*Mücadelemiz,
Madımak oteli katliamlara karşı duruşun anıtı, Sivas Şehitlerinin
anılarını da yaşatacak bir müze oluncaya kadar sürecektir.
Son
günlerde, 2 Temmuz 1993 tarihinde, kamuoyunun gözleri önünde
ve devlet denetiminde, 4.Pir Sultan Abdal Etkinliklerini yapmak
üzere Sivas’a gitmiş olan aydın, yazar, sanatçı, şair, semahçılarımız
içinde olduğu 35 canımızın katledildiği, Sivas Madımak Oteli’nde
bulunan et lokantasının, çiçekçiye dönüştürüleceği yazılı
ve görsel medyada yer almaktadır.
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği olarak yıllardır, Sivas’ta
katledilen canlarımızın aileleri, Alevi – Bektaşi kuruluşları
ve Demokratik kamuoyu ile birlikte, otuz beş canımızın katledildiği
Madımak Otelinin tümüyle kamulaştırılarak, katledilen otuz
beş canımızın anılarının yaşatılacağı bir müzeye dönüştürülmesinin
mücadelesini veriyoruz. Bu mücadelemiz Madımak Otel’inin müze
olmasına dek sürecektir.
Turizm
ve Kültür Bakanı Sayın Ertuğrul Günay, her ne kadar Madımak
Otelinde et lokantasının bulunmasından iğrendiğini söylemesi
sonrası, Devlet Bakanı ve Başbakan yardımcısı Sayın Cemil
Çiçek’in Sivas Valisini araması sonrası, et lokantasına ruhsat
süresi dolduğunda ruhsatının yenilenmeyerek et lokantasının
bulunduğu bölümün çiçekçiye çevrileceği söylenmiş ise de bu
yeterli değildir. Kaldı ki otelin müzeye dönüştürülmesi hem
Kültür ve Turizm Bakanlığının ve hem de Hükümetin yetkisindedir.
Ancak, bu yetkiyi kullanmaları, katliamlara karşı duruşta
ve Sivas şehitlerimizin anısını yaşatmakta samimi olmaları
geçmektedir. Ancak bizler biliyoruz ki Aleviliği yok sayan,
hatta yeri geldiğinde katliamı destekleyen anlayışlar bu yetkilerini
kullanmazlar.
Her
ne kadar bazı malum çevreler bu gerçeği görmezden gelerek,
kendi çıkarlarına zarar gelmesin diye sözde birlik mesajları
vermeye çalışsalar da bu yaranın öyle kolay iyileşemeyeceğini
de bilmeleri gerekir. İçimizdeki bu ateşin üzerine kül atmakla
sorun çözülmez. Özetle kimse kendini bu şekilde temize çıkaramaz,
aklayamaz. Bu çarpık, gerici anlayışlarla bir sonuç alınamaz.
Madımak
Otelindeki, et lokantasının kapatılması şüphe yok ki, önemli
bir adımdır. On yılı aşkın süredir, verilmekte olan “Madımak
Müze olsun” mücadelesinin geldiği önemli bir aşamadır. Ancak
Madımak Otelinin müzeye dönüştürülmeden, et lokantasının çiçekçiye
dönüştürülerek, Madımak Katliamının geçiştirileceğini sananlar
veya bekleyenler, büyük bir yanılgı içindedirler. Bizim mücadelemiz,
Madımak Oteli, katliamlara karşı duruşun ve Sivas Şehitlerimizin
anısını yaşatacak müze oluncaya kadar sürecektir.
Bütün
bu nedenlerle yapılması gereken yaşatılan bu vahşete seyirci
kalan, hatta açıklamalarıyla, davranışlarıyla bir anlamda
destek olan başta dönemin tüm yetkilileri ile devletin Alevi
toplumuna bir özür borcu vardır ve Aleviler bu özrü beklemektedirler.
Madımak Oteli’nin bir kısmının çiçekçiye çevrilmesi, Madımak
katliamının üzerinin kapatılması olup, Madımak Oteli bir bütün
olarak, 2 Temmuz’da katledilen canlarımızın anılarının yaşatılacağı
müzeye dönüştürülmesi gerekmektedir. Gerçek barış ancak bu
şekilde sağlanır, yaralar ancak bu şekilde sarılır.
Mücadelemiz
Madımak Oteli’nin müzeye dönüştürülmesine dek sürecektir.