ALİ BALKIZHIRSIZLARIN KARŞISINDA EZİLENİN YANINDAYIZ

Jülide Kalıç

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD)’nin yeni Genel Başkanı Ali Balkız,PSAKD 6’ıncı Genel Kurulu’nun, Alevilerin örgütlü yapısının Türkiye siyasal yelpazesindeki yerini aramakla geçtiğini belirtti. PSAKD’nin rotasının emekten yana olduğunu ve ülkenin özgürleşmesi, demokratikleşmesi ve laikleşmesi için mücadele verdiklerini dile getiren Balkız, seçim sonuçlarının bu rotanın doğruluğunu ortaya koyduğunu ifade etti.

Emekten yana bir dernek...

Genel kurulun yeni yöneticilere, “Emekten yana olmaya devam edeceksiniz. Laikliği, insan haklarını, demokrasiyi ve halkların kardeşliğini savunacaksınız. Aleviliği İslamiyetin içerisinden çekerek, yozlaşmasına ve asimilasyonuna karşı duracaksınız” dediğini bildiren Balkız, seçim sonuçlarının, Aleviliğin bir kültür, yaşam ve felsefe olduğunu doğruladığını savundu. Saldırılara boyun eğilmeyecek Barış sürecine girmiş Türkiye’nin bir taraftan da tahkim ve benzeri anlaşmalarla emperyalizmin saldırısı altında bulunduğuna, özelleştirme, sendikasızlaştırma ve örgütsüzleştirme konularında devletin yoğun saldırılarına dikkat çeken Balkız, genel kuruldan bu saldırılara boyun eğmeyeceklerini ilan ederek çıktıklarını belirtti.

Genel kurulda çok açık ve kaba olmasa da DSP politikalarının müdahalesini gördüklerini anlatan Balkız, bu politikaların reddedildiğini, kurulda Alevi-Bektaşi Temsilciler Meclisi’nin çatısını ve statüsünü onaylayan bir tutum sergilendiğini bildirdi. “Aleviliğe ve devlete bakıştaki kimi keskin farklılıklar hatta Sivas olaylarını değerlendirmedeki farklılıklar ve kimi kariyerist tutumlar nedeniyle Alevi birliği oluşturulamamıştı” diyen Balkız, Alevi-Bektaşi Temsilciler Meclisi’nin emekten yana tutumuyla yasallaşması için çaba içerisinde olacaklarını duyurdu.

Halklar kültürünü yaşamalı PSAKD’nin amacının, ülkenin laikleşmesi ve demokratikleşmesi olduğunu söyleyen Balkız, “Eğer gerçekten Anayasa’da yazdığı gibi bu ülke demokratik ve laik olsa böyle bir derneğe gereksinim kalmayacak. PSAKD ülkenin bütün halkına ve özelinde Alevilere uygulanan baskılara karşı çıkacaktır” görüşünü dile getirdi.

Balkız, zorunlu din derslerinin kaldırılmasını, Diyanet İşleri Teşkilatı’nın olmamasını, Alevi köylerine cami yapılmamasını talep ettiklerini bildirdi. PSAKD’nin bir mezhep örgütlenmesi olmadığına işaret eden Balkız, demokratik bir kitle örgütü olduklarını ve tüm halkların kendi kültürünü yaşaması için çaba sarf ettiklerini ifade etti. “Halklar üzerindeki bütün baskılara karşı durmayı, laikliği ve demokrasiyi örgütlü emek güçleri ve onların önderliği sağlayacaktır. Biz bu örgütlü yapının bir parçası olmaya gayret ediyoruz. Emek ve demokrasi güçleri yan yana yürürse başarıya ulaşılacaktır. PSAKD bu çarkın dişlisi olmaya çalışıyor” diyen Balkız, örgütleri sınırlayan yasalara karşı da mücadele edeceklerini bildirdi.

Sivas’ı unutmayın Balkız, “Sivas katliamı, unutulmaması gereken kanayan bir yara. Bu yara kanamalı. Acılarla yaşanmaz elbette, ama bu acılar bilince dönüştürülmeli” diyerek, Sivas’ın unutulmamasını istedi. Alevilerin Pir Sultan Abdal ve Şeyh Bedrettin’lere yaraşır bir şekilde politik tercihlerde bulunması gerektiğine işaret eden Balkız, “Aleviler, zulme, sömürüye, işkenceye ve haksızlıklara karşı çıkmak durumundadır” diye konuştu. “Ülkemiz 15 yıldır bir savaş yaşıyor. Herkes bu savaşa bir ad takıyor. Adı ne olursa olsun Aleviler bu savaşa karşı olmalıdır. Aleviler özlerine, gerçeklerine ve miraslarına sahip çıkmalıdır” görüşünü dile getiren Balkız, Alevileri sınıfsal yerlerine çekmek için çaba sarf edeceklerini vurguladı.

