Bilindiği
gibi 8-9 Nisan 2006 tarihinde temel atma töreni gerçekleştireceğimizi
kamuoyu ile paylaşmıştık. O günden bugüne çok çeşitli tepkilerle
karşılaştık. Ülkemizin sınırlarını da aşarak çeşitli kurum-kuruluş
ve kişilerden, değerli dostlarımızdan olumluluktan öte aşırı
destek görüp sahiplenilmenin gururunu yaşadık ve yaşıyoruz..
Elbette
ki, tahammülsüz olanlar, hazmedemeyenler de tepkilerinde
gecikmediler. “Sizler Müslümansınız ibadet yeriniz cami
ve mescittir” “Cemevi de ne oluyor” diyen zihniyet bugüne
kadar muhatap alamadıkları gibi bizleri de kapılarından
içeri sokmuyorlardı. Ne hikmetse temel atma törenimizi duyurmamızla
birlikte ilgi ve alakaları arttı. Cemevimizi ziyarete geldiler,
üstü kapalı tehdit etmeden de duramadılar. ”Yasal işlem
yaparız” dediler. Aracılar soktular, yetmedi belediye başkanı
gelerek; “İptal edin başka yer verelim” diyordu. Yalanlara
toktu karnımız hani sebepsiz de değildi güvensizliğimiz.
Belediye başkanı Cemevimizdeyken üç- dört kişilik yandaşından
da kaçak yapı ihbarıyla imza alıyor, afişlerimiz için de
terbiyesizlik yapıyorsunuz diyordu.
Son
olarak 4 nisan 2006 Salı günü akşam saat 20:30 da yedi yönetim
kurulu üyelerine tek tek kaymakamlık imzalı gözdağı dilekçeleri
verildi. Dilekçeyle yetinmeyip, karakol yada araştırma polisiyle
göndermeleri gereken dilekçeleri terörle mücadele şubesi
polisleriyle gönderip tehdide dönüştürüyorlardı.
Soruyoruz
: Yüz binlerce yapının bulunduğu Sultanbeyli de sadece Cemevimiz
mi kaçak ?
Hangi
cami, okul, tarikat yeri, hangi resmi kurumlar tapu ve ruhsatlı
açıklayın ?
Sormaya devam edelim;
Belediye
58 dava sürerken niye ve neden yer göstermedi de bugün bu
kadar üstümüze düşüyor ? Bakın bakalım, etrafındaki 100
metrelik alanda boş alan var mi ki, bize Cemevi yeri tahsis
edecekler?
8-9
Nisan da temel atma törenimizi yalan ve demagojilerle tehdit
ve şantajlarıyla engelleyemeyecekler. İnanç ve ibadet özgürlüğümüzün
bizlere verdiği meşru haklarımızı kullanıp törenimizi gerçekleştireceğiz.
Amacımız gerginlik sorun vb. yaratmak olmayacak. Olumsuz
gelişmelerden biz değil yalan ve tehditlere başvuranlar
olacaktır.