLER OLDUĞU BİLİNMİYOR”

Kazım Genç, Alevi örgütleri ve toplumunun hala Diyanet İşleri Başkanlığının bu projesine davet ettiği dedelerin kimler olduğunu bilmediğini dile getirerek, ”Bu davranış dahi Diyanet İşleri Başkanlığının Alevi kitapları yayınlamakta art niyetli olduğunu ve samimi olmadığını ortaya koymaktadır” görüşünü dile getirdi.

“Alevilik kitaplarının hangileri olduğuna Aleviler ve örgütleri karar verirler” diyen Genç, “Laik bir ülkede olmaması gereken ve bu nedenle de kaldırılmasını istediğimiz Diyanet İşleri Başkanlığının Alevileri yok sayma ve asimile etme politikalarından vazgeçmelidir. Diyanet İşleri Başkanlığı, Alevilikle ilgili olarak, Sünni bir örgütlenme olması nedeni ile kendisini yetkili ve yetkin görmemeli, tüm inanç ve siyasi görülerin dışında durmasını bilmelidir” dedi.

AA

PSAKD : DİB Misyonerlik Görevinden ve Alevileri Asimile Etmekten Vazgeçmelidir.


ORAL CALIŞLAR : Diyanet ve Alevi Kitapları

Alevileri bir inanç topluluğu olarak görüyor musunuz, görmüyor musunuz?

Oral CalislarDiyanet İşleri Başkanlığı'nın (DİB) Alevi inancına, tarihine ilişkin kitap basmaya karar vermesi, Alevi topluluğu tarafından tepkiyle karşılandı. DİB, bunun üzerine bazı Alevi dedelerine danıştığını açıkladı. Alevi dedeleri de böyle bir danışma sonrası kitap basmaya karşı çıktıklarını belirttiler. Görüldüğü kadarıyla kitaplar yayıma hazır hale getirilmiş.

Ortada neresinden bakarsanız bakın, sakatlıklarla dolu bir durum söz konusu. Birinci sakatlık: DİB'nin bütün mensupları, danışmanları ve yöneticileri Sünni. Sünniliğin de Hanefi koluna mensuplar. Bugüne değin bu kurumun yayımladığı birçok kitap Alevileri ya yok sayar ya da sapkınlık olarak değerlendirir.

Sünni-Hanefilik şimdiye kadar Alevileri meşru gören bir tutum göstermedi. Aleviliği bir inanç olarak da kabul etmedi. Böylesine taraflı bir kurumun Alevilik üzerine kitap yayımlaması baştan sakattır. Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu 'nun iyi niyetli olması bu somut gerçeği değiştirmez. İkinci sakatlık, laik Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanlık'ına bağlı olan bir devlet kurumunun, yani DİB'nin bir mezhebi temsil etmesi ve bütün örgütlenme ve propagandasını bu mezhep üzerine kurmasıdır. Bunu da Türkiye Cumhuriyeti'nin değişik inanç, mezhep ve dinlerinden oluşan yurttaşlarının vergileriyle yapmasıdır.

Aralarında Alevi, Yahudi, Hıristiyan ya da ateist yurttaşların da bulunduğu tüm toplum kesimlerinden elde edilen vergilerle, devletin kadrolu din adamlarına maaş veriliyor. Yine devletin paralarıyla Sünni-Hanefi olmayan inanç, mezhep ve inançları dışlayan yayınlar yapılıyor. Bütün bunlar sakattır.

***

Tabii böylesine sakat bir örgütlenme üzerinden Aleviler adına kitap çıkarılamaz. Çünkü, bir Sünni-Hanefi din adamı, Aleviliği zaten kabul etmiyor ki! Bir kere bu yaklaşımın değiştirilmesi gerekiyor. Sünni-Hanefi din adamlarının Aleviliği önce kabul edip onları meşru görecek bir anlayış içine girmeleri zorunluluğu bulunuyor. Bu yapılmadan sorun çözülemez.

Alevi cem evleri birer inanç merkezi mi, değil mi? DİB'nin bu konuda tutumu nedir? Alevilik bir mezhep midir, değil midir? DİB'nin bu konudaki resmi tutumu nedir? Aslında burada yalnızca DİB ile ilgili değil, devletle ilgili bir sorun söz konusu. Devlet Alevi kimliğini tanıyor mu, tanımıyor mu?