‘Mezhep örgütü değiliz’

Kendini “sol” da ifade eden kimi kesimlerin derneklerine karşı doğru bulmadıkları yaklaşımlar içerisinde olduğuna işaret eden Balkız, bir mezhep örgütü olarak algılandıklarını bildirdi. “Biz bir mezhep örgütü değiliz. Alevilik bir yol ve dünya öğretisidir” diyen Balkız, bilime, kadına, tanrıya ve sanata bakışta Aleviliğin evrensel öğeleri ve ilkeleri içinde barındırdığını dile getirdi. Bir halk önderi olan Pir Sultan Abdal’ın öğretisinde, insanı sevmenin ve yaşamın merkezine koymanın yattığını söyleyen Balkız, “Devlet Sünni bir devlettir. PSAKD ona karşı çıkan bir Alevi odağı değildir. PSAKD Alevi, Sünni, Türk, Kürt, tüm ezilen halkalara yapılan saldırılardan rahatsız oluyor ve ezilenlerin yanında yer alıyor. Pir Sultan Abdal öğretisi güne itiraz ve geleceği kurma düşüdür” diye konuştu.

‘Örgütlenin’

“Hacı Bektaş-i Veli bundan 700 yıl evvel ‘İri, diri ve bir olalım’ dedi. Pir Sultan Abdal 400 yıl evvel ‘Gelin canlar bir olalım’ dedi. Alevilikte bu iki önder bizi örgütlenmeye ve bir olmaya çağırıyor” ifadesini dile getiren PSAKD Genel Başkanı Ali Balkız, çağımızda en etkin silahın örgüt ve örgütlü insan gücü olduğuna dikkat çekti. Balkız, baskılara karşı durabilmek için bütün insanları kendilerine yakın parti, sendika ve kitle örgütlerinde mücadeleye çağırdı. (14.02.2000)

KAYNAK: EVRENSEL GAZETESİ


PSAKD’DE GENEL KURUL

Şebnem Turhan

Pir Sultan Abdal Kültür ve Dayanışma Derneği (PSKAD) Genel Merkezi’nin 7’inci Olağan Genel Kurulu yarın (9 Şubat) başlıyor. Derneğin Genel Başkanı Ali Balkız’ın yeniden aday olmayacağı genel kurulda, derneğin Disiplin Kurulu üyesi Kazım Genç ile Merkez Yönetim Kurulu üyesi Timur Özmen’in çıkartacağı iki liste yarışacak.

PSAKD’ın iki gün sürecek genel kurulu Hacı Bektaş Veli Kültür ve Dayanışma Derneği Salonu’nda toplanacak. 30 şubeden 259 delegenin oy kullanacağı çekişmeli başkanlık yarışına sahne olacak genel kurula bir çok parti genel başkanı, aydın ve sanatçı davet edildi. Genel kurula ilişkin görüştüğümüz PSAKD Genel Başkanı Ali Balkız, derneğin genel kurulunda birden fazla aday çıkmasının olumlu olduğunu söyleyerek, “Bu derneğimizin canlılığının işaretidir bize mutluluk veriyor” dedi. Balkız, yönetimde oldukları iki yıl boyunca emek ve demokrasi mücadelesine destek verdiklerini, Sivas şehitlerinin anısını yaşatmayı sürdürdüklerini dile getirdi. F tipi cezaevlerine karşı tüm insanların insanca yaşam hakkını öne çıkararak mücadele ettiklerini kaydeden Balkız, Alevilik sorununu Avrupa Birliği gündemine taşıdıklarını ve Alevi kuruluşları arasında birlik sağlamaya çaba gösterdiklerini belirtti. 400 gencin katılımıyla bir gençlik kurultayı düzenlediklerini kaydeden Balkız, derneklerinin faaliyetlerine en çok yer veren yayın kuruluşu olarak gazetemize teşekkür etti. Savaşa karşı mücadele Emperyalizmin dünyayı paramparça ettiği ve savaş ortamına soktuğu ve Türkiye’nin de bu savaşa dahil edilmek istendiği günümüzde PSAKD’ın şimdiye dek sürdürdüğü çizgi gereği bu savaşa karşı çıkması gerektiğini dile getiren Balkız, “Ülkemizin emperyalistler tarafından yağmalandığı çok taraflı ve ikili anlaşmalarla yeraltı ve yerüstü kaynaklarımızın emperyalistlere peşkeş çekildiği bu dönemde emekçilerin verdiği bağımsızlık mücadelesine ve hak mücadelesine PSAKD de kendi durduğu yerden katkı vermek durumundadır” dedi. Balkız, derneğin Alevilerin kimlik ve kişiliklerinin kazanılması ve anayasal teminat altına alınması doğrultusundaki mücadelesini sürdürmesinin de önümüzdeki süreçte öne çıkarılması gereken sorumluluklar arasında olduğuna dikkat çekerek, bütün bunların yapılabilmesi için diri bir örgüt gerektiğini söyledi. Yeni seçilecek yönetimin tüm örgütü yeniden elden geçirmesi ve örgütlülüğünü geliştirmesi gerektiğini belirten Balkız, derneğin emekçilerin hak arama mücadelesinde daima yanlarında olması gerektiğini dile getirdi.

KAYNAK: EVRENSEL GAZETESİ


SAZLI SÖZLÜ GENEL KURUL

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Diyarbakır Şubesi’nin 3. Olağan Genel Kurul Toplantısı sazlı sözlü yapıldı. Bağlar Belediyesi Konferans Salonu’nda yapılan, Pir Sultan Abdal Derneği Diyarbakır Şubesi’nin 3. Genel Kurulu, Aşık Mehmet Özbilen’in seslendirdiği türkülerle başladı.

Sazlı-sözlü kongre

Türkülerden sonra konuşan Pir Sultan Abdal Derneği Diyarbakır Şube Başkanı Fuat Hayri Demir, derneğin 4 yıldan bu yana Diyarbakır’da faaliyet gösterdiğini belirterek, ’’Bu bir bayrak yarışıdır. Biz görevimizi tamamlayıp yeni arkadaşlarımıza yönetimi devrediyoruz’’ dedi

Daha sonra geçen hafta yeterli çoğunluk sağlanamadığı için bu haftaya ertelenen genel kurula tek listeyle gidildi. Başkanın daha sonra belirleneceği seçimde, yönetim kurulu şu üyelerden oluştu: ’’Cafer Koduman, Ali Öztürk, Maburiye Kemaloğlu, İnci Gündüz, Kazım Ergen, Cuma Atlı ve Mehmet Mehdi Güvener’’

KAYNAK: www.diyarbakirsoz.com


PİR SULTAN ABDAL LOKALİ

Türkiye’nin tüm türküleri Diyarbakır’da bir yıl önce İbrahim Güzelgül’ün açtığı Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Lokali’nin müşterileri genelikle bürokratlar, akademisyenler ve türkü dostlarından oluşuyor. Haftanın her günü canlı müzik var. Sadece Türk Halk Müziği eserleri seslendiriliyor. Diyarbakır’ın yerel grupları sahneye çıkıyor. Her gün 12.00-24.00 arası açık. Türkiye’nin tüm yörelerinden türküler çalınıp söyleniyor. Bir kadeh rakı 4 milyon 500 bin, bir bardak bira 3 milyon lira. İçkiyle birlikte ara sıcaklar ve mezeler servis ediliyor. Cuma ve cumartesi günleri rezervasyon gerekiyor. Lise Sok. No: 3/A, Yenişehir, Diyarbakır. Tel: (412) 223 04 01.

KAYNAK: www.hurriyetim.com.tr


SİVAS'IN YANGINI SÖNMEDİ

2 Temmuz 1993 tarihi, bir döneme damgasını vuran aydın ve sanatçıların katledildiği, karanlık bir gün olarak tarih sayfalarında yerini aldı.

Aradan geçen 9 yıl içinde 33’ü idam olmak üzere yaklaşık 50 kişiye çeşitli cezalar verildi. Ancak bu süre içinde katliamın perde arkası aydınlanmadığı gibi, olaya seyirci kalan hatta yakılanlar yerine, “Otelin etrafını saran vatandaşlarımıza hiçbir zarar gelmemiştir” diyerek saldırganları koruyan dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel gibi siyasiler de hesap vermediler. Katliam, 9. yılında bir kez daha lanetlenirken, perde arkasının aydınlanması, asıl sorumlu olan siyasilerin hesap vermesi istenecek.Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Kazım Genç, 9 yıldır cevapsız bırakılan pek çok soruya işaret ederek, bunlar açıklığa kavuşmadan, siyasi sorumluların makam ve mevkilerine bakılmadan yargılanması gerçekleşmeden, “Sivas’ın yangınının sönmeyeceğini, yüreklerin susmayacağını” söyledi.