Bu soruyu sorduğumuz zaman, "Aleviler de değişik görüşlere sahip, hangi Aleviler" deyip işin içinden çıkacaklarını sanıyorlar. O zaman aynı şeyi Sünni-Hanefiler için de söyleyebiliriz. Hangi Hanefiler: Bunun içinde çok değişik tarikat ve cemaatler olduğunu bilmiyor muyuz?

Bir Alevi kendisini nasıl tanımlıyorsa onu öyle kabul edeceksiniz. Sonuç olarak Alevi inancının temel referansları bellidir ve ortaktır. Uygulamada, anlayışta, yaklaşımda farklılıklar söz konusudur. Bu da son derece doğaldır.

***

Alevilik meselesi, bir devlet meselesidir. Demokrasi ve inanç özgürlüğü meselesidir. Devlet Alevi yurttaşını onun inançlarına saygı göstererek kabul edecek mi, etmeyecek mi? Bu bir demokratikleşme konusudur.

Almanya'da, Fransa'da Aleviler inanç özgürlüğü açısından daha önemli mesafeler aldılar. O ülkelerin yabancıları olmalarına rağmen birçok hak elde ettiler. Türkiye'de kendi yurtlarında hâlâ kendi kimliklerini kabul ettirme mücadelesi veriyorlar.

Din derslerinin Alevilere zorunlu olması, idare tarafından hâlâ değiştirilmedi. Aleviler hâlâ mahkeme kapılarında hak arıyorlar. Böyle inanç özgürlüğü olur mu? Kendi yurttaşının kimliğini yok sayan bir devlet demokratik bir devlet olabilir mi?

***

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın kitap basma skandalı aslında kökten bir yanlışın devamından ibaret. Bu kökten yanlışın değiştirilmesi ise bir devlet politikası olarak ele alınmak zorunda. Yoksa buna benzer yanlışlıklardan kurtulmak mümkün değil.

Alevileri bir inanç topluluğu olarak görüyor musunuz, görmüyor musunuz? Buna karar verin. Onların kültürel, inançsal ve toplumsal haklarını tanıyacak mısınız, tanımayacak mısınız? Sorun bundan ibarettir.

Gerisi boş tartışma...

ORAL CALIŞLAR - Cumhuriyet, 05.01.2007


BASINA VE KAMUOYUNA

ABF

DEVLETİN SÜNNİ ULEMASI "ALEVİLİĞİN KİTABINI" YAZMIŞ

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın "Alevi kitapları" yayımlama projesinin arkasında ideolojik plan vardır. Böyle bir proje "laik ve hukuk" devleti eliyle yapılıyorsa, sorun daha da vahimleşiyor demektir.

Dün sol siyasi düşünceye karşı İHL, İlahiyat Fakülteleri ve Diyanet İşleri Başkanlığı aracılığı ile "din adamı" yetiştiren devletin Sünni egemenliği, şimdi Diyanet İşleri Başkanlığı aracılığı Alevilerin toplumsal yapısına ve örgütlenmesine karşı ve Aleviliği Sünnileştirmiş kitaplarla yeni projeye imza atmaktadır. Siyasi iktidarların müdahalesine açık olan DİB Kurumu, "Alevi kitapları" projesini, siyasi iktidarın müdahalesinden bağımsız yapmamıştır. AKP hükümeti bu girişimi açıktan teşvik etmiştir.

ALEVİLİĞİ ANLATMA HAKKI SİVİL ALANIN ÖZGÜR KALEMLERİ VE DİLLERİDİR.

Aleviliğin ne olduğu, Alevi kimliğini ve öğretisini besleyen, inançların, felsefenin, kültürün neler olduğuna dair yazılı kaynakları üretmek, resmi kamu kurumu olan Sünni-Hanefi Diyanetinin maaşlı yönetici ulemalarının işi değildir. Bu görev devletin ve sistemin sözcüsü olanlarında işi olmamalıdır. İnançların tanımını yapma hakkı o inanca mensup toplumun hakkıdır. Bu sorumluluk başta Aleviler olmak üzere, sivil ve özgür düşünen, dini, inancı, dili ve milletinden bağımsız tüm aydınların işidir. Yani sivil alanın işidir. Devletin dinsel propaganda merkezi olan DİB kurumu değildir. Devletin asıl cevap vermesi gereken soru; Kendisini laik olarak tanımlayan bir ülkede Diyanet İşleri Başkanlığı gibi bir kamu kurumunun olup olmamasıdır! Evrensel anlamda laikliğin, "dinin devlet işlerine, devletin de din işlerine karışmaması" olarak öğreten bir sistemin, neden bu ilişkiyi birbirine karıştırdığı çelişkisini açıklamak zorundadır.

DEVLET ASLİ GÖREVİ İLE BULUŞMALIDIR.

Laik devlete düşen asıl sorumluluk, Alevi gerçeğini kabullenip bunu resmi olarak tanımaktır. Alevilerin taleplerine olumlu cevap vermesidir. Siyasi iktidar asıl iradesini burada göstermelidir. Kamuoyunun gözünü boyamaya dönük, "Bakın, AKP hükümeti Aleviler içinde bir şeyler yapıyor" dedirtmek ve aynı zamanda, sinsice, Aleviliğin ve Alevilerin asimile etmeye dönük politikalarına, devletin resmi kitapları ile katkı sunmaktır. Aleviler ve demokratik kamuoyu siyasi iktidarın bu tuzağına karşı duyarlıdır.

Alevilerin yıllardır savunduğu, ulusal ve uluslar arası gündemin merkezlerine taşınmış olan taleplerini yok sayan ve bu taleplere olumsuz yanıt veren siyasi iktidarların, "Alevi kitapları" tuzağında ideolojik yaklaşımlar vardır. Nüfusun 3/1ni oluşturan Alevi toplumunun varlığını inkar eden ve taleplerine kulak tıkayanlar, evrensel hukuk ve laiklik ilkelerini açıkça ihlal etmektedir. Devletin Türk-İslam Sentezi eksenindeki uygulamaları ve din politikaları aslında, Türk devletinin demokratik ve laik olmaktan çok, DİB Kurumu, Zorunlu Din Dersleri ve benimsediği Sünni-Hanefi inancı ile dini bir devlet gibi davranmaktadır. Devlet asli görevi ile buluşmak için, dinsel alandan elini çekmesi, her inanç grubuna karşı eşit mesafede durması ve din, inanç ve vicdan özgürlüğünü hukuksal olarak ve ayrımcılık yapmadan sağlaması gerekir.

STATÜKOCULAR VE SİYASAL İSLAMCILAR SORGULAMA ÖZÜRLÜDÜR.

Devletin bu karakterini sorgulamayan siyasi odaklar (statükocu ve şeriatçı gelenekten beslenen siyasi İslamcı kesim) devletin resmi Sünni kurumlarını ve düşüncesini aşmadıkça, Türkiye laikleşemeyecek ve Aleviler inanç ve vicdan özgürlüğüne kavuşamayacaklardır.

ALEVİLİĞE RESMİ ÜNİFORMA GİYDİRMEYECEĞİZ.

Alevilerin sorunu, kendisi tanımayan sistemdir. Düne kadar Alevileri ve mekânlarını fiziksel olarak yok etmeye çalışanlarladır. Dün Alevi mekanlarına dozerlerle giren, bugün Bektaşi tekkelerini ve tarihi mekanlarını yok edip, rant arsalarına dönüştürmeye çalışanlar, dozerler önündeki Alevi toplumsal muhalefetini aşamayınca, şimdi Aleviliği fikri olarak yok etmek adına, Aleviliğe "resmi" üniforma giydirmeye çalışıyorlar.

Başaracaklar mı? ASLA!

05.01.2007

Kamuoyunu bilgisine sunulur

Alevi Bektaşi Federasyonu

Turan Eser, Genel Sekreter

ALEVİ BEKTAŞ FEDERASYONU (ABF)

Sokullu Mehmet Paşa Cad. İğde Sokak No:24 06450 Dikmen-Ankara

Tel: (0.312) 480 15 55* Fax: (0.312) 480 15 75 E-mail : alevifederasyonu@gmail.com

 

 
Ana Sayfa | Basın Açıklamaları | Yazı Dizisi | Haberler | Şubemizden Haberler | Yazarlar | Etkinlikler | Foto Galeri | Etkinlik Fotografları | Makaleler | Sivas Katliamı | Sivas Şehitleri | Katliamlar | Alevilik | Bilgi-Belge | Genel Mer.Yön Kurulu | Antalya Şube Yön. Kurulu | Pir Sultan Anıtı | Pir Sultan Yazıtı | Pir Sultan Abdal | Pir Sultan'ın Eserleri | Pir Sultan Abdal Dergisi | Tüzük | Takvim | Arşiv | Kaynakça | Kronoloji | Linkler | iletişim | Ziyaretçi Defteri
 
©2006 Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Antalya Şubesi Tüm hakları saklıdır.
Tel: 0 (242) 326 34 44 Faks: 0 (242) 247 55 45 E-Posta: iletisim@psakd.org