PSAKD, 9 yıl önce Pir Sultan Abdal’ı anmak için, Kültür Bakanlığı’nın da katkılarıyla Sivas’ta çeşitli etkinlikler düzenledi. Ancak, yerel ve dinci basının da kışkırtmasıyla, Aziz Nesin bahane edilerek, etkinliğe gidenlerin kaldığı Madımak Oteli, çoğunluğu dışarıdan getirtilen sarıklı, cübbeli kişilerin oluşturduğu saldırgan grup tarafından çevrildi. RP’li Belediye Meclis Üyesi Cafer Erçakmak’ın baş aktör olarak yer aldığı saldırılar, otelin taşlanması ve ardından ateşe verilmesiyle sonuçlandı. Otel içindeki aydın ve sanatçılar ise dönemin Başbakan Yardımcısı Erdal İnönü ile telefon bağlantısı kurarak yardım istediler. Devletin en üst kademelerine kadar giden “imdat” çığlıkları, “tamam, yardım geliyor” denilerek geçiştirildi. 8 saati aşkın süren saldırıya ve otelin yakılmasına karşı ne bir müdahele oldu, ne de bir bakan veya milletvekili “dur” dedi. Katliamın faturası 33’ü etkinlik için gidenlerden, ikisi otel görevlisi, ikisi de saldırganlardan olmak üzere 37 kişinin ölümü oldu.

Katliamın ardından 109 sanıkla başlayan ancak sonradan 50 kadar sanığa düşen ve yıllarca süren yargılama sonucu 33 kişiye idam cezası verildi, diğerleri de çeşitli hapis cezaları aldılar. Ancak, katliamın asıl sorumluları, olaya seyirci kalan siyasiler, emri verenler, görevini yapmayanlar ne yargılandılar, ne de sorgulandılar.

Yanıt bekleyen sorular Aradan geçen 9 yıla rağmen hâlâ yanıtsız kalan soruların açıklığa kavuşturulmasını isteyen PSAKD Genel Başkanı Kazım Genç, ilk başta ele geçen kişiler dışında hiçbir soruşturma yapılmadığını söyledi. “Müslümanlar” imzasıyla yayınlanan ve halkı tahrik eden, saldırı ortamını yaratan bildirinin kim veya kimler tarafından yayınlanıp, dağıtıldığının tespit edilmediğine vurgu yapan Genç, o dönem halkı tahrik eden Sivas basınının da herhangi bir soruşturmaya tabi tutulmadığını söyledi. Otelin yakılmasından hemen önce, bir güvenlik görevlisinin otele girerek, sanatçılara, “Burada asker, polis var mı?” diye sorduğunu hatırlatan Genç, “Bu kişinin kim olduğu, niye böyle bir soru sorduğunun da araştırılıp, detayına girilmediğini” söyledi. MİT’in polisi arayıp, “Aziz Nesin’e karşı bir gösteri olacağı” istihbaratını verdiğini, ancak peşine düşmediğini, sadece sıradan bir polis görevlisine bu bilgiyi verdiğini de ifade eden Genç, dönemin MİT ve polis görevlilerinin de soruşturulmadığını kaydetti.

Dönemin RP Belediye Meclis Üyesi Cafer Erçakmak’ın hâlâ bulunmadığına, “gazanız mübarek olsun” diyen RP’li Belediye Başkanı Temel Karamollaoğlu hakkında da soruşturma yapılmadığına dikkat çeken Genç, “En önemlisi de o dönemin siyasi sorumluları, siyasi sorumluluk gereği herhangi bir tahkibata uğramadılar” dedi. Genç, Sivas şehitleri ve PSAKD olarak katliamın perde arkası, en ince detayına kadar kamuoyunun bilgisine sunulmadan, kimin, hangi mevkide olduğuna bakılmaksızın yargılanıp cezalandırılmalarını istediklerini belirtti.(02/07/2002)

KAYNAK: EVRENSEL GAZETESİ


geriANA SAYFA